İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1325 E. 2018/934 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1325
- Karar No
- 2018/934
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/10/2017 KARAR TARİHİ : 10/07/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/07/2018 Mahkememize tevzi edilen Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin 30/01/2013 tarihinde davalı ... ile imzalamış olduğu Yapı Denetim Sözleşmesi ile davalının Bursa ili, Nilüfer belediyesi, Görükle Dumlupınar Kale Caddesi, ................adresinde bulunan ve tapunun .............. pafta, 5232 ada, 5 parselde kayıtlı arazi üzerine yapılacak bodrum katları dahil 6 kat, toplam 1966 m2, alanda yer alan inşaatında yapılacak yapı denetimini üstlendiğini, sözleşmenin 4. maddesinde müvekkili yerine getireceği yapı denetimi karşılığında 15.743,73 TL ücret alacağı kararlaştırıldığını, müvekkilinin mevzuat düzenlemelerine uygun olarak 16/03/2016 tarihinde hazırlamış olduğu 1 ve 2 nolu hakediş raporlarını Nilüfer Belediyesine sunduğunu, ancak müvekkiline ödenmesi gereken yapı denetim ücretinin ödenmediğini, konu ile ilgili olarak Bursa 19. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla taraflar arasındaki anlaşmaya binaen genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu, davalı tarafın 08/03/2016 tarihli itiraz dilekçesinde borcu olmadığını hatta alacaklıyı tanımadığını, aralarında herhangi bir sözleşme imzalanmadığını iddia etmekte ise de hakediş raporları ve taraflar arasında imzalanan sözleşme incelendiğinde borçlu tarafından yapılan itirazın haksız ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkili yapı denetim firması tarafından gerçekleştirilen bu hizmetin aslında borçlu davalı için de 4708 sayılı Yapı Denetim Hakkında Kanun md.3 gereğince yasal bir zorunluluk olduğunu, bu nedenlerle 12.972,84 TL alacağın 16/03/2013 ikinci hakediş rapor tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştr. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının iddialarını kabul etmediklerini, davacı ile davalı arasında bir sözleşme imzalanmadığını, denetim hizmeti tamamlanmadığını, inşaatın yapı kullanma izni bulunmadığını, davacı şirketin hak ve fiil ehliyeti bulunmadığını, dava tarihi itibariyle taraf ehliyeti olmadığını, dava şartının eksik olduğunu, bu nedenlerle davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, tarafların beyanı, Bursa 19. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası, yapı denetim hizmet sözleşmesi, 1 ve 2 nolu hakediş raporları, 06/02/2013 tarihli kısmi ödeme makbuzu, tapu kaydı, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava; yapı denetimi karşılığında ücret alacağı istemine ilişkindir. Davacının alacağın kaynağı, haksız fiil ve kusur sorumluluğu olup 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 49 ve devamı maddelerine dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde mutlak ticari davalar: [(1) Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1. m.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;, a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012 - 6335 s. K. 1. m.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır] şeklinde düzenlenmiştir. Bunun yanında, TTK'nın 21. maddesi gereğince her iki tarafın tacir olması ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan davalar, taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması kaydıyla Borçlar Kanununun havale hakkındaki 457 - 462 ve vedia hakkındaki 463 - 482. maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan nispî nitelikteki ticari davalar yönünden de ticaret mahkemesi görevlidir. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu Kanundan doğan hukuk "davalarının" ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. O halde somut olayda yukarıdaki açıklamalar ışığında, davacı tarafından davalıya vermiş olduğu yapı denetim hizmetinden kaynaklanan alacak olduğunun ileri sürüldüğü anlaşılmakla, alacak davasının, TTK' nın 4. Maddesi gereğince sayılan hususlardan olmadığından mutlak ticari dava olmadığı gibi davalının taşınmaz maliki olup, esnaf ya da tacir olmadığı dolayısıyla açılan davanın TTK' nın 21. Maddesi gereğince her iki tarafında birlikte tacir olmadığından nispi ticari dava sayılamayacağı anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine ve HMK 114 ve 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, dosyanın görevli ve yetkili Bursa Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın görev, dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Bursa Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna, 2-HMKnun 20 maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın Bursa Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine, 3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli Bursa Asliye Hukuk Mahkemesince taktirine, yargılamanın görevli mahkeme de devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/07/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.