İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/177 E. 2018/193 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/177
Karar No
2018/193
Karar Tarihi

T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR ESAS NO : 2017/177 KARAR NO : 2018/193 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - VEKİLİ :Av. ... - Balat Mah. Sıhhiye Cad. 54. Sok. Offıce-4200 İş Merkezi No:2 K:3 D:37 16110 Nilüfer/ BURSA DAVALI : ... -TC kimlik no- ... Barış Mah. Belde(140) Sk. No:50 İç Kapı No:10 Nilüfer/ BURSA VEKİLİ : Av. ... - Adliye Karşısı Ulu Çarşı C Girişi K:1 No:19 Osmangazi/ BURSA DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 07/02/2017 KARAR TARİHİ : 21/02/2018 Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında, DAVACININ TALEBİ : Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının 01/07/2014 ile 18/11/2016 tarihleri arasında davacı şirkette ihracat kumaş pazarlama sorumlusu olarak çalıştığını, şirket ile iş ilişkisinin 18/112016 tarihinde özel sebepler dolayısıyla davalı tarafından feshedilerek son bulduğunu, davalının en son aldığı aylık brüt ücretin 9.289,36.-TL olduğunu, davalının işten ayrılırken tüm hak ve alacaklarını aldığını ve kesin olarak ibra ettiğini, bundan sonra davalının işten ayrılır ayrılmaz 03/12/2016 tarihinde Yeni Yalova Yolu Caddesi N:570 adresinde ... Fabrics Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti'nde çalışmaya başladığını, davacı şirkete çok yakın bir yerde faaliyet konusu olarak tüm tekstil departmanını kapsayan işler yapmak üzere çalışıyor olması, taraflar arasındaki rekabet yasağı sözleşmesinin tüm şartlarına aykırılık ihtiva etmekte olduğunu belirterek gerek davalıdan gerekse dava dışı işvereninden haksız rekabetten kaynaklanan zarara ve fazlaya ilişkin zarar ziyan talep ve dava hakları saklı kalmak üzere 92.893.66.-TL cezai şart bedelinin dava tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ CEVABI : Davalı taraf ise, davayı kabul etmediğini, müvekkiline 01/07/2014 tarihinde davacı şirkette pazarlama elemanı olarak işe başlaması öncesi aynı gün aynı tarihte İş sözleşmesi bilgilendirme tutanağı, iş sözleşmesi, rekabet yasağı sözleşmesi ve gizlilik sözleşmesi adı altında pek çok sözleşme imzalattırıldığını ve sözleşmelerin tümünün müvekkili aleyhine işverenin lehine sayısız ve bir taraf lehine üstünlük sağlayacak ve neredeyse işçiyi nefes alamaz hale getiren hükümler ihtiva ettiğini, müvekkilinin gerek davacı firmada çalıştığı süre içerisinde ve gerekse iş sözleşmesi sona erdikten sonra meslek etiği ve ahlakı ile bağdaşmayan hiçbir eylem ve işlem yapmadığını, bilgileri ifşa etmediğini, işvereni zor durumda bırakacak bir gayret içerisinde olmadığını, müvekkilinin uygulanan mobing baskısı ve psikolojik baskı yapılarak işten çıkarıldığını, davalının şu anda çalıştığı ... Fabrics Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd.Ştinde 2.000.-TL almakta olduğunu, davacı yanın iddia ettiği gibi aynı iş kolunda aynı görevi yapıyorsa neden 2.000.-TL ye çalışmak için daha avantajlı konumdaki işinden istifa edeceğinin anlamsız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE: TBK 444.maddesinden kaynaklanan davaların TTK'nun4.maddesi gereğince mutlak ticari davalardan olduğundan bahisle mahkememizin görevli olduğuna hükmedilmiştir. Konuya ilişkin taraf tanıkları dinlenmiştir. Eldeki dava haksız rekabet nedeniyle cezai şart istemine ilişkindir. Davalının bir süre davacıya ait iş yerinde çalıştığı ve daha sonra işten ayrılarak aynı sektörde faaliyet gösteren başka bir iş yerinde çalışmaya başladığı ve bu suretle iş sözleşmesine aykırı davrandığı, haksız rekabet yaptığı ileri sürülmektedir. Davacı taraf işçisi ile arasındaki sözleşmede yer alan rekabet yasağı hükmünün ihlal edildiğini düşünmektedir. Taraflar arasında ihtilaf 01.07.2014 tarihli " Rekabet Yasağı Sözleşmesi"ne dayanmaktadır. Sözleşme içeriği incelendiğinde; sözleşmenin 5.2. Maddesi " personel, çalıştığı süre boyunca ve işin sona ermesi veya işten çıkarma sebeplerinin ne olduğuna bakılmaksızın iş ilişkisinin sona ermesinden sonra da 2 yıl boyunca Marmara bölgesi sınırları içerisinde ve işverenin ticari