İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/974 E. 2024/939 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/974
Karar No
2024/939
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/ KARAR NO : 2024/ HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- VEKİLİ : Av. DAVALI : 2- VEKİLİ : Av. DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/09/2023 KARAR TARİHİ : 17/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 15/08/2023 tarihinde ... ekmek fırının devri için sözlü olarak anlaştıklarını ve ... Bankası ... ... şubesine ait ... seri nolu 07.10.2023 keşide tarihli, 150.000,00 TL değerinde çeki ... İle ...'a elden teslim ettiğini, müvekkilinin söz konusu fırını 3-4 gün işlettiğini, bu sürede ...'ın ortak olmadığını orada çalışan olduğunu ve söz konusu Fırınının ruhsatının devredilemeyeceğini dolayısıyla satışının mümkün olmadığını öğrendiğini ve fırının devrinden cayarak çekin iadesini talep ettiğini, müvekkilinin davalılar arasında geçen görüşmeler neticesinde şimdiye kadar çekin müvekkiline teslim edilmediğini, açıklanan nedenlerle davalı tarafa müvekkilinin elden teslim ettiği söz konusu çekin, bedelsiz kaldığının tespiti ile davalılara borçlu olmadığının tespitine, davalı taraflar arabuluculuk görüşmesine katılmadığından avukatlık ücreti ile mahkeme masraflarının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... ... cevap dilekçesinde özetle; davalı ...’a ilk önce çek verildiğini, daha sonra para verildiğini, davacının ikrar ettiği gibi verilen 100.00,00 TL nakit paradan önce verilmiş olan 150.000,00 TL'lik çekin de cayma parası olarak sayılması gerektiğini ,bu yönüyle çekin de cayma bedeline dahil olduğunu, müvekkilinin sözleşmeye istinaden hesabına yatırılmış bir para ve eline verilmiş bir çekin olmadığını, açıklanan nedenlerle müvekkilin davalı olarak gösterilmişse de hukuken davalı taraf sıfatına haiz olmadığını, müvekkiline karşı açılmış bu davanın reddini ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; öncelikle müvekkilinin mali işler husunda yetkili olmaması, işçi sıfatında tam bağımlı olarak çalışması, ortaklığının adi kar ortaklığı olması ve dava konusu çekin davalı ...'e verilmesi sebebiyle husumet itirazlarının olduğunu, sözleşmeden ruhsat devir işlemlerinin alınamaması sebebiyle dönüldüğünün gerçeği yansıtmadığını, davacı işletme faaliyetlerine başladığını, bu süreçte kar elde ederek işletmedeki un, yakıt, işçilik ücreti masraflarına karşılık olarak mali yetkisi olmayan ve kar ortaklığı bulunan müvekkilinden bedel iadesi talep etmediğini, açıklanan nedenlerle davanın husumet yokluğu nedeniyke öncelikle usulden, mahkeme aksi kanaatte olursa esastan reddine; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Deliller; ... Bankası A.Ş.'ye, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na, ... CBS'ye, ... Belediye Başkanlığı'na, azılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE Dava, çekin bedelsizliği iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı taraf, ... Bankası A.Ş. ... Şubesinin ... seri numaralı, 07/10/2023 düzenleme tarihli, 150.000,00 TL bedelli çekten kaynaklı davalılara borçlu olmadığının tespitini talep etmektedir. Bilindiği üzere çekin bedelsizliği iddiası senede karşı senet ile ispat zorunluluğu sebebiyle yazılı delille ispatlanmalıdır. Davacı taraf, yazılı delil sunmamış, ancak soruşturma dosyası ve kolluk ifadelerine dayanmıştır. Davalıların kolluk ifadeleri ve soruşturma dosyasındaki ikrarlardan taraflar arasında bir işletme devrinden kaynaklı ticari ilişki olduğu anlaşılmıştır. İşletme devrinden kaynaklı uyuşmazlıklar mutlak ticari dava niteliğinden olduğundan mahkememizin görevli mahkeme olduğu anlaşılmakla yargılamaya devam olunmuştur. Davaya konu çek muhatap bankadan sorulmuş ve çekin ön ve arka yüzü mahkememize gönderilmiştir, söz konusu çekte davacı lehtar, davalı ... ise hamil konumundadır. Keza ... söz konusu çeki ibraz etmiş ve çek üzerinde ödeme yasağı kararı olduğundan hamil ...'a ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. Çekin üzerine ayrıca, karalanmış bir şekilde davalı ...'in de cirosunun olduğu, ancak bu cironun karalandığı görülmektedir. Davacı taraf, davalıların ... ortakları olduğunu, davalılar ile dava dışı ... aracılığı ile tanıştığını, davalılar ile söz konusu fırının kendisine devri konusunda anlaştıklarını, anlaşma bedelinin 1.650.000,00 TL olduğunu, anlaşma sırasında lehtarı olduğu davaya konu çeki ...'a verdiğini, akabinde üç parça halinde davalı ...'ya 100.000,00 TL gönderdiğini, söz konusu 4 gün kadar işlettikten sonra fırının ruhsat devri ile ilgili sorun olduğundan satın almaktan vazgeçtiğini davalılara ilettiğini, davalılardan çeki ve ödediği parayı geri istediğini, davalıların her ikisinin de ödenen 100.000,00 TL'nin cayma parası olarak geri ödenmeyeceğini söylediklerini, çekin ...'da olduğunu ve ...'nın kendisine ... ile aralarında olan bir borç sebebiyle çeki geri vermeyeceğini söylediğini bu çekten kaynaklı fırın davalılara iade edildiğinden çekin bedelsiz kaldığını ve çekten kaynaklı davalılara borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Davalılar ve dava dışı ...'nın kolluk ifadeleri dosyamız