Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1218 E. 2026/1226 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1218
Karar No
2026/1226
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1218 - 2026/1226 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1218 KARAR NO : 2026/1226 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/02/2026 NUMARASI : 2024/793 E. - 2026/101 K.

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 17/02/2026 tarih ve 2024/793 E. - 2026/101 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, taraflar arasında yapılan anlaşma uyarınca davacının, davalının belirleyeceği konumlardan teslim aldığı ürünleri kendi temin ettiği araç ile yine davalı tarafından belirlenen diğer konumlara taşıdığını, verilen taşıma hizmetinin faturalarının kesildiğini ancak davalı tarafından belirlenen ücretin davacıya ödenmediğini, bu nedenlerle 36.788,15 TL bedel üzerinden Eskişehir 5. İcra Müdürlüğü'nün 2021/31 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının başlatılan takibe kötü niyetli olarak itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili, taraflar arasında yapılan anlaşma uyarınca davacının, davalının belirleyeceği konumlardan teslim aldığı ürünleri kendi temin ettiği araç ile yine davalı tarafından belirlenen diğer konumlara taşıdığını, verilen taşıma hizmetinin faturalarının kesildiğini ancak davalı tarafından 3.823,34-tl'lik borcun ödenmediğini, müvekkili tarafından taşıma sözleşmesi kapsamında bakiye borcun ödenmesi adına Eskişehir 3. İcra Müdürlüğü'nün 2022/6566 Esas sayılı dosyasından başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından takibi sürüncemede bırakmak adına kötü niyetle itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Şirket vekili asıl ve birleşen davada, mahkemenin yetkisiz olduğunu, icra dairesinin yetkisine de itiraz ettiklerini, Büyükçekmece İcra Dairesi'nin yetkili olduğunu, taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığını, davalı tarafından zaman zaman davacıdan taşıma hizmeti ifa etmesinin talep edildiğini ve yapılan taşıma hizmeti sonrası bedelin ödenerek ticari defter ve kayıtlara işlendiğini, davalının, davacıya herhangi bir borcunun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, takip ve dava konusu alacağa esas davacı tarafça düzenlenen faturaların her iki taraf ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, ödemeye ilişkin belge de bulunmadığı gözetilerek davanın kabulü ile, Eskişehir 5. İcra Müdürlüğü'nün 2021/31 E sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %20 si olan 7.357,63 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükmün tamamlanmasına ilişkin ek kararla, birleşen davaya konu takip ve dava konusu alacağa esas davacı tarafça düzenlenen faturaların her iki taraf ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı gerekçesiyle, birleşen dava yönünden davanın kabulü ile, Eskişehir 3.İcra Müdürlüğünün 2022/6566 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %20'si olan 764,66-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraflar arasında yazılı olarak kurulmuş sözleşme ilişkisi bulunmadığına dair itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, zaman zaman taşıma hizmetini ifa etmesi için müvekkili tarafından davacıdan sözlü talepte bulunulduğunu, karşılığının da tam olarak zamanında ödendiğini, müvekkilinin davacıya hiçbir nam ve hesap altında borcunun buunmadığını, davacının sunduğu faturaların sözleşme ilişkisinin kurulduğunu ispatlamadığını, fatura tanziminin hizmetin verildiğini ve davacının bu tutara hak kazandığını göstermediğini, davacının senetle ispat sınırının üzerindeki iddialarını ispatlayan hiçbir somut delil sunamadığını, kaldı ki bilirkişi raporunda davacı ile yapılan telefon görüşmesinde davacının shell kartı yüklemesi ve banka havalesini sözlü olarak teyit ettiğinin bildirildiğini, davacının alacaklarının ödendiğinin ve davanın kötüniyetle açıldığını dosya kapsamı ile sabit bulunduğunu, davacının ticari defterleri usulüne uygun tutulmadığından hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda yetkisiz olarak ve görev kapsamı aşılmak suretiyle hukuki nitelendirmelerde bulunulduğunu, müvekkilinin almadığı hizmet nedeniyle haksız düzenlenen fatura nedeniyle alenen zarara uğradığını, rapora itirazlarının giderilmediğini, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de doğru olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : 1-Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı alacak için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 20/12/2016 tarih, 2016/2734 Esas, 2016/16029 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, itirazın iptali davalarının takibe sıkı sıkıya bağlı olduğu, mahkemece bu doğrultuda davanın takibe konu edilen faturalarla sınırlı olarak değerlendirilip uyuşmazlığın bu çerçevede çözümlendiği, faturaya süresinde itiraz etmeyen ve ticari defterine kaydeden davalının artık faturaya konu malı/hizmeti teslim aldığının kabulünün gerektiği (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 27/10/2011 tarih, 2011/3549 Esas ve 2011/3335 Karar sayılı kararı da bu yöndedir), somut olayda takip konusu faturalar davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğundan, ispat yükü üzerinde bulunan davalının fatura bedellerini ödediğini usulüne uygun deliller ile kanıtlaması icap ettiği halde davalı tarafından bu yönde delil sunulmadığı, davalının ticari defterlerindeki ödeme kaydının tek başına ödeme yapıldığını ispata elverişli olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 2-Birleşen dava, 3823,24 TL'lik fatura alacağı için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca, miktar ve değeri 3.000,00-TL'yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Bu miktar, birleşen davanın açıldığı 2022 yılı itibariyle 8.000,00-TL'ye yükselmiştir. Somut uyuşmazlıkta, davalı aleyhine hükmedilen 3823,24-TL, HMK'nın 341/2. maddesi gereğince, 8.000,00-TL'lik kesinlik sınırının altında kaldığından, aynı Kanun'un 352. maddesi uyarınca davalı vekilinin birleşen davaya ilişkin istinaf başvuru dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.512,99-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 850,00-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 1.662,99-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 18/06/2026 tarihinde oy birliği ile HMK 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olarak karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/06/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1218, K. 2026/1226, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1218-e-2026-1226-k-22ba00d407e4