İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/372 E. 2019/1214 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/372
Karar No
2019/1214
Karar Tarihi

T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2019/372 Esas - 2019/1214 T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR ESAS NO : 2019/372 KARAR NO : 2019/1214 BAŞKAN : ..... ÜYE : .... ÜYE : ... KATİP : ...... DAVACI : ... İNŞAAT TURİZM SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Balat Mah.Sıhhıye cd. 54. Sk. N:2/30 Nilüfer Bursa VEKİLİ : Av. ......... DAVALILAR : 1- ... - T.C. N:...... Akçalar Mah. Kavak Cad. No:45 Nilüfer/ BURSA 2- ... - T.C. N:....... Çamlıca Mh. Gelincik(190) Sk. No:4/1 Nilüfer/ BURSA VEKİLİ : Av. ,... 3- ... - .... Nalbantoğlu Mah. Uzunçarşı Cad. No:57 Osmangazi-Bursa VEKİLİ : Av. ..... 4- .... MÜHENDİSLİK YAPI SANAYİ VE TİC. LTD . ŞTİ. Fatih Mah. Alparslan Cd. No:9/A Uşak Uşak Merkez/ UŞAK DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 24/04/2019 KARAR TARİHİ : 20/11/2019 Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında, DAVACININ TALEBİ : Davacı taraf dava dilekçesinde özet olarak davacının davalılardan ...'ın bir inşaatında müteahhit olarak çalıştığını bundan dolayı bakiye 2.834.560,08 TL alacaklı olduğunu, alacağın ödenmemesi üzerine bir ihtarname ile sözleşme feshedilerek Bursa 19. İcra Dairesinin 2018/... sayılı dosyasıyla takip yapıldığını, davalı borçlu ...'ın başlangıçta takibe itiraz ettiğini, ancak konkordato tedbirleri aldlıktan sonra itirazdan feragat ettiğini, bu şekilde takibin kesinleştiğini, ancak borçlunun 2018 yılı temmuz ayı başlarında yüzlerce taşınmazını elinden çıkararak güvendiği kişiler veya yakınları üzerine devrettiği ortaya çıktığını, taşınmazlardan altısının ... isimli kişi vasıtasıyla ...'ye devredildiğini, bazı taşınmazlarında Mehmet Yıldız'a intikal ettirildiğini, keza dört taşınmazında ...aracılığıyla ... isimli kişiye intikal ettirildiğini, bazı taşınmazlar üzerinde haciz, tedbir ve ipotek bulunduğunu, TBK 202. Maddesi gereğince bir mal varlığının veya bir işletmeyi aktif ve pasifleriyle birlikte devralan kişinin işletmedeki borçlardan sorumlu olduğunu, tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi gereğince talep hakları bulunduğunu ileri sürerek Bursa 19. İcra Dairesinin 2018/... sayılı dosyasında kesinleşmiş, 3.104.163,88 TL borcun tamamının ...'dan , diğer davalıların üzerlerine geçirdikleri taşınmazların değerleri miktarınca davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ CEVABI : Davalı ... vekili davanın reddini istemiş, davayı açmakta hukuki yarar bulunmadığını zira kesinleşmiş bir takip ve yapılmış hacizler bulunduğunu, satış isteyip alacağı tahsil etme imkanı bulunan davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, kapı demirlerinin muvazaalı olmadığını, gerçek değerleri üzerinden borçlarına karşılık ödeme yapılmak amacıyla satış yapıldığını, ortada TBK 202. maddesi kapsamında bir mal varlığı yahut işletme devri söz konusu olmadığını ileri sürmüştür. Diğer davalı ... de TBK 202. Maddesi gereğince dava açılamayacağını, ipotek yüklü birkaç taşınmazın karşılıkları ödenmek suretiyle ve alacaklarını kurtarabilmek umuduyla satın aldıklarını ancak sonuçta zarar ettiklerini, mal kaçırma iddiaları yüzünden davalının iş yerinin kurşunlandığını, halbuki Davalı Yahya'nın taşınmaz alım satımıyla uğraştığını ileri sürmüştür. DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava literatürde “tüzel kişilik perdesinin aralanması” adı verilen bir dava olduğu iddiasıyla açılmış ancak işletme devri sebebiyle borçtan sorumluluk ilkesine dayalı alacak davasıdır. Tüzel kişilik perdesinin aralanması davasının özünde, bir şirket görüntüsü altında faaliyet gösteren ve kayden şirket ortağı veya yöneticisi olmayan kişinin şirket borçlarından sorumluluğuna baş vurulması vardır. Somut olayda böyle bir durum söz konusu değildir. Tüzel kişilik perdesi arkasında üçüncü kişilerden gizlenen bir