İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/922 E. 2018/457 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/922
Karar No
2018/457
Karar Tarihi

T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017/922 KARAR NO : 2018/457 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... TEKSTİL SAN VE TİC. LTD. ŞTİ. VEKİLİ : Av. ... Akpınar Mahallesi 1. Kavaklı Caddesi, No:22-34 Drama Apartmanı Kat:3 İçkapıno:5 Osmangazi/Bursa DAVALI : ... TANITIM PROMOSYON LTD ŞTİ. VEKİLİ : Av. ... Sakarya Mah. Kıbrıs Şehitleri Cad. No:34/7 Babadağ Apt. A Blok Osmangazi/Bursa DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/07/2017 KARAR TARİHİ : 05/04/2018 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/04/2018 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili beyanlarında özetle ; davalı taraf aleyhine Bursa 20.İcra Müdürlüğünün 2017/... sayılı takip dosyası ile icra takibi başlattıklarını, takip konusu alacağın taraflar arasında yapılan anlaşma gereği yılbaşı promosyon ürenlerinin yapılmasına ilişkin avans olarak verilen bedelin iadesinden kaynaklandığının, davalı tarafça hazırlanan ürünlerin ayıplı olması ve siparişin zamanında teslim edilmemesinden dolayı davacının ürünleri teslim almadığını ve davalı taraf iade ettiklerine, ödenen avansın tahsili için yapılan takibede itirazın haksız olduğunu bu nedenle itirazın iptali ile %20 oranında icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmişlerdir. Davalı vekili beyanlarında özetle ; davacı tarafın siparişine uygun olarak davalı tarafça üretilen ürünlerin zamanında davacıya teslim edildiğini, ancak ürünlerin ayıplı olduğu iddiası ile tekrar iade edildiğini, ayıp ispatının ispata muhtaç olduğunu, avans dışında üretimden kaynaklı davalının alacağı bulunduğundan davanın haksız olduğunu, üretilen ürünlerin halen kendi ellerinde bulunduğunu belirterek davanın reddine ve %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmolunmasını talep etmişlerdir. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava Bursa 20.İcra Müdürlüğünün 2017/... sayılı takip dosyasında yapılan itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasında ihtilaflı olan ve olmayan hususların belirlenmesi Dava dosyamızda hukuksal ilişkinin varlığı, bu ilişkide tarafların yüklendiği edimler ve davacının 4.000 TL avans ödemesi yaptığı konusunda taraflar arasında ihtilaf yoktur. İhtilaf; davalının edimini eksik, gecikmeli ve ayıplı ifa edip etmediği, bu nedenle davacının sözleşmeyi feshedip etmediği ve verdiği avans ödemesinin iadesini isteyip istemeyeceği hususlarındadır. Taraflar arasındaki hukuksal ilişkinin belirlenmesi Her şeyden önce taraflar arasındaki hukuksal ilişkinin niteliğini belirlemek ve uyuşmazlığı buna göre çözümlemek gerekmektedir. Davacının edim borcu belirli bir miktar paranın davalıya ödenmesidir. Davalının sözleşmede yükümlendiği edim borcu ise; ajanda, kalem, sekreterlik, notluk ve yelek üretimi ile bunların davalıya teslimidir. Bu edimler nitelikleri gereği bir eser meydana getirilmesine yönelik olduğundan taraflar arasındaki sözleşme türü eser sözleşmesidir. Eser sözleşmesi TBK 470-486 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Davacı eser sözleşmesinde davalının ifada gecikmesine, eksik ifaya ve ayrıca ayıplı ifaya dayanmış olduğundan bu iddiaları bir bütün halinde değerlendirip TBK m. 473,474 ve 475. maddelerine göre uyuşmazlığı çözümlemek gerekmektedir. Sözleşmede eserin üretilmesinde kullanılacak malzemenin iş sahibi davacı tarafından değil karşı taraf yani davalı tarafından temin edildiği anlaşılmaktadır. TBK 472/1 ' e göre ; malzeme yüklenici tarafından sağlanmışsa yüklenici, bu malzemenin ayıplı olması yüzünden işsahibine karşı, satıcı gibi sorumludur. Madde 473'e göre; yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da işsahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, işsahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir. Meydana getirilmesi sırasında, eserin yüklenicinin kusuru yüzünden ayıplı veya sözleşmeye aykırı olarak meydana getirileceği açıkça görülüyorsa, işsahibi bunu önlemek üzere vereceği veya verdireceği uygun bir süre içinde yükleniciye, ayıbın veya aykırılığın