İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1043 E. 2019/1046 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1043
- Karar No
- 2019/1046
- Karar Tarihi
T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017/1043 KARAR NO : 2019/1046 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... TEKSTİL SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. (V.N:...) VEKİLİ : Av. ... Üngüt Mahallesi 71068. Sokak No:32 Soylu Sitesi B Blok Kat:7 No:18 Onikişubat/Kahramanmaraş DAVALI : ... TC : ... Kazım Karabekir Mah. İleri Cad. No:21/B Yıldırım/Bursa DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 08/08/2017 KARAR TARİHİ : 28/03/2019 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/11/2019 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili beyanlarında; müvekili şirket ile borçlu arasında sürekli yapılan alış veriş ilişkisi neticesi cari hesap ilişkisi kurulduğunu müvekkili ile borçlu orasında 01/01/2016-11/04/2017 tarihleri arasında yapılan kumaş ticareti neticesinde müvekkilinin borçludan 52.681,10 USD alacaklı hale geldiğini, borçlu ile yapılan görüşmelerde cari hesap ilişkisinden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine Bursa 14.İcra Müdürlüğünün 2017/... sayılı dosyası ile borçluya karşı takip başlattıklarını, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, davaya konu borcun cari hesap ekstresi ile de sabit olduğunu, takibe konu edilen faturaların tarafların ticari defterlerine işlendiğini beyan etmekle itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı borçlu aleyhine icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalıya usulüne uygun davetiye tebliğe rağmen cevap vermediği gibi delil de bildirmediği görülmüştür. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava Bursa 14.İcra Müdürlüğünün 2017/... sayılı takip dosyasında davalının ödeme emrine itirazının iptali davasıdır. Dava taraflar arasındaki kumaş alım satımından dolayı ticari ilişkide bakiye alacağın tahsili istemedir. Davacı ticari ilişkinin 01/01/2016-11/04/2017 yılları arasındaki alım satımı kapsayan döneme ait olan alacağın tahsilini talep etmektedir. Davacı kumaşları davalıya teslim ettiğini, davalı da bunların bedelini ödediğini ispatla yükümlüdür. Davacı takibe konu alacağın içerisine kur farkı faturalarını da eklemiştir. Bilindiği üzere taraflar tacirdir. Ticari davalarda dava konusunun tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olduğundan ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin yahut alacak miktarının ispatı mümkündür. HMK'nın 222. Maddesine göre ; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Buna göre mahkeme taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden resen taraflardan defter ibrazını isteyebilir. HMK'nın 219.maddesi tarafların belgeleri ibrazı zorunluluğunu düzenlemiştir. Buna göre ; Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir. Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir. HMK'nın 219.maddesi talep edildiği durumlarda defter ve belgelerin ibraz zorunluluğunu hüküm altına almıştır. HMK 220.maddesi talep edilmesine rağmen tarafın belgeyi ibraz etmemesinin neticelerini düzenleme altına almıştır. Buna göre ; İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir. HMK'nın 220.maddesi bu şekliyle elinde bulunduğu anlaşılan bir belgeyi ibraz etmemenin hüküm ve sonuçlarını ortaya koymuştur. Hiç şüphesizdir ki 220.maddede düzenlenen belge tabiri ticari defter ve belgeleri de kapsamaktadır. Bu kapsamda tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelmesi yapılmıştır. Davacı defterleri için Kahramanmaraş Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmış ve bilirkişi raporu alınmıştır. Davalı mahkememiz yargı çevresinde olduğundan davalı defterleri üzerinde mahkememizce bilirkişi incelemesi yapılmış, davalı verilen ihtara rağmen 2014 ve 2015 yılı defterlerini ibraz etmemiş ve incelemeye 2016 ve 2017 yıllarına ait ticari defter ve belgelerini ibraz etmiştir. Her iki bilirkişi incelemesi ve taraflara ait defterler karşılaştırılmak üzere ve ayrıca bilirkişi raporu alınmıştır. Buna göre davalının davacıya takip tarihi itibariyle 54.885,33 USD borçlu olduğu tespit edilmiştir. Davalı taraf bilirkişi incelemesine 2016 ve 2017 yıllarına ait ticari defter ve belgelerini ibraz etmiş, ancak verilen ihtara rağmen 2014 ve 2015 yılı defterlerini ibraz etmemiştir. Davalı bu yıllara ait defterleri ibraz etmediğinde davacı tarafın 2015 yılından 2016 yılına devir bakiyesi dikkate alınmıştır. Bu tutar 112.591,88 USD'dir. TL karşılığı ise 377.372,15 TL'dir. Davalı defterlerinde ise 2016 yılına devir 290.534,85TL'dir. Defterler arasındaki fark 86.837,30 TL'dir. Taraf kayıtları arasında bir kısım farklar bulunmaktadır. Ancak bu farkların denetlenebilmesi için davalı taraf incelemeye ilgili kayıtlarını ve ilgili yıllara ait defterlerini sunmamıştır. Bu kayıtları ve defterleri ibrazdan kaçınmış sayılmış ve 220/3.maddesi gereğince de defter ve belgelerin sunulmamasının neticesi olarak sunulmayan yıllara ve kayıtlara ilişkin olarak davacı defterlerine itibar edilmiştir. Ayrıca davacı tarafça düzenlenen kur farkı faturalarının davalı kayıtlarında yer aldığı anlaşılmıştır. Buna göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 54.885,33 USD alacaklı olduğu, takip talebinde davacının 52.681,10 USD talep ettiği anlaşılmakla itirazın iptaline takibin devamına karar verilmiş, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına da hükmedilmiştir. İcra dosyası Kahramanmaraş 5.İcra Müdürlüğünün 2017/... sayılı dosyasında verilen yetkisizlik kararı sonucu Bursa 14.İcra Dairesinin 2017/... sayılı esasına almış olduğu anlaşılmıştır. Kısa kararda sehven Kahramanmaraş İcra Dairesi ve dosya esası yazılarak hüküm kurulmuş ise de gerekçeli kararın yazımı sırasında dosyanın yetkisizlikle gönderildiği ve takibin derdest olduğu Bursa 14.İcra Müdürlüğünün 2017/... sayılı dosyası belirtilmek suretiyle karar düzeltilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile Bursa 14.İcra Dairesinin 2017/... sayılı dosyasının itirazın iptaline, takibin 52.681,10 USD asıl alacak üzerinden bu alacağa yıllık %7 oranında ve değişen oranlarda TCMB nin uygulanacağını bildirdiği en yüksek mevduat faizi (fiili ödeme günündeki döviz alış kuru üzerinden) uygulanmak suretiyle icra giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte devamına, 52.681,10USD nin takip talebinde belirtilen kur üzerinden hesaplanan 185.295,23 TL'nin %20si turarında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 12.657,52 TL harçtan başlangıçta alınan 1.941,68 TL peşin harç ile icra veznesine yatırılan 929,89 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.785,95 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan 1.973,08 TL harç, 1.637,50 TL yargılama gideri toplam 3.610,58 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 17.067,71 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine, Dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/03/2019 Katip ... Hakim ...