İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1229 E. 2019/1277 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1229
- Karar No
- 2019/1277
- Karar Tarihi
T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017/1229 Esas KARAR NO : 2019/1277 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. ... - Uluyol Tan Sk. No:14 Güzeler İş Merkezi K:2 D:15 Osmangazi/ BURSA DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - 1395 Sk. No:40 K:1 D:2 Günay Apt. Kahramanlar Konak/ İZMİR DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/09/2017 KARAR TARİHİ : 11/12/2019 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/12/2019 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ; davacı firma kumaş boyama ve satış işi yaptığını, davalı firmaya uzun süredir kumaş satmakta ve cari hesap usulü ödeme şeklinde ticari ilişkide bulunduklarını, davalı firmanın siparişi üzerine 24/05/2017 tarih 526843 nolu fatura ve 07/06/2017 tarih 528861 nolu fatura kesildiğini ve belirtilen bedelin ödenmediğini, 13.618,82 TL 'lik cari hesap bakiyesi borç meydana geldiğini, ödenmeyen faturalar üzerine Bursa 12.İcra Müdürlüğünün 2017/... sayılı dosyasıyla icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra müdürlüğünün yetkisiz olduğunu, davalı şirketin İzmir'de ticari faaliyet yürüttüğünü, davacı tarafa herhangi bir borçlarının bulunmadığını, davacı tarafın dava konusu yaptığı alacaklarını çek olarak tahsil ettiğini zımni olarak itiraf ettiğini, borca itiraz dilekçesinde belirttikleri şekilde davacı tarafın böyle bir alacak talep etmesini haklı gösterecek bir ticari ilişki de mevzu bahis olmadığını, fatura düzenlenmiş olması davacıyı haklı göstermediğini, davalı şirketin davacıdan almış olduğu herhangi bir mal veya hizmet sözkonusu olmadığını, davalı şirket yetkililerine veya çalışanlarına teslim edilmiş bir mal söz konusu olmadığını, davanın reddine karar verilerek %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmişlerdir. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava, davacı tarafından davalı hakkında yürütülen icra takibine itiraz nedeniyle icra takibinin durması üzerine, davacı alacaklının alacağını genel hükümlere göre kanıtlamak amacıyla açılmış itirazın iptali davasıdır. (İİK.m.67) Eldeki dava itirazın iptali davasıdır. İtirazın iptali davalarında özel bir dava şartı veya dava ön şartı söz konusudur. Buna göre “itirazın iptali davasına bakan mahkemenin yargı çevresinde bulunan bir icra dairesinde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunması” gerekir. Başka bir deyişle icra takibinde de yetkiye itiraz edildiğine göre öncelikle icra dairesinin yetkisi tartışılmalıdır. Davalı taraf yasal süresi içinde ibraz etmiş olduğu cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunmuştur. Davacı firma Bursa'da faaliyetine devam etmektedir. Taraflar arasındaki ilişki bir alım satım ilişkisine dayalıdır. Dava konusu fatura muhteviyatı kumaşların üretimi ve satışı Bursa'da olmuştur. Bu nedenle alım satım akdinin ifa yeri Bursa'dır ve HMK 10.madde gereğince sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. Öte yandan dava konusu alacak bir miktar paradan ibarettir. TBK 89.maddesi uyarınca da para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde talep edilebilir. Bu madde hükümleri esas alınarak yetki itirazı yerinde görülmemiştir. Dava fatura alacağına ilişkin olup, davacı vekilince faturaların, irsaliyelerin ve ambar tesellüm fişlerinin asılları dosyaya ibraz edilmiş ve belgelerdeki teslim zımnında atılmış imzalar davalı tarafça inkar edilmiştir. Bunun üzerine SGK'dan belge asıllarının tarihleri itibariyle davalı çalışanlarının listesi ile tarafların bağlı oldukları vergi dairelerinden BA-BS formları celp edilmiştir. Yine taraflara ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Dosyada bulunan ambar fişleri incelendiğinde 24/05/2017 ve 07/06/2017 tarihli ambar tesellüm fişlerinde teslim alan kısmında ... isim ve imzasının bulunduğu görülmektedir. SGK'dan gelen yazı ekindeki bordrolar incelendiğinde adı geçen kişinin bu aylarda davalı ... çalışanı olduğu görülmektedir. Tarafların BA-BS formları incelendiğinde; dava konusu mayıs ayı faturasının her iki tarafça da maliyeye beyan edildiği, haziran ayına ait faturanın ise 5.000 TL tutarındaki beyan sınırı altında kaldığından beyan edilmediği anlaşılmaktadır. Davalı taraf defterlerini sunmamış, davacı defterlerine göre ise davacı takip tarihi olan 18/08/2017 de takip tutarı olan 13.618,82 TL tutarında davalıdan alacaklı gözükmektedir. Bu bilgiler ışığında davalı tarafın dava konusu faturayı ilgili vergi dairesine bildirmesi halinde bu bildirimin fatura kapsamındaki malların teslim alınmış olduğunu göstereceği hususu göz önüne alındığında ve teslim fişlerinde imzası bulunan ...'ın davalı firma çalışanı olduğu SGK tarafından dosyaya gönderilen bordrolardan da anlaşıldığından dava konusu faturayı ve muhteviyatı malları teslim aldığının kabul edilmesi gerektiği ve ödediğini ispat yükünün davalıda olduğuna mahkememizce kanaat getirilmiştir. Dosyadaki kanıt ve belgelere, SMM bilirkişi tarafından düzenlenen ticari defter raporlarına, davacının ticari defterlerinin tasdikli olup lehine delil teşkil etmesine, davalının da ticari defterlerini yasal ve kesin süreye rağmen sunmamasına göre; davacının ticari defter kaydı davalı aleyhine HMK.nin 222.maddesi gereğince delil teşkil edeceğinden, davacının davalıdan takip miktarınca alacaklı olduğundan davanın kabulüne karar verilmiş ve alacağın likit olduğu anlaşılmış olup davacı lehine icra inkar tazminatına hükmolunmuştur. Davacı harca esas değer olarak takipteki asıl alacak miktarını göstermiş, takip öncesi işlemiş faiz talebinin olmadığını beyan etmiştir. Bu nedenle davanın kabulüyle asıl alacak üzerinden takibin devamına hükmedilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Davanın KABULÜ ile Bursa 12.İcra Dairesinin 2017/... sayılı takip dosyasına yapılan itirazın İPTALİNE, takibin 13.618,82 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, 2-İtirazın alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğu değerlendirilerek davalı-borçlunun asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, 3-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 930,30 TL harçtan başlangıçta alınan 162,95 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 767,35 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan 194,35 TL harç, 1.063,50 TL yargılama gideri toplam 1.257,85 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 2.725,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/12/2019 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza