İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/222 E. 2023/1389 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/222
Karar No
2023/1389
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/ KARAR NO: 2023/ HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/03/2015 KARAR TARİHİ : 23/11/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı vekili, davalı ile aralarında ticari ilişki kapsamında cirolayarak dört adet çek vererek ödeme yaptığını, çeklerin karşılıksız çıktığının bildirilmesi üzerine bu çeklerin yerine geçmek üzere üç adet toplam 200.000,00 TL bedelli çekler verilerek borcun ödendiğini, davalının karşılıksız çıkan çekleri iade etmeyerek icra takibine konu ettiğini, açtıkları takibin iptali davasının icra hukuk mahkemesi tarafından reddedildiğini belirterek icra takibine konu edilen çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadıklarının tespitini, ödeme yapılır ise istirdatı ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: İspat yükünün davacıda olduğunu, davacının iddia ettiği çeklerin icra takibi ile bir alakasının olmadığını, daha sonra verilen çeklerin başkaca ilişkilere ilişkin olduğunu, çeklerin iadesine ilişkin yapılmış bir anlaşma olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. DELİLLER:Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, beyan dilekçeleri, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Dava, hukuki niteliği itibariyle menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkememiz yargılaması sırasında dosya taraflara ait ticari defter ve belgelerini inceleme yapılabilmesi amacıyla bilirkişiye tevdi edilmiştir.SMMM bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu bilirkişi raporunda özetle: Davalıya yazılı defterlerin 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 224 ve 225.Maddeleri ile 6762 sayılı eski T.T. Kanunun 66. Maddesi ve 6102 sayılı Yeni T.T.Kanunun 64. Maddelerine göre açılış tasdiklerinin süresi içinde yaptırıldığı, Kapanış tasdiki için 30.06.2016 tarihine kadar süre bulunduğu. kök raporda “Taraf kayıtları Arasındaki Farklılıklar” kısmında açıklandığı üzere fiilen iade edilmemiş olmasına rağmen davalı tarafından çek iade olarak yapılan kayıtların, bu sefer Tekdüzen Muhasebe Sistemi Uygulamalarına uygun olarak 101.04 karşılıksız çekler hesabına devrettiği. Karşılıksız çıkan çeklere ,istinaden icra yoluyla yapmış olduğu tahsilatları ve çek tazminatlarını bu hesaba alacak kayıt ettiği, mahkememizin vermiş olduğu karara istinaden yapılan incelemeye göre takibe konu çekler ile karşılıksız çekler hesabına kayıt edilen çeklerin aynı çekler olduğu ve davacı tarafından yapılan ödemelerin davalı defterlerine kayıt edildiği, davalı kayıtlarına göre, davacının davalıdan 2015 tarihi itibariyle 199.967,14 TL alacaklı göründüğü, Kök raporda açıklandığı üzere 2014 yılı sonu itibariyle davacının, davalıdan 200.000 TL alacaklı göründüğü, buna göre taraflar arasındaki farklılığın 32,86 TL olduğu mütalaa edilmiştir.Dava, 4 adet çeke dayalı borcun yenilenmesi için verilen 3 adet çekten dolayı menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.Mahkememizin daha önceki kararında her ne kadar davanın kabulü ile davacının borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiş ise de, mahkememizin kararı ... 11.HD'nin 19.11.2020 tarih, 2020/- EK ilamı ile bozulmuştur.Yargıtayın bozma gerekçesi; "Dava, 4 adet çeke dayalı borcun yenilenmesi için verilen 3 adet çekten dolayı menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK 133. maddesine göre, “Yeni bir borçla mevcut bir borcun sona erdirilmesi ancak tarafların bu yöndeki açık iradesi ile belli olur. Özellikle mevcut borç için kambiyo taahhüdünde bulunulması veya yeni bir alacak senedi düzenlenmesi, tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça yenileme sayılmaz.” Davacı her ne kadar dava konusu çeklerin, daha önceden kendisine iade edilmesi gereken çeklerin yenilemesi mahiyetinde verildiğini ve o çek bedellerinin de ödendiğini iddia ederek borcun sona erdiğini belirtmiş ise de, yukarıda bahsi geçen TBK 133. madde kapsamında, borç yenilemesi olduğunu usulüne uygun delillerle ispatlayamamıştır. Davalı da bu çeklerin öncekilerden bağımsız müstakil bir borç ilişkisi için kendisine tevdi edildiğini savunduğundan, senede karşı senetle ispat kuralına göre davacının iddia ve delillerinin sorularak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 19.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi." şeklindedir.Her ne kadar ... bozma ilamına rağmen tekrar SMMM bilirkişisi tarafından rapor aldırılmış ise de, ... ilamına uyulmasına karar verildikten sonra yapılacak iş, ... bozma ilamı doğrultusunda senede karşı senetle ispat kuralına göre davacının iddia ve delillerinin sorulması olduğundan, aldırılan bilirkişi raporu değerlendirmeye alınmamıştır.Bu kapsamda tüm dosya içeriği bir arada değerlendirildiğinde; Davacı her ne kadar dava konusu çeklerin, daha önceden kendisine iade edilmesi gereken çeklerin yenilemesi mahiyetinde verildiğini ve o çek bedellerinin de ödendiğini iddia ederek borcun sona erdiğini belirtmiş ise de, TBK 133. madde kapsamında, borç yenilemesi olduğunu usulüne uygun delillerle ispatlayamadığından ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 3.150,54 TL'den mahsubu ile bakiye 2.880,69 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan; bilirkişi gideri 800,00 TL, posta ve tebligat masrafı 190,00 TL olmak üzere 990,00 TL gider avansının davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, 5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 29.517,50 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde da Temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/12/2023 Katip ... E-imzalıdır. Hakim ... E-imzalıdır.

Atıf: Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/222, K. 2023/1389, T. 23.11.2023, www.arakarar.com/karar/bursa-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-222-e-2023-1389-k-0a7c5e848d1d