Bölge Adliye Mahkemesi · Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 2025/766 E. 2025/722 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/766
- Karar No
- 2025/722
- Karar Tarihi
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : KARAR NO : KARAR TARİHİ : T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : TARİHİ : NUMARASI :
DAVACI : VEKİLİ :
DAVALI : VEKİLİ : İLİŞKİLİ KİŞİ : DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) TALEP : İhtiyati Tedbir G.KARAR YAZIM TARİHİ : 02/05/2025
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili 25/12/2024 tarihli dilekçesinde; Davacı müvekkili şirketin davalı şirketin % 20 ortağı olduğunu, 26.09.2024 tarihinde yapılan ve sonrasında bildirimi yapılmış olağan genel kurul kararlarının usul ve yasaya aykırılık içermesi nedeni ile TTK ilgili maddeleri gereği 3 aylık sürede iptali için iş bu başvuruyu yapma zorunluğu doğduğunu, Genel Kurul Kararlarının kanun, esas sözleşme hükümleri dürüstlük kurallarına uygun olarak alınması zorunlu olduğunu, 26.09.2024 tarihli dava konusu Genel Kurul Kararının yasanın emredici hükümleri ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğu gibi usule uygun yapılmadığını, Genel Kurul toplantılarının TK. 617.Madde gereği hesap döneminin sonra ermesinden itibaren 3 ay içinde yapılması gerektiğini, Davalı şirketin Genel Kurul çağrısını Eylül 2024 döneminde yaptığını, Hesap dönemi 1 Ocak-31 Aralık tarihleri arası olmakla hesap dönemi sonundan itibaren 31.03.2024 tarihine kadar yapılması gereken Genel Kurulun 26.09.2024 tarihinde yapıldığını, Davalı şirket tarafından 2022 yılı dönemi için GK 03.04.2023 tarihinde yapılmış ( Olağan sürede 3 gün gecikmeli) iken 2023 yılı için çok uzun süre geçerek yapıldığını, bu sürelerin mali tabloların incelenmesi, şirket faaliyet raporları, vergisel dönemler için önemli olmakla aynı zamanda Yönetim Kurulunun sorumluluğu açısından önemli olduğunu, Yine bu süre içinde şirket ortağı davacı şirkete iletilmiş mali tablo- faaliyet raporu vs..de bulunmadığını, Davacı müvekkili şirketi temsilen 26.09.2024 tarihinde Genel Kurul toplantısına vekil olarak katılım sağlamak üzere toplantı tarihinde belirlenen yer ve saatte hazır bulunulduğunu, .......Noterliği ......Tarih ......Yevmiye Numaralı Vekaletname hazır olan şirket müdürüne ibraz ettiğini, Vekaletnamede açıkça ' ....... Ünvanlı şirket ile ilgili olarak genel kurul toplantılarına katılmaya, hazirun cetvellerini imzaya, gündemdeki maddelerin karar bağlanması için oy kullanmaya, gerektiğinde gündeme madde eklenmesi talebinde bulunmaya, kararları kabulü veya muhalefet şerhi koymaya, yazılı ya da sözlü itirazda bulunmaya, toplantı tutanaklarını ilgili tüm evrakları imzalamaya, bu hususta yapılması gereken her türlü iş ve işlemleri yapmaya, takip etmeye ve imzası ile neticelendirmeye...... TC Kimlik Numaralı ......vekil tayin edildi...' ibaresi yer aldığını, Davacı şirket tarafından vekaletnamedeki açık yetkiye rağmen ekte sunulan Genel Kurul kararında da görüleceği üzere toplantıya vekil olarak katılıma müsade edilmediğini, İşlem gerekçesi olarak da her ne kadar vekaletnamede genel kurullara katılım yetkisi bulunsa da 26.09.2024 tarihli Genel Kurul için ayrı yetki olmadığı belirtildiğini, Bu gerekçenin kabulünün olanaksız olduğunu, Çoğun içinde az da vardır kuralı gereği sunulan vekaletname tüm genel kurullara katılım yetkisi içermekte iken 26.09.2024 için ayrı ibare yer almadığından toplantıya katılıma müsade edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Toplantıya katılım engellenerek mali ve faaliyet raporlarının incelenmesinin önüne geçildiği gibi, çözüm önerileri ve kararlar için de azınlık oyunun menfaatini zedeleyici işlem yapıldığını, Genel Kurul kararının iptali gerektiğini, .......Noterliği ......Tarih ......Yevmiye Numaralı bildirim ile davalı şirket tarafından ......tarihli Genel Kurul için davet davalı şirket tarafından yapıldığını, Gündem maddelerinde kar-zarar hesapları, bilançoların okunması müzakere edilmesi bulunmakla hesap ve bilançolarla ilgili kayıtların pay