Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/798 E. 2025/919 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/798
Karar No
2025/919
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

19. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/798

KARAR NO: 2025/919

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 05/12/2024

NUMARASI: 2024/215 Esas - 2024/891 Karar

DAVANIN KONUSU: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Tazminat)|Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Sözleşmenin Feshi)

KARAR TARİHİ: 15/05/2025

İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİnin 05/12/2024 tarihli, 2024/215 Esas, 2024/891 Karar sayılı dosyasında verilen karar istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı.Dosya incelendi. Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalının, işletmesi müvekkiline ait olan ... Mh. ... Sk. No:...(Yeni No:...) Aksaray/Fatih/İstanbul adresinde bulunan ... Otel'in, alt kat lobi yanında bulunan içkili lokanta/restorant bölümünün, müvekkiliyle aralarında bulunan işletme sözlemesi sebebiyle işletmecisi olarak bulunmakta olduğunu, işletme sözleşmesinin müvekkili ile davalı arasında 31.05.2017 tarihinde imzalandığını, bu sözleşmenin başlangıç tarihinin 01.06.2017 olduğunu ve kira bedelinin 5.500,00-USD olduğunu, sözleşmesinin 4. maddesinde kira sözleşmesinin bir yıllık olarak yapıldığı ve her kira dönemi sonunda tarafların anlaşması halinde kira sözleşmesinin yıllık olarak devam edeceğinin düzenlendiğini, sözleşmenin 15. Maddesinde; ''İşletmeci, birinci işletme yıllı dolmadan işletme sözleşmesini fesh etmesi halinde bir yıllık işletme bedeli tutarında ceza-i şart ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder. İkinci ve devamı işletme yıllarında işletmeci ve işletmeye veren işbu işletme sözleşmesini 3 ay önceden yazılı haber vermek sureti ile her zaman fesh etme hakkına sahip olduklarını taraflar peşinen kabul ederler. Bu şekilde işletme sözleşmesinin sona erdirilmesi nedeni ile taraflar birbirlerinden hiçbir hak ve alacak talep etmeyeceklerini peşinen kabul ve taahhüt ederler.'' hükmüne yer verildiğini, müvekkilinin 14.03.2022 tarihinde ihtarname çekerek sözleşmenin bitiş tarihi olan 01.06.2022 tarihinden sonra sözleşmenin yenilenmeyeceğini davalı tarafa bildirdiğini, ancak davalı tarafın müvekkiline gönderdiği karşı bir ihtarname ile işletmeyi boşaltmayacağını bildirdiğini, işletme sözleşmesinde tarafların bu hak ve yükümlülüklere uygun davranmaması durumunda sözleşmenin sona erdirilebileceğinin hüküm altına alındığını, bu kapsamda müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak davalının bu yükümlülüklere aykırı davrandığını, ayrıca işletme sözleşmesinin süresinin de sona erdiğini, ancak davalının buna rağmen taşınmazı boşaltıp teslim etmediği gibi, sözleşmenin 7. maddesinde belirtilen; ''işbu sözleşme ile işletmesini aldığı işletmeyi, işletmeye verenden izin ve yazılı onay almadığı sürece başkasına devredemez, kiraya veremez, ortak olamaz. Bu duruma aykırı davranış, sözleşmenin derhal fesih nedenidir'' olarak düzenlenen hükme de aykırı davrandığını, davalı tarafın işletmeye ortak almasına müvekkili tarafından hiçbir şekilde onay verilmediğini, müvekkilinin 01.06.2022 tarihinden sonraki yeni kira dönemi için