Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1349 E. 2026/1656 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1349
- Karar No
- 2026/1656
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
19. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1349
KARAR NO : 2026/1656
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/12/2022
NUMARASI : 2020/511 Esas - 2022/885 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle)
KARAR TARİHİ: 13/07/2026
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/12/2022 tarihli, 2020/511 Esas, 2022/885 Karar sayılı dosyasında verilen karar istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı.
Dosya incelendi.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin bir dönem maddi olarak oldukça zor durumda kaldığını ve bir arkadaşı vasıtasıyla davalı ile tanıştığını, davalı tarafın davacı müvekkilinin durumunu anlatması üzerine kendisine faiz karşılığında para verebileceğini teklif ettiğini, müvekkilinin de ekonomik olarak zor durumda olması sebebiyle kabul ettiğini, bunun neticesinde davalının davacı müvekkiline iki farklı tarihte; 5.000 TL elden para verdiğini ve karşılığında vade Tarihi doldurulmamış olarak 6.500 TL'lik senet, 7.500 TL elden para verdiğini ve karşılığında vade tarihi doldurulmamış olarak 10.000 TL'lik senedi müvekkilinden aldığını, müvekkilinin elden aldığı 12.500 TL'lik borç para karşılığında davalıya faiziyle birlikte toplam 16.500 TL borçlandığını, müvekkilinin geçen zaman içerisinde ekonomik olarak biraz rahatladığını ve eline para geçtiği zamanlarda banka kanalıyla davalıya peyderpey ödeme yaparak borcunu tamamen ödediğini, müvekkilinin davalıya toplamda 22.700 TL ödeme yaptığını, ancak davalı tarafın, müvekkilinin hiçbir borcu kalmamasına rağmen, sanki kendisine hiç ödeme yapmamış gibi ilk önce 04.12.2017 tarihinde İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile, daha önce vade tarihi doldurulmamış senedi 30.12.2014 vade tarihli düzenlenmiş gibi göstermek suretiyle, 6.500 TL bedelli senedi icra takibine koyarak davacı müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlattığını, icra takibinin kesinleşmesinin akabinde icra dosyası üzerinden davacı müvekkilinin hesabının bulunduğu ... Bankası'na 89/1- birinci haciz ihbarnamesi gönderildiğini ve banka tarafından müvekkilinin hesabına bloke konularak 19.07.2018 tarihinde müvekkilinin hesabında bulunan 8.561,76 TL'nin icra dosyasına gönderildiğini, akabinde de banka hesapları üzerindeki blokenin kalkabilmesi amacıyla müvekkilinin icra dosyasında kapak hesabı yaptırılarak bakiye kalan 2.151,00 TL'lik ödemeyi de yapıp hesapları üzerindeki hacizlerin kaldırılmasını sağladığını, her ne kadar müvekkili borcunu davalıya ödemişse de davalının kötüniyetli olarak ödenmiş senedi icra takibine koyarak, haciz tehdidi ile müvekkilinden haksız ve fazla para tahsil ettiğini, davalının kötü niyetini devam ettirerek daha önce vade tarihi doldurulmamış senedi 20.05.2017 vade tarihli düzenlenmiş gibi göstermek suretiyle 10.000 TL bedelli senede istinaden İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/6739 D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alaeak bu karar ile 30.11.2017 tarihinde İstanbul Anadolu 12. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlattığını, işbu icra dosyasına müvekkilinin yaptığı itiraz neticesinde İstanbul Anadolu 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/782 E. Sayılı dosyası ile tarafımızca dava açıldığını, anılan mahkemenin dosya kapsamına ve mevcut delil durumuna göre davacı müvekkili yönünden karar verilinceye kadar takibin teminatsız geçici olarak durdurulmasına karar verdiğini, sonuç olarak müvekkilinin davalıdan borç olarak elden aldığı toplam 12.500 TL karşılığında imzaladığı 16.500 TL'lik senetlerin tamamını ödediğini ve karşılığında davalıya hiçbir borcu kalmadığını, davalının ise kötüniyetli olarak davacı müvekkilinden hiçbir alacağı kalmamasına rağmen gerek haricen gerek icra tehdidi ile fazladan 16.979,26 TL para aldığını, bu nedenle davalı tarafça haksız ve kötüniyetli olarak davacı müvekkilinden alınan 16.979,26 TL'nin 15.