İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/144 E. 2018/1388 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/144
- Karar No
- 2018/1388
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. ... DAVALI : VEKİLİ : Av. .. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/01/2017 KARAR TARİHİ : 30/10/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/11/2018 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ile takibe itiraz eden davalı şirket arasında cari ilişkiye konu olan alacak sebebiyle borçlu davalı şirketten 3.183,50 TL asıl alacak ve faizlerinin talebi amacıyla Bursa 13. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında ... Tekstil San ve Tic. A.Ş aleyhine yasal takip yapıldığını, yapılan takip sonrasında söz konusu şirketin unvan değişikliğine gittiğini ve yeni ünvanının ... Tekstil San ve Dış Tic. A.Ş. Olarak değiştirdiğini, davalı şirketin söz konusu ödeme emrine süresinde yetkiye ve takip konusu alacağa ilişkin itiraz ile itiraz ettiğini ve müvekkili şirkete herhangi bir borçlarının olmadığını dile getirdiğini, söz konusu takibe karşı yapılan itirazın haksız ve kötü niyetle yapıldığını ve itiraz doğrultusunda icra müdürlüğü tarafından verilen takibin durdurulmasına yönelik kararın kaldırılması gerektiğini, davalı şirketin söz konusu fatura alacakları ve cari ilişkisi mevcutken haksız olarak icra takibine itiraz ettiğini ve ödemelerine yapmama hakkındaki kötü niyetini bir kez daha ortaya koyduğunu, icra iflas yasasının 147 ve 63 maddeleri gereğince davalının icra dosyasına ileri sürdüğü itiraz nedenlerini değiştiremediğini ve genişletemeyeceğini, müvekkili şirketin ticari defteri ile borçlu davalı şirketin ticari defterleri incelendiği mevcut bir alacağın olduğunun ortaya çıkacağını, ancak devam eden dava sürecinde borç ödemede aciz durumunda olan davalı şirketin malı varlığını eksiltme ve kaçırma tehdidi olduğunu, borçlu şirket hakkında ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz kararı verilmeis gerektiğini, davalıların itirazlarının iptali ile takip konusu alacağın % 20den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesisini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin yasal adresinin takip talebinde ve ödeme emrinde de belirtildiği gibi İstanbul Anadolu İcra daireleri ve mahkemelerinin yetki alanı içinde bulunduğunu, bu nedenle Bursa icra daireleri ve mahkemelerinin yetkili olmadığını, müvekkili şirketin iştigal konusu konfeksiyon tekstil ürünleri imalatı olduğunu, müvekkilinin bir kısım imalatında davacı şirketten aldığı kumaşları kullandığını, bu kumaşların teslim yerinin müvekkilinin yasal adresi olan İstanbul olduğunu, yani taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, müvekkilinin bu ticaretten kaynaklı tüm borçlarını davacıya ödediğini, ancak bu ödemelerin davacı vekilinin iddia ettiği gibi davacı adresinde yapılmadığını, fatura altına yazılan yetkili mahkeme ve icra dairelerini gösterir notun HMKnun 18 maddesi aradığı şartlara haiz bir not olmadığından tek taraflı bir belirleme olduğundan böyle bir notun hukuken geçerliliğinin düşünülemez olduğunu, davacının icra takibine konu ettiği 03/05/2016 tarih, 2.443,72 TL kıymetindeki fatura kur farkı olarak düzenlenen bir fatura olduğunu, müvekkili şirketin davacı şirket ile yabancı para cinsinden alışveriş yapmadığını, geçmiş faturalar incelendiğinde tüm alışverişin TL cinsinden olduğunu, bu nedenle kur farkı doğuracak hiçbir işlem, anlaşma bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, Bursa 13. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, cari hesap ekstresi, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 04/11/2016 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 10/11/2016 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 16/11/2016 tarihinde borca ve yetkiye itiraz etmiştir. Davalının yetki itirazı yönünden dosya incelendiğinde, ticari defterlerin incelenmesi sonucunda İİK 50. Maddesi ve TBK'nun 89. maddesi uyarınca temel ilişkinin varlığı anlaşıldığından, davacının bir para alacağı söz konusu olup bu durumda, davacının ikametgahındaki mahkeme ve icra müdürlüğü yetkili olması sebebiyle yetki itirazı yerinde değildir. Tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak için inceleme günü verilmiş ve inceleme gününde davacı tarafça ticari defterler sunulmadığından inceleme yapılamadığına dair tutanak tutulmuştur. Davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış olup, talimat mahkemesince ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin 26/07/2018 tarihli raporunda özetle: Davalı tarafın davacı tarafa düzenlendiği Seri A-040002 nolu fatura toplamı içinde KDV dahil 739,78 TL tutarındaki kısmın davacı tarafın hangi satışından kaynaklandığının belli olmadığını, kumaş hatasının süresi içinde ne olarak davalı tarafça ispatının gerekeceği, aksi durumda ise davalı tarafın davacı tarafa 739,78 TL borçlu olduğu, davacı tarafından davalı tarafa düzenlenen ve davacı tarafın takip ve dava konusu yaptığı A-143838 numaralı kur farkı açıklamalı KDV dahil toplam 2.443,72 TL faturanın dayanağının olmadığı, taraflar arasında kur farkı düzenleneceği yönünde herhangi bir sözleşmenin dava dosyasına sunulmadığı, taraflar arasında daha önceki süreçte bu yönde bir teamül bulunmadığı, bu nedenle iş bu dava konusu faturanın kabul edilmemesi gerekeceği davalı tarafın itirazınn haklı ve yerinde olacağı mütalaa edilmiştir. O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden somut olayda, davacı ile davalı arasında mal alım satıma ilişkin faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK' nın 89 ve devamı maddelerine göre cari hesap ilişkisi olmadığı ama uygulamada ifade edilen açık hesap ilişkisinin olduğu, davacı tarafından cari hesap ekstresine dayanak 2443,72 TL bedelli kur farkı faturası ve 739,78 TL bedelli kumaş hatası faturasından kaynaklı alacağının olduğunun ileri sürüldüğü anlaşılmakla, davalının usulune uygun tutulan ticari defterlerine göre düzenlenen bilirkişi raporunda, faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi daha önce taraflar arasında kur farkı düzenleneceğine dair yazılı bir anlaşma olmadığı ve bu konuda ticari ilişkiden kaynaklı teamülünde oluşmadığının tespit edildiği, raporun gerekçeli denetime açık gerekçeli olduğundan itibar edilerek davacı ile davalı arasında kur farkı düzenleneceğine dair yazılı bir anlaşma olmadığı gibi bu konuda ticari ilişkiden kaynaklı teamülünde olmadığı ve kumaş hatasına dayalı faturanın davalıya tebliğine ve dayanak belgelerin sunulmadığından bu faturadan dolayı alacaklı olmadığının anlaşılmakla ispat edilmeyen davanın reddine, her ne kadar davacı tarafından ticari defterlerin incelenmemiş ise de belirlenen inceleme gününde davacı tarafça ticari defterlerin sunulmadığı ve mazerette bildirilmediği gibi kaldı ki davalının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan davacı tarafın ticari defterlerindeki lehine kayıtların davaya fayda sağlamayacağından davacı kayıtlarına itibar edilmemiş ve davacının icra takibinde kötü niyetli hareket ettiğinin ispat edilmediğinden davalının kötü niyet tazminatının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın subut bulmadığından reddine, 2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 35,90 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 54,37 TL'nin mahsubu ile bakiye fazla kalan 18,47 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın niteliği gereği üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/10/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.