İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1653 E. 2018/1686 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/1653
Karar No
2018/1686
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... - ... 2- ... - ... 3- ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/12/2017 KARAR TARİHİ : 20/12/2018 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/01/2019 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalı şirketin kurucu üyesi ve sahibi olarak aldığı ruhsat ile Gemlik ilçesinde bulunan kömür madenciliği işi yaparken diğer davalılarla belirli bir süre ortak olarak çalıştıklarını, daha sonra bir hayli yaşlı olan müvekkilinin davalıların ikna ve kandırması ile şirketteki hisselerini davalılardan hiç bir bedel olmadan ...'a devretttiğini, hisse devir sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere müvekkilinin şirketteki hisselerini 600.000,00 TL bedelle devir ettiğini, fakat kötü niyetli davalıların devir sözleşmesinde dolandırma taktiğini kullanarak tek kuruş ödemeden şirketi ve madendeki tüm makine ve aletleri hile ile gasp ettiklerini, müvekkilinin alacağının ödenmesi için ihtarname çektiğini bu nedenle davanın kabulü ile şimdilik 10.000,00 TL'nin şirketin devrinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dosyaya bizzat sunduğu Beyoğlu 41. Noterliğinin 42574 nolu resmi hisse devir sözleşmesinde davacının açıkça şirketteki hissesini 50.000,00-TL karşılığında bütün aktif ve pasifleriyle birlikte hukuki ve mali yükümlülükleriyle birlikte devir ettiğinin görüldüğünü, tarafların tacir oldukularını, aldatıldıklarını idda edemeyeceklerini, şirket kasasında ve bankada şirkete ait bir kuruş aktif yani gelir olmadığını, şirketin o sıralarda zaten kar edemediğini, davacının oratkılığı terk etmesindeki asıl nedenin bu olduğunu, yüksek tutarlarda para alacağı iddiasının doğru olmadığını, şirketin envanterinde araç, iş makinesi, kompresör v.s. hiçbir emtianın mevcut olmadığını, davacının ortaklıktan ayrılınca kendisine ait malları götürdüğünü, götürmediği bazı mallarında kullanılamayacak durumda olduklarını ve halen madende durduklarını, davacı yanın sunmuş olduğu hisse devir sözleşmesininden bilgilerinin olmadığını, davacının müvekkillerinden hiçbir alacağı olmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR: Hisse Devri Sözleşmesi, İhtarname, Ödeme Çizelgesi, soruşturma evrakı, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Dava; davacının, davalı şirketteki hisselerinin satış bedelinin davalıdan tahsili amacıyla açılan alacak davasıdır. Taraflarca sunulan tüm deliller toplanmış, davalı şirketin ticari sicil dosya örneği getirtilerek incelenmiştir. Davacının şikayeti üzerine, davalı ... ve oğlu ... hakkında dolandırıcılık suçu nedeniyle başlatılan soruşturma sonucunda Gemlik Cumhuriyet Başsavcılığının 01/04/2016 tarih ... soruşturma , ... karar sayılı kararı ile kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. Davacı , davalıların kendisini dolandırılarak tek kuruş ödemeden hisselerini devir aldığını iddia etmiş ise de ; davalı şirketteki 50.000,00 TL 'lik hissesini , davalı ... 'a Beyoğlu 41. Noterliğinin 28/12/2011 tarih ve 42574 yevmiye nolu hisse devir sözleşmesi ile devredildiği görülmüştür. Hisse devri sözleşmesi , resmi olarak Noterden yapılmıştır. Resmi senedin aksi ancak aynı nitelikteki yazılı delille ispatlanabilir. Davacı yan 28/12/2011 tarih 42574 yevmiye nolu hisse devir sözleşmesinin aksini ispata yarar nitelikte yazılı delil sunmamıştır. Limited şirket hisse devri veya devir vaadi hakkındaki sözleşmenin yazılı şekilde yapılmış ve imzası noterce taksdik edilmiş olmadıkça ilgililer arasında dahi hüküm ifade etmeyeceği düzenlenmiş ise de; taraflar devir vaadi niteliğinde ön sözleşme yaptıktan sonra buna dayalı olarak TTK 120/4 maddesine uygun bir şekilde hisse devri gerçekleştirebilirler. Davacı tarafın dayanağı olan hisse devir sözleşmesi başlıklı adi yazılı belge , 28/01/2012 tarihinde , noterden yapılan 28/12/2011 devir tarihinden 1 ay sonra düzenlenmiştir. 28/01/2012 tarihli sözleşmede ; davalıların imzaları bulunmamaktadır . Bu nedenle davacı lehine yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu söylenemez. Bu nedenle bu belgeye dayanılarak tanık dinlenilmesi mümkün değildir. TBK 'nın 39 maddesinde; "... Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır..." hükmü yer olmaktadır. Davacı , davalılar tarafından kendisinin aldatıldığını , dolandırıldığını iddia edilmiş ise de; davalılar aleyhine TBK 'nın 39 maddesi gereğine, 1 yıl içinde dava açması gerekirken , devir sözleşmesinden 3 yıl sonra dava açılmıştır. Bu durumda, davacı tarafından söz konusu devir sözleşmesi onamış sayılır. Davalı vekili tarafından, davalı ...'ın 15 Temmuz 2016 tarihinde vefat etmesi nedeniyle mirasçıları ... ve Melek Satır'a ait vekaletnameleri sunulduğundan taraf teşkili sağlanmıştır. Mahkememizin 30/05/2017 tarih ... Esas, ................. Karar sayılı ilamıyla davanın reddine karar verilmiş, mahkeme kararı davacı vekilince istinaf edilmiştir. İstanbul BAM 13. H.D.'nin 06/12/2017 tarih 2017/713 Esas, 2017/790 Karar sayılı ilamıyla ".... davacı dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmış olduğundan, ilk derece mahkemesince davacıya hisse devir bedellerinin miktarı ve ödenmediği iddiası konusunda HMK'nın 225. maddesi kapsamında yemin teklif hakkı hatırlatılmadan ve yemin sonucuna göre gerektiğinde davalıların yaptığı ödemelerle ilgili olarak bilirkişi incelemesi yaptırılıp yapılan ödemeler tespit edildikten sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmadığından ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b/3.maddesi gereğince" gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiş, mahkememizce yargılamaya devam olunmuştur. Yemin delili kesin bir delil olup bununla ilgili düzenlemeler 6100 sayılı HMK'nun 225.maddesinden başlayıp 239.maddesinde son bulmaktadır. Davacı ile davalı tarafın iddia ve savunmasını diğer delillerle kanıtlayamaması halinde yargılamada son çare olarak başvurulan bir delildir. 6100 sayılı yasanın 228.maddesinde yemine davet başlığı ile "yemin teklif edilen kimse duruşmada bizzat hazır bulunmadığı takdirde, kendisine yemin için bir davetiye çıkarılır. Yemin davetiyesine, yemine konu hususlar hakkında sorulacak sorular ile geçerli bir özrü olmaksızın yemin için tayin olunan gün ve saatte mahkemeye bizzat gelmediği veya gelip de yemini iade etmediği yahut yemini eda etmekten kaçındığı takdirde yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağının" yazılacağı belirtilmiş, yemin etmemenin sonuçları başlıklı 229.maddede "yemin için davet edilen kimse tayin edilen gün ve saatte mahkemede geçerli bir özrü olmaksızın bizzat hazır bulunmaz yahut yemini iade etmez yada yemini eda etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılır, kendisine yemin iade olunan kimse yemin etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıa ispat edilememiş sayılır" şeklinde düzenlenmiştir. Davacı asil 23.05.2018 havale tarihli dilekçesi ve davacı vekili 24.05.2018 tarihli duruşmadaki beyanı ile yemin teklif etmeyeceklerini beyan etmiş olup, davacı yemin teklifinden ve yemin delilinden vazgeçmiş kabul edilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından sahibi bulunduğu davalı şirket hisselerini Beyoğlu 41. Noterliğinn 28/12/2011 tarih 42574 yevmiye nolu hisse devir sözleşmesi ile devredildiği, devir sözleşmesinin de hisselerin 50.000,00 TL bedel karşılığında tüm aktif ve pasifleriyle birlikte birlikte devredildiği ve devir bedelinin nakden ve tamamen ödendiğinin kabul edildiği, davacının noterce düzenlenen resmi devir sözleşmesinin aksini ispata yarar nitelikte herhangi bir yazılı delil sunulmadığı, resmi senedin aksinin yazılı belge dışında ispatının mümkün olmadığı, davacı tarafça senedin adi belge niteliğindeki sözleşmede ie davalıların imzalarının bulunmaması nedeniyle kendilerine bağlamayacağı ve bu belgenin yazılı delil başlangıcı niteliğinde kabul edilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından ve davacı taraf yemin teklif etmeyeceklerini belirtiklerinden ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı gerekçeye göre; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 35,90-TL harçtan peşin alınan 170,78-TL harcın mahsubu ile arta kalan bakiye 134,88-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan 9,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı yararına ölçümlenen 2.180,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 20/12/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1653, K. 2018/1686, T. 20.12.2018, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-1653-e-2018-1686-k-1db510d5b092