Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/3290 E. 2025/3816 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/3290
- Karar No
- 2025/3816
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/3290
KARAR NO : 2025/3816
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/09/2025
NUMARASI : 2025/528 Esas - 2025/543 Karar
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/10/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İhtiyati haciz talep eden vekili dilekçesinde; ... plakalı aracın 02.03.2025 tarihinde yanması sonucu yangının müvekkili şirkete ait ... ve ... plakalı araçlara sıçradığını, müvekkile ait araçların yangın sonucunda kullanılamaz hale geldiğini, müvekkil şirketin karşı tarafa ait aracın Zorunlu Mali mesuliyet sigortasından aracın zararının karşılanmasını talep ettiğini, sigorta şirketi yanan aracın hareket halinde işletme halinde olmadığından dolayı ZMMS genel şartları gereği müvekkilinin aracında meydana gelen hasarı reddettiğini, müvekkiline ait araç çekicisi ... plakalı aracın yanarak kullanmaz hale geldiğini, ... plakalı yarı römork aracın ise ağır hasar aldığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.49'a göre, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." , 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.85'te, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar" ifadesine yer verildiğini, hem müvekkile ait aracın hem de karşı tarafa ait aracın ticari nitelikte olması sebebiyle arabuluculuk sürecisine başvurulması durumunda karşı tarafın mal kaçırma eylemine geçebileceğini, ihtiyati haciz kararı, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borçlunun varlığı durumunda ve alacağın ve haciz sebeplerinin varlığı ispata yarar delillerin sunulması koşulu ile verilebileceğini, Borçlar Kanunu 117. Maddesi gereğince, "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur.'' müvekkilin alacağının muaccel hale geldiğini ve teminat altına alınmadığını beyan ederek müvekkilin uğradığı zararın tanzim edilmesi ve alacağın semeresiz kalmaması için haksız fiil ile zarara sebebiyet veren ... plakalı aracın tescil kaydına, davalı ... adına başkaca taşınır ve taşınmazların olması durumunda taşınırların tescil kaydına, taşınmazların ise tapu kayıtlarına teminatsız olarak ya da mahkemece gerekli görülmesi halinde uygun bir teminat karşılığında 250.000,00 TL üzerinden ihtiyati haciz şerhi konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "... Tüm dosya kapsamı ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda, talep eden tarafça araçların yanması sonucu oluşan maddi zarardan kaynaklı ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu, taraflar arasında meyana gelen kazada kusur durumu, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden ve yaklaşık ispat oluşmadığından İİK 258 maddesi gereğince koşulları bulunmayan ihtiyati haciz talebinin reddine..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı İhtiyati haciz talep eden istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde; İhtiyati haciz koşullarının oluşması sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız eylemden kaynaklanan tazminat davasıdır. İİK 257 maddesi; ''Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yerinde veya 3. şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu takiplerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizleme, kaçırma veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar yada bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebilir.'' hükmünü içermektedir. Şu durumda, mahkemenin dosya kapsamın uygun gerekçesine ve takdirine; ihtiyati haciz şartların mevcut olmamasına, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirmesine göre İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından İhtiyati haciz talep eden vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/528 Esas 2025/543 Karar sayılı 23/09/2025 günlü kararına yönelik talep eden vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f. ve 2004 Sayılı İİK'nın 258/(3). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 20/10/2025