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile davalıdan iadesi ve tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı asil beyanında özetle; Davayı kabul etmediğini, davacıyı ve dava dışı ... isimli kişiyi avukatı vasıtasıyla tanıdığını, bu kişilerin Yargıtayda tanıkları olduğunu, Yargıtayda olan bir işi nedeniyle yardımcı olabileceklerini söylediklerini ve kendisinden 250.000,00 TL istediklerini, bu beyanlar üzerine kendilerine inandığını, 100.000,00 TL para verdiğini, ancak daha sonra yine hukukçu olan bir arkadaşına konuyu anlattığını, kendisinin de Yargıtayda görevli olduğunu, kendisine böyle bir şey olamayacağını, dolandırıldığını, parasını tahsil etmesi gerektiğini söylediğini, bunun üzerine davacı ve 3. kişi ile görüştüğünü, şikayet edeceğini, parasını geri vermelerini istediğini, hatta bu konuda yazışmaları olduğunu, ancak telefonu sıfırlandığı için şuan o görüşmelere ulaşamadığını, parasını veremeyecekleri için senet verdiklerini, daha sonra yine tahsilat yapamadığı için peyderpey senetleri icraya koyduğunu, halen elinde icraya konulmamış senetleri bulunduğunu, dava dilekçesinde belirtilen ödeme miktarları ile senet bedelleri arasında uyuşmazlık bulunduğunu, davacı ve diğer 3. kişinin başka senetler için ödeme yaptıklarını, ödeme yaptıkları senetleri kendisine iade ettiğini, hatta bu senetlerden birini kendilerine iade ederken yanında...isimli arkadaşı bulunduğunu, ayrıca dava dilekçesinde bahsedilmeyen İst. Anadolu 25. İcra Dairesinde ... esasında takibe koyduğu bir senet daha bulunduğunu, davaya konu edilen senetlerin ödenmediğini, kaldı ki bu 10.000,00 TL senet için kambiyo takibinin ... yönünden devam ettiğini, dosyada tahsilat bulunmadığını, icradaki senetlerin ödenmediğini, dava dilekçesinde ödeme belirtilen ve makbuz sunulan senetleri zaten kendisine iade ettiğini beyan etmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 20/12/2022 tarih, 2020/511 Esas, 2022/885 Karar sayılı "Davanın KISMEN KABULÜ ile, Davacı tarafından davalıya fazla ödenen 12.766,50 TL'nin 15/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili, davacının davalıdan aldığı borçtan fazla ödeme yaptığını, bilirkişi raporundaki ödemeler nedeniyle kalan borç miktarı lehine olacak şekilde tespit edilmiş olmasına rağmen bu raporun hükme esas alınmadığını ve kısmen red kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili, davalıya vasi olarak ...'nun atandığını, tebligatların eski vasiye yapılmasının hatalı olduğunu ve usulüne uygun şekilde temsil ettirilmediğini, banka ödeme dekontlarında senetlere dair bir ödeme açıklaması olmadığı gibi bir delil de sunulmadığını, mahkemenin hatalı şekilde ödemelerin davaya konu senet için yapılmış kabul ederek mahsup yapmasının hatalı olduğunu , dekontların yazılı delil sayılabilmesi için ödeme yapılan senede ilişkin açık bir atıf olması gerektiğini, ceza mahkemesinde verilen beraat kararının bedelsizlik iddialarını kesin olarak çürüttüğünü, ceza mahkemesinin saptadığı maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayacağını ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuştur.
GEREKÇE
Dava, ödünç sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takip nedeniyle menfi tespit ve icra tehditi altında fazla ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, tarafların sunmuş oldukları deliller dosya arasına alınarak tarafların iddia ve savunmaları kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece ''...Dava konusu icra takibine dayanak banka dekontunda borç/ödünç olarak verildiğine ilişkin hiç bir açıklama ve şerh bulunmaması halinde banka havalesi ile gönderilen havalenin 6098 s.TBK.nun 102.m.si hükmü uyarınca bir borcun ödemesi olarak gönderildiği kanuni karinedir. Hal böyle olunca,dava konusu somut olayda bu kanuni karinenin aksini ispat yükünü davalıdadır. Davalı görevsizlik kararı veren İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11/07/2019 tarihli 2. Celsesinde davacı ve diğer 3. Kişilerin banka havalesi ile yaptıkları ödemelerin dava konusu senetlere ilişkin olmadığını, başkaca senetler için ödeme yaptıklarını beyan etmiş ise de davalı bu iddiasını ispatla mükelleftir. Ancak davalı taraf dava konusu olan senetler dışında aralarında başkaca alacak-borç ilişkisi olduğunu yasal delillerle ispat edememiştir. Hal böyle olunca davacı ve dava dışı kişilerin davacı adına davalıya yaptıkları ödemelerin uyuşmazlık konusu borca ilişkin olduğuna kanaat getirilmiştir. Mahkememizce alınan alınan her iki bilirkişi raporunun aynı doğrultuda hesaplama yaptığı iki rapor arasında 99,65 TL'lik bir farkın bulunduğu, farkın sebebinin ise ilk raporda 99,65 TL'lik dosya masrafının dikkate alınmaması olduğu görüldüğünden mahkememizce alınan 26/09/2022 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının talebi ile bağlı kalınarak son ödeme tarihi olan 15/12/2017 tarihinden itibaren kabulüne karar verilen alacağa yasal faiz işletilerek davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir...'' gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği görülmüştür.
Davacının ve davalının istinaf sebeplerinin incelenmesinde, Somut olayda davacı davalıdan iki farklı tarihte; 5.000 TL borç aldığını karşılığında vade tarihi doldurulmamış olarak 6.500 TL'lik senet düzenleyerek davalıya verdiğini, 7.500 TL elden borç aldığını ve karşılığında vade tarihi doldurulmamış olarak 10.000 TL'lik senet düzenleyerek davalıya verdiğini, toplamda 12.500 TL'lik borç para karşılığında toplam 16.500 TL borçlandığını bu borcun karşılığında yaptığı 22.700 TL ödeme ile davalıya hiç borcu kalmadığını ancak davalının daha önce vade tarihi doldurulmamış senedi 30.12.2014 vade tarihli düzenlenmiş gibi göstermek suretiyle, 6.500 TL bedelli senet için davacı aleyhinde İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında , 10.000 TL bedelli senet için İstanbul Anadolu 12.İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında davacı aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlattığını ileri sürerek menfi tespit ve istirdat talepli olarak eldeki davayı açmıştır.
İstanbul Anadolu 4. Sulh Hukuk mahkemesinin 2022/671 Esas sayılı 2022/628 Karar sayılı 31/10/2022 tarihli kararı ile davalıya ...'nin vasi olarak tayin edildiği, yargılama devamı sırasında tebligatların tayin edilen vasiye yapıldığı, vasi değişikliği talebi üzerine, yeni vasi olarak ...'nun atandığı ve Dairemizin kaldırma ilamı doğrultusunda gerekçeli karar tebligatının yeni vasiye yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı dava konusu olan senetler dışında aralarında başkaca alacak-borç ilişkisi olduğunu ve ödemelerin başka senetler için yapıldığını ileri sürmüşse de ; davalının süresinde cevap dilekçesi sunmadığı başka alacak borç ilişkisi bulunduğu ve ödemelerin başka senetler için yapıldığı iddiasının ancak ödeme iddiası kapsamında değerlendirilebileceği, ancak davacının davaya konu senetler haricinde başka senetler için ödeme yapıldığı iddiasını ispatlayamadığı kabul edilmiştir. İstanbul Anadolu 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/674E.,2023/485 K. Sayılı dosyasında davalı hakkında bedelsiz senedi kullanmak ve tefecilik suçlamalarından beraat kararı verildiği, 6098 sayılı BK.’nın 74. maddesi uyarınca hukuk mahkemesi ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değilse de, ceza mahkemesince verilecek mahkumiyet kararı ve ceza mahkemesinde kabul edilen maddi vakıalar hukuk mahkemesini bağlayacağı bu nedenle somut olayda da hukuk mahkemesi hakimi beraat kararı ile bağlı değildir. Dosyada alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu , İstanbul Anadolu 9.İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında fazla ödeme bulunmadığı , İstanbul Anadolu 12.İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında davacı aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe konu yapılan bonoda çift vade bulunması nedeniyle senedin kambiyo senedi vasfını taşımadığından bahisle İstanbul Anadolu 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/782E.,2018/913 K. Sayılı dosyasında davacı ... yönünden iptaline karar verilmiş olduğu, senet kambiyo senedi vasfını yitirdiğinden yazılı delil başlangıcına dönüşen bonodaki vade tarihinin temerrüde esas alınamayacağı kabul edilerek ve davacı tarafından davalı nam ve hesabına yapılan ödeme dekontları dikkate yapılan hesaplamalar uyarınca fazladan yapıldığı tespit edilen ödemenin istirdadına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön tespit edilememiştir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış olup, ayrıca alınan bilirkişi raporunun taraf, mahkeme ve istinaf kanun yolu denetimine olanak sağlayacak şekilde düzenlenip, hükme esas alınmaya yeterli olduğu, mahkemece verilen kararın yerinde bulunduğu anlaşılmakla davalı tarafın tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar tarihi itibari ile istinaf sınırı 8.000, 00 TL (2022 yılı) olup bu miktarın altındaki kararlar kesin karar olacağı, İlk derece mahkemesinin davanın kabul ve red oranı göz önünde bulundurulduğunda, reddedilen 4.212,76 TL istinaf edilen miktar karar tarihi itibariyle istinaf sınırının altında bulunduğundan ve miktar itibariyle kesin bir kararın istinafı söz konusu olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm tesisi usul ve yasalara uygun görülmüştür.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacının istinafının miktar itibariyle REDDİNE,
Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabii tutarak yapmış olduğu istinaf incelemesinde; İstinafa konu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b maddesi gereğince davalının istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
İstinaf kanun yolu başvurusu için alınması gereken harcın mahsubuyla eksik 552,10 TL'nin davacıdan ilk derece mahkemesince hazine adına tahsiline,
İstinaf kanun yolu başvurusu için alınması gereken harcın mahsubuyla eksik 140,07 TL'nin davalıdan ilk derece mahkemesince hazine adına tahsiline,
Davanın ve dosya üzerinde yapılan yargılamanın niteliği ve avukatlık asgari ücret tarifesi göz önünde bulundurularak aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulan için vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan yargılama giderlerinin kanun yoluna başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,
Dair; dosya üzerinde, tarafların ve vekillerin yokluğunda oy birliği ile KESİN olarak verilen karar, açıkça okundu.13/07/2026