Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/800 E. 2026/961 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/800
- Karar No
- 2026/961
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/800 - 2026/961 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/800 KARAR NO : 2026/961
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/12/2024 NUMARASI : 2023/564 ESAS - 2024/691 KARAR
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 18/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/06/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Nakliyat Ltd. Şti. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.08.2022 tarihinde olay mahalli olan Ankara–Niğde otoyolunda davacı ... Grup Turizm İnşaat Şirketine ait olan dava dışı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı 2021 modeli ... modeli özel araç ile, davalılardan ... trafik sigorta poliçesiyle zorunlu mali mesuliyet sigortalı bulunan diğer davalı ... Nakliyat Şirketinin maliki ve işleteni olduğu diğer davalı ...’ın sürücüsü olduğu ... plakalı çekiciyi geçeceği sırada, davalı şirkete ait diğer davalı sürücünün direksiyon manevrasına bağlı davacı şirkete ait ... plakalı özel aracın şeridine girerek bu sürücünün de çekiciyle çarpışmamak için sol şeride manevrası sırasında, sol şeridi takiben seyrine devam etmekte olan dava dışı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı araç ile çarpışarak, çarpışmaya bağlı davacıya ait araç ile dava dışı ... plakalı aracın bariyerlere çarparak savrulmaları neticesi duruşa geçtikleri, dava konusu ve dava dışı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini belirterek, davacıya ait araçta meydana gelen 100,00 TL değer kaybı ile, eksik bakiye hasar bedeli olan 100,00 TL'nin davalılardan avans faizi ile müştereken ve müteselsilen mahkemede açılan maddi tazminat davasının kabulünü talep etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesindeki aleyhe hususları kabul etmediklerini, delil bildirme ve beyanda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, davacının her türlü talep ve beyanlarının hukuki dayanaktan yoksun olup, reddi gerektiğini, huzurdaki davanın müvekkili şirket yönünden görevli mahkemede açılmadığını, araç maliki sıfatıyla araç değer kaybından doğan tazminat davalarında görevli mahkemenin kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, kusura ilişkin yeterli inceleme yapılmaksızın, müvekkili şirkete ait araç sürücünün kusurlu olduğu iddiasının kabul edilemeyeceğini, kusur oranının tespiti açısından Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, yapılacak yol ve zemin etüdü, Karayolları Genel Müdürlüğü yol planları ile mobese kayıtları akabinde trafik bilirkişisi tarafından yapılacak inceleme ve ardından yerleşik Yargıtay içtihatlarınca Adli Tıp Kurumundan alınacak kusur raporu neticesinde, gerçek kusur dağılımının ortaya çıkacağını, bu sebeple kusur oranlarının belirlenmesi için ATK Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, kaza yerini gösteren kamera kayıtlarının da araştırılması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile kazanın meydana geldiği kaza mahallini gösteren kamera kayıtları bulunmakta ise kayıtların istenerek incelenmesini talep ettiklerini, değer kaybına yönelik tazminata ilişkin taleplerinin sigorta poliçesi kapsamında diğer davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu trafik sigortası yapılmasından dolayı öncelikli olarak diğer davalı sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğini bildirerek, görevsizlik yönünden davanın usulden reddine, haksız davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; poliçe teminat limiti ve müvekkili şirket sorumluluğunun tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından dava öncesinde yapılan ödeme ile üzerine düşen sorumluluğun yerine getirildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasından doğan sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında olduğunu, en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için hem Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi’nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, hiçbir şekilde haksız başvuruyu kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmedilecek olması ihtimalinde değer kaybı hesaplamasının Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlar Ekinde yer alan formüle göre yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber söz konusu maddi zararın uzman sigorta eksperi tarafından Yargıtay içtihatları doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin KDV’den sorumluluğu bulunmadığını, hasarlanan parçalara ilişkin orijinal parça talep edilmişse de işbu hususun kabulünün mümkün olmadığını, başvuru dilekçesinde iskonto yapılmaması yönünde talepte bulunulmuşsa da aleyhe hüküm kurulması halinde parça ve işçilik iskontosunın uygulanması gerektiğini, bu oranın da en az yüzde otuz olması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber, müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, bu sebeple temerrüt tarihi itibariyle avans faizi talep edilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, davacının haksız ve mesnetsiz tazminat talebinin reddi ile dava açılmasına müvekkili şirket sebep olmadığından davanın reddi ile müvekkili şirket lehine yargılama masrafı ve vekalet ücretine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; sigortalı aracın tramerden temin edilen kayıtları, hasarlanan bölümleri incelenip yapılan değerlendirme sonucu hazırlanan rapora göre, davacının aracında 146.308,20 TL hasar oluştuğu, davacının aracında kaza nedeni ile 50.000,00 TL değer kaybı oluştuğu, davalı sigorta şirketinin davadan önce davacıya 100.000,00 TL ödeme yapmış olduğu dikkate alındığında bakiye hasar bedelinin 46.308,20-TL olduğu, sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan sorumluluğu, poliçe limitiyle sınırlı olduğundan yapılan ödeme ile sigorta şirketinin sorumluluğunun kalmadığı anlaşılmakla, sigorta şirketi yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından; “Davalı ... yönünden davanın REDDİNE, 50.000,00 TL değer kaybı, 46.308,20 TL bakiye hasar bedeli zararının 25/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılar ... ve ... Nakliyat'tan alınarak davacıya verilmesine,” karar verilmiş, karar davalı ... Nakliyat Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Nakliyat Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde; kararın eksik inceleme ile verildiğini, kusur raporu alınmadığını, ATK’dan kusur raporu alınması gerektiğini, hesap bilirkişi raporunun yetersiz ve hesabın da fahiş olduğunu, yeterli piyasa araştırması yapılmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunanın istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, araç hasarı nedeniyle bakiye hasar ve değer kaybı zararının tazmini istemine ilişkin olup, Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı ... Nakliyat Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davalıların işleten sürücü ve ZMM sigortacısı olduğu aracın sürücünün tam kusuruyla kazanın meydana geldiği, hükme esas alınan kusur raporunun kaza tutanağı ve dosya kapsamına uygun olduğu, yine hükme esas alınan raporun dosyadaki ekspertiz raporları ile faturalar, araç fotoğrafları değerlendirilerek ‘gerçek zarar’ ilkesine uygun şekilde kaza tarihindeki araç hasarının belirlendiği, bu hasardan davalı ZMM sigortası tarafından yapılan ödemenin mahsup edilerek bakiye hasar bedelinin belirlendiği, yine Yargıtay içtihatlarına uygun şekilde değer kaybının hesaplandığı anlaşılmış olup, bu haliyle mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf eden davalının tüm istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı ... Nakliyat Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı ... Nakliyat Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 6.578,81 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.644,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.934,11 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf edence yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 18/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
*Bu belge 5070 sayılı Kanun maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.