faaliyetten bahsedilmemektedir. Davanın özünde işletme devri sebebiyle borçtan sorumluluk iddiası vardır. Türk Borçlar Kanununun 202’nci maddesi “Bir malvarlığını veya bir işletmeyi aktif ve pasifleri ile birlikte devralan, bunu alacaklılara bildirdiği veya ticari işletmeler için Ticaret Sicili Gazetesinde, diğerleri için Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak, onlara karşı malvarlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu olur” hükmünü getirmiştir. Bu durum bir çeşit “borcun üstlenilmesidir.” Önceki borçlunun müteselsil borçluluğu da iki yıl daha sürecektir. Ancak bu hükme istinaden bir kişinin sorumluluğuna gidilebilmesi için nispeten külli bir malvarlığı devrinden bahsedilmelidir. Kanunda kullanılan kelimeler tesadüfen seçilmiş değildir. Kanun bir malın devrinden değil malvarlığının devrinden söz etmektedir. Tekil veya cüz’i mal devri bu kapsamda değildir. Buradaki cüz’i ifadesi azlık anlamında değil kısmi olma anlamında kullanılmıştır. Kanundaki mal varlığı ifadesi bir kişinin tüm mallarının bütününü de anlatmaz. Anlatılmak istenen, belli bir amaca özgülenmiş, birbiri ile bağlantılı, gelir getirici bir faaliyette kullanılan, kimi üretimde, kimi pazarlamada, kimi de stokta kullanılarak bütünlük sağlayan mallardır. Örneğin bir kişinin çiftliği iyi bir örnek olabilir. Çiftliğin binası, tarlaları, tarım aletleri, hayvan ve bitkiler bütün halinde malvarlığıdır. Bu çiftliği olduğu gibi devralan bir kişi, örneğin devredenin çiftlikle ilgisiz bir fabrikasını, evini, arabasını devralmamış olsa bile bir mal varlığını devralmış sayılır. Ancak sadece bu çiftlikle ilgili borçlardan sorumlu olur. Devreden ne kadar borçlu olsa ve hatta çiftliği alacaklılardan mal kaçırma amacıyla devretmiş olsa dahi devralan örneğin fabrika borçlarından veya devredenin şahsi borçlarından sorumlu olmaz. Nitekim kanun daha iyi anlaşılsın diye işletme tabirini de kullanmıştır. Bir kişinin ayrı ayrı mesela tarım işletmesi, sanayi işletmesi veya atölye gibi küçük işletmesi bulunabilir. Bu şahıs her bir işletmeyi ayrı ayrı devrederse devralanlar sadece kendi devraldıkları işletmeden kaynaklanan borçtan sorumlu olurlar. Bu izahat yapmanın sebebi şudur ki, bir borçlu alacak takiplerini semeresiz bırakmak için bazı mallarını devrederse T. B. K. 202’nci maddesi uygulama alanı bulamaz. Burada uygulanacak hüküm İcra İflas Kanununun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptaline ilişkin düzenlemelerdir. Somut olayda tekil bazı malların devrinden söz edilmektedir. Birbiriyle ekonomik bütünlük sağlamayan, bir malvarlığı veya işletmenin parçası sayılamayacak nitelikteki malların devri söz konusudur. Davacı taraf T.B.K. 202’nin uygulamasını isteyemez. Ancak tasarrufun iptali davası açabilir. Zaten asıl borçlunun borcu bu işletmeden veya mal varlığından doğmadıkça devralanın sorumluluğu da olmaz. Yani asıl borçlunun herhangi bir sebepten doğmuş başka borçları, işletmenin borcu değildir. Davacı tarafın istediği alacakların dava konusu mallarla irtibatından da söz edilmemiştir. Bu nedenle davanın reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın reddine, Alınması gereken 44,40-TL harcın peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 52.966,96.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, Davalı vekili lehine takdir edilen 96.242-TL ücret-i vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı tarafça yapılan muhakeme masrafının kendi üzerinde bırakılmasına, Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine dair kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup anlatıldı. 20/11/2019 İş bu kararın gerekçesi 20/11/2019 tarihinde yazılmıştır. Başkan ... e-imzalıdır Üye .... e-imzalıdır Üye .... e-imzalıdır Katip .. e-imzalıdır

Atıf: Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/372, K. 2019/1214, T. 20.11.2019, www.arakarar.com/karar/bursa-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-372-e-2019-1214-k-c9433766a821