İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2011/148 E. 2019/1609 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2011/148
- Karar No
- 2019/1609
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2011 KARAR NO : 2019 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 10/03/2011 KARAR TARİHİ : 05/12/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/01/2020 Mahkememize tevzi edilen Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:Davalı şirket ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişkinin uzun zamandan beri devam ettiğini, ticari ilişkinin devam ettiği süre içinde taraflar arasında az sayıda problem çıktığı, üretimin sorunsuz olarak devam ettiğini, ancak 2009 yılının son aylarından başlayan dönem içinde müvekkili şirket tarafından üretilen ve karşı taraf şirkete gönderilen mallarda bazı üretim hatalarından ve ayıklama ve rötuş işçiliklerinin üçüncü bir şirkete yaptırıldığından bahisle karşı taraf şirket tarafından müvekkili şirkete iade faturaları gönderilmeye başlandığını, ancak gerek müvekkili şirketin otomotiv sökteründe çok uzun yıllardan bu yana çok çeşitli şirketlere üretim yapması ve bu üretimlerde az sayıda problem çıkması, gerekse de karşı taraf şirket ile devam eden uzun süreli üretim döneminde üretilen malların çeşidine göre son iki aylık dönemle kıyaslanmayacak kadar az kalite sorunu yaşanması karşısında üretim kalitesi sebep gösterilerek kesilen bu iade faturalarının müvekkili şirketin cari hesap alacağının azaltılması yönünde girişimler olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle İst.25.Noterliğinden gönderilen ihtarname..."... AŞ tarafından müvekkili ... AŞ'ne gönderilen ve son iki aylık dönemde, üretilen malların çeşidine göre önceki beş yıllık dönemde gönderilen miktarın birkaç katına ulaşan iade faturalarının, müvekkili ... AŞ tarafından kabul edilmeyeceği, üretimden kaynaklanan bir sorun ortaya çıkması halinde, bu sorunun müvekkili ... AŞ'ne bildirilmesi, sorunlu üretimlerin ... AŞ ve ... AŞ yetkililerince müştereken tespit edilmesi ve bu ürünlerin de fiilen müvekkil şirkete gönderilmesi halinde iade faturası alınabileceği, ayrıca ... AŞ tarafından bir başka şirkete ücret karşılığı yaptırılan ayıklama ve rötuş işçiliklerinin kabul edilmeyerek, müvekkil şirket elemanlarınca yapılacağının" bildirildiğini ve akabinde ticari ilişkinin sona erdirileceğinin ihtar edildiğini, anılan ihtarnameyle taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona erdirilmesi nedeniyle davalı şirket hatalı olduğunu iddia ettiği ürünlere ilişkin ve yeni kalıp yaptırması nedeniyle yeni kalıp bedeli faturalarını icra takibine konu yaptığını ve yapılan itiraz üzerine Bursa 2.Asliye TİC.Mah'nin ... esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açtığını, ayrıca cari heap alacağının ödenmemesi nedeniyle yapılan icra takibine yapılan itiraz üzerine Bursa 2.Asl.Tic. Mah'nin ... esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve bu davanın da Bursa 2.Asl.Tic.Mah'nin ... esas sayılı dosyası ile birleştirildiğini, yine davalı şirket tarafından aradaki ticari ilişkinin ( kalın imalatları nedeniyle verilen peşinatın) teminatı olmak üzere verilen 33.280 Euro bedelli senetle ilgili olarak Bursa Asliye 2.Tic.Mah.'nin ... d.işx sayılı dosyasıyla ihtiyati haciz kararı alındığını, Bursa 12.