Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/101 E. 2026/1021 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/101
Karar No
2026/1021
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/101 - 2026/1021 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/101 KARAR NO : 2026/1021

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31.10.2024 NUMARASI : 2023/1352 Esas 2024/1166 Karar

DAVACI : VEKİLİ :

DAVALILAR :

: VEKİLİ :

: VEKİLİ :

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 05.06.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 30.06.2026

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 24.12.2021 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, davalı... adına kayıtlı, ...sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının aracında hasar meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kısmi dava olarak 360.934,00 TL hasar bedelinin, davalı geçek kişiler yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, davalı sigorta şirketi yönünden sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini istemiştir. Davalı ...vekili, eldeki davanın kesin hüküm nedeniyle usûlden reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafından aynı poliçeye dayanılarak Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde 2022/84470E.sayılı başvuru ile maddi tazminat talebinde bulunulduğunu, davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede açıldığını, yetkili ve görevli mahkemenin davalı sigorta şirketinin merkezinin bulunduğu İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davanın kısmi dava olarak açılabilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafından alınan ekspertiz raporuna göre araçta meydana gelen hasar miktarının 360.934,00 TL olduğunun iddia edildiğinden davanın kısmi dava olarak açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığını, davadan önce davacının arabuluculuğa başvurmadığından dava şartının yerine getirilmediğini, davanın 2 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Diğer davalılar savunma yapmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeli istemine ilişkin olduğu, Makine Mühendisi bilirkişiden alınan rapora göre, davacının aracının markası, modeli, yaşı ve hasar durumu birlikte irdelenmek suretiyle, kaza tarihindeki koşullara göre tamirinin ekonomik olup olmadığı, kazadan önceki hasarsız hâliyle 2.el piyasa rayiç bedeli ile kazadan sonraki hâliyle sovtaj değerinin ve buna göre araçta meydana gelen gerçek zarar miktarının dosya kapsamındaki deliller ile denetlenebilir, gerekçeli bilirkişi raporu ile yapılan değerlendirme ile hasar bedelinin 145.000,00TL olduğunun tespit edildiği, dava açıldıktan sonra 04.01.2024 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından hasar bedeli olarak 288.700,00 TL ödeme yapıldığı, bu kapsamda zararın tamamının karşılandığı diğer davalılar yönünden de zararın karşılandığı belirtilerek dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu kazadan sonra davacının cismani zararları nedeniyle davalı sigorta şirketine yaptıkları başvuru neticesinde 1328054/002 nolu hasar dosyasının, araçta oluşan maddi zararlar nedeniyle yaptıkları başvuru neticesinde de 13285054/001 nolu hasar dosyasının açıldığını, eldeki dosyada her ne kadar mahkemece davalı sigorta şirketi tarafından hasar bedeli olarak davacıya 04.01.2024 tarihinde ödeme yapıldığı belirtilerek davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, bahse konu ödemenin araç hasarı nedeniyle değil davacının cismani zararı nedeniyle 1328054/002 nolu hasar dosyasından yapılan bir ödeme olduğunu, araçta oluşan maddi zararlar nedeniyle 13285054/001 nolu hasar dosyasına yapılan bir ödemenin söz konusu olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuş, 10.10.2025 tarihli dilekçe ile de, dosya istinaf aşamasında iken, davalı sigorta şirketi tarafından hasar bedeline ilişkin poliçe limitine göre kendi kısmına düşen 43.000,00 TL asıl alacak, 9.600,00 TL faiz, 30.000,00 TL ilâm vekâlet ücreti, 674,17 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 83.274,17 TL (KDV ve stopaj dahil) nakden 23.01.2025 tarihinde ödendiğini, sulh ve ibra gereğince bu miktarlar yönünden davalı sigorta şirketinden poliçeden dolayı alacağın kalmadığını, diğer davalılar yönünden taleplerinin devam ettiğini belirtmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeli tazminatı istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, davalı... adına kayıtlı, ...sevk ve idaresindeki aracın, davacının sevk ve idaresindeki araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının aracında hasar meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunu belirterek hasar bedeli tazminatı isteminde bulunmuş, mahkemece Makine Mühendisi bilirkişiden alınan bilirkişi raporuna göre, hasar bedelinin 145.000,00TL olduğunun tespit edildiği, dava açıldıktan sonra 04.01.2024 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından hasar bedeli olarak 288.700,00 TL ödeme yapıldığı, bu kapsamda zararın tamamının karşılandığı diğer davalılar yönünden de zararın karşılandığı belirtilerek dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. Davacı vekili istinaf dilekçesinde dava konusu kazadan sonra davacının cismani zararları nedeniyle davalı sigorta şirketine yaptıkları başvuru neticesinde 1328054/002 nolu hasar dosyasının, araçta oluşan maddi zararlar nedeniyle yaptıkları başvuru neticesinde de 13285054/001 nolu hasar dosyasının açıldığını, eldeki dosyada her ne kadar mahkemece davalı sigorta şirketi tarafından hasar bedeli olarak davacıya 04.01.2024 tarihinde ödeme yapıldığı belirtilerek davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, bahse konu ödemenin araç hasarı nedeniyle değil davacının cismani zararı nedeniyle 1328054/002 nolu hasar dosyasında yapılan bir ödeme olduğunu, araçta oluşan maddi zararlar nedeniyle 13285054/001 nolu hasar dosyasına yapılan bir ödemenin söz konusu olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuş, 10.10.2025 tarihli dilekçe ile de, dosya istinaf aşamasında iken, davalı sigorta şirketi tarafından hasar bedeline ilişkin poliçe limitine göre kendi kısmına düşen 43.000,00 TL asıl alacak, 9.600,00 TL faiz, 30.000,00 TL ilâm vekâlet ücreti, 674,17 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 83.274,17 TL (KDV ve stopaj dahil) nakden 23.01.2025 tarihinde ödendiğini, sulh ve ibra gereğince bu miktarlar yönünden davalı sigorta şirketinden poliçeden dolayı alacağın kalmadığını, diğer davalılar yönünden taleplerinin devam ettiğini belirttiğinden Mahkemece davalı sigorta şirketinden dava konusu araç nedeniyle oluşan maddi zarar nedeniyle yaptığı başvuru nedeniyle açılan hasar dosyasının getirtilip davacıya aracın meydana gelen hasar nedeniyle yapılan ödemeler belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-Kararın kaldırılma sebebine göre davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 3-Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının talebi hâlinde iadesine, 4-İstinaf başvurusunda bulunan tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine, 5-Kullanılmayan istinaf gider avansının iadesine, 6-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 05.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/101, K. 2026/1021, T. 05.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-101-e-2026-1021-k-603ab53c7f62