İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1617 E. 2018/1576 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2016/1617
Karar No
2018/1576
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2016 KARAR NO : 2018 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/12/2016 KARAR TARİHİ : 06/12/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/12/2018 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davalı borçlu arasında iplik alım satımından kaynaklanan ticari bir ilişki bulunduğunu, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklanan kur farkı fatura bedelinin ödenmemesi sebebiyle davalı borçlu aleyhine Bursa 9. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı borçlu tarafından icra takibine haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edildiğini, müvekkili şirket tarafından söz konusu iplik satışı nedeniyle 14/07/2012 tarihli, C seri 964380 sıra nolu, 22.779,31 TL bedelli bir adet fatura düzenlendiğini, işbu faturada belirtildiği üzere tarafların 30/11/2012 vadeli kur farklı ödeme hususunda anlaşıldığını, söz konusu faturanın davalı borçlu şirket yetkilisi tarafınca şirket kaşesi üzerine imza atılmak suretiyle kabul edildiğini, söz konusu kur farkı faturasından kaynaklı cari hesap bakiyesinin davalı davalı borçlu şirkete ödenmemesi üzerine Bursa 9. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davlı borçlunun şirket tarafından haksız şekilde takibe itiraz edildiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı borçlunun haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına, kötü niyetli davalı borçlu aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının açmış olduğu davanın haksız ve hukuki dayanaktak yoksun olduğunu, taraflar arasında cari hesap ilişkisinden kaynaklanan kur farkının tahsil edileceğine ilişkin yapılmış herhangi bir yazılı sözleşme bulunmadığı halde davacı tarafından kur farkı alacağı adı altında müvekkili adına düzenlenen e faturaya dayanımlarak yapılan icra takibinin haksız olması sebebiyle takibe yapılan itirazın kabulü ile davacının itirazının iptali davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasında böyle bir mutakabatı içerir sözleşme olmadığına göre davacının düzenlemiş oludğu kur farkı faturasına ilişkin olarak başlatılan icra takibin haksız olduğunu, davacının tek yanlı, haksız ve kötü niyetli olarak müvekkili adına kur farkından kaynaklı e fatura düzenleyerek başlatılan takibe yaıplan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğundan davanın reddi ile davacının %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazmanatına hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, kur farkına neden olan ticari ilişkiyi gösterir fatura, kur farkı faturası, cari hesap ekstresi, Bursa 9. İcra Müdürlüğünün ... Sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 15/03/2016 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 20/06/2016 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 28/06/2016 tarihinde borca itiraz etmiştir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafça ibraz edilen ticari defteler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin 12/04/2018 tarihli raporunda özetle: Dava konusu fatura toplamının 12.527,12 USD olduğu, kurun 1.8104 TL olduğu ödeme vadesinin 30/11/2012 olup, kur farklı ödeneceğinin açıkça belirtildiğinin görüldüğünü, kur farkı faturasının kesilmesi davacı açısından doğru bir uygulama olduğunu, bu farkın nasıl hesaplandığı ve KDVnin iç yüzde ile mi yoksa artı KDV olarak mı hesaplandığının açıklanması gerektiği mütalaa edilmiştir. Tarafların bilirkişi raporuna karşı itirazları kapsamında dosya önceki bilirkişiye tevdii edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin 12/10/2018 tarihli raporunda özetle: Davacı tarafından kesilen fatura incelendiğinde bu tutara TL ekstrede görülen 167,59 TL borç eklenerek öncelikle 3.338,33 TL rakamı bulunduğunu ve iç yüzde ile KDV hesaplanarak fatura kesildiğini, kesilmesi gereken faturanın KDV dahil 3.170,74 Tl olduğunu, davacının davalıdan talep edeceği kur farkı faturası alacağının KDV dahil 3.170,74 TL olduğu mütalaa edilmiştir. Bu durumda davacının tarafların ticari defterlerine dayandığı anlaşılmakla ticari defterlerin delil olması yönünden bilindiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve 2011/11-862 Esas, 2012/51 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 64. (6762 sayılı TTK'nın 69. vd.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince Tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85) O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı ile davalı arasında mal alım satıma ilişkin faturaların düzenlendiği davacının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, ticari defterin kesin delil olduğu, davalı tarafın süresi içinde ticari defterlerini sunmadığından, davacının defterlerinin HMK' nın 220. Maddesi gereğince kabul edilebileceği ve daha önce düzenlenen 22.779,31 TL bedelli kur farklı ödemeye yönelik faturanın davalı tarafından imzalandığı ve kabul edildiğinde ve elektronik ortamda düzenlenen ticari faturalar sebebiyle kur farkı alacağının doğduğu ve dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden hüküm kurmaya elverişli kabul edilen 12/10/2018 tarihli bilirkişi raporuna itibar etmek gerekmiş olup itirazın iptaline, takibin aynen devamına, icra inkar tazminatı yönünden alacağın fatura alacağı olduğu, likit olduğu, davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğu anlaşıldığından icra ve inkar tazminatı talebinin kabulu ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın Kabulü ile, davalının Bursa 9. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın asıl alacak 3.170,71 TL Yönünden iptali ile takibin asıl alacak 3.170,71 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek yasal faizi, icra gideri, icra vekalet ücreti ile birlikte devamına, 2-İİKnun 67 maddesi gereğince icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan alacağın %20si olan 634,14 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 216,59 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 35,18 TL'nin mahsubu ile bakiye 181,41 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 350,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 159,60 TL olmak üzere toplam 509,60 TL yargılama gideri ve 35,18 TL peşin harç olmak üzere toplam 544,78 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, dava konusu uyuşmazlığın miktarı dikkate alınarak, HMKnun 341 maddesi gereğince 2018 yılı itibariyle 3.560,00 Tl kesinlik sınırının altında olduğundan kesin olmak üzere karar verildi,verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/12/2018 Katip ¸e-imzalıdır. Hakim ¸e-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/1617, K. 2018/1576, T. 06.12.2018, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2016-1617-e-2018-1576-k-fc5b5fb405ad