Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/877 E. 2025/877 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/877
Karar No
2025/877
Karar Tarihi

T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/877-2025/880 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (Başvuru Kabul/Gönderme/HMK m. 353/1-a.4) DOSYA NO : 2025/877 Esas KARAR NO : 2025/880

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/06/2025 NUMARASI : 2024/1146 Esas-2025/668 Karar

DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 14/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/11/2025

Taraflar arasında yapılan yargılama neticesinde, Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın usulden reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili; Müvekkili şirketin, süt ürünleri alanında faaliyet gösteren bir tacir olduğunu, Irak’ta faaliyet göstermek üzere açacağı süt fabrikasında kullanılmak üzere Ankara'da yerleşik davalı şirketten, süt, peynir, yoğurt makineleri de dahil olmak üzere bir süt fabrikasının tam ve verimli olarak çalışması için gerçek anlamda ihtiyaç duyulan her türlü ekipmanı satın almak ve ayrıca süt endüstrisine hakim olan davalı şirketçe verilecek danışmanlık hizmeti de dahil olmak üzere anahtar teslim fabrika kurulum hizmeti almak üzere davalı şirket ile bir ticari ilişkiye girdiğini, Müvekkili ile davalılar arasındaki ilişki anahtar teslim suretiyle fabrika kurulumunu da konu alan bir danışmanlık ve menkul satış sözleşmesi olduğunu, ne var ki, davacı müvekkili tarafından son derece dürüst bir tacir olarak sözleşmesel ilişki kapsamında üzerine düşen her türlü yükümlülük tam ve gereği gibi yerine getirilmiş olmasına, peşinen bedelleri ödenmiş olmasına rağmen davalı şirket tarafından anahtar teslim fabrika kurulum ve danışmanlık hizmeti işinin niteliğine uygun hiçbir yükümlülüğün gereği gibi yerine getirilmediğini, bahse konu makine ve ekipmanlarda mevcut olan ve bugüne değin süregelen, her geçen gün yenileri ortaya çıkan ayıp, eksiklik ve arızalar sebebiyle müvekkilinin fabrikasını düzgün bir şekilde işler hale dahi getiremediğini, taahhüt edilen hizmetlerin gereği gibi ifa edilememesi ve neticeten fabrikanın bir türlü tam anlamıyla faaliyete geçememesi sebebiyle müvekkilinin uğradığı zararın her geçen gün katlanarak arttığını beyan ederek, davanın kabulüne, davalı şirketin üstlenmiş olduğu anahtar teslim fabrika kurulumu ve danışmanlık hizmetini gereği gibi ifa etmediğinin ve yükümlülüklerini yerine getirmediğinin tespitine, TBK m.125 uyarınca davalı şirketin aynen ifa gerçekleştirebilmek adına yükümlülüklerinin tamamını tam ve gereği gibi ifasına hükmedilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, fiili zarar ve yoksun kalınan kârın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi ile birlikte hesaplanarak belirsiz alacak olarak şimdilik 3000 Euronun davalı şirketten tahsiline, Müvekkilinin davalı şirket yüzünden uğradığı tüm zarar, ziyan ve ikame mallar için yaptığı giderlerin davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; davacı ile müvekkili şirket arasında ticari bir ilişki bulunmadığını, ayrıca işbu sözleşme sonrasında davacı tarafça müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi müvekkili şirket tarafından da davacı tarafa herhangi bir iş yapılmadığını, nitekim davacı tarafın dava dilekçesinde arabuluculuk tutanağı dışındaki tek delili olan noter ihtarnamesinin de keşidecisinin davacı değil başka bir şirket olduğunu, bu nedenle davanın husumet sebebiyle reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise; Müvekkili şirket ile ... arasında bir süt fabrikasının anahtar teslim olarak kurulması üzerine anlaşıldığını, projenin tamamen ...'e özel şekilde hazırlandığını, tesis, işbirliğine yönelik olarak gerekli adımlar ... tarafından atılmasına rağmen, Müvekkili Şirketçe eksiksiz olarak kurulduğunu ve teslim edildiğini, ilk olarak ...'den onay alınarak başlandığını ve üretilmiş olan tüm tank, makine ve ekipmanlar, kararlaştırılan tarihlerde sevk edilmek istendiğini, ancak inşaatın bitirilmediğinin bildirilmesi nedeniyle bu konuda gecikmeler yaşandığını, ayrıca montaj sonrasında Müvekkil Şirket devreye alma işlemini yapmak istediğinde ise ... tarafından uzun süre süt ve gerekli hammadde temin