arasındadır, yürütülen soruşturma ile ilgili takipsizlik kararı verildiği ve takipsizlik kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davalılar kolluk ifadelerinde davacı ile aralarında bir fırın işletmesinin devrinden kaynaklı ticari ilişki olduğunu ve çeki devri bedeli karşılığında aldıklarını ikrar etmişlerdir. Dava dışı ...'nın kollukta alınan ifadelerinden; davalıların ortak olduğu, davalıların davacı ile fırının devri konusunda anlaştıkları, davacının söz konusu çeki ...'a arkasını cirolayarak verdiği anlaşılmaktadır. Davalı ... kolluk ifadesinde; ...'nın işlettiği fırında satılan ürün bazında kar ortağı olduğu, söz konusu çeki ciroladıktan sonra cironun üstünü çizip ...'ya verdiğini ifade etmiştir. Davalı ... kolluk ifadesinde; söz konusu çekin ...'a verildiğini, akabinde ...'ın elemanı tarafından üzeri çizilmiş şekilde kendisine verildiğini ifade etmiştir. Kolluk ifadelerinden anlaşıldığı kadarı ile davacının fırını iade etmesinin davalılarca kabul edildiği, davacı tarafından verilen 100.000,00 TL paranın 4 günlük malzeme kullanımı ve cayma bedeli olarak iade edilmeyeceği taraflar arasında kararlaştırılmıştır. Davalı ... kolluk ifadesinde; çeki üzeri çizilmiş şekilde ...'ın elemanından aldığını ikrar etmiştir. Söz konusu çekte lehtar olan davacının cirosu beyaz cirodur, yani davacı lehtar tam ciro ile çekin zilyetliğini devretmemiş sadece isim ve imzasını atarak beyaz ciro ile çeki ...'a devretmiştir. Çeki beyaz ciro ile alan ... akabinde çeki cirolamış ancak bu cirosunun üstünü çizerek çeki ...'ya vermiştir. ... cironun çizilmiş olduğunu bilerek bu çeki almıştır. Bu durumda ...'nın çeki beyaz ciro ile devreden lehtar davacının şahsi defilerine muhatap olacağı kanaatine varılmıştır. Keza TTK m.790'da aynen, "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır." hükmü ile çizilmiş ciroların yazılmamış hükmünde olduğu belirtilmiştir. Söz konusu çekte davalı ...'in cirosu çizilmiş ve bu sebeple yazılmamış hükmünde olduğundan ve davalı ... çekin çizilmiş olduğunu ve hangi ticari ilişki için ...'a verildiğini bilerek çeki devraldığından eldeki davada davalı ...'ın pasif husumet ehliyeti olmadığı kanaatine varılmış ve davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Davalı ..., çizilmiş ciro ile çeki devralmış ve çeki devraldığı sırada davacı lehtarın cirosundan sonra hukuken geçerli bir ciro olmadığını görerek çeki devralmıştır. Bu durumda davalı ..., davacı lehtarın bedelsizlik iddialarının muhatabıdır. Başka bir deyişle davalı ...'ya karşı davacı bedelsizlik iddiasını ileri sürebilir. Tüm dosya kapsamından söz konusu ... fırının davacı tarafından 4 gün işletildikten sonra iade edildiği, fırının iade edilmesi hususunda davacı ve davalıların anlaştığı, 100.000,00 TL'nin malzeme bedeli ve cayma parası olduğunun ve iade edilmeyeceğinin taraflarca kararlaştırıldığı, bu durumda davacının verdiği 150.000,00 TL'lik çekin davacıya iade edilmesi gerektiği, davacının çekin bedelsiz olduğunu kendi cirosundan sonra gelen ciranta - hamil ...'ya karşı ileri sürebileceği, zira arada hukuken geçerli bir ciro olmadığı, çizilmiş cironun yazılmamış hükmünde olduğu, fırının davalılara iade edilmesi sebebiyle bedelsiz kalan çekten kaynaklı davacı lehtarın kendisinden sonra gelen ciranta hamile borçlu olmadığı kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde; davacı ...'ün ... Bankası A.Ş. ... Şubesinin ... seri numaralı, 07/10/2023 düzenleme tarihli, 150.000,00 TL bedelli çekten kaynaklı davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere; 1-Davanın Kabulü ile; davacı ...'ün ... Bankası A.Ş. ... Şubesinin ... seri numaralı, 07/10/2023 düzenleme tarihli, 150.000,00 TL bedelli çekten kaynaklı davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine, 2-Davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine, 3-Hüküm tarihi itibariyle alınması gereken 10.246,50 TL karar ve ilam harcından; 2.561,63 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 7.684,87 TL karar ve ilam harcının davalı ...'tan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 2.561,63 TL peşin harç, 269,85 TL başvurma harcı, 356,50 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 3.187,98 TL yargılama giderinin davalı ...'tan alınarak, davacıya verilmesine, 5-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 hükümlerine göre hesaplanan 24.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak, davacıya verilmesine, 7-Davalı ... ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.7/2 hükümlerine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı ... ...'e verilmesine, 8-6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin 12 ve 13. Fıkralarına göre; suç üstü ödeneğinden zorunlu arabulucuya ödenen 3.200,00 TL'nin davalı ...'tan alınarak, hazineye irat kaydına, 9-HMK m.333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 10-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına, Dair; kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/09/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/974, K. 2024/939, T. 17.09.2024, www.arakarar.com/karar/bursa-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-974-e-2024-939-k-c318bbca637e