İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1403 E. 2025/519 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1403
- Karar No
- 2025/519
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2025/ BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA İHBAR OLUNAN : VEKİLİ : Av. DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/11/2018 KARAR TARİHİ : 07/05/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı taraftan bir otomobil satın aldıklarını, kullanılmamış olan otomobilin kısa süre içerisinde arıza uyarısı verdiğini, beş kez aynı arızadan servise müracaat etmiş olmalarına rağmen sorunun çözülmediğini, en son araçta turbo şarj ünitesi, ... ve dizel partikül filtresinin değişmesi gerektiğini söylendiğini, aracın yaşına ve niteliğine göre arızanan olağan dışı olduğunu, üretim hatası bulunduğunu, ileri sürerek ayıplı olan malın misliyle değişimini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davalı taraf davanın reddi gerektiğini savunmuş, araçta üretim hatası bulunmadığını, zamanında ayıp ihbarı da yapılmadığını, ortaya çıkan sorunların kullanımdan kaynaklandığını, servise her müracaatın arızayla ilgili olmadığını, bazı müracaatların bakıma ilişkin olduğunu, mahkemece aksi kanaate ulaşılırsa sözleşmeden dönme sebebiyle araç kullanım bedelinin fatura tutarından tenzili gerektiğini ileri sürmüştür. DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava tacirler arası satış sözleşmesinden sebebiyle ayıptan sorumluluk hükümlerinden kaynaklanan alacak davasıdır. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir.Somut olayda satış sözleşmesinin konusu bir taşıt aracıdır. Bu tür araçlar belli bir süre veya kilometre esasına göre üreticinin garantisi altındadır. Ortaya çıkan arızalar da bu kapsamda giderilir. Bir taşıt aracı arızalarında alıcısına hemen sözleşmeden dönme hakkı verilmesi işin tabiatına aykırıdır. En fazla ücretsiz onarım talep edilebilir. Ancak onarımların istenen sonucu vermemesi, aracın sürekli aynı arızayı tekrarlaması ve bu arıza-tamir sürecinin maldan yararlanmayı önemli ölçüde ortadan kaldırması halinde alıcının kullanacağı başka haklar devreye girer. Bunların başında malı iade ederek sözleşmeden dönme, yani bedel iadesi gelir. Alıcı malın misliyle değiştirilmesini veya ayıp oranında bedel indirimi yapılmasını da isteyebilir. Burada asıl olan hakların makul ölçüde ve dürüstlük kuralına uygun biçimde kullanılmasıdır. Somut olayda davacı taraf öncelikle aracın onarılmasını talep etmiş, araç bir kaç kez onarılmasına rağmen arıza tekrarlamıştır. Bu durumda bilirkişiden arızanın kullanımdan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, arızanın giderilmesinin mümkün olup olmadığı, arıza periyotları nazara alınırsa araçtan beklenen yararı büyük ölçüde ortadan kaldırıp kaldırmadığı konusunda rapor alınmalıdır. Bu amaçla halen serviste bulunan araç başında keşif yapılmış, servis kayıtları getirtilmiş ve araçla bir test sürüşü gerçekleştirilmiştir. Rapora göre deneme sürüşü başlangıcında ekranda servis ikazı çıkmamış, düz yolda da sorun yaşanmamıştır. Ancak yokuş yukarı sürüş sırasında güç kesintisi ve tekleme gerçekleşmiştir. Rampa çıkan araçta gaz pedalı sonuna kadar basıldığında motor devrinin dakikada 3400 devri geçemediği, saatte 124.km hızı aşamadığı da tespit edilmiştir. Araç 79.000 km’ye gelinceye kadar beş kez servis yani arıza uyarısı