İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/703 E. 2023/1460 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/703
Karar No
2023/1460
Karar Tarihi

T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/703 Esas KARAR NO : 2023/1460 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACILAR : 1- ... - T.C.N.... 2- ... - T.C.N.... VEKİLİ : Av. ... - [16179-71380-...] UETS DAVALI : 1- ...RKETİ - [25898-80965-...] UETS VEKİLİ : Av. ... - [15543-45172-...] UETS DAVALI : 2- ... - ... Dumlupınar Mah. Zeybek Sk. No:2 İç Kapı No:67 Nilüfer/BURSA DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 14/07/2023 KARAR TARİHİ : 14/12/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkillerim kızları ...(T.C:.....) 01712/2022 tarihinde vefat ettiğini, müvekkillerinin kızlarının vefatından dolayı davalılara karşı manevi tazminat davası açma zaruretlerinin doğduğunu, dava açmadan evvel ... ... Havacılık Eğitim Bakım Taş. Truzim Tic. LTD. ŞTİ. ve yetkilisi diğer davalı ...'a ekte sunulu 2023/1300 büro dosya numarası 2023/47197 arabuluculuk müracatı neticesinde anlaşamamış bulunduğunu, arabuluculuk tutanağını sunduklarını, uçak kazası ...'lın (T.C:......) kantrolünde olan BRM AERO S:R:0 BRİSTELL B23 LE model marka 448/2019 seri mumaralı ... ... Havacılık Eğitim Bakım Taş. Truzim Tic. Ltd. Şti kayıtlı uçak ile meydana geldiğini; olay yeri inceleme raporunu sunduklarını, kaza davalı ... ... Havacılık Eğitim Bakımı Taş. Turizm İhracat Tic. Ltd. Şti'ne kayıtı BRMAERO S:R:0 BRİSTELL B23 LE model marka 448/2019 seri numaralı bulunan uçağın düşmesi suretiyle meydana gelmiş ve ... vefat ettiğini, borçlar kanunun71/1 maddeleri gereği işletme sahibinin kusursuz sorumluluğu olduğunu, bir işletmenin, mahiyeti veya faaliyette kullanılan malzeme, araçlar ya da güçler göz önünde tutulduğunda, bu işlerde uzman bir kişiden beklenen tüm özenin gösterilmesi durumunda bile sıkça veya ağır zararlar doğurmaya elverişli olduğu sonucuna varılırsa, bunun önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletme olduğu kabul edileceğini, özellikle, herhangi bir kanunda benzeri tehlikeler arzeden işletmeler için özel bir tehlike sorumluluğu öngörülmüşse, bu işletme de önemli ölçüde tehlike arzeden işletme sayılacağını, belirli bir tehlike hâli için öngörülen özel sorumluluk hükümleri saklı olduğunu, önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin bu tür faaliyetine hukuk düzenince izin verilmiş olsa bile, zarar görenler, bu işletmenin faaliyetinin sebep olduğu zararlarının uygun bir bedelle denkleştirilmesini isteyebileceklerini, bu nedenlerle müvekkillerinin vefat eden kızlarından dolayı işletme ve işletme sahibinin kusursuz sorumluluğu gereği 350.000,60 TL (üçyüzelli bin lira ) manevi tazminata hükmedilmesi yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Kusur konusunda davacılar vekili, davalılar ... ve ... ... HAVACILIK EĞİTİM BAKIM TAŞ. TURİZİM İHRACAT İTHALAT LTD. ŞTİ. kusurlu olduğunu ileri sürmüş ise de, bu konuda henüz yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, yapılan inceleme ve değerlendirmelere göre, davalıların, ... ölümlü kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, somut olayda, ... ... HAVACILIK EĞİTİM BAKIM TAŞ. TURİZİM İHRACAT İTHALAT LTD . ŞTİ ile KÖKSAL HAVA TAŞIMACILIĞI EĞİTİM - ... arasında uçak işletme sözleşmesi mevcut olduğunu, haksız fiil neticesinde sorumluluk halinin var olabilmesi için, işlenen fiilin hukuka aykırılığının bulunması ve fiili işleyen kişinin kusurunun varlığı gerekli olduğunu, kusurun içerisinde kast veya ihmali durumları bulunmakla, kusur her olayda farklı şekillerde meydana geldiğini, kusurun bulunmadığı hallerde meydana çıkan zarardan sorumluluk söz konusu olmadığını, söz konusu kazanın gerçekleştiği gün, müvekkil ... uçuş öncesi, ...'a havanın kötüleşerek değiştiğini uçuşa elverişsiz hale geldiğini uçuş yapmalarının tehlike oluşturacağını bildirmiş olmasına rağmen ... yanında bulunan ... ile uçuşu yapmak istediğini, kaza gününün hava durumunu gösteren video kaydı olduğunu, uçuş süresince müvekkil, ...' a gerekli tüm ikazları tehlikeli halleri tekraren ilettiğini, ... ise riskli bir şekilde uçuşlarına devam etmek istediğini, müvekkilinin kusur sorumluluğundan bahsedebilmemiz için ortada gerçek bir kusurun varlığı gerektiğini ve bu kusun ispatı gerektiğini, davalının mesaj yoluyla da yazmış olduğu tüm uyarılara ilişkin ve ikazlarını içerir mesajlarını sunduklarını, kusurdan bahsedebilmemiz için; meydana gelen zarar ile söz konusu davranış veya olay arasında bir sebep sonuç ilişkisinin yani illiyet bağının bulunması gerektiğini, sorumluluğu doğuran şartlar içerisinde zararlı sonucu meydana getiren uygun şartın hangi âna ve ölçütlere göre tespit edileceği noktasında