Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1849 E. 2025/2096 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1849
- Karar No
- 2025/2096
- Karar Tarihi
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/1849
KARAR NO: 2025/2096
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/02/2025
NUMARASI: 2023/1002Esas - 2025/120Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/11/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM
TARİHİ: 19/11/2025
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2023/1002 Esas 2025/120 Karar sayılı ilamına karşı , davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket aleyhinde Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, ancak müvekkili şirket ile davalı alacaklı arasında hiç bir hukuki ve ticari ilişki bulunmadığını, müvekkilinin davalının adını icra dosyası ile öğrendiğini, müvekkili şirketin davalı ...'na herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin tasfiye aşamasında olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında hiçbir hukuki ya da ticari münasebet bulunmadığından bahisle Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının tedbiren durdurulmasını, davalıya teslim edilmeyen dava konusu çeklerin, bedelsiz kaldığının tespiti ile müvekkili şirketin davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının iptaline, davalı aleyhinde %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafın kambiyo senedinin ve borcun doğruluğunu kabul ettiğini, imza itirazında bulunmadığını, davanın değeri gereği davacı tarafın davasını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, tedbir taleplerinin de reddinin gerektiğini, davacı tarafın haksız ve mesnetsiz davasının reddine, kötü niyetli olan davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; "Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafça davacı şirket ve dava dışı ...Ltd.Şti aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile 10/03/2023 tarihli ve 250.000,00-TL bedelli, 10/04/2023 tarihli ve 200.000,00-TL bedelli, 10/06/2023 tarihli ve 250.000,00-TL bedelli çeklere dayanılarak icra takibi başlatıldığı, çeklerin ...Ltd.Şti tarafından davacı şirket lehine keşide edildiği, daha sonra 10/06/2023 tarihli çekin davacı tarafından ...Ltd.Şti'e ciro edildiği, bu şirket tarafından da davalıya ciro edildiği, 10/03/2023 ve 10/04/2023 tarihli çeklerin ise doğrudan davacı tarafından davalıya ciro edildiği, davacının dava dilekçesinde dava dışı ... isimli şahıs ile yaptığı sac alışverişine ilişkin ticari ilişki sebebiyle çekleri bu kişiye teslim ettiğini, ancak daha sonra sacların teslim edilmediğini, çeklerin davalıya ... adlı şahıs tarafından geçtiğini düşündüğünü, davalıyla hiçbir ticari ilişkisi olmadığını iddia ederek davanın kabulünü talep ettiği, ancak çeklerin üzerinden ... adlı şahsın isminin geçmediği, bu kişinin ciro zincirinde yer almadığı, çeklerden iki tanesinin doğrudan, bir tanesinin araya farklı bir ciranta girmesinden sonra davalıya ciro edildiği, bir an için davacının iddialarına itibar edilse ve davacının ... isimli şahısa çekleri verdiği kabul edilse dahi çek bir ödeme aracı olup ... isimli şahsın kendi ticari ilişkisinde çekleri ödeme aracı olarak kullanmasının da mümkün olduğu, davacının kendisine sac teslim edilmemesi nedeniyle ...'a verdiği çeklerin bedelsiz kaldığına ilişkin iddiasını davalıya karşı ileri süremeyeceği, çeklerin hangi ticari ilişkiden dolayı verildiğine dair yazılı delil bulunmadığı, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olması ilkesi gereğince davacının iddialarının soyuttan öteye gidemediği, davacının şikatiye üzerine başlatılan Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/34322 soruşturma sayılı dosyasında taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf olduğundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, ancak bu dosyada davalının taraf olarak yer almayıp dava dışı ..., ...ve ...'ın şüpheli sıfatıyla yer aldıkları, davalı hakkında açılmış bir soruşturma dosyası dahi bulunmadığı, takip konusu çeklerde ...'ın cirosu ya da başka bir suretle imzası bulunmadığından bu şahıs ile davacının arasındaki şahsi definin davalıya karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, davacı anılan çeklere dair bir kısım ödeme dekontları sunmuş ise de dekontlara konu ödemelerin dava dışı ...Ltd.Şti'ne yapıldığı, davalıya ödeme söz konusu olmadığı, bu şirketin çeklerde adı geçmediği gibi davalının bu şirketle arasında ticari bir bağ olduğunun da iddia edilmediği, netice itibariyle davacının ispatlanamayan davasının reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davalı cevap dilekçesinde İİK 72/4 maddesi uyarınca kötü niyet tazminatı isteminde bulunmuştur. Dava dilekçesinde ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş ise de takibin durdurulmasına dair mahkememizce her hangi bir tedbir kararı verilmediği, bunun haricinde davacının davayı açmakta kötü niyetli olduğuna ilişkin başkaca delil de bulunmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilerek...."gerekçesiyle Davanın REDDİNE, Şartları oluşmamakla davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.