sahipleri tarafından incelenmesi için hazır bulundurulacağına dair ilan yapılmadığını, 15 gün öncesinden hazır bulundurulmadığını, Dava konusu 26.09.2024 tarihli Genel Kurulun 3.Maddesinde bilanço, kar, zarar hesapları onaylanarak kabul edildiğini, Usul ve yasaya uygun alınmaya kararın iptali gerektiğini, Davalı şirket 04.11.2021 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul toplantısında şirket sermayesinin 625.000,00 TL'den 2.500.000,00 TL'ye çıkartılmasına karar verdiğini, Yasal süresi içinde karara karşı ......Mahkemesine dava açıldığını, ......Mahkemesi ......Esas ......Karar sayılı kararında davanın reddine karar vermiş ise de kararın kesinleşmediğini, ......Mahkemesi ......Dairesi ......Esas sayılı dosya ile istinaf incelemesinde olduğunu, Kararın kesinleşmesi beklenilmeden Davalı şirket 03.04.2023 tarihli Genel Kurul kararında şirketin sermayesi 2.500.00,00 TL olmakla 10.000.000,00 TL'ye çıkartılması yönünde oy çokluğu ile karar alındığını, şirket azınlık payına sahip ortağın da menfaatini zedeler şekilde alınmış kararların iptali gerektiğini, Tedbir kararı verilmesi için yasal koşullar bulunduğunu, Bu nedenle öncelikle ve ivedilikle dava konusu GK kararları için ve GK kararı olmadan davalı şirket müdürü tarafından ortakların bilgisi dışında işlem yapılmakta olduğundan davalı şirket tüm malvarlığına ve banka hesaplarına tedbir konulmasını, TTK’nun 630/2 maddesi uyarınca her limited şirket ortağı, pay oranı ne olursa olsun, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebildiğini, yapılan işlemler dikkate alınarak şirket ve tüm ortakların menfaati açısından davalı şirket müdürü ......yönetim ve temsil yetkisinin yargılama süresince kısıtlanmasına, davalı şirkete mahkemece uygun göreceği yönetici ya da denetici kayyum atanmasını, tensiple birlikte dava konusu Genel Kurul Kararlarının yürütülmesinin tedbiren geri bırakılmasına, Davalı şirket malvarlığı ve banka hesaplarına tedbir konulmasına, Davalı şirket müdürü ......'in yönetim ve temsil hakkının yargılama süresince kısıtlanmasına, Davalı Şirket ve Ortakların Menfaati dikkate alınarak Davalı şirkete yönetici ya da denetçi kayyum atanmasına ve 26.09.2024 tarihli genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Somut olayda; davacı vekilinin davaya konu genel kurul kararlarının yürütülmesinin geri bırakılması dışında kalan ihtiyati tedbir talepleri incelenmekle; 1-Davalı şirket malvarlığı ve banka hesaplarına tedbir konulmasına talebi yönünden; 6100 Sayılı HMK’nun 389. Maddesi gereğince meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesinin bulunduğu yönünde yaklaşık ispat koşullarının gerçekleşmediği anlaşıldığından talebin reddine, 2-Davalı şirket müdürü ......'in yönetim ve temsil hakkının yargılama süresince kısıtlanmasına yönelik talebi yönünden; 6100 Sayılı HMK’nun 389. Maddesi gereğince meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesinin bulunduğu yönünde yaklaşık ispat koşullarının gerçekleşmediği anlaşıldığından talebin reddine, 3-Davalı şirket ve Ortakların Menfaati dikkate alınarak Davalı şirkete yönetici ya da denetçi kayyum atanmasına karar verilmesi talebi yönünden ; tüzel kişilerin yönetim organları ile yönetilmesi asıl olup, ticaret sicil kayıtlarına göre dava konusu şirkette organ boşluğunun bulunmadığı ayrıca 6100 sayılı HMK'nın 390/3 maddesi gereğince davanın esası yönünden kendilerinin haklılıklarını yaklaşık olarak ispat edecek nitelikte delil ibraz etmedikleri anlaşıldığından davacı vekilinin davalı şirkete yönetici ya da denetçi kayyum atanması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddine" dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece yeni kurulan 06/03/2025 tarihli ara kararda istinafa ve 27/12/2024 tarihli ara karara konu tedbirin genel kurul kararlarının yürütülmesinin geri bırakılmasına ilişkin olmadığınin belirtilerek bir önceki kararı değiştirmeyerek ve inceleme-araştırma yapmayarak ret kararı verildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece her ne kadar istinafa konu tedbirlerin dava konusu genel kurul