İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/550 E. 2024/943 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/550
- Karar No
- 2024/943
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/ KARAR NO : 2024/ HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : 1- VEKİLLERİ : Av. Av. Av. DAVALI : 2- VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 30/05/2023 KARAR TARİHİ : 19/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinde özetle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ; araç değer kaybından kaynaklanan 1.000,00 TL, 03.04.2023 tarih numaralı 70.000,08 TL bedelli araç onarım faturası bakiyesi olan 12.506,09 TL maddi zararın 31.12.2022 itibaren işleyecek ticari faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep ve dava edilmiştir. Davalı ... Sigorta cevap dilekçesinde özetle; görev ve yetki itirazlarının olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin sorumluluğu yalnızca poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, mevcut poliçe limitinin 100.000,00 TL olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... duruşmadaki beyanında davanın reddini talep etmiştir. Deliller; ... Merkezi'ne, ... Sigorta A.Ş.'ye yazılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır. Makine Mühendisi, Adli Trafik ve Aktüerya Bilirkişilerinin Müşterek Raporlarının Sonuç Kısmı: "1–) ... Plaka Sayılı Kamyonet Sürücüsü ...’ın: Dava konusu trafik kazasının oluşumunda; Karayolları Trafik Kanunu’nun (56/c), Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin (107) ve (157/a-4) maddeleri ile, aynı kanunun '' Trafik Kazalarında Sürücü Kusurlarının Tespiti Ve Asli Kusur Sayılan Haller '' başlıklı (84/d) '' Arkadan Çarpma '' maddesini ihlal ettiğinden % 100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğuna, 2–) ... Plaka Sayılı Otomobil Sürücüsü ...’ın: Dava konusu trafik kazasının oluşumunda; Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin herhangi bir maddesini ihlal etmediğinden (Atfı Kabil Kusuru) olmadığına, 3–) Davacı tarafından sunulan hasar faturasının, okunduğu kadarıyla faturada değişen parçaların detayları ve bedelleri ayrı ayrı belirtilmediği, okunduğu kadarıyla fatura tarihi itibariyle, gerçek zarar ve piyasa koşullarına uygun olmadığı, Eksper Raporunda belirtilen Toplam Hasar Bedeli olan KDV hariç 41.147,18 TL. bedelin, hasar tarihi itibariyle uygun olduğu, 4–) Davacı ...’a ait ... Plaka, *...* Şase numaralı aracın, dava konusu 31.12.2022 tarihli kazadan doğan hasarlardan önceki, 31.10.2012, 12.01.2013, 20.05.2013, 20.08.2013, 03.08.2019, 24.12.2019 Tarihlerinde araca çarpma, çarpma, park halinde çarpılma şeklinde hasar kayıtları olduğu, ayrıca aşağıda resimde de görüleceği üzere, (20.09.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle oluşan hasar fotoğrafından da anlaşılacağı üzere) Dava konusu hasarla bire bir aynı, arka kısımdan hasarlı olduğu, aynı tamir ve onarımın, arka bagaj kapağı, arka tampon, arka stoplar vs. gibi değişen parçaların aynı olması nedeniyle değer kaybının oluşmadığı, 5–) Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından davacıya araç hasar bedeli ve değer kaybı nedeni ile aracın hasar bedeli olarak davacıya 02.02.2023 Tarihinde 40.533,59 TL., vekiline 18.04.2023 tarihinde 16.960,42TL ödeme yapıldığı, toplam ödeme tutarının 57.493,99 TL. olduğu, Yapılan ödemeler dava tarihi itibariyle güncel toplam tutarının 58.857,68 TL. olduğu, hesaplanan talep edilebilir maddi hasarın 41.147,18 TL. olduğu, ödemeler güncel tutarı nazara alındığından davacı araç hasarından kaynaklanan bakiye zararın bulunmadığı kanaatimizdir." şeklindedir.Makine Mühendisi Bilirkişinin Raporunun Sonuç Kısmı: " Dava konusu, Davacı ...’a ait ... Plaka, *...* Şase Numaralı aracın, Dava konusu 31.12.2022 Tarihli Kazadan doğan Hasarlardan önceki, 31.10.2012, 12.01.2013, 20.05.2013, 20.08.2013, 03.08.2019, 24.12.2019 Tarihlerinde araca çarpma , çarpma, park halinde çarpılma şeklinde hasar kayıtları olduğu, ayrıca yukarıda resimde de görüleceği üzere, ( 20.09.2019 Tarihinde meydana gelen Trafik Kazası nedeniyle oluşan hasar fotoğrafından da anlaşılacağı üzere ) Dava konusu Hasarla bire bir aynı, arka kısımdan hasarlı olduğu, aynı tamir ve onarımın, arka bagaj kapağı, arka tampon, arka stoplar vs. gibi değişen parçaların aynı olması nedeniyle değer kaybının oluşmadığı, kanaatinde bir değişiklik olmamıştır." şeklindedir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklı değer kaybı ve bakiye hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Eldeki davaya konu trafik kazası ile ilgili somut değerlendirmeye yer vermeden önce, davalıların sorumluluğunun hukuki temeli ile ilgili kısa açıklamalara değinmekte fayda vardır. Trafik kazası nedeniyle üçüncü kişilerin uğradığı zararlardan; sürücü TBK m.49'da