İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/410 E. 2018/1575 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/410
- Karar No
- 2018/1575
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2016 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. ... DAVALI : VEKİLİ : Av. ... DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/03/2016 KARAR TARİHİ : 06/12/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 31/12/2018 Mahkememize tevzi edilen Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin ihtalatçı bir firma olduğunu, müvekkili şirketin bir dönem yurtdışından ithal etmiş olduğu iplikleri yurtiçindeki firmalara satarak ticari faaliyetlerini sürdürmekte olduğunu, müvekili şirketin yurtdışından ithal etmiş olduğu ürünlerin Amerikan Doları cinsinden alıp satışını yapmış oludğu yurtiçi firmalarına da bu ürünleri dolar cinsinden sattığını, müvekkili şirketin ithal iplik satışı olan ticari faaliyetinde devam ederken davalı şirket ile ticari ilişkilere girdiğini, müvekkili şirketin davalı şirkete bir pek çok defa ürün satmasına rağmen satmış olduğu bu ürünlerin bedellerinin kur değerlerindeki değişmeler sebebiyle tam olarak karşılanmadığını, özellikle tekstil ürünleri ticari faaliyetlerinde satış işlemi yapıldıktan sonra ödeme günü için 8-10 aylık hatta bir yıl ve üzeri vadelerin ticari teamül gereğince kararlaştırıldığını, mevcut durumda dolar üzerinden yapılan satış sonrasındaki uzun vadeli zamanda dolar ve Türk Lirası parametrelerinin değişmesi sonunda anlaşma tarihi ile ödeme günü arasında TL cinsi üzerinden önemli miktarda etkilenme olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirkete 14/06/2014 tarihinde 75 IMG marka beyaz iplikten 1.125,64 kg ürünün vadeli birim fiyatı 3,10 amerikan doları olmak üzere teslim ettiğini, yine müvekkilinin 14/06/2014 tarihinde 75IMG marka siyah iplikten vadeli birim fiyatı 3,60 amerikan doları olmak üzere 1.013,08 kg mal sattığını, 27/06/2014 tarihinde ise vadeli birim fiyatının 3,10 amerikan doları olan 75 IMG beyaz iplikten 12.138,590 kg satıldığını, 04/08/2014 tarihinde ise vadeli birim fiyatı 3,60 amerikan doları olan 75 IMG siyah iplikten 1015 kg satıldığını, son olarak ise 20/08/2014 tarihinde vadeli birim fiyatının 3,80 dolardan 75 IMG siyah iplikten 450 kg satıldığını, bu satışların toplam bedellerinin 50.129,89 amerikan doları tuttuğunu, davalı şirket için bu satıştan dolayı doğan borçları ödeme amacıyla bir çok çek verdiğini, söz konusu çeklerin ödeme tarihlerinin satış işleminin gerçekleşmesinden yaklaşık bir yıl sonraki tarihlere verildiğini, söz konusu çeklerin ödeme günlerinin 30/06/2015-31/08/2015 tarihleri arasından düzenlendiğini, satış tarihi ile ödeme günleri arasında yaklaşık olarak 1 yıllık vade bulunduğunu, ülkedeki ekonomik siyasi olaylar karşısında geçen bu bir yıllık sürede amerikan dolarının rayiç değeri ödeme gününde arttığını, davalı şirketin müvekkiline söz konusu borcu ödeme amacıyla Türk Lirası cinsinden vermiş olduğu çeklerin toplam bedellerinin ödeme tarihindeki rayiç bedel üzerinden amerikan doları cinsine çevrildiğinde 38,296 amerikan dolarına denk gelip, davalı şirket ve müvekkili şirketin yapılan satıştan doğan borcun tamamını karşılamadığını, müvekkili şirketin davalı şirkete telefon yoluyla birçok kez bildirimde bulunmasına rağmen söz konusu borcun davalı şirket tarafından inkar edildiğini, somut olayda davalı tarafın yapılan satışın varlığını inkar etmemekte olup kur farkından kaynaklanan borcu ödemediğini, yine TBKnun 99. Maddesine göre borçlunun kur farkını ödememesi için sözleşmede aynen ödeme ya da buna benzer bir ifade aradığını, Borçlar Kanunun bu ifade çok açık ve bir tartışmaya yer bırakmayacak düzeyde oludğunu, davalı borçlu şirketle yapılan anlaşmada böyle bir kayıtta bulunmadığını, söz konusu borcun davalı şirket tarafından ödenmemesinden dolayı işbu davayı açtıklarını, bu nedenlerle amerikan dolarının kur değerinin davanın açılış