İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/963 E. 2019/1099 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/963
- Karar No
- 2019/1099
- Karar Tarihi
T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/963 Esas - 2019/1099 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018/963 KARAR NO : 2019/1099 HAKİM : ..... KATİP : ........ DAVACI : ... YÖNETİM A.Ş VEKİLİ : Av. ...... Uluyol Tezcan Sokak Şenocak İşhanı No:1 Kat:5 D:25 Osmangazi/Bursa DAVALILAR : ... TC : ....... Topçular Mah. Hilmi Özkök Cad. No:3/1 Gölcük/Kocaeli ... TC : .. Osmaniye Mah. Ahmet Ayollu Cad. No:39/8 İnegöl/Bursa VEKİLİ : AV. ........ Hacı İlyas Mah. 1.Sezen Sk. Arat İş Mrk. No:4/7 Osmangazi/Bursa ... TC : ... Üçevler Mah. Öğretmen Cad. No:40/1 Nilüfer/Bursa VEKİLİ : Av. ÖZGEN KARADAYI Ressam Şefik Bursalı Cad.Kutun - Çakmak İşh.No:9 Kat:4 Osmangazi/Bursa ... TC : ........ Paşakent Mah. 1048 Sk. No:25/4 Bandırma/Balıkesir VEKİLİ : Av. ....... Kıbrıs Şehitleri Cad. Arkur Doğu Han İş Merkezi K:9 D:903 Osmangazi/Bursa DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/07/2018 KARAR TARİHİ : 17/10/2019 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili beyanlarında;Davalılar aleyhine Bursa 15.İcra Müdürlüğünün 2017/... sayılı takip dosyasıyla icra takibi başlattıklarını, takibin dava dışı asıl kredi borçlusu ... Pencere.. A.Ş ile davacı banka arasında imzalanan kredi sözleşmesinden kaynaklandığını, davalıların bu kredi sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefil olduklarını, davalıların başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiklerini, davalılar tarafından kredi borçlusu şirket ortaklığından ayrılmış olmaları sebebiyle kefillikten istifa ettiklerine dair ihtarname gönderdiklerini, teminat mektuplarının süresinin dolduğu ancak daha sonrasında borçlu şirkete yeniden teminat mektubu verildiği iddiasında bulunulmuş ise de, bu taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, teminat mektubunun süresinin uzatılmasının ayrı bir kredi işlemi olmadığını, var olan riskin daha sonradan takip hesaplarına aktarıldığını, takibe yapılan itirazın haksız olduğunu, bu nedenle iptali gerektiğini, alacak likit olduğundan da %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı ... beyanlarında ; TBK'daki kefalet sözleşmesine ilişkin şekli şartların yerine gelmediğini, kefilin sorumluluğuna ilişkin azami sorumluluğunun kefilin el yazısıyla yazılması gerektiğini, kefalete ilişkin kendi el yazısıyla beyanının bulunmadığını, imzasının şirket için olduğunu, yine şirket ortaklığından ayrıldığını, teminat mektuplarının süresinin dolmasından dolayı geçerli bir kefalet kabul edilse dahi kefaletinin teminat mektubu açısından 31/12/2016 tarihinde sona erdiğini, bu sebeple davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava Bursa 15.İcra Müdürlüğünün 2017/... sayılı takip dosyasında davalıların ödeme emrine itirazlarının iptali davasıdır. Takip konusu alacağın dava dışı ... Pencere A.Ş'nin davacı bankandan kullanmış olduğu krediden kaynaklandığı, davalıların da bu sözleşmenin müteselsil kefili oldukları anlaşılmaktadır. Taraflar arasında kredinin kullanıldığında kefalet sözleşmesi yapıldığında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf kefalet sözleşmesinde eş rızasının bulunup bulunmadığı, bunun kefaletin geçerliliğine etkisi ile kredi kullanan dava dışı şirkete verilen teminat mektubunun süresi dolmadan önce davalıların şirketteki hisselerinin üçüncü kişileri devretmeleri nedeniyle teminat mektubunun süresinin uzatılmasının davalıların sorumluluğuna etkisi bulunup bulunmadığı, hisse devri nedeniyle kefalet sözleşmesinden dönülüp dönülemeyeceği noktasındadır. Eş rızası hususunda taraflar kefalet sözleşmesi düzenlenirken şirket