ifadesini bulan haksız fiil hükümlerine göre, işleten ise KTK m.85'te ifadesini bulan tehlike sorumluluğu hükümlerine göre, sigorta şirketi ise KTK m.91 hükmü gereğince sözleşme hükümlerine göre sürücünün kusuru oranında müteselsilen sorumludur. Burada dikkat edilmesi gereken husus, işleten ve onun sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketinin sürücünün kusuru oranında zarardan sorumlu olmalarıdır. Araç sürücüsünün kusursuz olması halinde, sürücü haksız fiil hükümlerine göre zarardan sorumlu olmayacağından işleten ve sigorta şirketinin de zarardan sorumlulukları doğmayacaktır. Bu bağlamda davamıza konu trafik kazasında, kazaya karışanların kusurlu hareketleri ve kusur oranlarının belirlenmesi; sürücü, işleten ve sigorta şirketinin sorumluluğunun belirlenmesi yönünden önem arz etmektedir. Bu açıklama ışığında dosyamıza konu trafik kazası değerlendirildiğinde, öncelikle kazaya karışanların kusurlu hareketleri ve kusur oranlarının tespiti gerekmektedir. Mahkememize sunulan bilirkişi raporunda; ... plakalı aracın arkadan çarpma eylemini gerçekleştirmesinden bahisle tam kusurlu olduğu belirtilmiştir. Kusur raporu, kazanın oluş şekline uygun olduğundan mahkememizce hükme esas alınmıştır. Mahkememize sunulan raporda; davacının sunduğu faturada yapılan onarımların ayrıntısı ile belirtilmemiş olmasından kaynaklı faturanın denetiminin yapılamadığı ve faturanın piyasa koşullarına uygun olmadığı, eksper raporunda belirlenen KDV hariç 41.147,18 TL'lik hasar bedelinin hasara ve onarım gören parçaların fiyatlarına uygun olduğu belirtilmiştir.Bilirkişi kök raporunda; davacının aracının önceki hasarları dikkate alınarak araçta değer kaybı oluşmayacağı belirtilmiştir. Rapora itirazlar üzerine Makine Mühendisi bilirkişiden ek rapor alınmıştır. Ek raporda; davaya konu kaza öncesinde davacının aracının 6 adet hasar kaydının olduğu, 20/09/2019 tarihinde davacının aracının davaya konu kaza ile aynı bölgeden hasara uğradığı, aynı onarımın davaya konu kazadan önce de yapıldığı, bu nedenle davaya konu kazadan kaynaklı değer kaybı oluşmayacağı belirtilmiştir. Zarar raporu, kazanın oluş şekli, hasar durumu, onarım yapılan aksam, kazadan önce onarılan aksam ve değer kaybının hesaplanmasına ilişkin ilkeler dikkate alınarak hazırlandığından mahkememizce hükme esas alınmıştır. Sonuç olarak; davaya konu kazada davacının kusurunun bulunmadığı, ancak davacının sunduğu hasar faturasının gerçek zarara ve piyasa koşullarına uygun olmadığı, bu sebeple davacıya eksik onarım bedeli ödenmediği, davacının aracında davaya konu kazadan dolayı onarım gören aksamın önceki kazada da onarım görmüş olması sebebiyle davacının aracında değer kaybı da oluşmayacağı kanaatiyle aşağıdaki şekilde davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Eldeki davada değer kaybı talebi yönünden davanın kısmi dava olarak açılması ve davacı tarafa ıslah imkanı verilmeden davanın reddine karar verilmiş olması sebebiyle istinaf kanun yolu açık olarak karar verilmiştir.Davacının, KTK m.97 gereğince sigorta şirketine yazılı başvuru yapmış olması sebebiyle davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığının kabulü gerekir. Trafik kazasından kaynaklı; sigorta şirketlerine karşı açılan davaların KTK m.97 gereğince zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığına dair; ... BAM 20. HD. 2024/ Esas ve 2024/ Kararında aynen, "6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.) Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur." şeklinde, KTK m.97 sebebiyle sigorta şirketine karşı açılan davaların zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı ve zorunlu arabuluculuk giderinin davacıya yükletilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu nedenle eldeki davada zorunlu arabulucuya ödenen ücretin diğer davalıların da tacir olmaması sebebiyle davacıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere; 1-Davanın reddine, 2-Hüküm tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından; 230,66 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 196,94 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak, hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 hükümlerine göre hesaplanan 13.506,09 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalılara eşit şekilde verilmesine, 6-Davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı anlaşılmakla; 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin 12 ve 13. Fıkralarına göre; suç üstü ödeneğinden zorunlu arabulucuya ödenen 3.200,00 TL'nin davacıdan alınarak, hazineye irat kaydına, 7-HMK m.333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 8-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına, Dair; kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 19/09/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır