İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1519 E. 2019/1242 K.
Konu: Hizmet Sözleşmesine Dayalı Alacak
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1519
- Karar No
- 2019/1242
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Sözleşmesine Dayalı Alacak
T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017/1519 Esas KARAR NO : 2019/1242 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... -.... VEKİLİ : Av. ... - Odunluk Mah. Lefkoşe Cad. Mihraplı Plaza No:9 B Blok Kat:5/33-35 Nilüfer/ BURSA DAVALI : ... - ... TC kimlik numaralı Fevzidede Mah. Ayazma Mevkii Bina No: 15 16500 Mustafa K.Paşa/ BURSA DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/11/2017 KARAR TARİHİ : 27/11/2019 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ; davacı ile davalı arasında 02/10/2015 tarihli çevre danışmanlık hizmeti sözleşmesi imzalandığını, çevre görevlisi ve çevre danışmanlık firmaları hakkında yönetmelik gereği çevre görevlisi belgesine sahip en az bir personeli ile davalı tarafa çevre danışmanlığı hizmeti verdiği, davacı şirketin hizmet sunduğu süre içerisinde iş bu yükümlülüklerini yerine getirdiğini ayrıca sözleşmenin kendisine yüklediği diğer yükümlülükleri de hizmet sunduğu süre içerisinde yerine getirdiğini, davacı şirketin sözleşme gereği sunduğu çevre danışmanlığı/görevlisi hizmet bedeli aylık KDV dahil 1.180 TL olarak belirlendiğini, davalı taraf, davacı şirketin hizmet verdiği 02/10/2015(dahil) - 31/05/2016( dahil) tarih aralığında hiçbir ödeme yapmadığını, davalı tarafın iş bu sözleşmeden dolayı davacı şirkete toplam 9.440,00 TL borcu bulunduğu, davacı şirketin bağı bulunan ... Mühendislik ve Danışmanlık İnş. ... Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti ile davalı taraf arasında imzalanan 07/07/2015 tarihli çevre danışmanlık hizmeti sözleşmesinden dolayı da davalı tarafın iş bu şirkete 3.540,00 TL borcu bulunduğu, borcun ödenmesi için ihtarname gönderildiği, ihtarname tebliğ olmasına rağmen borcun ödenmemesinden dolayı Bursa 3.İcra Müdürlüğü’nün 2016/13692 esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu, sözleşmeden doğan toplam 9.440,00 TL tutarındaki alacağın 25/08/2016 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin kendilerine açmış oldukları icra takibine itirazda bulunduklarını, Mustafakemalpaşa ilçesinde Geri Dönüşüm Tesisi işletmekte olduğunu, davacı şirket ise Geri Dönüşüm Toplama Ayrıma Lisansı hususunda garantili olmak üzere anlaşma yaptıklarını, bu anlaşmaya göre 10.000,00 TL nakit ve 11.500,00 TL çek ile 21.500,00 TL ödeme yaptıklarını, ancak davacı şirket verdiği bu bedellere ilişkin lisansın çıktığında kendilerine fatura keseceğini beyan ettiğini, bu sırada lisans için gerekli belgelerin düzenlendiğini ancak düzenlenen belgeler sonrasında davacı şirketin düzenlediği evraklar üzerinden verilen lisans bir ay içinde iptal edildiği, bunun üzerine davacı şirketten ödediği paraları geri istediğini, ancak paraları veremeyeceklerini beyan etmeye başlatıklarını ve tarafımca davacılar aleyhine resmi işlem yapmamak için Mustafakemalpaşa İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı dosyası ve Bursa 3.İcra Müdürlüğünün 2016/13692 sayılı dosyalarını başlattıklarını her iki dosyaya da borcunun bulunmadığından bahisle itirazda bulunduğunu, bu nedenle haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine dayalı alacak davasıdır. Davacı davadan önce davalı aleyhine icra takibi başlatmış. Ancak davalının itirazı üzerine takip durmuştur. Davacı itirazın iptali davası açmamış eldeki dava dosyasında alacak davası açmıştır. Davacının alacak davası açmasında ve alacağını ilama bağlamasında hukuki bir engel bulunmamaktadır. Bu sebeple deliller toplanmıştır. Tarafların davaya konu ettiği alacak bakımından ticari defter ve belgelerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Bilindiği üzere taraflar tacirdir. Ticari davalarda dava konusunun tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olduğundan ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin yahut alacak miktarının ispatı mümkündür. HMK'nın 222. Maddesine göre ; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Buna göre mahkeme taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden resen taraflardan defter ibrazını isteyebilir. HMK'nın 219.maddesi tarafların belgeleri ibrazı zorunluluğunu düzenlemiştir. Buna göre ; Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir. Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir. HMK'nın 219.maddesi talep edildiği durumlarda defter ve belgelerin ibraz zorunluluğunu hüküm altına almıştır. HMK 220.maddesi talep edilmesine rağmen tarafın belgeyi ibraz etmemesinin neticelerini düzenleme altına almıştır. Buna göre ; İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir. HMK'nın 220.maddesi bu şekliyle elinde bulunduğu anlaşılan bir belgeyi ibraz etmemenin hüküm ve sonuçlarını ortaya koymuştur. Hiç şüphesizdir ki 220.maddede düzenlenen belge tabiri ticari defter ve belgeleri de kapsamaktadır. Tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın defter ve belgeleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Anılan yasal düzenlemeler uyarınca verilen süreye rağmen bir taraf ticari defter ve belgelerini sunar diğer taraf sunmaz ise bu davranışı ile kendi defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan engel olduğu bu sonucun varlığını ve neticelerini kabul etmiş sayılır. HMK'nın 220.maddesi kapsamında ticari defter ve belgeler bunu tutan tarafın zilliyetliğinde olduğundan 220/2.maddesindeki inkarı da yapamayacaktır. 220/3.maddesi gereğince de defter ve belgelerin sunulmamasının neticesi olarak kaçınılan defter ve belgedeki kayıtların karşı tarafın defterlerindeki kayıtlara uygunluğu mahkeme tarafından kabul edilebilir. Mahkememizce de davalıya çıkarılan tebligata rağmen davalı inceleme günü 2016 yılına ait defter ve belgeleri ibraz etmiş 2015 yılına ait defter ve belgeleri ibraz etmemiştir. Tarafların 2016 yılı ticari defterlerinde davacının bu yıl düzenlediği faturalarda ihtilaf bulunmamaktadır. Davacıda kayıtlı olan faturalar davalıda da kayıtlıdır. Taraf defterleri arasındaki fark 2015 yılından devreden 3.540,00 TL tutarındaki alacak miktarındadır. Davacı defterlerini ibraz ettiği halde davalı defterlerini yapılan ihtara rağmen 2015 yılı defterlerini ibraz etmemiştir. Bu sebeple davalı bu yılı ibraz etmekten kaçınmış sayılmalıdır. Davacı defter ve belgeleri usulüne uygun tutulmuş olup delil olma niteliğindedir. Bu sebeple davacının 2015 yılı kayıtları devreden alacak bakımından dikkate alınmıştır. Buna göre davacı dava tarihi itibariyl davalıdan 9.460,00 TL alacaklıdır. Bu alacak takiple ihtar edildiğinden davalı bu tarih itibariyle temerrüde düşmüştür. Bu nedenle alacağa 25/08/2016 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmalıdır. Bu şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Davanın KABULÜ ile, 9.440,00 TL alacağın 25/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 644,85 TL harçtan başlangıçta alınan 31,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 613,45 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan 62,80 TL harç, 553,70 TL yargılama gideri toplam 616,50 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 2.725,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine, Dair davacı vekili ile davalının yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/11/2019 Katip ... Hakim ...