ortağıdır bu sebeple bu savunmalar mahkememizce kabul görmemiştir. Uyuşmazlık konusu olan teminat mektubunun süresinin 31/12/2016 tarihi olduğu, bu teminat mektubunun süresinin daha sonra uzatıldığı anlaşılmaktadır. Davalı taraf süresi sona eren 31/12/2016 tarihli teminat mektubunun süresinin uzatılmadığını, diğer verilen teminat mektubunun yeni bir teminat mektubu olduğunu ileri sürmüşse de teminat mektubunun süresinin uzatılmış olduğu anlaşılmaktadır. Türk Borçlar Kanunun'nun kefalet sözleşmesini düzenleyen 581 ve devamı maddeleri dikkate alınmalıdır. TBK'nun 598.maddesi kefaletin sona ermesi halini düzenlemiştir. Buna göre kefalet; Hangi sebeple olursa olsun, asıl borç sona erince, kefil de borcundan kurtulur. Borçlu ve kefil sıfatı aynı kişide birleşmiş olursa, alacaklı için kefaletten doğan özel yararlar saklı kalır. Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. Kefalet, on yıldan fazla bir süre için verilmiş olsa bile, uzatılmış veya yeni bir kefalet verilmiş olmadıkça kefil, ancak on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir. Kefalet süresi, en erken kefaletin sona ermesinden bir yıl önce yapılmak kaydıyla, kefilin kefalet sözleşmesinin şekline uygun yazılı açıklamasıyla, azamî on yıllık yeni bir dönem için uzatılabilir. Dava konusu uyuşmazlıkta kefaletin sona ermesini düzenleyen bu maddedeki koşullar bulunmamaktadır. TBK 599 maddesi kefaletten dönmeyi düzenlemektedir. TBK 599.maddesine göre; Gelecekte doğacak bir borca kefalette, borçlunun borcun doğumundan önceki mali durumu, kefalet sözleşmesinin yapılmasından sonra önemli ölçüde bozulmuşsa veya mali durumunun, kefalet sırasında kefilin iyiniyetle varsaydığından çok daha kötü olduğu ortaya çıkmışsa, kefil alacaklıya yazılı bir bildirimde bulunarak, borç doğmadığı sürece her zaman kefalet sözleşmesinden dönebilir. Kefil, alacaklının kefalete güvenmesi sebebiyle uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür. TBK 600.maddesi süreli kefaletin sona ermesini düzenlemektedir. Buna göre ; Süreli kefalette kefil sürenin sonunda borcundan kurtulur. TBK 601.maddesi süreli olmayan kefaletin sona ermesini düzenlemektedir. Buna göre ; Süreli olmayan kefalette kefil, asıl borç muaccel olunca, adi kefalette her zaman ve müteselsil kefalette ise, kanunun öngördüğü hâllerde, alacaklıdan, bir ay içinde borçluya karşı dava ve takip haklarını kullanmasını, varsa rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçmesini ve ara vermeden takibe devam etmesini isteyebilir. Borç, alacaklının borçluya yapacağı bildirim sonucunda muaccel olacaksa kefil, kefalet sözleşmesinin kurulduğu tarihten bir yıl sonra alacaklıdan, bu bildirimi yapmasını ve borç bu suretle muaccel olunca, yukarıdaki fıkra hükümleri uyarınca takip ve dava haklarını kullanmasını isteyebilir. Alacaklı, kefilin bu istemlerini yerine getirmezse, kefil borcundan kurtulur. Davalı taraf her ne kadar kefalet akdinden döndüğünü bildirmiş ise de kefaletin sona ermesinin ve kefaletten dönmeyi düzenleyen TBK 598,599,600 ve 601.maddelerindeki hallerden hiç birisi somut uyuşmazlıkta bulunmamaktadır. Davalı taraf teminat mektubunun süresi dolmazdan evvel hisseleri devrettiği gerekçesi ile davacıya ihtarname yollayarak kefaletten döndüğünü bildirmiş ise de hisselerin devredilmiş olması daha önce imzalanın kredi sözlemesindeki kefaletten sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Davalılar davacı bankanın teminat mektubunun süresini uzatmasını, hisselerin devri ve davacıya çekilen ihtarnameden sonra olduğu için kefalet sözleşmesi kapsamında değerlendirilemeyeceğini iddia etmişlerse de mevcut bir teminat mektubunun süresinin uzatılması yeni bir teminat mektubu verme niteliğinde değildir. Davalılar aynı zamanda dava dışı şirketin