İşbu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde belirtildiği ve yargılama aşamasında da davalı tarafından aksi ispatlanmadığı gibi, müvekkil şirket ile davalı arasında hiçbir hukuki ya da ticari ilişki bulunmadığını, davalı tarafından müvekkil şirket aleyhinde Kayseri Genel İcra Müdürlüğü 'nün ... E. Sayılı dosyası ile Kambiyo Senetlerine Özgü İcra takibi başlatılmış olup, takip kesinleştiğini, müvekkil şirket ile alacaklı/davalı ... arasında hiçbir hukuki ya da ticari ilişki bulunmadığı gibi, müvekkil şirket davalının adını başlatılan icra dosyası ile öğrendiğini, müvekkil şirketin icra dosyasında alacaklı görünen davalı ... 'na bir borcu bulunmadığını, müvekkil şirket; Kayseri İlinde ... imalatı yapmakta olup, şirket tasfiye edildiğini, müvekkil şirket; ticari faaliyetlerine devam ettiği sırada dava dışı ... isimli şahıs ile sac alışverişi konusunda anlaşmış ve müvekkil şirket dava konusu olan ve icra takibi başlatılan;- 10.03.2023 vade tarihli, 250.000,00 TL tutarlı, ... çek numaralı, Keşidecisi ... Ltd. Şti. olan ... çekini, 10.04.2023 vade tarihli, 200.000,00 TL tutarlı, ... çek numaralı, Keşidecisi ... Ltd. Şti. olan ... çekini, 10.06.2023 vade tarihli, 250.000,00 TL tutarlı, ... çek numaralı, Keşidecisi ... Ltd. Şti. olan ... çekini ve bu çeklerden başkaca iki çeki daha cirolamış ve sipariş ettiği saclar için ... isimli şahısa verdiğini, sipariş edilen saclar müvekkile teslim edilmediği gibi, çekler ve müvekkilin olarak kullanıldığı açıkça ortada olduğunu, müvekkil ile davalı arasında hiçbir ticari ilişki olmadığı gibi, müvekkil şirketin davalı ... 'na bir borcu da bulunmadığını, dolayısıyla müvekkil borcu olmayan bir kişiye karşı, ciro ettiği çeklerin kullanılarak icra dosyasında borçlandırıldığını ve icra dosyasının kesinleştiğini öğrendiğini, dolayısıyla Sayın Mahkemenin gerekçeli kararı bu bağlamda davanın esası ile bağdaşmamakta olup, kararın müvekkil lehine kaldırıtması gerektiğini, diğer taraftan ... isimli şahısın dolandırıcı olduğu, bir çok firmadan dava konusuna benzer çekler aldığı, bu çekleri kendisi ciro etmeyerek davalı gibi bir çok kişi üzerinden icra takibi konusu ettiği bilgisine ulaşılmıştır. Yani davalı; dava konusu çekleri resmiyette (çek cirosundan öyle anlaşılmakla birlikte) müvekkil şirketten almış gibi gözükse de müvekkil şirket katiyen bu çekleri davalı ... 'na vermediğini, müvekkil şirket tarafından keşide edilen, yukarıda bilgileri verilen 3 adet çekin toplam tutarı; 700.000,00 TL (Yedi Yüz Bin Türk Lirası) olup, sıralı olarak keşide edilen çeklerin tamamı Kayseri Genel İcra Müdürlüğü 'nün ... E. Sayılı dosyası ile Kambiyo Senetlerine Özgü İcra takibi başlatılarak haksız kazanç elde edilmeye çalışılmakta olup, çekler yukarıda belirtilen hususlar dahilinde çekler bedelsiz kaldığını, müvekkilin ciro ettiği çekler ile davalı arasındaki çek silsilesinde başkaca bir ciranta olmaması sebebiyle davalının iyi niyetli üçüncü kişi olduğundan yahut davalının alacaklı olduğundan bahsedilmesi mümkün olmadığını, davalıya geçen çeklerin hukuki nedene dayanmaması sebebiyle“sebepsizlik" ve "sebepsiz zenginleşme" hükümleri söz konusu olduğunu, izah edilen sebeplerle dava konusu çekler ... isimli şahısa sac teslim edilmesi sebebiyle verilmesi, ... isimli şahıs tarafından müvekkilin dolandırılması nedeniyle illiyet bağı aranmaması gerektiği şeklinde gerekçe kurulmuşsa da istisnai hallerde bu bağ araştırılması gerektiğini, izah edildiği üzere müvekkil çekleri bizzat ... isimli şahısa teslim ettiğini ve bedellerini de ... Ltd.Şti. 'ne ödemiştir. ... ile ... LTD.ŞTİ. Arasındaki ticari ilişkinin ve müvekkil ile ... LTD.