kararlarının yürütülmesinin geri bırakılmasına ilişkin olmadığı belirtilmiş ise de yapılan tespit hukuka ve gerçekliğe aykırı olduğunu, İstinaf ilamı gerekçesinde açıkça belirtildiği gibi somut olayda tedbir talep edilen maddeler genel kurul gündem maddeleri olduğunu, Genel Kurul gündem maddeleri ve alınan kararlarda mali açıdan taşınır- taşınmaz satışları, kiralama, satın alma ve borçlandırıcı işlemler içeren kararlar olduğunu, bu kararların şirket müdürünün tasarrufu ile yapılabilecek kararlar olduğunu, şirket müdürü için tedbir talep edilen hususlarda kararın verilmemesi ile şirket ve ortakların menfaatini zedeler işlemler yapılmaya devam edileceğini, dava dilekçesinde sunulan bilgi ve beyanlar ile ekindeki evraklarla tedbir kararı verilmemesi halinde ileride telafisi güç zararın ortaya çıkacağı hususu izah edilmeye çalışıldığını, davalı şirket müdürü tarafından şirkete ait Yerleşik mevkiindeki arazinin yakın zaman önce eşine satış yapılmış olduğu bilgisinin dava dilekçesinde yer almakta olup mahkemece sistem üzerinden yapılacak pasif- aktif malvarlığı sorgusunda bu kolaylıkla ortaya çıkabileceğini, taşınmaz satış bedeli ile ilgili bilgi GK'da sunulmaz iken şirket aktifine geçen meblağın ne kadar olduğu hususu dahi belirsiz olduğunu, davalı şirket müdürü tarafından şirkete ait arazinin eşine satış yapılması işlemi iyiniyet ve dürüstlük kuralı ilkelerinin ihlal edilmiş olduğunun kanıtı olduğunu, sadece bu işlem dahi davalı şirket müdürünün bu aşamada yetkisinin sınırlanması için hukuken yeterli sebep olduğunu, Davalı şirketin 28/02/2025 tarihinde tekrar olağan Genel Kurul yaptığını, 26/09/2024 tarihli Genel Kurul kararları ile ilgili tedbir verilmemiş olduğundan Genel Kurulda borçlandırıcı işlem yönünde karar aldıklarını, her ne kadar davacı şirket adına katılım sağlanarak bu işlem için ret oyu verilmiş ise de oy çokluğu ile karar alındığını, yine aynı kararda müdür için aylık 100.000 TL gibi fahiş bir huzur hakkı belirlemesi yapıldığını, şirketin mali durumu ile ilgili 26/09/2024 tarihli Genel Kurulda sunulan gerçeklerin hepsini davalı şirket yok sayarak tamamı ile kendi ile çelişir şekilde karar aldığını, alınan kararların dava konusu 26/09/2024 tarihli Genel Kurul gündem maddelerine dair tedbir kararının verilmemesinin bir sonucu olduğunu, ileride telafisi güç zararların oluşmaya başladığının kanıtı olduğunu, açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle istinaf kanun yoluna başvurunun kabulü ile ......Ticaret Mahkemesi ......Esas ...... tarihli ara kararda belirtilen ihtiyati tedbir taleplerinin reddine dair kararın kaldırılmasına, ihtiyati tebdir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, davalı şirketin yapmış olduğu ......tarihli Genel Kurul toplantısında alınan kararları gerekçe göstererek şirket malvarlığı ve banka hesaplarına tedbir konulmasını, şirket müdürü ......yönetim ve temsil hakkının yargılama süresince kısıtlanmasını ve şirkete yönetici ya da denetçi kayyum atanmasını talep ettiklerini, Davalı şirketin malvarlığı ve banka hesaplarına tedbir konulması ile şirket müdürü ...... yönetim ve temsil hakkının yargılama süresince kısıtlanmasına yönelik talebi yönünden; somut olayda, meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunmasının yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesinin bulunduğu yönünde yaklaşık ispat koşullarının gerçekleşmediği gibi aksi yönde verilecek karar sözkonusu olduğunda, davalı şirketin zor durumda kalacak olması nedeni ile telafisi imkansız zararların sözkonusu olacağını, davacının amacının davalı şirketin tüm faaliyetlerini durdurarak zarara uğratmak olduğundan verilen karar usul ve yasaya uygun olup davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, Davalı şirkete yönetici ya da denetçi kayyum atanmasına karar verilmesine yönelik talep yönünden ise; Tüzel kişilerin yönetim organları ile yönetilmesi asıl olup, ticaret sicil kayıtlarına göre müvekkil şirkette organ boşluğunun bulunmaması, ayrıca davanın esası yönünden davacı taraf iddialarının haklı olduğuna dair yaklaşık olarak ispat edecek nitelikte delil ibraz etmemiş olduğundan verilen karar usul ve yasaya uygun olup davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, ......