vermiştir. Sorunun giderilmesi için yetkili serviste ECU yüklemesi yapılmış ancak sorun çözülemeyince aracın turboşarj ünitesinin, ... soğutucusunun, intercooler ve dizel partikül filtresinin değişimi tavsiye edilmiştir. Bilirkişi bu üniteler hakkında bilgi verdikten sonra araçta arızanın devam ettiğini, arızaların kullanıcı hatasından kaynaklanmadığını, aracın 36.000 kilometre yol yaptıktan sonra arızanın başladığını, esasen bu tür bir aracın performansının 600.000.km olduğunu, bu haliyle aracın gizli ayıplı olduğunu açıklamıştır. Mahkememizce yapılan değerlendirmede özellikle yüksek fiyata satılan ve üst seviyede konfor ve güvenlik vaadeden bir araçta henüz 37.000 km yol yapmadan arıza çıkması, arızanın kronik biçimde tekrarlaması, alıcıyı sürekli servise gitmeye mecbur bırakması, yolda arızanın tekrarlayacağı endişesi yaşanmasına sebep olması, servis müdahalesinin yetersiz kalması dikkate alındığında maldan yararlanmanın önemli ölçüde azaldığı kabul edilmiştir.Davacı alıcı önce tamir ve onarım seçeneğini kullanmış, ancak beklenen yarar sağlanamamıştır. Dava konusu araç emsallerine göre çok daha pahalıdır. Bu fiyatı gözden çıkaran bir alıcı mümkün olduğunca az sorunla karşılaşmak ister. Makul olan, aracın uzun süre rutin bakım dışında servise gitmemesidir. Her servise gidiş hem zaman kaybı hem de malın kullanımından mahrum kalmayı gerektirir. Bu itibarla davacının talebi özünde haklı bulunmuştur. Davacı taraf başlangıçta aracın ayıpdan ari misli ile değişimini talep etmiştir. Ancak aynı model ve donanımda araç bulunup bulunmadığı tartışma konusu olacaktır. Davacı taraf bu sebeple talebini ıslah etmiş, bedel iadesi istemiştir. İnfaz açısından en kolay seçenek de budur. Mahkememizce bu talep uygun görülmüştür. Satış bedeli konusunda uyuşmazlık çıkmışsa da faturanın yabancı para esasına göre ve ödeme günündeki kura göre düzenlendiği dikkate alınarak bu bedel üzerinden hüküm kurulmuştur. Bir taraf maldan diğer taraf paradan yararlandığına göre bu bedele faiz uygulanması veya kullanım/eskime bedeli tenzil edilmesi doğru olmaz. Davacı taraf mali teslim ettiğinde parasını iade almalı, mal tesliminden sonra bedel iade edilinceye kadar faiz işlemelidir. Keza davalı taraf malı almamakta direndiği takdirde temerrüt tarihinden itibaren faiz ödemelidir. Mahkememizce verilen davanın kabulüne ilişkin karar ... BAM 5. Hukuk Dairesi tarafından istinaf incelemesinde davalı tarafın istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Bu karar ... 11. Hukuk Dairesi nezdinde temyiz edilmiş, ... 11.Hukuk Dairesinin 23/10/2024 tarih, 2023/ Esas ve 2024/ Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Bozma gerekçesinde davaya konu aracın satımına ilişkin 31/12/2016 tarihli faturanın 366.299,52 TL olarak düzenlendiği, ödemenin de TL olarak yapıldığı, dava konusu faturanın niteliği ve yapılan ödeme gözetilmek suretiyle bedele hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.Mahkememiz kararıyla ... 11. Hukuk Dairesi kararı arasındaki görüş farklılığı araç satımına ilişkin olarak dövizli satımı yapılıp yapılmadığı, faturanın döviz faturası olup olmadığı, dolayısıyla Türk Lirasına mı yoksa yabancı para alacağına mı hükmedilmesi gerektiği noktasındadır.Davaya konu fatura incelendiğinde davalı tarafça 31/12/2016 tarihinde kur 3,70161 TL'den dikkate alınarak ve toplam fatura tutarı da Euro cinsinden gösterilerek 98.956,89 Euro üzerinden fatura düzenlendiği, vergi usul kanunu uyarınca doğrudan yabancı para cinsinden fatura düzenlenemeyeceğinden Türk Lirası olarak düzenlenmiş faturada yabancı para kaydı gösterilmekle toplam yabancı para tutarı belirtilmek şartıyla yabancı para üzerinden de fatura düzenlenebilecektir. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 215. Maddesinin 2. fıkrasının a bendi uyarınca; Kayıt ve belgelerde Türk para birimi kullanılır. Belgeler, Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla, yabancı para birimine göre de düzenlenebilir. Şu kadar ki yurt dışındaki müşteriler adına düzenlenen belgelerde Türk parası karşılığı gösterilme şartı aranmaz.İlgili maddeye istinaden hem yurtiçindeki hem yurtdışındaki şirketlere döviz cinsinden fatura düzenlenmesi mümkündür. Yurtiçindeki şirketlere düzenlenen dövizli faturada Türk Lirası karşılığının gösterilme zorunluluğu bulunmaktadır. Döviz cinsinden kesilen fatura, yine döviz cinsinden tahsil edilecek ise ... Bankası döviz alış kuru ile faturanın Türk Lirası karşılığı hesaplanmalıdır.Yurt içindeki müşteriler adına yabancı para biriminde düzenlenen faturalarda, yabancı para birimi tutarı ve Türk para birimi tutarı yer almak zorundadır.Yabancı para biriminde düzenlenen faturada, Türk para birimi tutarı karşılığı bulunmaması durumunda usulsüzlük cezası kesilir. Yurt dışındaki müşteriler adına düzenlenen faturalarda ise Türk para birimi karşılığı gösterilme şartı aranmaz.385 numaralı Vergi Usul Kanunu genel tebliğ uyarınca; ''Vergi Usul Kanunun 229 uncu maddesinde faturanın tanımı yapılmış, 230 uncu maddesinde ise faturada bulunması gereken asgari bilgiler sayılmıştır. Bu asgari bilgiler içerisinde malın veya işin fiyatı ve tutarı da yer almaktadır. Anılan Kanunun 215 inci maddesinde de, kayıt ve belgelerde Türk Para biriminin kullanılacağı, belgelerin Türk Parası karşılığı gösterilmek şartıyla yabancı para birimine göre de düzenlenebileceği, yurt dışındaki müşteriler adına düzenlenen belgelerde Türk Parası karşılığı gösterilme şartı aranmayacağı hükme bağlanmıştır. Söz konusu Kanunun 352 nci maddesinin II-7 bendinde, vergi beyannameleri, bildirimler, evrak ve vesikaların kanunen belli şekil ve muhteviyatı ve ekleri ile bunlarla ilgili olarak yapılan diğer düzenlemelere uyulmamış olması fiili II. derece usulsüzlük sayılmıştır. Aynı Kanunun 215 inci maddesine göre, yurt içindeki müşteriler adına yabancı para biriminde düzenlenen faturalarda, yabancı para birimi tutarı ve Türk para birimi tutarı yer almak zorundadır. Yabancı para biriminde düzenlenen faturada, Türk para birimi tutarı karşılığı bulunmaması usule ve şekle ilişkin bir usulsüzlük olup, bu fiil dolayısıyla mükellef adına anılan Kanunun 352 nci maddesinin II-7 bendi uyarınca ikinci derece usulsüzlük cezası kesilmesi gerekmektedir. Yurt dışındaki müşteriler adına düzenlenen faturalarda ise Türk para birimi karşılığı gösterilme şartı aranmayacağı tabiidir.''Davaya konu fatura incelendiğinde 98.956,89 Euro için düzenlendiği kur olarak 3,70161 TL'nin alındığı, TL karşılığı toplam KDV'li tutarın ise 366.299,52 TL olduğu görülmektedir. Vergi Usul Kanunu 215/2-a maddesi ve 385 numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği dikkate alındığında söz konusu faturanın yabancı para faturası olduğu dikkate alındığında 98.956,89 Euro olarak yabancı para faturası için