Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/599 E. 2025/770 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/599
Karar No
2025/770
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI

İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ:14/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:14/10/2025

Yukarıda tarih ve sayısı yazılı ara kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; 18/08/2023 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş tarafından sigortalanan davalı ... Sigorta A.Ş tarafından kaskolanan ve mülkiyeti davalı ... Tic. Ve San. A.Ş'ye ait olan ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile müvekkili ...'nin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikletin çarpışması sonucu yaralanmalı ve maddi manevi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, yaşanan kazada davalı sürücü ... ... plaka sayılı aracıyla yol dışı alandaki bina önünden caddeye girmek istediği esnada yol üzerinde seyretmekte olan araçların hızını ve konumunu dikkate alması ve kontrollü bir şekilde yola girmesi gerekirken bahsedilen hususlara riayet etmediğini, meydana gelen kazada davalı sürücünün asli kusurlu olduğunu, olay neticesinde Antalya 13. ASCM tarafından ... hakkında taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına sebep olma suçunda ceza davası açıldığını ve alınan ATK raporunda davalının asli kusurlu sayıldığını, davalı ... Sigorta A.Ş kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın ZMMS sigortacısı olduğunu, aracı kasko poliçesi ile sigortalayan şirket ise ... Sigorta A.Ş olduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle müvekkilinin ameliyat olduğunu, ameliyat ücretini ve tedavi sürecindeki masrafları kendisinin karşıladığını, müvekkilinin geçirdiği kaza sebebiyle ağır bir şok geçirdiğini, ve yoğun bir keder içerisinde olduğunu, müvekkilinin birden fazla kırık oluştuğunu ve ciğerinde embolinin attığını ve günlerce yoğun bakımda yaşam savaşı verdiğini, müvekkilinin yaşadığı bu elemin giderini her ne kadar zor görünse de kusurlu davranışlarıyla kazaya sebebiyet veren ve müvekkili ağır bir şekilde yaralayan davalıların müvekkilinin bu elem halini gidermekle sorumlu olduğunu, müvekkili ...'nin kaza neticesinde günlük yaşam aktiviteleri doğrudan etkilendiğini, yürüme, uzun süre ayakta kalma, merdivenden inip çıkma gibi önemli fonksiyonları dahi önemli ölçüde kısıtlandığını, müvekkilinin kaza sebebiyle yaşadığı sağlık problemleri gün geçtikçe arttığını bildirerek öncelikle davalıların haksız eylem sorumlusu olarak davacı ...'nin yaralanmasına neden olduklarından dava sonucunda karar verilecek tazminatının tahsilinin temini ve davalıların mal varlığını başkaları üzerine devrini önlemek için davalı ..., davalı ... Tic. Ve San. A.Ş'nin taşınır ve taşınmaz malları ile 3. Şahıslardaki hak ve alacakları üzerine HMK m.389 vd. Maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesine, ayrıca İİK. 257 vd. Maddeleri uyarınca davalılar ..., davalı ... Tic. Ve San. A.Ş'nin taşınır ve taşınmaz malları ile 3. Şahıslardaki hak ve alacakları hakkında teminatsız olarak ihtiyati haciz karar verilmesine, müvekkilinin zorunlu durumu dikkate alınarak 100.000,00-TL geçici ödeme talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince 03/07/2025 tarihli ara karar ile ; "Davacılar vekilinin ihtiyati haciz, ihtiyati tedbir ve geçici ödeme taleplerinin REDDİNE," karar verilmiştir. Ara karar davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrarla, her ne kadar yerel mahkeme Antalya 13. Asliye Ceza Mahkemesi dosyasından kusur raporunun aldırılmadığını belirtmiş ise de, dava dilekçesi ekinde söz konusu mahkemece aldırılan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 09.12.2024 tarihli kusur raporunun sunulduğunu, ancak yerel mahkeme tarafından söz konusu kusur raporu göz ardı edilerek, kusur raporunun bulunmadığından bahisle ihtiyati haciz talebinin reddedildiğini, ilk derece mahkemesince davacı tarafça talep edilen değer kaybı tazminatı talebinin yargılamayı gerektirdiği ifade edilmiş ise de, işbu davanın değer kaybı tazminatı ile uzaktan yakından alakasının olmadığını, müvekkil ...'nin trafik kazası neticesinde yaralanmasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davası olduğunun açık olduğunu, mahkeme tarafından dava dilekçesi ve sunulan belgeler incelenmeden ihtiyati haciz talebiminin reddine karar verildiğini, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında tazmin yükümlülüğü olay tarihi itibariyle muaccel hale geldiğini, davanın görülmesi sırasında sigorta eden dışındaki davalıların, davada alınması beklenen kararın icrasını fiilen olanaksız hale getirmesi ve bu yolla davacıların olası alacaklarının tahsilinin zorlaşacağı mahkemece tarafından dikkate alınmadan ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebimizin reddine ilişkin ara kararı usul ve esas bakımından hukuka aykırı olduğunu beyanla, ilk derece mahkeme ara kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, trafik kazası nedeniyle ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararının reddine kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Buna göre; 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda; İhtiyati tedbir, mahkeme tarafından asıl hukuki korunma talebi (dava) hakkında kesin hüküm verilinceye kadar devam eden, tarafların durumlarında ya da dava konusu hak veya