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla icra takibine konu edildiğini, takibe dayanak yapılan senedin taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde doğacak alacakların teminatı olarak verilmiş olup, bedelsiz olduğunu, davalı şirketin intikam alma amacıyla hareket ettiğini ve teminat senedini icra işlemine konu yaptığını, ayrıca takibe dayanak yapılan 33.280 Euro bedelli bonoda vade olmadığını, her ne kadar vadesi olmayan bono görüldüğünde ödenir ise de bononun keşide tarihinden itibaren 1 yıl içinde keşideciye ibrazıın zorunlu olduğunu, keşide tarihinden itibaren 1 yıl içinde ibraz e dilmeyen kambiyo senedinden dolayı müracaat hakkının düştüğünü, ihtiyati hacze dayanak olan 22/04/2008 keşide tarihhli bono aradan 1 yılı aşkın süre sonra işleme konulup bugüne kadar müvekkili şirkete ibraz edilmediğini, bu nedenle karşı tarafın müracaat hakkını kaybettiğini belirterek, açıklanan nedenlere dayalı olarak ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle hukuki dayanaktan yoksun icra takibi nedeniyle müvekkili şirketin telafisi imkansız zararlara uğramasını engellemek açısından dosya borcunun bloke edilmesi ve teminat yatırılması halinde icra veznesindeki paranın davalı şirkete verilmemesi konusunda ihtiyati tedbir verilmesine ve davanın kabulü ile Bursa 12.İcra Müd.'nün ... esas sayılı dosyasından dolayı müvekkili şirketin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının %40'dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle:Davacı tarafın müvekkili şirket ile çalıştığı dönemde az sorun yaşandığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, keza davacı tarafın olayların gelişimini de eksik anlattığını, davacı yan vekilinin ilk önce ihtarname keşide ettiği gibi beyanda bulunmuş ise de esasen müvekkili firmanın davalı tedarikçinin hatalı parçalar göndermesi sonrası ihtarname keşide ettiğini, müvekkili şirketin davalının kusurlu olarak ürettiği parçaları işin aksamaması için tolere etmek ve her bir parça için ayrıca mesai harcamak zorunda kaldığını ve zarara uğradığını, müvekkili firma davacının hatalı sevkiyatı giderememesi nedeniyle taraflar arasındaki genel satın alma sözleşmesi madde 5.e göre kalıpların teslimini talep ettiğini, davacının dava dilekçesinde sözünü ettiği ihtarnamesinden önce müvekkili firma Bursa 19.Noterliğinin 28/12/2009 tarih ve 20620 yevmiye nolu bedeli müvekkilli firma tarafından ödenmiş kalıpların telimi talep etmesine karşın davacı tedarikçi ... AŞ firma vekilince keşide edilen İstanbul 25.Noterliğinin 00219 yevmiye nolu ve 05/01/2020 tarihli ihtarname ile ilgili kalıpları ancak cari hesap bakiyesinin tamamının ödenmesi ve sözleşmenin feshiyle teslim edileceğini beyan ettiğini, davacı yanın BK ve sözleşme gereği hapis hakkı olmamasına karşın fiilen müvekkili firma kalıplarını alıkoyması nedeniyle sonrası davacı yedinde bulunan müvekkkili Rolmech kalıplarının tespitinin mahkemeden talep edildiğini, davacı tarafın elinde bulunan mallar üzerinde inceleme yapmak icçin gelen ahkeme heyetine de engel olup incelemey müsaade etmediğini, davacı tarafın elinde bulunan mallar üzerinde inceleme yapmak için gelen mahkeme heyetine de engel olup incelemeye müsaade etmediğini, sunulan tespit tutanağında da görüleceği üzere davacı ... AŞ yetkililerinin "ek-2'de belirtilen....üretim noları arası belirtilen tüm kalıpların tespit isteyene ait olduğunu kabul ediyoruz...mülkiyetinin tespit isteyene ait olduğunu kabul ettiğimiz kalıpları da tesipt isteyene teslim etmeyeceğiz, tespit isteyenden alacağımız bulunmaktadır.Kalıpları tespit heyetine göstermeyeceğiz" şeklinde beyanda bulunduklarını, bu nedenle elde bulunan davacı tarafça üretilen malları üzerinde Bursa 1.Sulh Hukuk Mah'nin ... d.iş sayılı dosyasında tespit ve 13/04/2010 tarihli yaklaşık 1000 sayfalık ayrıntılı ölçüm ve değerlendirme içeren bilirkişi raporu ile ayrıntılı bir biçimde tespit edildiğini, anılan raporda açıkça "çap ölçümlerinin tüm numunelerde kabul edilebilir sınırların dışında olduğu ve fonksiyonel hata olduğu...Genel olarak önemli fonksiyonel hata mevcut olduğundan kullanılmasının uygun olmadığı" ve neticeten "tespit edilen ölçü hatalarının gizli ayıp niteliğinde olduğu" kanaatine varıldığını, kaldı ki davacı vekilinin müvekkilinin frimanın davacı tedarikçi plastmetin cari alacağını azaltma amacıyla girişmde bulunduğu iddiası tümüyle gerçek dışı olduğunu, davacı şirketin kasten yaptığına kanaat getirdikleri, hatalı sevkiyatları sebebile ana