ekonomik durumunun yerinde olduğu ve belli bir mal varlığına sahip olduğunu ileri sürerek teminat mektubunun süresinin uzatılmasında davacı bankanın kötü niyetli olduğunu savunmuşlarsa da var olan bir teminat mektubunun süresinin uzatılması davacının kötü niyetli olduğu sonucunu doğurmayacaktır. Dava dışı kredi borçlusu şirketin ekonomik durumunun da nasıl olduğu teminat mektubunun süresinin uzatılmasında davacının kötü niyetli olduğunu ortaya çıkarmamaktadır. Davalılar şirket ortaklığından ayrılmışsa da müteselsil kefil sıfatıyla imza koydukları sözleşme ve bu sözleşmeden kaynaklanan borçlar nedeniyle sorumludurlar. Kefaletten döndüklerini ileri sürerek bu sorumluluktan kurtulamazlar. Dosya kapsamında bankacı bilirkişiden rapor alınarak takip talebindeki borç miktarı hesaplatılmış, hüküm kurmaya elverişli olan denetime olanaklı rapor içeriğine göre takip tarihi itibariyle davalı borçlu ... için; 99.837,09 Tl asıl alacak, 7.833,74 TL işlemiş faiz, 76,87 Tl BSMV , 454,39 TL masraf olmak üzere toplam 108.202,09 TL, davalı borçlu ... için 99.837,09 Tl asıl alacak, 8.167,52 TL işlemiş faiz, 111,06 Tl BSMV , 454,39 TL masraf olmak üzere toplam 108.570,96 TL, davalı borçlu ... için; 99.837,09 Tl asıl alacak, 7.945,55 TL işlemiş faiz, 88,59 TL BSMV, 454,39 TL masraf olmak üzere toplam 108.325,62 TL, davalı borçlu ... için; 99.837,09 Tl asıl alacak, 7.093,72 TL işlemiş faiz, 545,39 TL masraf olmak üzere toplam 107.385,20 TL üzerinden takibin devamına karar verilmiştir. Takibe konu asıl alacak likit olduğundan davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmolunarak davalı borçlulardan tahsiline karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle; 1-Davanın kısmen kabulü , kısmen reddi ile Bursa 15.İcra Müdürlüğünün 2017/... sayılı icra dosyasında davalı borçluların ödeme emrine itirazlarının kısmen iptaline, 2-Takibin davalı borçlu ... için; 99.837,09 TL sıl alacak, 7.833,74 TL işlemiş faiz, 76,87 TL BSMV , 454,39 TL masraf olmak üzere toplam 108.202,09 TL üzerinden; 3-Davalı borçlu ... için; 99.837,09 Tl asıl alacak, 8.167,52 TL işlemiş faiz, 111,06 TL BSMV , 454,39 TL masraf olmak üzere toplam 108.570,96 TL üzerinden; 4-Davalı borçlu ... için; 99.837,09 Tl asıl alacak, 7.945,55 TL işlemiş faiz, 88,59 TL BSMV, 454,39 TL masraf olmak üzere toplam 108.325,62 TL üzerinden; 5-Davalı borçlu ... için; 99.837,09 Tl asıl alacak, 7.093,72 TL işlemiş faiz, 545,39 TL masraf olmak üzere toplam 107.385,20 TL üzerinden; 6-Asıl alacaklara takip tarihinden itibaren yıllık %40 oranında temerrüt faizi ve faize %5 BSMV uygulanmak suretiyle icra giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte devamına, 7-99.837,09 TL'nin %20'si tutarında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 8-Fazlaya ilişkin talebin reddine, 9-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 7.416,48 TL harcın başlangıçta alınan 1.387,34 TL peşin harç ile icra veznesine yatırılan 574,34 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 5.454,80 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 10-Davacı tarafça yapılan 1.423,24 TL harç, 764,50 TL yargılama gideri toplam 2.187,74 TL'nin kabul ret oranına göre 2.063,04 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 11-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 14.264,24 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 12-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 2.725,00 TL maktu vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa ödenmesine, 13-Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine, Dair davacı vekili ile davalılar vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Yargı Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/10/2019 Katip ...... Hakim ...