İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1016 E. 2025/1208 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1016
- Karar No
- 2025/1208
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/ KARAR NO : 2025/
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALILAR:1- 2- VEKİLLERİ : Av. Av.
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/09/2022 KARAR TARİHİ : 05/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Davacı şirketin başlıca karoser ve otomobil dizayn sektörlerinde yıllardır faaliyet gösteren çok sayıda araç ihraç eden sektöründe öncü bir şirket olduğunu, Şirket yetkilisi ..., 05.09.2022 tarihinde şirket adresine tebliğ edilen, ... 19. Noterliği'nin 25.08.2022 tarih ve yevmiye no.'lu ve ... 10. Noterliğinin 29.08.2022 tarih ve yevmiye nolu Ödememe Protestoları ile dava konusu; 25.08.202 tanzim ve 23.08.2022 vade tarihli, keşidecisi ... Otomotiv.. Ltd. Şti, lehtarı ... olan 150.000. USD tutarında, 5.08.2020 tanzim ve 25.08.2022 vade tarihli, keşidecisi ... Otomotiv.. Ltd. Şti, lehtarı ... Turizm Ltd. Şti. Olan 500.000.USD tutarındaki BONOLARDAN haberdar olduğunu, davaya konu bonoları protesto eden ... şirketi ile bu şirketin sahibi ...'a hiçbir borcu olmayıp, protestoya konu olan bonolar müvekkil şirket tarafından düzenlenmediğini, her iki bonodaki imzalar şirket yetkilisi ...'e ait olmadığını, bu imzaların taklit edildiğini, davalı tarafın borca batık olduğunu, davalı şirket ve sahibi/yetkilisi ...' a karşı başlatılan farklı davalar ve icra takiplerinin mevcut olduğunu, borca batık olan ve alacaklılarından mal kaçırma amacıyla her türlü gayreti gösteren ...'ın, sahte imza ile müvekkil şirket aleyhine senetler düzenleyerek kendi borçlarını karşılıksız bırakmayı amaçladığını ileri sürerek dava konusu senedin iptaline karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu bonoların davacı şirket ile davalı ve davalının yetkilisi olduğu şirket arasında gerçekleştirilen ticari bir iş sonucu oluşan alacaklardan kaynaklandığını, ava konusu bonolarda yer alan davacı şirkete ve şirket yetkilisine ait imzalar ve kaşe üzerinde, adli tıp marifetiyle yapılacak incelemeler neticesinde, söz konusu imzanın davacı şirket yetkilisi ... ve kaşenin davacı şirkete ait olduğu anlaşılacağını, Davacının kötü niyetli olarak, müvekkilin alacağının tahsilini engellemek amacıyla işbu haksız davayı açtığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, dava konusu senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Davacı taraf senetlerdeki imzanın şirket yetkilisi ...'e ait olmadığını aynı zamanda senetli alacaklı görünenlerle aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını ileri sürmüştür.Davacı menfi tespit isteminin senetteki imzanın sahteciliğinin yanında senedin bedelsiz oluşuna dayandırmıştır. Söz konusu senetler hakkında çeşitli grafolojik raporlar alınmıştır. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/ soruşturma sayılı dosyasında 05/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda imzaların ... eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Mahkememiz dava dosyasından alınan 05/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda ise senetlerdeki imzaların ... eli ürünü olduğu saptanmıştır. ... Jandarma Kriminal Daire Başkanlığı'nın 11/08/2023 tarihli raporunda ise imzaların basit ... olması nedeniyle ... ile ürünü olup olmadığı tespit edilememiştir. ... Bölge Kriminal Polis Laboratuvar Müdürlüğünün de 01/11/2022 tarihli raporuna göre senetlerdeki imzaların basit ... olması nedeniyle ...'e ait olup olmadığı hususunda tespit yapılamamıştır.Mahkememizce ... ATK Fiziki İhtisas Daire Başkanlığında rapor talebinde bulunulmuş 02/02/2024 tarihli ATK raporuna göre senetlerdeki imzaların basit ... olması nedeniyle ...'e ait olup olmadığı hususunda tespit yapılamamıştır.Dava konusu senetler üzerinde bir rapor imzaların ...'e ait olduğu yönünde müspet tespit içerirken bir raporda ise imzaların ...'e ait olmadığı yönünde menfi tespit bulunmaktadır. Diğer üç rapor ise menfi ya da müspet bir tespit içermemektedir. Senetteki imzanın şirket yetkilisine ait olup olmadığı hususunda tereddüt giderilemediğinden yargıtay kararlarında da vurgulanan ... Sanatlar Fakültesinden rapor alınmasına karar verilmiş raporun beklendiği aşamada davacı vekilinin ticari defter ve belgelerde inceleme yapılmasına yönelik talebi hususunda araştırma yapılarak bilirkişi raporu alınmış senetlerin taraf defterlerinde kayıtlı olmadığı görülmüştür.Son alınan grafolojik rapor kapsamında düzenlenen denetime ve hüküm kurmaya elverişli ... Sanatlar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi bilirkişi heyet raporuna göre; "Toplamda beş adet senet üzerindeki borçlu imzaları ve dosyada mevcut ... imzalı mukayese belgeler incelenmiştir. Yapılan bu incelemede şekil ve bulgular tersim, seyir, sürat, istikamet, biçimlerin karakteristik hareket başlangıçları, alışkanlıklar doğrultusunda yapılan refleks yapılanmaları açısından işleklik ayrıntılı olarak değerlendirilmiştir. Senetler üzerindeki imzaların oybirliği ile ... eli ürünü olduğu kanaatine varılmıştır.'' şeklinde rapor sonucu tanzim edilmiştir. Bilirkişi heyet raporunda da vurgulandığı üzere dava konusu senetlerin ... eli ürünü olduğu anlaşılmakla senetteki imzaların şirket yetkilisine ait olduğu davacının imzadaki sahtelik iddiasının doğru olmadığı kabul edilmiştir. Bedelsizlik iddiası yönünden ise senetlerin tarafların ticari defter kayıtlarında yer almamasının senedin hüküm ve kuvvetine etkisi bulunmamaktadır. Senetlerin tarafların kayıtlarında olmamasının da sonuca bir etkisi yoktur. Kambiyo senedinin temel ilişkisi olan hukuki işlem taraflar arasında ihtilafsız olarak belirlendiği durumlarda temel ilişkideki haklılık durumuna göre değerlendirme yapılabilir ise de bunun dışında kambiyo senetleri illetten mücerret olduğundan temel ilişkiden bağımsız borç ilişkisi yarattığından ticari defterlerde herhangi bir kaydın bulunmaması durumunda senedin hüküm ve kuvvetine herhangi bir etkisi bulunmayacaktır.Zira; bilindiği üzere kambiyo senetleri (ticari senetler) ihdasi (kurucu) nitelikteki senetlerdendir. Gerçekten, bir borç için kambiyo yükleniminde bulunulması borcun yenilenmesi (tecdidi) sonucunu doğurmaz(BK., m. 133). Bu durumdaki bir borç hakkında kambiyo senedi düzenlendiği takdirde, taraflar arasında biri asıl borç ilişkisi, diğeri kambiyo ilişkisi olmak üzere iki çeşit ilişki bulunur. Aynı durum, kambiyo senedinin tedavülü halinde de karşımıza çıkar. Bir kambiyo senedi ciro edildiği zaman ciranta ile ciro edilen kişi arasında kural olarak bir temel ilişki (asıl borç ilişkisi) bulunmaktadır. Ayrıca, bu iki kişi arasında kambiyo hukukundan doğan bir kambiyo ilişkisi de mevcuttur. Dava dosyamıza ait yargılama konusu çekler bakımından da durum kambiyo senedinin tedavülünden kaynaklanmaktadır.Kambiyo taahhüdünde bulunulmasına neden olan ve temel ilişkideki asli para edimini teskil eden “temel alacak”, o kambiyo taahhüdünün hukuki sebebini olusturur. Ancak, kambiyo taahhüdünün geçerliliği