İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/911 E. 2024/1018 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/911
Karar No
2024/1018
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/ KARAR NO : 2024/ HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- VEKİLİ : Av. DAVALI : 2- VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/09/2023 KARAR TARİHİ : 10/10/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 04/12/2022 günü saat: 01:50 sıralarında ... ... Caddesi ... Sokak'tan yolun karşı tarafı (.... Binası Tarafına) yaya olarak geçmeye çalışan davacıya, davalı şirket tarafından numaralı poliçe ile Zorunlu Mali Trafik Sigortası yapılan sürücülüğünü davalı ...'ın yaptığı ... plakalı aracın çarpmış olduğunu ve davacının ağır bir şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiğini, kaza sonrası, kolluk tarafından tutulan kaza tespit tutanağında davacının karşıdan karşıya geçmek için kullandığı noktanın 46 metre ilerisinde yaya geçidi bulunduğu, bu sebeple de davacının kazanın gerçekleşmesinde kusurlu olduğu belirtilmişse de iş bu raporda yer alan kusur durumunun hatalı olduğunu mahkememize ekte sunulan uzman görüşünde de yer aldığı üzere kazanın gerçekleşmesinde davalı araç sürücüsünün kazanın gerçekleşmesinde kusurunun bulunduğunu, davacının kaza sırasında ve halen Şofben imalat ve sevkiyat işinde çalışmakta olduğunu, maaşının asgari ücret olduğunu kaza sonrası ağır şekilde yaralandığını ve uzun bir tedavi sürecine girdiğini, tedavi süresince raporlu olduğu günlerde kendisine çalışmış olduğu işyeri tarafından herhangi bir ücret ödemesi yapılmadığını bu nedenle kazanç kaybına uğradığını, ... tarafından yapılan ödemeler ise eksik ve tedavi giderleri kesintili şekilde yapıldığını, davacının sağ ayak bölgesinde diz kapağından bileğine kadar 30 cm uzunluğunda platin ve dört adet de vida takıldığını, bu parçalar davacıda ömür boyu kalacağını, ayrıca aynı ayağında kalıcı hareket kısıtlılığı meydana gelmiş olduğunu ve ayağında halen eğiklik olduğunu, davacının vücudunun çeşitli yerlerinde kaza ve sonrası tedavi sürecinden kaynaklı birçok dikiş izinin bulunduğunu, bahse konu bu dikiş izlerinin tedavisi için davacının estetik operasyonları geçirmesi gerektiğinin, ancak bunlar da bir hayli yüksek maliyetli işlemler olduğu için davacının bunları karşılayacak ekonomik gücünün bulunmadığını, Kaza sonrası yine davacının his kaybı olan sağ ayağının bir nebze de olsa iyileşebilmesi için fizik tedavi yapması gerektiği ilgili sağlık kuruluşlarınca kendisine söylenmiş olduğunu ancak kamuya ait sağlık kuruluşları yoğun olduğu niçin bir türlü randevu alamadığını, özel merkezler için ise maddi durumu elvermediğinden henüz fizik tedavisine başlayamadığını, davacının evli olduğunu ve eşininde çalıştığını bu sebeple tedavi sürecindeki kendi günlük ihtiyaçlarını tek başına gideremediği için davacının annesinin bakımı ile ilgilendiğini, davacı her ne kadar bir kamu hastanesinde tedavisine devam etmiş olsa da, ... tarafından karşılanmayan tedaviye bağlı çeşitli giderlerininde olduğunu, davacının yapmış olduğu iş tamamen beden gücüne dayalı , sağlam bir vücutla yapılabilen bir iş olduğunu, kaza sonrası çalışmış olduğu işyerinde sorunlar yaşadığını, işvereni tarafından kaza önceki performansından dolayı kendisine zam yapılması düşünülürken, artık bu düşünceden vazgeçilmiş olduğunu ve davacı maaşına zam alamadığını, yine vücudundaki kazadan kaynaklı kalıcı hasardan dolayı, mevcut işini yerine getirebilmek için daha fazla efor ve güç harcamak zorunda kaldığını, ve yine davacının olay tarihinden beri, sosyal ve gündelik hayatta günlük aktivitelerini yapmakta sorun yaşadığını, kazadan kaynaklı belirtilen maddi tazminat talebi ile ilgili olarak 15/03/2023 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulmuş olduğunu, süreç sonunda rapordaki kusur durumundan dolayı herhangi bir ödeme yapılmayacağı davacı tarafa 22.05.2023 tarihli mail ile bildirildiğini, taleplerinin karşılanmaması üzerine davacı tarafça sigorta şirketine karşı arabuluculuk başvurusu yapılmışsa da süreç ANLAŞAMAMA olarak sonuçlanmış olduğunu, tahkikat sonucunda davacının maddi tazminat taleplerinin tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda HMK 107. Madde gereği arttırılmak üzere ; davacı için şimdilik 100,00 (Yüz) TL Geçici İş Göremezlik, şimdilik 100,00 (Yüz) TL Sürekli İş Göremezlik, şimdilik 100 TL Bakıcı Gideri ,şimdilik 100 TL Tedavi Gideri olmak üzere şimdilik toplam 400,00 TL maddi tazminatın davalı ... Anonim Sigorta Anonim Şirketi bakımından temerrüt tarihinden itibaren (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere), diğer davalı ... bakımından ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 30.000 (Otuz Bin) TL manevi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tüm davalılardan (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Trafik ekiplerince tanzim edilen kaza tespit tutanağına göre " davacı ..., yaya geçidini kullanmadığı için " KTK 668/1-B maddesi gereği %100 kusurlu olduğunu, mezkur kazanın oluşumunda davalı ...'