edilemediğini, öyle ki bu süreçte, 20 tonluk tesis için sadece 1 ton süt temin edilebildiğini, tüm bunlara rağmen Müvekkili Şirketin sahadaki ekibinin yoğun bir çalışma ile tesisi çalıştırdığını, bu durumun gerek Müvekkili Şirket tarafından kayıt altına alınan fotoğraflar gerekse de 20 günlük çalıştırma süresinde tutulan raporlarla sabit olduğunu, nitekim tesisin eksiksiz bir şekilde kurulduğu, teslim edildiği ve çalıştırıldığı, “...” şeklinde adlandırıldığını ve 06.04.2023 tarihli kesin kabul tutanağı imzalandığını ve yine taraflarına övgü dolu imzalı referans mektubu verildiğini, bahsi geçen evraklar imzalanmadan önce ... çalışanı ... tarafından da gerekli testlerin yapıldığını, teslim sonrasında da, Müvekkili Şirketçe devamlı olarak tesisle ilgilenildiğini, sözleşmesel yükümlülükleri sona ermesine rağmen, otomasyon mühendisi tarafından uzaktan bağlantı ile defalarca destek sağlandığını, özetle Müvekkili Şirketçe sözleşme kapsamında yer alan her türlü yükümlülüğün eksiksiz bir şekilde yerine getirildiğini, bu sebeble gerek davacı tarafça gerekse de davaya delil ihtarnamedeki ... tarafından ortaya atılan iddiaların hiç birinin gerçeği yansıtmadığını beyan ederek davanın öncelikle husumetten, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; mahkemece davacı şirketin isminin HMK'nın 124/4.maddesi gereğince ... olarak kabul edilmesine ve değiştirilmesine rağmen 08/04/2025 tarihli ara kararda verilen ihtaratlı kesin süreye rağmen HMK 114/1-f'de belirtilen dava şartı eksikliği HMK 115/2.maddesinde belirtildiği şekilde giderilmemiş ve davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; önceki aşamalarda müvekkilinin unvanı ile ilgili problem yaşanmadığını, müvekkilinin Irak'ta yerleşik bir şirket olduğunu, Türk Ticaret Mevzuatı hükümlerinin uygulanamayacağını, farklılığın Arapça-İngilizce-Türkçe çevirilerinden kaynaklandığını, müvekkilinin diğer davacıya ait şahıs firması olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, işin esasına girilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür (HMK m. 124/1). Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır (HMK m. 124/2). Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir (HMK m. 124/3). Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder (HMK m. 124/4). HMK'nın 124. Maddesi gereğince Hakim'e re'sen taraf değişikliği yapma yetkisi verilmemiştir. Somut olayda Mahkeme tarafından re'sen taraf değişikliği yapılarak davacı tarafa vekaletname sunması için süre verilmesi ve vekaletname sunulmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kaldı ki kabule göre Mahkeme tarafından yabancı ülkede kayıtlı olabilecek bir şirkete Türk şirketler hukuku mevzuatı uygulanarak sonuca gidilmesi ve aktif husumet ehliyetinin tartışılmaması da doğru görülmemiştir. Dosya kapsamına göre, davacı vekili davayı açtığı vekaletname ile davalıya ihtar çekmiş ve ihtarnamede fazladan "..." şeklinde bir iştigal alanı eklenmiştir. Aynı iştigal alanına davalı tarafından dosyaya sunulan iş bitirme belgesinde de yer verilmiştir. Kaldı ki söz konusu belgede davalı ismi de "..." olarak kısaltılmıştır. O halde Mahkemece yapılacak işlem; davacı vekiline, davacı şirketin Irak ticari kayıtlarını ve varsa sözleşme suretini tercümeleriyle birlikte sunması için süre verilmesi, dosyaya sunulan vekaletle uyumlu olması halinde işin esasına girilmesi, aksi halde HMK'nın 124. Maddesine göre bir talep gelirse bunun karara bağlanması ile ulaşılacak sonuca göre işin esasına girilip girilemeyeceğinin tartışılması ile sonuca gidilmesinden ibaret olacaktır. Açıklanan nedenlerle; sair hususlar incelenmeksizin davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.4 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 17/06/2025 tarih ve 2024/1146 Esas-2025/668 Karar sayılı kararının HMK’nun 353/1-a.4 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İnceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. Fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 14/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ✍e-imzalıdır

Üye ✍e-imzalıdır

Üye ✍e-imzalıdır

Katip ✍e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/877, K. 2025/877, T. 14.10.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-877-e-2025-877-k-98ee02ad0382