Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/985 E. 2025/1240 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/985
- Karar No
- 2025/1240
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/985 Esas
KARAR NO : 2025/1240
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/05/2025
NUMARASI : 2024/995 Esas, 2025/502 Karar
DAVA: MENFİ TESPİT (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 02/10/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında davalının müvekkili şirket için bankalardan kredi temin etmesi hususunda sözleşme bulunduğunu, sözleşme konusu kredinin onaylanması ile davalı şirketin hak kazanacağı başarı priminin ödenmesinin teminatı için 36.000.000,00 TL bedelli çekleri düzenleyerek davalıya verdiklerini, davalının herhangi bir kredi müracaatı yapmadığı halde çekleri ibraz ederek tahsilat işlemlerine başladığını, bunun üzerine yapılan müzakereler sonucunda, 36.000.000,00 TL bedelli çeklerin iade edilerek davalıya 1.300.000,00 TL ödeme ve toplam 8.700.000,00 TL tutarında çekleri teslim etmek zorunda kaldıklarını, davalı şirket yetkilisinin hileli davranışları ve müvekkilinin malvarlığının ağır ve yakın bir zarara uğratılacağı kanısını uyandırması nedeniyle 8.700.000,00 TL tutarında çek verildiğini, müvekkilinin iradesinin korkutma nedeni ile fesada uğratılması nedeniyle çeklerin hükümsüz olduğunu, davadan önce Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/381 D.İş sayılı dosyasında tesis edilen ihtiyati tedbir kararı ile İİK'nın 72/2 maddesi uyarınca çeklerin ibrazı halinde ödenmemesine ve çeklerin icra takibine konu edilmesi halinde takibin durdurulmasına karar verildiğini ileri sürerek üç adet 2.900.000,00'ar TL bedelli çekler nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti ile çeklerin müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevabında; müvekkili şirketin adresinin Ankara olması ve tarafların uyuşmazlık halinde Ankara Mahkemelerinin yetkili olacağını kararlaştırması nedeniyle Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkisiz olduğunu, taraflar arasında düzenlenen 29.08.2024 tarihli danışmanlık sözleşmesi kapsamında davacının müvekkiline toplam 36.000.000,00 TL bedelli 4 adet çek teslim ettiğini, müvekkilinin sözleşme kapsamında tüm sorumluluklarını yerine getirmekte iken, kredi başvurusunun teminatsız gerçekleştirilmesi konusunda silahla tehdit edildiğini, sonrasında tarafların 20.09.2024 tarihli ibraname düzenlendiğini, davacı şirketin ibranamede anlaşılan bedelin ödenmesine ilişkin olarak 3 adet 2.900.000,00'ar TL bedelli çeki müvekkiline teslim ettiğini, dava konusu olan bu çeklerin doğumuna sebep olan ilişkiden bağımsız ve soyut olduğunu savunarak davanın reddine ve davacı alacaklının alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; uyuşmazlığın taraflar arasında aktedilen sözleşmeden kaynaklandığı, davalının cevap dilekçesi ile birlikte yetki itirazında bulunduğu, 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesinde tacirler arasında yetki sözleşmesinin düzenlenmesine cevaz verildiği, her iki taraf da tacir olduğundan yetki sözleşmesinin geçerli olduğu, bu doğrultuda iş bu davanın yalnızca yetki sözleşmesinde kararlaştırılan görevli ve yetkili Ankara Ticaret Mahkemelerinde açılabileceği gerekçesiyle Mahkemenin yetkisizliğine, dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davaya konu çeklerin Danışmanlık Sözleşmesi kapsamında düzenlenen ve başarı priminin ödenmesinin teminatı olarak düzenlenen 36.000.000,00 TL bedelli çekler olmadığını, müvekkilinin malvarlığına yönelik ağır ve yakın zarar tehdidi ile düzenlenen 20.09.2024 tarihli ibraname uyarıca davalı şirkete teslim edilen çekler olduğunu, müvekkili şirketin aldatma ve korkutma ile iradesinin fesada uğratılması nedeniyle davaya konu çeklerin davalıya teslim edildiğini, aldatma ve korkutma haksız fiil niteliğinde kabul edildiğinden, davada Danışmanlık Sözleşmesi hükümlerinin uygulanamayacağını, haksız fiilin gerçekleştiği yer ve zarar gören müvekkili şirketin yerleşim yeri itibariyle Bakırköy Mahkemelerinin davada yetkili olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, 2.900.000,00 'ar TL tutarında üç adet çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir.Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan yetki şartı nedeniyle uyuşmazlıkta Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın yetkili Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir. HMK'nın 17. maddesi; "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." hükmünü düzenlemektedir. Tarafların, belli bir dava (uyuşmazlık) için kanunen yetkili olmayan (aslında yetkisiz olan) bir mahkemeyi yetkili kılmak için yaptıkları sözleşmeye yetki sözleşmesi denir. Bu sözleşme usul hukukuna ilişkin bir sözleşmedir, zira asıl etkisini usul hukuku alanında gösterir (Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, C.1, s. 555). Anılan Kanun’un 17. madde hükmüne göre tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hâllerinin söz konusu olmaması kaydıyla ve (HUMK düzenlemesinde bu yöne ilişkin ayrım bulunmamaktayken) yalnızca tacirler veya kamu tüzel kişileri yetki sözleşmesi yapabilir ve taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava ancak sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılabilir.Somut davada taraflar arasında düzenlenen 29.08.2024 tarihli Genel Danışmanlık Sözleşmesinin 8. maddesinde bu sözleşmeden kaynaklı uyuşmazlıklarda Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır. Taraflar arasında düzenlenen 20.09.2024 tarihli ibranamenin de sözkonusu sözleşmeye istinaden düzenlendiği ibranamede belirtilmiştir. Yine ibranamede kararlaştırılan davaya konu çeklerin de taraflar arasındaki sözleşme ile ibranameye istinaden düzenlendiği, ibranamede açıkça belirtilmiştir. Anılan sözleşmede ise uyuşmazlık halinde Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğu kararlaştırılmış, davalı vekili cevap süresinde yetkili mahkemenin Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu belirterek mahkemenin yetkisine itiraz etmiştir. Taraflar arasındaki yetki anlaşmasında gösterilen mahkeme, münhasır yetkili mahkeme olarak belirlenmiş olup, davalının süresinde yetki itirazı nedeniyle davanın yetki sözleşmesinde kararlaştırılan Ankara Mahkemelerinde görülmesi gerekir. Bu durumda mahkemece davalının yetki ilk itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliğine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/995 Esas, 2025/502 Karar sayılı ve 28/05/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken istinaf harçlar davacı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b/1 bendi ile aynı yasanın 361/1 fıkrası gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi..02/10/2025