ilişki ve müşteri portföyü bölgesi içerisinde kendi veya üçüncü kişi adına, ancak kendi namına, işverenle rekabet edecek bir iş yapamayacağını, böyle rakip bir müesseseye ortak olmayacağını kabul ve taahhüt eder." hükmünü, yine sözleşmenin 5.3. Maddesi ise " iş sözleşmesi hangi sebeple sona ererse ersin personel, işveren ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren bir firmada iş ilişkisinin sona ermesine müteakip 2 yıl süresince, işverenin bilgisi ve izne olmaksızın, Marmara Bölgesi sınırları içinde ve işverenin ticari ilişki ve müşteri portföyü bölgesi içerisinde her ne sıfatla olursa olsun işveren ile doğrudan yada dolaylı olarak rekabet etmekte olan rakip bir firmada çalışmayacağını, her hangi bir hizmet akdi bulunmaksızın bu tür firmalarla fikri, mali, ticari, teknik vb. Hususlarda doğrudan yada dolaylı rekabet ortamı yaratacak şahsi veya örgütlü çalışmalarda bulunmayacağını kabul ve taahhüt eder. " hükmünü ihtiva eder. Yerleşik yargıtay uygulamaları nazara alındığında sözleşmenin bu hükümlerinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılır. Elbette rekabet yasağı belli kural ve ölçüler çerçevesinde hukuken korunan hakların ihlalini engelleyici fonksiyon icra eder. Ancak rekabet yasağının dengesiz ve taraflardan birini aşırı derecede mağdur edecek boyutta ele alınamaz. Temel hak ve hürriyetler sınırlanacak biçimde yorumlanamaz. Tarafların sözleşmeden elde ettikleri yararlarla açık bir dengesizlik oluşturacak haksız rekabet şartları geçerli sayılamaz. Bu kapsamda bir anayasal hak olan çalışma hürriyetini işçi aleyhine ciddi biçimde kısıtlanmaması asıldır. Geçimini başkalarının yanında çalışarak sürdürmek zorunda kalan işçi için yer ve zaman bakımından çalışma kısıtlaması getirilmesi işçinin ekonomik mahvına neden olur. Öyleyse haksız rekabet hükümleri hakkaniyet ölçüsü ile sınırlandırılmalıdır. Sözleşmenin 5.2.maddesinde getirilen kısıtlamalarda çalıştığı süre boyunca ve işin sona ermesi veya işten çıkarma sebeplerinin ne olduğuna bakılmaksızın iş ilişkisinin sona ermesinden sonra da 2 yıl boyunca Marmara bölgesi sınırları içerisinde ve işverenin ticari ilişki ve müşteri portföyü bölgesi içerisinde kendi veya üçüncü kişi adına, ancak kendi namına, işverenle rekabet edecek bir iş yapamayacağı, böyle rakip bir müesseseye ortak olmayacağının kararlaştırıldığı ve Sözleşmenin 5.3.maddesinde getirilen kısıtlamalarda iş sözleşmesi hangi sebeple sona ererse ersin personel, işveren ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren bir firmada iş ilişkisinin sona ermesine müteakip 2 yıl süresince, işverenin bilgisi ve izne olmaksızın, Marmara Bölgesi sınırları içinde ve işverenin ticari ilişki ve müşteri portföyü bölgesi içerisinde her ne sıfatla olursa olsun işveren ile doğrudan yada dolaylı olarak rekabet etmekte olan rakip bir firmada çalışmayacağını, her hangi bir hizmet akdi bulunmaksızın bu tür firmalarla fikri, mali, ticari, teknik vb. Hususlarda doğrudan yada dolaylı rekabet ortamı yaratacak şahsi veya örgütlü çalışmalarda bulunmayacağının kararlaştırıldığı bu hükme dayanarak cezai şart ve tazminat talep edilmesi mümkün değildir. Sözleşmedeki hüküm işçinin ekonomik geleceğini tehlikeye düşürmeye müsait ve anayasal çalışma hakkını kısıtlayıcı niteliktedir. Tüm bu gerekçelerle davalı yönünden davanın reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; Davanın reddine, Alınması gereken 35,90-TL harcın peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 1.550,50.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Davalı vekili lehine takdir edilen 10.181,49.-TL ücret-i vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı tarafça yapılan muhakeme masrafının kendi üzerinde bırakılmasına, Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine dair kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup anlatıldı.21/02/2018 İş bu kararın gerekçesi 21/02/2018 tarihinde yazılmıştır. Katip ... Hakim ...

Atıf: Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/177, K. 2018/193, T. 21.02.2018, www.arakarar.com/karar/bursa-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-177-e-2018-193-k-b535907b8bb0