Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/770 E. 2026/1080 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/770
- Karar No
- 2026/1080
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2026/770 Esas
KARAR NO:2026/1080
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ:13.04.2026 (ARA KARAR)
NUMARASI:2026/66
DAVANIN KONUSU:Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli)
KARAR TARİHİ:02/07/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin özel okul işletmeciliği yapan ve bu alanda uzun yıllardır sahibi olduğu başta "..." markası ve diğer markalarıyla eğitim sektöründe seçkin bir konuma gelmiş bir firma olduğunu, müvekkilinin TPMK nezdinde "..." esas unsurlu birçok marka tescilinin de bulunduğunu, ancak hal böyle iken davalıların fiziki ve dijital mecrada müvekkilinin markasına tecavüz eylemleri gerçekleştirdiklerini, bu hususların Kızıltepe 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/17 d.iş ile mahkememizin 2025/56 d.iş sayılı dosyalarında yapılan delil tespiti sonucu hazırlanan bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, davalıların okul binasında, üniformalarda ve sosyal medya hesaplarında, müvekkilinin sahibi olduğu "..." ibareli marka isim hakkını aynen kullanarak iktibas ve iltibas suretiyle müvekkilinin marka hakkını ihlal ettiğini ileri sürerek, söz konusu eylemlerin tedbiren önlenmesini talep etmiştir.
İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN DEĞERLENDİRİLMESİNE İLİŞKİN KARAR:Bakırköy 1. FSHHM 2026/66 EsaS sayılı dosyasından verilen 13.04.2026 tarihli ara karar: "...Kızıltepe 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/17 d.iş sayılı dosyasında yer alan bilirkişi raporunda ihtilafa ilişkin değerlendirme yapılmamış olması, mahkememizin 2025/56 d.iş sayılı dosyasındaki bilirkişi incelemesinin sadece çeşitli sosyal medya hesapları üzerinde yapılmasına karşın hesapların davalılara aidiyetine ilişkin yeterli incelemenin bulunmadığı görülmekle mevcut deliller ışığında ihtiyati tedbir için yaklaşık ispat koşullarının sağlanamadığı kanaati ile bu aşamada ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,..." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Müvekkili şirket .... Şti.'nin, 1997 yılından bu yana özel okul işletmeciliği yapan ve bu alanda uzun yıllardır sahibi olduğu başta "..." markası ve diğer markalarıyla eğitim sektöründe çeşitli illerde şubeleşerek seçkin bir konuma gelmiş bir firma olduğunu, Müvekkili şirketin, "..." ibareli tescilli markasını bilfiil ve aralıksız olarak kullanarak bu marka ile özdeşleştiğini, halk arasında bu isimle tanınır hale geldiğini, Aynı zamanda markasını "..." şeklinde internet alan adı olarak da kullandığını, ..., ..., ...,..., ..., ... , ...,..., ..., ..., ... markalarının isim ve logolarını güvence altına almak amacıyla bu markaların Türk Patent ve Marka Kurumunda tescilini sağladığını, ancak davalıların, "..." ibaresini aynen kullanarak iktibas ve iltibas suretiyle müvekkilinin isim hakkına tecavüz ettiğini, üçüncü kişi alıcılar nezdinde müvekkil okul ile ilişkisi bulunuyormuş yanılgısı yarattığını ve böylelikle haksız kazanç elde ettiğini, Davalıların tecavüzü, hizmet alacak üçüncü kişiler nezdinde müvekkil okul ...'nin Mardin'de bulunan bir şubesine ait olduğu izlenimini verecek şekilde yanlış bir algı oluşturduğunu, bu durumun nihai hizmet alıcıları nezdinde karışıklığa sebep olduğunu, halen dahi hizmet alacak üçüncü kişilerin, müvekkil okulu arayarak sanki Kızıltepe/Mardin'de müvekkilinin okulu varmış gibi okul kayıt durumunu sorduklarını, özel okul olan ve müvekkilinin rakibi konumunda olan "..." adı altında faaliyet gösteren 1 nolu davalı ... şirketi ve bu şirketin yasal temsilcisi olan 2 nolu davalı ... tarafından ihlal edildiğini, 3 nolu davalı ... ise marka tecavüzün konusunda iş ve işleyişleri yürüten ve TPMK'ya "..." markası için başvuruda bulunan kişi olduğunu, 3 nolu davalı ...'un, iş ve işleyişi yürüttüğü hususunu Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/2264 Soruşturma dosyasında alınan ifadesinde de açıkça ikrar ettiğini, davalı okula, Bakırköy .... Noterliği 16/01/2025 tarih ve ... Yevmiye Numaralı ihtarnamesiyle tescilli markanın hukuka aykırı şekilde kullanılmasına son verilmesi, aksi takdirde Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulacağı ihtar edilmişse de, davalılar marka tecavüzüne devam ettiğini, davalıların kötüniyetli ve kasıtlı olarak müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğine ilişkin olarak İhlal görüntüleri, yerinde inceleme açısından alınan Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2025/17 d.iş delil tespiti bilirkişi raporu ve dijital inceleme açısından alınan Bakırköy 1. FSHHM 2025/56 D.İş delil tespiti bilirkişi raporu ilk derece mahkemesine dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, davalıların okul binasında, üniformalarda ve sosyal medya hesaplarında, müvekkilinin sahibi olduğu "..." ibareli marka isim hakkını aynen kullanarak iktibas ve iltibas suretiyle müvekkilinin marka hakkını ihlal ettiğini, İhtiyati tedbir özelliği gereği uyuşmazlığın kesin hükümle sonuçlanmasına kadar geçen süre içinde doğabilecek tehlikelerden, kötü niyetli davranışlardan davacıyı, davalıyı ve dava konusunu korumak amacıyla mahkemeler tarafından verilen bir geçici hukuki koruma olduğunu, yargılamaların uzun sürdüğü nazara alındığında, yargılama sonunda karar alıncaya kadar dava konusunun ortadan kalkması ve bu nedenle mahkeme kararı uyarınca hakkın yerine getirilmesi amacının sağlanamaması söz konusu olabileceğini, Müvekkilinin isim hakkının tecavüze uğradığı hususu dosyaya sunulan ihlal görüntüleri ve delil tespiti bilirkişi raporları ile de ayrıca ispat edildiğini beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, marka ve isim hakkına tecavüz, haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise; ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair 13.04.2026 tarihli ara karara ilişkindir.Ara karara karşı, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, sunulu deliller kapsamında yaklaşık ispat koşulunun sağlanamadığı, devam eden yargılamada değişen delil durumuna göre her zaman yeniden talepte bulunabilmesi ve değerlendirme yapılması mümkün olup, mevcut delil durumuna göre ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.02/07/2026