Şti. ......Tarihli Genel Kurul Kararlarından 3.ve 4.maddesi ile gündemin 7.-8.maddesine konu Finansa İlişkin alınan 1.,3.,4.,5.,6. maddelerinin iptali istemine ilişkin olup inceleme konusu talep ise davalı şirket malvarlığı ve banka hesaplarına tedbir konulması, davalı şirket müdürü ......yönetim ve temsil hakkının yargılama süresince kısıtlanması, davalı Şirket ve Ortakların Menfaati dikkate alınarak Davalı şirkete yönetici ya da denetçi kayyum atanması hususlarındaki ihtiyati tedbir istemlerine yöneliktir. Davacı tarafın ihtiyati tedbir istemi mahkemenin 06/03/2025 tarihli ara kararı ile reddedilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Mahkemece "Davalı şirket malvarlığı ve banka hesaplarına tedbir konulmasına talebi yönünden; 6100 Sayılı HMK’nun 389. Maddesi gereğince meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesinin bulunduğu yönünde yaklaşık ispat koşullarının gerçekleşmediği anlaşıldığından talebin reddine, 2-Davalı şirket müdürü ...... yönetim ve temsil hakkının yargılama süresince kısıtlanmasına yönelik talebi yönünden ; 6100 Sayılı HMK’nun 389. Maddesi gereğince meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesinin bulunduğu yönünde yaklaşık ispat koşullarının gerçekleşmediği anlaşıldığından talebin reddine, 3-Davalı Şirket ve Ortakların Menfaati dikkate alınarak Davalı şirkete yönetici ya da denetçi kayyum atanmasına karar verilmesi talebi yönünden ; tüzel kişilerin yönetim organları ile yönetilmesi asıl olup, ticaret sicil kayıtlarına göre dava konusu şirkette organ boşluğunun bulunmadığı ayrıca 6100 sayılı HMK'nın 390/3 maddesi gereğince davanın esası yönünden kendilerinin haklılıklarını yaklaşık olarak ispat edecek nitelikte delil ibraz etmedikleri anlaşıldığından davacı vekilinin davalı şirkete yönetici ya da denetçi kayyum atanması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " şeklindeki gerekçeyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir. Dairemizin ......sayılı kaldırma kararında "Hal böyle olunca mahkemece yapılacak iş; yasada belirtilen sürece uyularak TTK'nin 449. maddesi uyarınca davalı şirketin Yönetim kurulu üyeleri usule uygun davet edilerek ( dava konusu Genel Kurul Kararlarının yürütülmesinin tedbiren geri bırakılması istemine ilişkin ) görüşleri alındıktan sonra tedbir talebi hakkında olumlu/olumsuz bir karar verilmesinden ibarettir." şeklindeki gerekçeyle kararın kaldırılmasına karar verilmesinin ardından mahkemece genel kurul kararlarının yürütülmesinin geri bırakılmasının tensip gereğince ayrı bir ara kararla değerlendirileceğinin belirtildiği gerekçesiyle dosya dairemize gönderilmiştir. Dairemizin önceki ara kararında yazılı şekilde karar verilmiş ise de; mahkemece genel kurul kararlarının yürütmesinin geri bırakılmasının ayrı bir ara kararla değerlendirilecek olmasına, dosyanın geldiği aşama ve talebin niteliği gereği yargılamanın sürüncemede kalmaması amacıyla yapılan incelemede; eldeki davanın konusunun davalı ...... Şti.'nin 26.09.2024 Tarihli Genel Kurul Kararlarından 3.ve 4.maddesi ile gündemin 7.-8.maddesine konu Finansa İlişkin alınan 1.,3.,4.,5.,6. maddelerinin iptali istemine ilişkin olması,davalı şirkette organ boşluğu bulunmaması,davaya konu talep nedeniyle şirketin mal varlığının davanın konusunu oluşturmaması ve tüm tedbir talepleri yönünden talep tarihi itibariyle yaklaşık ispat koşulu oluşmadığından mahkemenin yukarıda belirtilen taleplere yönelik ara karar ve gerekçesinin yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına, göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-...... Mahkemesinin ...... Esas sayılı dosyasında verilen ...... tarihli karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-HMK’nın 359/4. maddesi uyarınca iş bu kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile kesin olarak karar verildi.24/04/2025 ......
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.