sanayine karşı zor durumda kalanın esasen müvekkili firma olduğunu, davacı ... şirketi müvekkili firmanın malı olan kalıpları ile ürettiği parçaları tedarik etmekte olduğunu, üretilen ve müvekkili şirkete gönderilen parçaların müvekkili şirkette yapılan tamamlama operasyonları sonucunda faurecia, renault ford, citroen gibi dünya devi otomotiv firmalarına sevk edilmekte olduğunu, dolayısıyla davacının hatalı, eksik ya da geç sevkiyatı durumunda müvekkilinin anasanayi firmaları ile hem itibarı hem de süre gelen ticaretinin zarar gördüğü gibi anasanayide nihai ürün olan otomotiv üretiminin aksamasına ve hatta nihai müşteri de hat durmalarına dahi sebep olduğunu, bu noktada esas zarar gören müvekkili firma iken şirketlerinin pek çok tedarikçzisinden sadece bir tanesi olna davacı Plastmetin cari alacağını ödememek için Renaiult, ford, faurecia, peugeot gibi anasanayi firmaları ile ticaretini riske atmasının akla ve mantığa sğımayacak bir iddia olduğunu, müvekkilinin davacının alacağını azaltma gibi bir amacının asla olamayacağını, esasen davacı firmanın hatalı sevkiyatını kabul etmediği gibi bu sevkiyata konu parçaların çzıktığı müvekkil kalıplerinin mahkemece tespitine dahi mani olduğunu, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmede ayıplı mallar ile ilgili iade raporuna itiraz edilmediği takdirde uygunsuz parçalarla ilgili hangi işlemin yapılacağını, müvekkili şirketin karar vereceği ve bununla ilgili faturayı göndereceği de hüküm altına alındığını ifade ederek açıklanan nedednlerle haksız ve yersiz davanın reddine, yargılama masrafı ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava ve cevap dilekçesi, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi, yazılı beyanlar, ticari defterler, Bursa 1.ATM'nin ... esas sayılı dosyası, Bursa 6.İcra Hukuk Mah'nin ... esas sayılı dosyası, kalıp sözleşmeleri, genel satın alma sözleşmesi, bilirkişi raporları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 72. Maddesi uyarınca açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkememizin ... d.iş esas/karar sayılı kararına göre 09/03/2011 tarihinde Bursa 12.İcra Dairesinin ... eass sayılı dosyası ile 74.487,29 TL.asıl alacak komisyon masrafları ile toplam 74.962,35 TL.üzerinden icra takibi başlatıldığı, takibe konu alacağın 33.280 Euro tutarlı bir senet olup, o günkü kur il TL karşılığının 74.487,29 TL.'ndan ibaret olduğu, Mahkememizin 08/03/2011 tarihli ek kararı ile borçlunun taşınır taşınmaz malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacakları üzerine borca yetecek miktarda 74.487,29 TL.tutarında ihtiyati haciz konmasına karar verilmiştir. Bursa 6.İcra Hukuk Mah'nin ... esas sayılı dosyasında, Şikayetçi ... vekili tarafınan Bursa İcra Tetkik Mercine verilen 16/3/2011 tarihli dilekçe ile ... esas sayılı dosyadan davacı şirket için gönderilen ödeme emrinin iptali için başvuru yapılmış, Bursa 6.İcra Hukuk Mahkemesinin bu başvuru üzerine 17/03/2011 tarihinde ... esas sayılı dosyada ................. karar sayısı ile davanın kabulüne ve takibin davacı yönünden iptaline karar verilmiştir. Mahkememizin 09/11/2017 tarihli duruşmasında taraflar arasındaki borç alacak ilişkisinin açıklığa kavuşturulması yönünden tarafların ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiğinden, dosya SMMM bilirkişisine tevdi edilerek, bilirkişinin 06/03/2018 havale tarihli raporunu ibraz ettiği anlaşılmış olup, söz konusu raporda sonuç olarak:Davacının teminat olmak üzere verilen 33.280 Euro bedelli senet ile ilgili olarak Bursa 2.Asliye Tic. Mah'nin ... d.iş sayılı dosyasıyla ihtiyati haciz kararı alındığını, Bursa 12.İcra Müd.'nün ... esas sayılı dosyasıyla icra takibine konu yapıldığını belirtmiş ve davanın kabulü ile Bursa 12.