Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/637 E. 2026/834 K. – Şirketin İhyası

Konu: Şirketin İhyası

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/637
Karar No
2026/834
Karar Tarihi
Konu
Şirketin İhyası

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/637

KARAR NO:2026/834

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:08/10/2025

NUMARASI:2025/387 Esas - 2025/866 Karar

DAVANIN KONUSU:Şirketin sicil kaydının ihyası

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın davalılar İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü ile ... aleyhine açılan davanın kabulü ile diğer davalılar İstanbul Ticaret Odası Başkanlığı ve ... aleyhine açılan davaların pasif husumet yokluğundan reddine dair verilen karara karşı, davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'ne yönelik olarak, şirketin ihyasını sağlamak ve davacılardan müvekkili ..., işçilik alacaklarının tahsili amacıyla İstanbul Anadolu 28. İş Mahkemesinin 2022/16 Esas sayılı dosyası üzerinden dava açılan davada 10/04/2025 tarihli duruşmasınnda "2-Davalı ....Şti.'nin sicilden terkin olduğu anlaşıldığından davacı vekiline davalı ....Şti.'nin ihyasının sağlanması ve tasfiye memuru atanması için yetkili mahkemede dava açmak üzere davacıya 2 ay kesin süre verilmesine; süresi içinde gereği yerine getirilmediği takdirde davanın usulden reddedilebileceğinin davacıya ihtarına(ihtar edildi)," şeklinde ara karar tevdi edilmiş olduğunu, ...'ne yönelik olarak, şirketin ihyasını sağlamak amacıyla işbu davanın açılması zarureti doğduğunu iddia ederek, ... unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına, ihyasına karar verilen tüzel kişiliğin temsili adına uygun görülecek şeklinde yeni veya eski tasfiye kurulu veya tasfiye memuru atanmasına, bu kararın Türkiye Sicil Gazetesinde ilan edilmesine, işbu dosya ile İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/182 Esas sayılı dosyanın birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili savunmasında özetle; İhya davasının, iflası veya tasfiyesi gerçekleşmiş olan bir şirketin yeniden faaliyete geçirilmesi amacıyla açılmakta olduğunu, ancak, bahse konu şirketin tasfiye sürecinin tamamlandığını Kartal ... Noterliğinin 03/05/2023 tarih, ... sayı ile tasdikli, 02/05/2023 tarihli 2 Sayılı Genel Kurul Kararıyla tescil edildiğini ve ... 08/05/2023 tarihinde Türk Ticaret Kanununa uygun olarak terkin edildiğini, davacı yanın ihya talebinin yasal bir dayanağı bulunmadığını, davalı .... ŞTİ.'nin malvarlığının tüketildiğini, aktif faaliyet gösterebilecek ekonomik potansiyelden yoksun olduğunu, müvekkilinin, davalı .... ŞTİ.'nin tasfiye memuru olarak süreçte yer aldığını, davalı şirketin mevcut durumda yeniden faaliyete geçirilmesi için gerekli koşulların mevcut olmadığı için şirketin ihyasının mümkün olmadığını, davalı şirketin finansal durumu, tasfiye sürecinin tamamlanmış oluşu, Ticaret Sicil Kaydı'ndan terkin işleminin yapılmış olması şirketin yeniden faaliyete geçmesine engel olmadığını, müvekkilinin tasfiye sürecindeki sorumluluğu, şirketin yönetim ve temsil organı olarak tasfiye işlemleriyle sınırlı olduğunu, müvekkilinin tasfiye işlemlerinde kusuru olmadığını, mahkemedeki işbu davanın açılmasında da müvekkilinin kusuru olmadığını savunarak davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili savunmasında özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında sicile kayıtlı ...'nin derdest İstanbul Anadolu 28. İş Mahkemesi'nin 2025/232 esas sayılı dava dosyasının sonuçlandırılması (taraf teşkilinin sağlanması ve kararın infazının temini) işlemleri ile sınırlı olarak resen terkin kararının iptali ile tüzel kişiliğinin ihyasına, yeniden ticaret siciline tescili suretiyle ihyasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Diğer davalılar İstanbul Ticaret Odası Başkanlığı ve ... aleyhine açılan davaların ise iş bu davada taraf sıfatları bulunmadığından pasif husumet yokluğundan reddine dair..." gerekçesiyle, davalılar İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü ile ... aleyhine açılan davanın kabulü ile; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında sicile kayıtlı ...'nin derdest İstanbul Anadolu 28. İş Mahkemesi'nin 2025/232 esas sayılı dava dosyasının sonuçlandırılması (taraf teşkilinin sağlanması ve kararın infazının temini) işlemleri ile sınırlı olarak resen terkin kararının iptali ile tüzel kişiliğinin ihyasına, yeniden ticaret siciline kayıt ve tesciline, tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına, ücret takdirine yer olmadığına, kararın İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil ve ilanına, diğer davalılar İstanbul Ticaret Odası Başkanlığı ve ... aleyhine açılan davaların pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece şirketin ihyasına ve terkin kararının kaldırılmasına hükmedildiğini, mahkeme tarafından şirketin terkinine neden olan tasfiye sürecinin usulüne uygun şekilde tamamlanıp tamamlanmadığı, şirketin ihyasına neden ihtiyaç duyulduğu ve talebin şirketin menfaatiyle orantılı olup olmadığı hususlarında yeterli değerlendirme yapılmadığını, tasfiye işlemlerinin hukuka uygun şekilde yerine getirildiğini, ihya için zorunlu ve hukuken geçerli bir sebebin bulunmadığını, davacı delillerinin soyut nitelikte olduğunu, ciddi bir gerekçe ve menfaat ortaya konulamadığını, ihya koşulları oluşmadan kararın kaldırılması gerektiğini, müvekkilinin davadan asli ve feri bir taraf olmadığını, tasfiye işlemlerini yürüten tasfiye memuru sıfatıyla dahil edildiğini, aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin mümkün olmadığını iddia ederek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, TTK'nın 547. maddesi gereğince şirketin sicil kaydının ek tasfiye işlemleri için ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın davalılar İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü ile ... aleyhine açılan davanın kabulü ile diğer davalılar İstanbul Ticaret Odası Başkanlığı ve ... aleyhine açılan davaların pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davalı ... vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamından,davacılardan ... tarafından İstanbul Anadolu 28. İş Mahkemesinde dava dışı Tasfiye .... Şirketi hakkında işçi ve işveren ilişkisinden kaynaklanan alacak istemi ile 10.09.2018 tarihinde dava açtığı, 13.09.2022 tarihli ilk derece mahkeme kararının İstanbul BAM tarafından kaldırıldığı, mahkemenin 16.04.2025 tarihli tensip ara kararı ile dava dışı şirket yönünden ihya davası açılması ve tasfiye memuru atanması için iki haftalık kesin süre verildiği, davacılardan ... tarafından aılan İstanbul Anadolu 28. İş Mahkemesinin 2022/16 Esas sayılı dosyasında 10.04.2025 tarihli ara karar ile şirketin ihyası ve tasfiye memuru atanması için davacı tarafa süre verildiği, dava dışı şirketin tasfiyesinin sona ererek 08.05.2023 tarihinde sicilden kaydının terkin edildiği, şirketin 06.01.2023 tarihinde tasfiyeye girdiği, tasfiye memurunun ... olduğu, ...'ın şirket yetkilisi ve ortaklarından olduğu anlaşılmıştır. Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması hâlinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini hâlinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi hâlinde tekrar sicile kaydı mümkündür.İhya davasının TTK'nın 547. maddesi uyarınca talep edilmesi halinde şirketin tasfiye işlemlerini yapmış olan tasfiye memur ya da memurları ile birlikte bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir. Diğer durumda ise esasen şirket tasfiye sürecine girmediğinden ve tasfiye memuru da bulunmadığından davalı olarak bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün gösterilmesi yeterlidir. Başka bir ifadeyle TTK'nın 547. maddesine dayalı ihya davalarında davalı taraf, şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye kurulu ile yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili müdürlükleridir. Eldeki davada, şirketin tasfiye sonucu terkin edilmesi nedeniyle TTK'nın 547. maddesine göre ihya talep edildiği görülmüştür.İhyası talep olunan şirketin genel kurul kararı ile tasfiye sürecine girdiği ve tasfiyesinin sona erip 08.05.2023 tarihinde tescil edilerek ticaret sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. İhyası istenen dava dışı Tasfiye Halinde ... Şirketi aleyhine, davacılardan ... tarafından İstanbul Anadolu 28. İş Mahkemesinin 2025/232 Esas (2018/348 Esas) sayılı dosyasında işçi ve işveren ilişkisinden kaynaklanan alacak davası, davacılardan ...'in ise İstanbul Anadolu 28. İş Mahkemesinin 2022/16 Esas sayılı dosyasında işçi ve işveren ilişkisinden kaynaklanan alacak nedeniyle açtığı davalar bulunmaktadır. Her iki dosyada da taraflara sicilden terkin edilen şirket hakkında ihya davası açılması için mahkemece süre verilmiştir. Davacılar, birlikte açmış oldukları iş bu dava ile şirketin ihyasını talep etmişlerdir. Terkin edilen şirketle ilgili yapılacak işlemlerde şirketin temsili ve verilecek kararların infazı yönünden, terkin edilmiş şirketin yeniden tescilini talep etmekte davacıların hukuki yararı bulunmaktadır. Şirketin ihyası için kesinleşmiş bir alacak bulunması şart olmayıp, şirkete karşı açılmış bir davada taraf teşkilinin sağlanması veya takip dosyasındaki alacağın tahsili, itirazın iptali davası açılması ve davanın her türlü takip işlemleri için şirketin temsil edilesi zorunlu olduğundan hukuki yararın bulunduğu kabul edilmelidir. Mahkemece TTK'nın 547. maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan şirketin ihyasına karar verilmiş olmakla, anılan madde hükmü uyarınca, son tasfiye memuru olduğu anlaşılan davalı ...'a davanın yöneltilmesinde ve ek tasfiye işlemleri için tasfiye memuru olarak atanmasında yasa ve usule aykırılık bulunmamaktadır. Davalı tasfiye memurunun ihya işlemlerini usulüne uygun yapmış olmasının, hukuki yararı bulunan kişilerin ihya talep etmelerine engel değildir. Terkin sürecinde ilanların yapılması ve bu ilanlara karşı ihya talep eden şirketin başvurmaması ihyaya engel değildir. Somut olayda şirketin terkini sırasında tasfiye edilen şirkete karşı açılmış dava ve takip dosyası şirketin ortağı, yetkilisi ve tasfiye memuru olan davalı tarafından da bilinmektedir. Yasal hasım konumundaki Ticaret Sicil Müdürlüğünün yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması ve giderlerin davalı tasfiye memuruna yüklenmesinde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, davacılardan ...'in açmış olduğu ve ihya davası için süre verilen İstanbul Anadolu 28. İş Mahkemesinin 2022/16 Esas sayılı dosyası ile ilgili bir gerekçeye yer verilmediği gibi hükümde belirtilmemiş olması isabetli görülmemiştir.Birlikte dava açan davacıların dava dilekçesinden aynı şirketin ihyasını fakat başka dosyalar için ihya talep ettiği anlaşılmaktadır. HMK'nın 297/2 fıkrası gereğince, hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükmün yer alması gerekmektedir. Davacılardan ... tarafından açılan İstanbul Anadolu 28. İş Mahkemesinin 2025/232 Esas sayılı dosya ile sınırlı olarak ihya ve kayıt tescil kararı verilmiştir. Ayrıca hükümde talep olmamasına ve TTK'nın 547. maddesinde yer almayan terkin kararının iptaline dair hüküm tesis edilmiş olmasıda isabetli görülmemiştir. Ancak söz konusu hatalar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince hükmün düzeltilmesi uygun görülmüştür. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ve HMK'nın 33 ve 355. maddeleri uyarınca resen dikkate alınan sebeplerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın esası hakkında yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ve HMK'nın 33 ve 355. maddeleri uyarınca resen dikkate alınan sebeplerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;