doktrinde: sübjektif olarak önceden tahmin, objektif olarak önceden tahmin ve objektif olarak sonradan tahmin görüşleri iler sürüldüğünü, hâkim olan görüş “objektif olarak sonradan tahmin” görüşü olduğunu, bu görüşe göre illiyet bağının varlığının tespitinde sorumluluğu doğuran olay veya şartlar önceki duruma göre değil sonraki duruma göre değerlendirildiğini, daha açık bir ifadeyle sadece davranışta bulunan kişi yönünden davranışın işlendiği sıradaki bilinebilir (sübjektif tahmin görüşü) ve öngörülebilir şartlar değil sonradan öğrenilen şartlar da makul ve normal bir kişi yönünden objektif açıdan (objektif tahmin görüşü) bilinebilir şartlar da bu halde değerlendirileceğini, elim kazanın gerçeklemesinde henüz gerekli değerlendirmeler tamamlanmamış olup bu kazanın elverişsiz hava koşullarına rağmen ...'ın kendi iradesiyle önlem ve tedbirlere uymayarak, uçuşu gerçekleştirmek istemesi neticesinde meydana geldiğini, davalıların kusuru bulunmadığı, gerekli yükümlüklerini yerine getirmiş olduğu aşikar olduğunu, uçuş esnasında ... tarafından sosyal medya paylaşımı sunduklarını, bahsedilen hususlara ilişkin, sürecin şahiti olan ... TCKN:... tanığın dinlenmesini talep ettiklerini, Yargıtay BGK. 22.06.1966 gün 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında denildiği gibi: “Manevi tazminat, ne bir ceza, ne de gerçek manasında bir tazminattır. Ceza değildir; çünkü, davacının menfaati düşünülmeksizin, sorumlu olana hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük olmadığını, hakimin manevi tazminat miktarını tayin ederken, Borçlar kanununu 43 ve 44 üncü maddelerindeki kuralları, "özel hal ve şartları" takdir ederken kıyasen uygulaması, kusursuz sorumluluk hallerinde ve olayda kusur bulunmadığı takdirde, kusurun dışında kalan halleri , mutlak kusurun mevcudiyeti halinde ise kusur da dahil bütün faktörleri takdirine mesnet yapması gerekir.” öte yandan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında ve Yargıtay’ın pek çok kararlarında sıkça belirtildiği gibi, manevi tazminat bir “zenginleşme aracı” da olmadığını, 300 Bin TL manevi tazminat olarak istenmesi, amacı aşan abartılı bir istek, bir para kazanma hırsı olarak açığa çıktığını, bu kadar yüksek bir tazminat isteği asla kabul olunamayacağını, kabul olunmaması gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, otopsi raporu, ölüm belgesi, veraset ilamı, vukuatlı nüfus örneği, olay yeri inceleme raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Dava, davacıların vefat eden kızlarından dolayı işletme sahibinin kusursuz sorumluluğu gereği manevi tazminat istemine ilişkindir. Taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ edilerek, taraf teşkili sağlanmıştır. Bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde mutlak ticari davalar: [(1) Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1. m.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;, a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012 - 6335 s. K. 1. m.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır] şeklinde düzenlenmiştir. Bunun yanında, TTK'nın 21. maddesi gereğince her iki tarafın tacir olması ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan davalar, taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması kaydıyla Borçlar Kanununun havale hakkındaki 457 - 462 ve vedia hakkındaki 463 - 482. maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan nispî nitelikteki ticari davalar yönünden de ticaret mahkemesi görevlidir. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu Kanundan doğan hukuk "davalarının" ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. O halde somut olayda yukarıdaki açıklamalar ışığında, davanın ticari dava olmadığı anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine ve HMK 114 ve 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, dosyanın görevli ve yetkili Bursa Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın görev, dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Bursa Asliye Hukuk mahkemesinin görevli olduğuna, 2-HMKnun 20 maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın Bursa Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine, 3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli Bursa Asliye Hukuk Mahkemesince taktirine, yargılamanın görevli mahkeme de devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/12/2023 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır. Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır. Aslının aynı olduğu tasdik olunur. Katip ... ¸E-imzalıdır.

Atıf: Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/703, K. 2023/1460, T. 14.12.2023, www.arakarar.com/karar/bursa-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-703-e-2023-1460-k-a53dc1a32320