ın "kusurunun bulunmadığı" resmi tutanakla sabit olduğunu, işbu nedenlerle davanın reddinin gerektiğini, dosyaya sunulan rapor "tek taraflı ve yönlendirmeyle hazırlandığı" açık olan subjektif bir delil olduğunu, böyle bir delile dayanılarak davalının suçlu gibi gösterilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının "kaza sonrası davacının ağır şekilde yaralandığını" belirterek tedavinin uzun sürmesi nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talep ettiğini tazminata hak kazanılabilmesi için, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağınının kanıtlanması gerektiğinin davacı iyileşme döneminde çalışmıyor ve gelir elde etmiyorsa, geçici iş göremezlik zararından bahsedilemeyeceğini, ayrıca maluliyet oranının da kaza tarihi itibariyle, güncel mevzuat uyarınca tespiti gerektiğini, davacı tarafın, kaza olayını esas alarak tüm olumsuz gelişmeleri bu kazaya bağlama niyetinde olduğunu ve bu niyetle tüm masraf ve harcama ve tazminatları davalıların üstüne yıkmaya çalıştığını, davacı tarafın tedavi ve bakıcı gideri tazminatına yönelik talepleri afaki olduğunu, iş bu taleplerin reddi gerektiğini tüm bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Anonim Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ... plakalı aracın ... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ekte sunduklarını, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı şirket ancak sigortalısının kusuru oranında ve ancak teminat limitleriyle sorumlu olduğunu, davaya konu kazaya ilişkin olarak emniyet tarafından tamzim edilen kaza tespit tutanağına göre davacı ..., yaya geçidini kullanmadığından KTK 668/1-B maddesi gereği %100 kusurlu olduğunu, konu kazanın meydana gelmesinde davalı şirket sigortalısının kusuru bulunmadığını, haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, beyan dilekçeleri, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Eldeki dava trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Mahkememiz yargılaması sırasında kusur durumunun tespiti için Dava konusu kaza mahallinde uzman trafik bilirkişi eşliğinde mahallinde keşif yapılarak, bilirkişiden rapor tanzimi talep edilmiştir.Aldırılan bilirkişi raporunda özetle: Davacı Yaya ... : Dava konusu trafik kazasının oluşumunda; Karayolları Trafik Kanunu'nun (68/b) ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin (138/b) maddesini ihlal ettiğinden “%100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu,) ... Plaka Sayılı Otomobil Sürücüsü ...'ın: Dava konusu trafik kazasının oluşumunda; Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin herhangi bir maddesini ihlal etmediğinden atfı kabil kusuru olmadığı mütalaa edilmiştir.Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava, 04/12/2022 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde davacının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizce keşif yapılarak bilirkişi raporu aldırılmasına karar verilmiş, yeterli, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilen trafik bilirkişisi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporu ile kazanın oluşumunda davacının %100 kusurlu olduğu, davalının bir kusurunun bulunmadığı, TBK 49/1.maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." hükmünün bulunduğu, bu nedenle davacının tamamen kendi kusurundan kaynaklanan eylemi karşısında davalıların herhangi bir tazminat sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla davacının davalılara yönelik Maddi Tazminat ve Manevi Tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davacının Maddi Tazminat ve Manevi Tazminat taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 519,16 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 91,56 TL nispi karar ve ilam harcının talep ve istek halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalılar vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, taraf vekillerinin ve davacı asilin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren maddi tazminat yönünden KESİN, manevi tazminat yönünden HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/10/2024 Katip ¸e-imzalıdır. Hakim ¸e-imzalıdır.

Atıf: Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/911, K. 2024/1018, T. 10.10.2024, www.arakarar.com/karar/bursa-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-911-e-2024-1018-k-cae65dd3a089