ŞTİ. arasındaki ticari ilişkinin varlığı ve bu varlığın müvekkile yansıyan etkileri araştırılmadan "yazılı delil bulunmaması" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi eksik araştırma ile karar verildiğini ve kararın hatalı olduğunu açıkça gösterdiğini, Sayın Mahkeme; 16.10.2024 tarihli duruşmada ara kararı gereği; "HMK 200. maddesi uyarınca senetle ispat sınırı nedeniyle davacının tanık dinletme talebinin reddine" karar verdiğini, ancak; müvekkil tanığı alacağın ispatı açısından değil, ortadaki ticari faaliyetin kimler tarafından ve nasıl gerçekleştiğine yönelik tanıklığı yargılama açısından önem arz etmekteyken müvekkilin savunma hakkı Sayın Mahkeme tarafından kısıtlandığını, dolayısıyla müvekkilin araştırılmayan delilleri ve dinlenilmeyen tanıkları açısından da kararın kaldırılması gerektiğini, açıklanan ve Sayın Mahkemenizce re'sen göz önünde bulundurulacak nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf incelemesinin Duruşmalı yapılmasına, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü 'nün ... E. Sayılı dosyasının ivedilikle Tedbiren Durdurulmasına, inceleme sonunda Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2023/1002 E., 2025/120 K. Sayılı kararının müvekkil lehine kaldırılmasına, davanın Kabulüne ve Müvekkil şirketin Davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü 'nün ... E. sayılı dosyasının İptaline, Davalı yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Dava, İİK.72 mad gereği icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.
Dava, avans olarak verilen çekin mal teslim edilmediğinden bedelsiz kaldığı ve ödendiği iddiası ile açılan menfi tespit davasıdır.
Çek kambiyo senetlerinden olup, sebepten mücerrettir. Yasa gereği kambiyo senetlerinin sebepten bağımsız olduğu, çek hamilinin çeki edinmesine sebep olan ticari ilişkiyi ispatlama yükümlülüğünün bulunmamaktadır. Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır.
Kural olarak çek bir ödeme vasıtası olup, mevcut bir borcun tediyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerekir. Alım satım ilişkisinde aksine adet veya sözleşme mevcut değil ise satıcı ile alıcının borçları ayın zamanda ifa etmekle mükellef oldukları hükme bağlanmıştır. Bu durumda verdiği çek karşılığında kendisine mal teslim edilmediği şeklindeki davacı iddiası belirtilen kuralların aksi yönde olduğundan davacının senede karşı olan bu yöndeki iddiasını HMK.nın 200.maddesi uyarınca yazılı delille kanıtlaması gerekmektedir. Bir başka deyişle mal satış ilişkisinde aksine bir adet veya sözleşme bulunmadıkça, alıcı ve satıcının edimlerini aynı anda ifa ettikleri kabul edilir. Peşin satış karinesinin aksini iddia eden taraf, bu hususu kanıtlamakla yükümlüdür.
Somut olayda dava konusu çekin taahhüt edilen mal karşılığı avans olarak verildiğini ve malın teslim edilmediğini iddia eden davacının, bu yöndeki iddiasını kesin delillerle kanıtlaması gerekir. Somut olayda ispat yükü, çekin ileride teslim edilecek mallara karşılık avans olarak verildiğini ve çek bedelleri kadar mal teslim edilmediğini ileri süren davacıdadır. Kural olarak kambiyo senetleri, kayıtsız şartsız soyut borç ikrarını içeren senetlerdir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür. Bu bakımdan kambiyo senedinin bedelsiz olduğu iddiasıyla açılan menfi tespit davasında ispat külfeti davacı borçluya düşer. Bu itibarla, dava konusu çekin bedelsiz kaldığını, çekin bedelinin ödendiğini, çekin avans mahiyetinde olduğunu iddia eden davacının öncelikle bu iddiasını HMK’nın 201. maddesi uyarınca yazılı delille ispatlaması gerekmektedir.Öte yandan kambiyo senetleri illetten mücerret olup tacirler arası hukuki ilişkilerden dolayı düzenlense dahi ticari defter ve kayıtlara işlenmesi zorunluluğuna dair herhangi bir düzenleme de bulunmamaktadır.
Davacının bu iddialara yönelik yazılı kanıt sunamadığı, tarafların arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, davalıya yapılmış bir ödeme bulunmadığı, ceza soruşturması sonunda takipsizlik kararı verilmiş olması, bu durumda mevcut hale göre davanın reddi kararı usul ve yasaya uygun bulunmuştur.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davacı tarafın yukarıda yazılı söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2023/1002 Esas 2025/120 sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacıdan peşin olarak alındığından harçlarla ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ,
İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ,
Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde , 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 19/11/2025