1-Davalılar İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü ile ... aleyhine açılan davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında sicile kayıtlı ...'nin derdest İstanbul Anadolu 28. İş Mahkemesinin 2025/232 Esas sayılı ve 2022/16 Esas sayılı dava dosyalarının sonuçlandırılması (taraf teşkilinin sağlanması ve kararın infazının temini) işlemleri ile sınırlı olarak tüzel kişiliğinin ihyasına, yeniden ticaret siciline kayıt ve tesciline,

2-Tasfiye memuru olarak (TC.Kimlik No: ...) ...'ın atanmasına, ücret takdirine yer olmadığına,

3-Kararın İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil ve ilanına,

4-İstanbul Ticaret Odası Başkanlığı aleyhindeki davanın pasif husumet yokluğundan reddine; ... aleyhine açılan davanın ise dava şartı olan taraf ehliyetinin bulunmaması nedeniyle usulden reddine,

5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın peşin alındığından yeniden alınmasına yer ve gerek olmadığına,

6-Davacı tarafından yapılan 615,40 peşin harç, 615,40 başvuru harcı, 321,50-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 1.552,30 TL'nin dava açılmasına sebebiyet veren davalı tasfiye memuru ...'dan alınarak davacıya verilmesine,

7-Davacı taraf lehine AAÜT uyarınca taktir edilen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin dava açılmasına sebebiyet veren davalı tasfiye memuru ...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine,

8-Yasal hasım olması nedeniyle davalı ... aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

10-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:

a-Davalı ... tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalı ...'a iadesine,

b-Davalının yaptığı kanun yolu giderinin, Dairemizce verilen hükmün niteliği de dikkate alınarak, takdiren kendi üzerinde bırakılmasına,

11-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

12-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 30.04.2026

KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.ç hükmü uyarınca karar kesindir.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/637, K. 2026/834, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-637-e-2026-834-k-c71dc8870baf