şeyde meydana gelebilecek zararları önleme amacına hizmet eden, geçici nitelikte bir hukuki korumadır. İhtiyati tedbirin amacı, asıl hukuki korunma talebinin sonucunu güvence altına almaktır. İhtiyati tedbir kararı ancak “uyuşmazlık konusu şey hakkında” verilebilir. Bunun anlamı, ihtiyati tedbirin ancak dava konusu hakkında veya diğer yargılama türlerinin konusunu oluşturan şeyler veya hak bakımından verilebilmesidir. Tazminat davaları ile hedeflenen hukuksal sonuç para alacağına kavuşmaktır. Dolayısıyla davalının malvarlığının aynına ilişkin bir uyuşmazlık söz konusu değildir. HMK'nun 389 ve izleyen maddelerine göre uyuşmazlık konusu olmayan mal varlığı değerleri üzerine ihtiyati tedbir konulması mümkün olmadığına göre ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Kaldı ki para alacağına ilişkin davalarında başvurulacak geçici hukuki koruma tedbiri öncelikle ihtiyati hacizdir. İhtiyati haciz, nitelikçe geçici bir hukuki koruma tedbiridir. (HMK 406/2) Geçici hukuki koruma tedbirlerinin amacı, yargı organları önünde hak arayan kişilerin nihai olarak elde etmeyi umdukları haklarına erişimi kolaylaştırmaktır. Bu amacın gerçekleşmesi için, elde edilmesi umulan hakların ya da onların konularının ortadan kalkması, yok olması, değiştirilmesi gibi olasılıkların bertaraf edilmesi gerekir. Elde edilmesi umulan hakka kavuşulmasını kolaylaştırıcı tedbirler hak arama özgürlüğünü, adil yargılama hakkını ve hukuk devleti ilkesini de yakından ilgilendirir. (İHAS 6, 2709 sayılı T.C Anayasası 36, HMK 33) İhtiyati haciz istekleri değerlendirilirken geçici hukuki koruma tedbirlerinin açıklanan bu amacının gözden uzak tutulmaması gerekir. İİK'nun 257 ve izleyen maddelerine göre rehin ile temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Talep değerlendirilirken tam ispat aranmaz. Yaklaşık ispat yeterlidir. Bu kuralın haksız eylemden kaynaklanan tazminat ve alacak isteklerinde de uygulanması gerektiği belirgindir. Çünkü bu isteklerde de para alacağına kavuşulması amaçlanmaktadır. Yargıtay'ın istikrar kazanmış ilke ve uygulamalarına göre, haksız eylemden kaynaklanan zarar haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki “muacceliyet” kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 24/05/2016 gün ve 2016/4517-6851 E.K. sayılı ilamı) Tüm bu anlatılanlar ve açıklamalar ışığında, dosyaya sunulan kaza tespit tutanağı, davacıya ait sağlık raporları, Antalya 13.Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında alınan 09/12/2024 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu, davanın niteliği, talep konusu meblağ nazara alınarak dava trafik kazası sebebiyle tazminat talebine dayalı olduğundan miktarı tartışmalı da olsa muaccel bulunması karşısında, ihtiyati haciz kararı verilmesi için tam bir ispat aranmasının hakkaniyete uygun olmadığı, somut olayda haksız eylemden kaynaklanan zarar söz konusu olduğundan haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel olması nedeniyle muacceliyet şartının da mevcut olduğu, davacının ileride telafisi mümkün olmayan zararına yol açabileceği düşünülerek gerek görüldüğü takdirde ihtiyati haciz kararı verilmesi için teminat da istenebileceği nazara alınarak 2004 sayılı İİK'nın 257.maddesindeki ihtiyati haciz koşulları bulunması nedeniyle yerel mahkemenin ihtiyati haciz isteminin reddine dair kararı yerinde değildir. Zira, ihtiyati haciz için bir davanın esastan hallini gerektirecek ölçüde kanıt ve belge aranmaz. Aksi taktirde ihtiyati haciz kurumundan beklenen amaç hasıl olmaz. Hal böyle olunca, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile bağlı şekilde ve kamu düzenine ilişkin hususlarda yapılan inceleme sonunda, yukarıda açıklanan nedenlerle; HMK’nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf itirazlarının bu yönden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davacının ihtiyati haciz talebi hakkında aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; I-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında, 03/07/2025 tarihli ara kararda verilen, ihtiyati hacze ilişkin kararın KALDIRILMASINA, II-6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılan kararın yerine YENİDEN HÜKÜM TESİSİ ile; 1-Davacılar vekilinin ihtiyati haciz talebinin KABULÜNE, İİK'nun 257. maddesi gereğince alacak miktarıyla sınırlı olarak ve bu miktarı karşılar şekilde, davalı ... A.Ş. Adına kayıtlı olması halinde ... plakalı aracın üzerine dava değeri olan 160.510,00 TLnin %10 teminat karşılığı olan 16.051,00 TL teminat karşılığında İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, 2-İİK'nın 261. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararının tebliğinden itibaren 10 günlük kesin süre içerisinde ihtiyati haciz teminatının yatırılmaması halinde ihtiyati haciz şerhinin kaldırılmasına, kararın tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde Antalya İcra Daireleri nezdinde infazının istenmemesi halinde hükümsüz kalacağının ihtarına, 3-Peşin istinaf ilam harcının talebi halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 4-Kararın ilgililere tebliği ve ihtiyati haciz konulması vs. işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 14/10/2025 tarihinde, 6100 Sayılı HMK'nun 394/5 ve 362/1-f madde ve fıkrası gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/599, K. 2025/770, T. 14.10.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-599-e-2025-770-k-dc3e7a9cfebf