sebebe bağlı olmayıp, bu senetler maddi anlamda soyut (mücerret) senetlerdir. Kambiyo senetlerinin maddi anlamda soyutluğu ilkesi gereğince temel alacağın mevcut olmaması, geçersiz olması kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmamakta, fakat sebepteki /temel iliskideki) sakatlık kambiyo borçlusuna“nedensiz zenginlesme defi” öne sürme hakkını vermektedir. Bu davayı açan davacı, kambiyo senedinin hükümsüzlüğünü öne sürmemekte, tersine kambiyo taahhüdünün varlığını kabul etmektedir. Ancak, borçlu, temel ilişkiden bir alacak hakkı doğmadığı halde, kambiyo senedi alacağının istenmesi nedensiz zenginlesme olusturduğundan kambiyo taahhüdünü yerine getirmek zorunda olmadığını öne sürmektedir. Bu noktada menfi tespit isteminde bulunan; temel ilişkinin varlığını, temel ilişkide ki sözleşmenin türünü, kambiyo senedinin hangi nedenle ve sözleşmesel ilişki nedeniyle verildiğini ispatladıktan sonra bu temel ilişkideki hangi nedenlerden dolayı kambiyo taahhüdünü yerine getirmek zorunda olmadığını ispatlamakla yükümlüdür. Burada iki aşamalı bir ispat yükü söz konusudur ve ispat yükü de menfi tespit isteminde bulunan kişi üzerindedir. Buna ilişkin ispat yükümlülüğü yerine getirilmediği takdirde kambiyo senetlerinin maddi anlamda soyutluğu ilkesi ve mücerretlik ilkesi gereğince temel ilişkiden bağımsız borç ilişkisi yaratacağından kambiyo senetleri nedeniyle sorumlu olunacaktır. ...’nun 17.12.2003 gün ve E:2003/ K:2003/; 12.10.2011 gün ve E:2011/ K:2011/ 04.12.2013 gün ve E:2013/ K:2013/ 14.05.2014 gün ve E:2013/ K:2014/ sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Davaya konu bono bir yazılı delil olduğundan davacının bu yazılı delile karşı ispat yükü yukarıda belirtildiği üzere davacı taraf üzerindedir. Bilindiği üzere HMK Madde 201'e göre; senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz. Yazılı delille ispatı gerekir. Davacı tarafça dosyaya buna ilişkin bildirilmiş ve sunulmuş yazılı delil de bulunmaktadır. Senetlerin tarafların kayıtlarında olmamasının da sonuca bir etkisi yoktur. Kambiyo senedinin temel ilişkisi olan hukuki işlem taraflar arasında ihtilafsız olarak belirlendiği durumlarda temel ilişkideki haklılık durumuna göre değerlendirme yapılabilir ise de bunun dışında kambiyo senetleri illetten mücerret olduğundan temel ilişkiden bağımsız borç ilişkisi yarattığından ticari defterlerde herhangi bir kaydın bulunmaması durumunda senedin hüküm ve kuvvetine herhangi bir etkisi bulunmayacaktır. Bu sebeple davanın reddine karar verilmiştir.Dava konusu senetlerin takibe konu edilmemesi yönünden tedbir kararı verilmediğinden İİK 72/4 maddesi uyarınca davacı aleyhine icra tazminatına da hükmolunmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Davanın reddine, 2-11.830.000,00-TL %20 'si, tutarında icra inkar tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 3-Harçlar yasası gereğince alınması gerekli 615,40 TL harçtan başlangıçta alınan 202.026,83 TL harcın mahsubu ile bakiye 201.411,43 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı taraflar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre hesap ve takdir edilen 1.080.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara eşit oranda ödenmesine, Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya Mahkememize ulaştırılmak üzere aynı nitelikteki başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde kullanılabilecek ... olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 05/11/2025
Başkan E-imzalı Üye E-imzalı Üye E-imzalı Katip E-imzalı