İcra Müd.'nün ... esas sayılı dosyasından dolayı müvekkili şirketin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının %40'dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte ticari bir ilişki olduğunun görüldüğü, taraflar arasında hiçbir yıl onu hesabı tutmadığı, 2008 yılında davalı firmanın ünvanı ... Automotive AŞ olup davacının davalıdan 2008 senesi sonunda defterlerindeki kayıtlara göre 18.989,27 TL alacağı bulunduğu, davalı defterlerinde ise davacının 116.384,06 TL.borcu görüldüğü, senedin düzenlendiği tarih itibari ile davalının kendi defter kayıtlarına göre 44.523,54 TL.borçlu olduğu, davacının da kendi defterlerindeki kayıtlara göre 50.550,13 TL.davalının borçlu olduğunun görüldüğü, senedin verildiği tarihte iki taraf defterlerinde de davacının alacaklı olduğu, davalı tarafından Kasım 2008 ayında sipariş formları ile kalıp siparişleri verilmiş, bu kalıpların 10/12/2009 tarihinde davalıya fatura karşılığı teslim edildiği, toplam 2013.437.21 TL tutarındaki 7 fatura içeriği kalıba ait faturalar her iki taraf defterlerinde de aynen kayıtlı olduğu, sonuç olarak dava konusu çekin her iki taraf defterlerinde de kayıt altına alınmadığı hususu kanaat ve görüşü açıklanmıştır. Mahkememizin 17/04/2018 tarihli duruşmasında 09/11/2017 tarihli celse 5 nolu ara kararı gereğince Bursa 1.ATM'nin ... esas sayılı dosyasında alınan raporların mahkemeye sunulan raporda belirtilmediği anlaşılmakla, davalı vekilinin itirazlarının bu dosyada alınan bilirkişi raporları ve bu dosyada değerlendirilerek dava konusu senedin teminat senedi olup olmadığı hususunda ek rapor alınmasına karar verilmesi sonucu SMMM bilirkişisinden alınan 19/06/2018 havale tarihli ek bilirkişi raporunda sonuç olarak:Taraflar arasında bir sözleşme olduğu, kök raporda sehven hatalı olarak sözleşme bulunmadığının yazıldığı, davalı vekilinin dosyada ihtarnamelerin olduğunu ifade etmekle beraber dosyada ihtarnameler bulunmadığı, dolayısıyla ihtarnameler hakkında zaten herhangi bir tespit yapılmadığı, kök raporda davacı defterlerinde davalının 2010 senesi sonu itibari ile davacıya 350.925,84 TL.borçlu görüldüğü, aynı tarihte davalı defterlerinde ise davalının davacıdan 10.431,38 TL.alacaklı olduğunun tespitinin yapıldığı, aradaki farkın davalı tarafından kesilen fiyat farkı ve iade edilen mallara ait faturalardan oluştuğu raporda ifade edildiği, ancak bu iade ve fiyat farkı faturalarının davacıya teslim edildiğine dair bir belge dosyada mevcut olmadığı, uyapta eklenen dosyada bilirkişi raporları bulunmadığı için bu konuda tespit yapılamadığı, sonuç olarak dava konusu senedin her iki taraf defterlerinde de işli olmadığı ve senedin verildiği 22/04/2008 tarihinde davalı kendi defterlerine göre 44.523,24 TL.borçlu olduğu, davaının da kendi defterlerine göre 50.550,13 TL.davalıdan alacaklı olduğu, davalının bu tarihte senet tutarı kadar bir alacağı bulunmamakta olup, senet tutarının davacının iddia ettiği şekilde kalıp tutarı toplamı olan 83.200 Euronun %40'ına denk geldiği, bu durumun senedin teminat senedi olduğu iddiasını doğrular nitelikte olduğu kanaat ve görüşü açıklanmıştır. Bursa 1.ATM'nin ... esas sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporlarını değerlendirir ek rapor aldırılması sonucu alınan 2.ek bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak:Senedin düzenlendiği tarih itibari ile davalının kendi defter kayıtlarına göre 44.523,54 TL.borçlu olduğu, davacının da kendi defterlerindeki kayıtlara göre 50.550,13 TL.davalının borçlu olduğunun görüldüğü, senedin verildiği tarihte iki taraf defterlerinde de davacının alacaklı olduğu, davalı tarafından Kasım 2008 ayında sipariş formları ile kalıp siparişleri verilmiş, bu kalıplar 10/12/2009 tarihinde davalıya fatura karşılığı teslim edildiği, toplam 197.437,21 TL.tutarındaki 7 fatura içeriği kalıba ait faturaların her iki taraf defterlerinde de aynen kayıtlı olduğu, sonuç olarak dava konusu senedin her iki taraf defterlerinde de kayıt altına alınmadığı hususu kanaat ve görüşü açıklanmıştır. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). O halde somut olayda toplanan delilerden, davacı tarafından, Bursa 12.İcra Müd.'nün ... esas sayılı icra takibine konu keşidecisinin davacı, lehtarının davalı olduğu 22/04/2008 keşide tarihli, 33.280 EURO bedelli bononun taraflar arasındaki ticari ilişki sonucunda, doğacak alacakların teminatı olarak verildiğini, bedelsiz olduğunu ileri sürmüş davalı ise cevap dilekçesinde, davacının tedarikçi olup, davacının ürettiği ve sevk ettiği parçaların, davalı tarafından tamamlama işlemleri sonucunda, otomotiv firmalarına satış ve sevkinin sağlandığını ancak bu ticari ilişkide davacının ürettiği ürünlerin hatalı, eksik ve geç sevkiyatta bulunduğundan zarara uğradığını ve alacaklı olduğunun ifade edildiğinden uyuşmazlık, dava konusu bononun teminat amacıyla düzenlenip düzenlenmediği, davalı tarafından ileri sürülen davacının ürettiği ve teslim ettiği ürünlerin ayıplı, eksik olup olmadığı bu kapsamda davalının alacaklı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Bilindiği üzere 4721 sayılı TMK'nın 6. Maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 2190 Maddesine göre "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " ispat yükü lehine hak iddia eden tarafta olup somut olayda, davacı tarafından bononun teminat için düzenlendiğini, davalı ise davacının ürettiği ürünlerin hatalı, eksik ve geç sevkiyatta bulunduğundan zarara uğradığını ve alacaklı olduğunun ifade edildiğinden, mevcut borç için teminatın verilmeyip, taraflarca ilerideki alacak için bononun teminat olarak düzenlendiğinin kabul edildiği, bu durumda davalının davacının ürettiği ürünlerin ayıplı, eksik ve geç sevkiyatta bulunduğundan zarara uğradığını ispat etmesi zorunlu olup ispat yükünün davalı tarafta olduğu anlaşılmaktadır. Yine tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda da dava konusu bononun düzenlendiği tarihte de davalının davacıya borçlu olduğu, davacının alacaklı olduğundan, bononun teminat amacıyla verildiği kanaatine varılmıştır. Öte yandan davalının ileri sürdüğü, davacının ürettiği ürünlerin hatalı, eksik ve geç sevkiyatta bulunduğuna yönelik savunmasının Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ve ... Karar sayılı davada itirazın iptali dosyasında ileri sürdüğü ve karar verildiğinden, iş bu dosyada ancak davacının Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ve ... Karar sayılı dosyasındaki alacağı aşan eksik ve ayıp iddiasına dayalı alacağı isteyebileceğinden bu miktar yönünden ise iddiasının somutlaştırılmadığı ve ispat edilmediğinden, bononun teminat bonosu olduğu anlaşılmakla davanın kabulune, davacının kötü niyet tazminatı talebinin davalının takipte kötü niyetli olduğu sabit olmadığı Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ve ... Karar sayılı davada da tespit edildiği üzere bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğinden davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın KABULÜ ile:Dava konusu Bursa 12.İcra Müd.'nün ... esas sayılı icra takibine konu keşidecisinin davacı, lehtarının davalı olduğu 22/04/2008 keşide tarihli, 33.280 EURO bedelli bono sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, 2-İİK'nun 72.maddesi uyarınca davacı lehine kötüniyet tazminatının koşulları oluşmadığından reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.120.85 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 1.113,25 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.007,60 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen aşağıda dökümü yazılı 662,50 TL.yargılama gideri ve 1.113,25 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ne göre belirlenen 8.596,15 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-HMK'nun 333.Maddesi gereğince kullanılmayan gider avanslarının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341.ve 345.Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.05/12/2019 Katip ¸e-imzalıdır. Hakim ¸e-imzalıdır.