İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/33 E. 2018/1651 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/33
- Karar No
- 2018/1651
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. ... DAVALI : .. VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Söz. Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/01/2018 KARAR TARİHİ : 13/12/2018 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/01/2019 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili beyanlarında özetle ; Davalı aleyhine Bursa 3.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, takip konusu alacağın taraflar arasındaki ticari ilişkide davalıya satılıp teslim edilen malların fatura bedellerinden kaynaklandığı, bu mallara ilişkin cari hesap ilişkisinde bir kısım ödemeleri olsa da takip konusu miktar kadar bakiye alacaklarının kaldığını, bunuda ödemediği gibi yapılan icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini, itirazın iptaline karar verilerek %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalı vekili süresi içerisinde yazılı beyanda bulunmadığı gibi delilde bildirmemiş, davalı vekili celse arasında vekaletname ibraz ettiği davanın Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava Bursa 3.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında davalının ödeme emrine itirazının iptali davasıdır. Takip konusu alacağın taraflar arasındaki satım sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Satım sözleşmesinde satıma konu malın alıcıya teslimini, alıcı da bu malın bedelini ifa etmekle yükümlüdür. Bu kapsamda satıcı sözlemeye konu malın teslim edildiğini ispat etmekle, alıcı da bu malın bedelini ödediğini ispat etmekle yükümlüdür. Taraflar arasında yazılı bir satım sözleşmesi yoktur. Davacı tarafça davalıya imza karşılığı malın teslim edildiğine dair bir belge de sunulmuş değildir, bu nedenle iddia ve savunmaların tespiti bakımından ticari defter ve belgelerin incelenmesine gerek duyulmuştur. Taraflara ticari defter ve belgelerini ibraz etmek üzere kesin süre verilmiş ve kesin süreye uymamanın müeyidesi olan ibrazdan kaçınmış sayılma ve hazır etmeyen tarafın diğer tarafın ticari defter ve belgelerindeki kayıtların doğru olduğunu kabul etmiş sayılacakları ihtar edilmiştir. İnceleme gününde davacı ve davalı taraf ticari defter ve belgelerini ibraz etmişlerdir. Yapılan bilirkişi incelemesine göre takibe konu edilen ve 2017 yılında düzenlenen faturalarda 1.306,26 TL ve 600,15 TL tutarlı faturaların davalı defterlerine kayıtlı olduğu, davacı tarafça düzenlenen 198,31 TL tutarlı faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı defterlerine göre davalıdan 2.000,00 TL tutarında tahsilat yapıldığı, bu tahsilatların 26/05/2017, 15/02/2018 tarihlerinde olduğu, davalı tarafça yapılan ödemelerin de davalı defterlerinde kayıtlı olan bu iki faturanın tarihlerinden sonra olduğu anlaşılmaktadır. Davacı defterlerinde davalıdan 939,56 TL önceki yıldan devir bakiyesi görülmektedir. 2016 yılında devreden bu bakiyenin davacı alacağına eklenip eklenmeyeceğini tartışmak gerekir. Takip dosyası incelendiğinde davacının bir önceki yıldan devri de kapsayan bir hesap muavini sunarak icra takibi yapmadığı, icra takibine dayanak belgelerin 29/05/2017, 22/05/2017, 17/01/2017 tarihli toplamda 1.044,28 TL tutarında olan faturaların icra takibine konu edildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere itirazın iptali davaları takiple sıkısıkıya bağlı davalardandır. Yani davacının takibe konu ettiği alacak tuturlarının dışında yargılama yapmak mümkün değildir bu sebeple davacının 2016 yılından 2017 yılına devreden 939,56 TL'lik bakiyeyi icra takibine konu etmediği sonucuna ulaşılmıştır. Davalının 2017 yılında ve 2018 yılında yapmış olduğu 1.000,00'er TL'lik toplamda 2.000,00 TL ödemenin hangi faturalara konu edileceği de diğer bir tartışma konusudur. Bu konuda BK'nun 101 ve 102.maddelerinde açıklık bulunmaktadır. TBK'nın 101.maddesine göre ; birden çok borcu bulunan borçlu ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir. Borçlu bildirimde bulunmazsa yapılan ödeme kendisi tarafından derhal itiraz edilmiş olmadıkça alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır. Dava dosyamıza davalı borçlu tarafından ödemenin hangi borç için yapıldığı noktasında iradesini ortaya koyan bir belge sunulmadığı gibi davacı tarafça da 2.000,00 TL'lik ödemenin hangi borca mahsuben alındığına dair düzenlenmiş bulunan bir makbuz da dosyaya sunulmamıştır. TBK'nun 102.maddesine göre ; kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme vadesi ilk önce gelmiş olan bir borç için yapılmış olur. Buna göre davalı tarafın 2.000,00 TL tutarında yapmış olduğu ödeme BK 102.maddesi uyarınca takibe ilk konu edilen faturalara mahsup edilmiş olup buna göre davacının takipte bakiye 104,72 TL alacağının bulunduğu anlaşıldığından takibin bu miktar üzerinden devamına karar verilmiştir. Davacının defterlerinde kayıtlı bulunan 936,56 TL'lik devir bakiyesinin bulunup bulunmadığı ve davalı defterlerinin incelenerek varlığının araştırılması da yukarıda açıklanan gerekçelerle yargılamamızın konusunu teşkil etmemektedir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle; 1-Davanın kısmen kubulü kısmen reddi ile; Bursa 3. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında davalının ödeme emrine itirazının kısmen iptaline, Takibin 104,72 TL asıl alacak üzerinden bu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %9,75 reeskont avans faizi uygulanmak suretiyle icra giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte devamına, 2-104,72 TL'nin %20'si tutarındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 35,90 TL harç peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-Davacı tarafça yapılan 71,80 TL harç, 454,50 TL yargılama gideri toplam 526,30 TL'nin kabul ret oranına göre 52,73 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 104,72 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 939,56 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 7-Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine, Dair Davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı uyuşmazlığın miktarına göre kesin olmak üzere karar verildi.13/12/2018 Katip ... Hakim ...