sözleşmenin yenilenmesini istemediğinden dolayı, davalıya Üsküdar ... Noterliğinin 14.03.2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtarname çekerek, yeni dönem için işletme sözleşmesinin yenilenmeyeceğini ve işletme sözleşmesinin 01.06.2022 tarihinde sona ereceğini, bu tarihten sonra keşidecinin, işletmeciliği kendisinin yapacağını bildirdiğini, bu nedenle müvekkilinin, davalının 01.06.2022 tarihinden itibaren işletmesini yapmış olduğu ... Otel'in alt kat lobi yanı içkili lokanta/restorant bölümünü tahliye etmesi gerektiğini ihtaren bildirdiğini, müvekkilinin tahliye iradesini ortaya koyduğu ihtarnameyi davalı tebellüğ almasına ve cevap vermesine rağmen işletileni tahliye etmemesi sebebiyle müvekkilinin bir çok zararının ortaya çıktığını, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile davalının taşınmazdan tahliyesini, işletme sözleşmesinin feshini ve uğranılan zararın tazminini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; dava her ne kadar asliye ticaret mahkemesinde açılmış ise de, mahkememizin görevsiz olduğunu, davalının iflasa tabi olmadığını, ticari unvanının bulunmadığını ve ticaret siciline tescil edilmiş bir iş yerinin mevcut olmadığını, iş bölümü itirazlarının da bulunduğunu, davada görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, davacının, tarafları aynı olan, aynı sözleşmeye istinaden ve aynı hukuki sebeplere dayanarak İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/35 esas sayılı dosyasında dava ikame ettiğini, bu hususta derdestlik itirazlarının bulunduğunu, davanın değeri konu bölümünde doğru bildirilmediği gibi, harç da eksik ödendiğinden davaya bu şekilde devam edilemeyeceğini, kira bedelinin 5.500,00-USD olduğunun belirtildiğini, oysa ki hukukumuzda sözleşmelerin döviz üzerinden yapılmasının yasaklanmış olduğunu, söz konusu sözleşmenin taraflarının, müvekkili ile ... Tic. Ltd. Şti. olduğunu, ancak sadece müvekkilinin imzasının bulunduğunu, bu anlamda davacıların aktif husumetinin bulunmadığını, söz konusu sözleşme geçerli olmadığını, davacının 3 ay önceden haber verme şartına riayet etmediğini, davacının miktarını belirtmeden ve hukuki sebeplerini açıklamadan tazminat istemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın hangi sebeple açıldığı konusunda müphemiyet mevcut olduğunu, ortada akde aykırı bir işlem ya da tasarrufun olmadığını, davacının mülkiyet sahibi olmadığını, kiracı olduğunu, işletme sözleşmesinin 7. ve 15. maddelerine göre sadece fesih istenebileceğini, ancak tahliyenin istenemeyeceğini, asıl akde aykırı davranan ve yükümlülüklerini yerine getirmeyenin davacı taraf olduğunu, tüm bu nedenle davanın derdestlik, görevsizlik, iş bölümü, süre, husumet, usul ve esas yönünden reddini talep etmiştir. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 05/12/2024 tarih, 2024/215 Esas, 2024/891 Karar sayılı "Mahkememizin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, Karar kesinleştiğinde ve süresi içerisinde talep halinde dosyanın, görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine," kararı davalı tarafından istinaf edilmiştir. Davalı, Asliye Ticaret Mahkemesinin görevsizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, görevli mahkemesinin sulh hukuk mahkemesi olduğundan bahisle istinaf talebinde bulunmuştur.

GEREKÇE: Dosya incelendiğinde, taraflar arasındaki işletme sözleşmesine istinaden davacı tarafın tahliye iradesine rağmen davalı tarafın işletileni tahliye etmediğinden bahisle, işletme sözleşmesinin feshi, işletilenin tahliyesi ve maddi zararın tazmini talebinden ibaret olduğu tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince "...Somut olayda dava, taraflar arasındaki işletme sözleşmesine istinaden davacı tarafın tahliye iradesine rağmen davalı tarafın işletileni tahliye etmediğinden bahisle, işletme sözleşmesinin feshi, işletilenin tahliyesi ve maddi zararın tazmini istemine ilişkin bulunmaktadır. Davalının GIB ve SGK entegrasyon kayıtları dosyamız arasına alınmış olup, herhangi bir tacir kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu anlamda, davanın genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde görülmesi,..." gerekçesiyle karar verildiği görülmüştür. Taraflar arasında düzenlenen 31/05/2017 tarihli "İşletme Sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin incelenmesinde; davacı şirketin "işletmeye veren", davalının "işletici " olarak yer aldığı, sözleşme konusunun ... Mah., ... Sok., No:... (yeni ...) Aksaray-Fatih/İstanbul adresindeki ... Otelin alt katında lobi yanında bulunan içkili lokanta/restorantın (... Restorant) işletme usul ve esaslarının belirlenmesi olduğu, işletmeye verenin işletmeyi, işleticinin derhal çalıştıracak şekilde demirbaş eşyalar ve işletme izni ile birlikte işleticiye teslim edeceği, işletmeye verenin anılan yer ile ilgili kiralama ilişkisi sürdüğü (söz konusu yerde işletmeye verenin hakkı olduğu) sürece devam edeceği, işletme dönemlerinin 12 ay- yıllık olarak devam edeceği, işletmeye verenin mal sahibinin kira sözleşmesini herhangi bir nedenle sona erdirmesi halinde işleticinin hak ve alacak talep etmeden işlettiği yeri derhal tahliye edeceği, işleticinin ... Restorantı kendi nam ve hesabına işleteceğini, işletmecinin, işletmeyi, işletmeye verenin kendisine noterden verdiği vekaletname ile işletileceği, ruhsat vs. değişmeyeceği, işletici ve çalışanlarının, işletmeye verenin çalışanı ve personeli olmadıklarını peşinen kabul edecekleri, işletme ile ilgili her türlü adli idari ve cezai sorumluluğun işleticiye ait olduğu, işletmecinin işletmesinde çalıştırdığı personelin SGK'larını yapmak, sigorta primleri ile diğer işçilik haklarını ödemekle yükümlü olduğu, çalışanların işletmeye veren üzerinden sigortalı olmakla birlikte bunlar ile ilgili her türlü sorumluluğun işletmeciye ait olduğu, işleticinin her ayın 1-5'i arasında peşin olarak 5.500 USD işletme bedelini elden işletmeye verene ödeyeceği kararlaştırılmıştır.Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. TBK 299. maddesi uyarınca kira sözleşmesi, kiraya verenin, bir şeyin kullanılmasını veya kullanma ile birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Davalı her ne kadar taraflar arasındaki 31/05/2017 tarihli sözleşmenin kira sözleşmesi olduğunu savunuyor ise de; sözleşmenin 6. maddesinde, davalı işletmecinin, işletmeyi, işletmeye veren davacının kendisine noterde verdiği vekaletname ile işleteceği, ruhsat ve sairin değişmeyeceği, işletmede çalışacak personelin davacı işletmeye veren üzerinden sigortalı olacağının düzenlendiği, bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, kira sözleşmesinin unsurlarının bulunmadığı anlaşılmıştır. İTO'ya ve vergi dairesi müdürlüğüne yazılan müzekkerelere verilen yanıtlar uyarınca davalının tacir sıfatının da bulunmadığı, bu nedenlerle davacının sözleşmeden kaynaklanan taleplerinin HMK m.2 uyarınca genel görevli olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği, ilk derece mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde yapılan hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, mahkemece verilen kararın yerinde bulunduğu anlaşılmakla davalının istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabii tutarak yapmış olduğu istinaf incelemesinde; İstinafa konu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b maddesi gereğince davalı istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE, Harç peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Davanın ve dosya üzerinde yapılan yargılamanın niteliği ve avukatlık asgari ücret tarifesi göz önünde bulundurularak aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulan için vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan yargılama giderlerinin kanun yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine, Dair; dosya üzerinde, tarafların ve vekillerin yokluğunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi. 15/05/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/798, K. 2025/919, T. 15.05.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-798-e-2025-919-k-4bec9077622b