giderilmesi; aksi takdirde hasar ve masrafları kendisine ait olmak üzere, onarımın veya işe devamın bir üçüncü kişiye verileceği konusunda ihtarda bulunabilir. Yine madde 475'e göre; eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme. 2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme. Taraflar arasındaki sözleşmeye konu ürünler Yılbaşı promosyon ürünleri olup, yükleniciden edimlerin belirli bir zamana kadar ifa edilmesini istemekte iş sahibinin korunmaya değer hukuksal yararı vardır. Zira bu ürünler iş sahibi tarafından yılbaşı öncesi iş yerini ve işletmesini tanıtım amaçlı olarak müşteri kitlesine ulaştırmak üzere sipariş verilen ürünlerdir. İfadaki eksiklik ve gecikme sözleşmenin kuruluş amacına aykırılık teşkil edecek, iş sahibi olan davacının sözleşmeden beklediği yararı elde edememesine neden olacaktır. Davalı tarafça mail yazışmalarının içeriği inkar edilmemiştir. Fakat bu yazışmaların davacının iddialarını ispat bakımından delil olamayacağı ileri sürülmüştür. Taraflar arasındaki sözleşme türü eser sözleşmesi olduğundan yazışma içeriklerinin delil olarak nazara alınabileceği kanaatine varılmıştır. Davacının ürünlerdeki ayıp, eksik ifa ve ifadaki gecikmeye ilişkin ihtarları ve verdiği öneller davalı tarafından da yargılamanın hiçbir aşamasında inkar edilmeyen mail yazışmaları ile belirlidir. Buna göre davacı sözleşmeyi fesih hakkına sahiptir. Yukarıda da belirtildiği üzere sözleşmeye konu ürünler Yılbaşı promosyon ürünleri olduğundan, yükleniciden edimlerin belirli bir zamana kadar ifa edilmesini istemekte iş sahibinin korunmaya değer hukuksal yararı vardır. Gerek bilirkişi tarafından belirlenen ajandalardaki ayıp gerekse ajanda dışındaki ürünlerde ifanın hiç yapılmamış olması (hukuksal ilişkinin varlığı ve edimler sabit olduğuna göre artık ifanın yapıldığını ispat davalı yüklenici üzerindedir) bir bütün olarak değerlendirildiğinde hem TBK m.473 hükümlerine hemde 475. Maddenin 1. Bendindeki hale göre hakkaniyet koşulu (sözleşmenin kuruluş amacı nedeniyle) oluşmuştur ve davacının sözleşmeyi feshetme hakkı vardır. Davacının beyanlarının ve iradesinin sözleşmeden dönme niteliğinde olup olmadığının tartışılması Davalı taraf davacının sözleşmeyi feshetmediğini savunmuştur. Bu konuda mahkememizin kanaati şu şekildedir; Gerek mahkememizce delil olarak kabul edilen mail yazışmalarında davacının ortaya koyduğu irade gerekse 24.02.2017 tarihli noter ihtarnamesindeki ve dava dilekçesindeki beyanlar birlikte değerlendirildiğinde; davalının ifada gecikmesi, eksik ifa ve ayıplı ifa nedeniyle davacının sözleşmeden dönerek verdiği avans ödemesini geri istediği ve bu şekilde sözleşmeden döndüğü anlaşılmaktadır. Bu konuda kanaatimizce "sözleşmeyi feshediyorum" yada "sözleşmeden dönüyorum" şeklinde bir ibarenin beyan içeriğinde mutlaka bulunması zorunluluğu yoktur. İradenin bu yönde olduğunu gösteren açıklamalar yeterlidir. Bu nedenlerle davalı taraf takibe itirazında haksızdır. Davanın kabulü gerekmiştir. Alacak likit değildir, fesih konusunda yargılama yapmak gerekmiştir icra inkar tazminatının koşulları oluşmamıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile Bursa 20. İcra Müdürlüğünün 2017/... sayılı icra dosyasında davalının ödeme emrine itiranı iptaline, 2-Takibin 4.000,00 TL asıl alacak, 124,58 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.124,58 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, 3-Alacak likit olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine, 4-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 281,75 TL harç başlangıçta olunan 47,69 TL'nin mahsubu ile bakiye 234,06 TL'nin davalıdan tahsiline hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafça yapılan 79,09 TL harç, 453,80 TL yargılama gideri toplam 532,89 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine Göre belirlenen 2.180,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstinaf Yargı Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/04/2018 Katip ... Hakim ...

Atıf: Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/922, K. 2018/457, T. 05.04.2018, www.arakarar.com/karar/bursa-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-922-e-2018-457-k-b4a8832ad1c6