tarihi yada davanın sonuç tarihi değerini seçme hakkı saklı kalmak kaydıyla, davanın en son ödeme gününe sahip çekin ödeme gününden başlamak üzere reeskont faizi ile kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı vekilinin dava dilekçesinde sürdüğü tüm hususların gerçek dışı olup, kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacı vekili dava dilekçesinde TBK 99 maddesinde belirtilen sözleşmedeki borç para cinsinden kararlaştırılmışsa da borç yabancı para cinsinden ya da kararlaştırılan yabancı para birikiminin ödeme günündeki rayiç bedel üzerinden ödenebilir maddesini gerekçe göstererek dava açtıklarını, müvekkilinin davacı şirketle kısa dönemde ticaret yaptığını, müvekkilinin davacı şirketle dava dilekçesinde belirtilen yabancı para cinsinden ödeme anlaşması yapmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi, ikinci cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri,davalı şirketin göndermiş olduğu sipariş teyit formları, davalı şirketten ödeme amacıyla alınan çeklerin listesi, mal teslim zaptları ve sevk irsaliyeleri, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında davacının kur farkından kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. Davalı tarafından imzaya itiraz edildiğinden, fax olarak gönderilen sipariş formlarının asılları davacı tarafından istenilmiş ancak davacı tarafından yasal süre içinde ibraz edilmemiştir. Davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış olup, davacı tarafça ticari defterler ibraz edilmediğinden defter incelemesi yapılamamıştır. O halde toplanan delillerden somut olayda, davacı tarafından davalı ile iplik alım satım ilişkisinden kaynaklanan alacağın amerikan doları olarak ödeneceğinin belirlendiği ve davalının TL cinsinden ödemesi sebebiyle kur farkı alacağının olduğu ileri sürülmüş davalı ise yabancı para üzerinden ödeme anlaşması yapılmadığını, davacı ile yapılan ticaretin ülke parası ile ödendiğini savunmakla, uyuşmazlık taraflar arasındaki ticari alım satım sözleşmesinde borcun amerikan doları cinsinden kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı, bu konuda taraflar arasında sözleşmenin olmadığı takdirde teamülün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Diğer yandan sözleşmede borcun amerikan doları cinsinden yapıldığı ve teamülün oluşup oluşmadığının 4721 sayılı TMK'nın 6. Maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 200. Maddesine göre "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " ispat yükü lehine hak iddia eden davacı taraftadır. Davacı tarafından fax çıktısı olan davalının imzası bulunan sipariş formları ibraz edilmiş olup davalı tarafından imzaya itiraz edildiğinden, davacı tarafından sipariş formlarının asılları istenilmiş ancak asılların ibraz edilmediğinden fax çıktısı olan sipariş formları üzerinde imza incelemesi yapılamadığı dolayısıyla bu belgelerin davalıyı bağlamayacağı gibi davacı tarafından malların teslim belgeleri ve davacının ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesine rağmen davacı tarafından talimat mahkemesince inceleme gününde ticari defterler sunulmadığı ve bilirkişinin incelemesine hazır edilmediğinden sunulan deliller kapsamında davacının amerikan doları cinsinden alacağının varlığına dair sözleşmenin yapıldığı ve kur farkına yönelik davalı ile teamülün oluştuğunun ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın subut bulmadığından reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 35,90 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 577,94 TL'nin mahsubu ile bakiye 542,04 TL nispi karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın niteliği gereği üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan 10,00 TL posta masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 4.061,04 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğuna gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/12/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.