de düzenlendiği ve TL karşılığı da gösterilmiştir. Ödemenin Türk parası cinsinden yapılmış olmasının dövizli faturaya etkisi de tartışılmalıdır. Türk Borçlar Kanununun 99. Maddesine göre; konusu para olan borçlar Türk parası ile ödenir. Ülke parası dışında başka bir para ile ödemesi kararlaştırılmışsa sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç Türk Lirasıyla da ödenebilir. Dolayısıyla yabancı para cinsinden bir alacağın ödemesinin Türk Lirası olarak yapılmış olması alacağın yabancı para alacağı olmadığı sonucunu doğurmayacaktır. TBK'nun 99. Maddesi borçluya sözleşmede aksi bir hüküm yoksa aynen ödeme dışında Türk Lirası karşılığının ödemeyi de olanak olarak tanımıştır. Kanunun vermiş olduğu bu yasal olanağı kullanılmış olması dolayısıyla yabancı para olan alacağın Türk parası olarak değerlendirilmesinin doğru olmayacağı Mahkememizce kabul edilmiştir.Öte yandan söz konusu fatura davalı tarafça düzenlenmiştir. Şayet Türk Lirası olarak düzenlendiği iddia ediliyor ise bu faturayı düzenleyen davalı kur kaydını ve toplam yabancı para bedelini faturaya eklememesi gerekirdi. Davalının ticari defter ve kayıtları kendi aleyhine delil olarak kabul edileceğinden davalının bizzat kendi faturasında kur kaydı ile birlikte toplam yabancı para tutarını gösterir Vergi Usul Kanununun zorunluluğu uyarınca faturayı Türk Lirası karşılığında düzenlemiş olması sonucunda davalı taraf söz konusu fatura ile bağlıdır. Diğer yönden davacı taraf aksi kabul edildiğinde 366.299,52 TL'ye söz konusu aracın sıfırı bir kenara 2. Elini dahi alması mümkün olmadığı gibi döviz kurundaki bu değişikliklerin karşısında yabancı para faturasında gösterilen TL karşılığının davacının ciddi bir biçimde zararına olduğu ortadadır.Açıklanan gerekçelerle davalının kendi düzenlemiş olduğu dövizli fatura karşılığı faturayla bağlı olduğu TBK 99. Uyarınca Türk Lirası karşılığının ödenmiş olmasının faturanın dövizli olmasına etki edip etmediği, araç bedelinin yabancı para cinsi üzerinden kararlaştırılmış olduğu, aksi durumda faturada döviz kaydının yer almayacağı kabul edilerek ... Bozma ilamına karşı Mahkememiz ilk kararında direnilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. G.D:Gerekçesi ekli kararda açıklanmak üzere; 1-... 11. Hukuk Dairesinin 23/10/2024 tarih, 2023/ Esas, 2024/ Karar sayılı ilamına karşı Mahkememizin önceki kararında direnilmesine, 2-Davanın KABULÜ ile; 98.956,89 EURO'nun davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Alacağa satıma konu aracın her türlü takyidatlardan ari bir biçimde teslim tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4A Maddesi uyarınca faiz uygulanmasına, 4-Satıma konu ... şase numaralı aracın her türlü takyidatlardan ari bir biçimde davalıya iadesine, 5-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 39.796,65 TL harçtan başlangıçta alınan peşin ve ıslah yoluyla alınan toplam 10.639,49 TL harcın mahsubu ile bakiye 29.157,16 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafça yapılan 10.675,39 TL harç ve 782,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 11.457,39 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 91.388,34 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya Mahkememize ulaştırılmak üzere aynı nitelikteki başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 07/05/2025 Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza