Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/574 E. 2026/723 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/574
- Karar No
- 2026/723
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/574 - 2026/723 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/574 KARAR NO : 2026/723
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/09/2024 NUMARASI : 2021/219 ESAS - 2024/529 KARAR
DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 14/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/05/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde; 23/06/2018 tarihinde, ... idaresindeki ... plaka sayılı araç tarafından müvekkili ... idaresindeki bisiklete ilk geçiş hakkının sürücü tarafından tanınmaması sonucunda kaza meydana geldiği, kaza sonucunda müvekkili ...'in ağır yaralandığı ve ... marka bisikletinin hasar gördüğü, kaza tespit tutanağına göre sürücü ...'in asli kusurlu olduğu, taksirle yaralama suçundan Ankara Batı 13. Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığı ve anılan davada hüküm verildiği, kazadan kaynaklı olarak müvekkilinin ve ailesinin maddi ve manevi olarak zarara uğradığı, müvekkili ve ailesinin tedavi giderlerini ödenmek zorunda kaldığı, ayrıca kaza sebebiyle müvekkilinin ... marka dağ bisikletinin kaza sebebiyle zarar gördüğü ve kullanılamaz hale geldiğini belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararların giderilmesi için 1.300,00 TL, tedavi giderleri için 100,00 TL, geçici işgöremezlik için 100,00 TL, sürekli işgöremezlik için 100,00 TL tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi zararların giderilmesi için 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmış olduğunun söylenmesi mümkün olmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddini talep ettiklerini, öncelikle kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, maluliyet durumunun sigorta genel şartları ekine uygun yöntemle yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin tedavi giderleri, geçici iş göremezlik ve geçici iş göremezlik dönemi geçici bakıcı talepleri nedeniyle herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, bisiklet zararına ilişkin olarak zararı ispat eder herhangi bir belge sunulmamakla zararın varlığının ispat yükünün davacıda olduğunu, avans faizi talebinin kabulünün mümkün olmadığını bildirerek, davanın başvuru şartı eksikliğinden usulden reddine, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan bahisle reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Dava dilekçesini ve tensip zaptını içerir davetiyenin, davalı ...'e, 28/04/2021 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, bununla birlikte davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 23/06/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı ...’in yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü davalı ...’in %100 oranında kusurlu olduğu, dava konusu kaza sebebiyle davacının %4 oranında maluliyeti oluşup, 4 ay süreyle iş göremezlik halinde kalacak şekilde yaralandığı, yargılama sırasında davacının bisikletinde meydana gelen hasar ve tedavi giderlerine ilişkin tazminat taleplerinden feragat ettiği, gerekçesiyle davacının hasar bedeli ve tedavi giderleriyle ilgili talebinin feragat nedeniyle reddine, geçici iş göremezlik talebinin reddine, sürekli iş göremezlik talebinin kısmen kabulü ile 224.380,77 TL’nin olay tarihinden (davalı ... Sigorta AŞ. yönünden 01/10/2019 tarihinden) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, manevi tazminat talebinin kabulüyle 20.000 TL’nin olay tarihi olan 23/06/2018 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı ...’den tahsiline karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; karar verilen duruşmada beyan ve mazeret dilekçesi belgelendirildiği halde, yerel mahkemece mazeretin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, tıp doktoru öğrencisi olan müvekkilinin sürekli iş göremezlik zararının buna göre tespiti için ek rapor alınmadan karar verilmesinin doğru olmadığını, müvekkilinin İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi olduğunu, gelirinin asgari ücret değil, tıp doktoru aylık geliri üzerinden hesaplanması gerektiğini, yerel mahkemece buna ilişkin itirazlar görmezden gelinerek hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde; müvekkiline eksik evrakla başvurulduğunu, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, sürekli iş göremezlik zararının hesabına ilişkin aktüer bilirkişi raporundaki yöntemin hatalı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin herhangi bir kusuru ya da taksirli eylemi bulunmadığını, müvekkiline atfedilen kusur oranını kabul etmediklerini, yaşanan kaza sonrasında hayati tehlikesi bulunmayan davacıyı hastaneye götürdüklerini ve gerekli tedavinin sağlandığını, müvekkilinin tamamen insani duygularla hareket etmesine rağmen karşı taraftan tepki gördüğünü ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, manevi tazminat talebinin ise kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince ayrı ayrı verilen dilekçeler ile yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 23.06.2018 tarihinde saat 14:45 sıralarında sürücü ve araç maliki olan davalı ..., sevk ve idaresindeki davalı ... Sigorta AŞ. nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı özel aracıyla Ayaş yolunu takiben Şapka Devrimi Caddesine katılım varyantına girerek, bu caddeden düz seyrine devam etmekte olan 2004 doğumlu davacı bisiklet sürücüsü ... yönetimindeki bisiklete çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı ve eldeki maddi/manevi tazminat istemli davanın açıldığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi tarafından dava konusu kazada tarafların kusur durumunun tespiti için alınan bilirkişi raporunda; kazanın meydana gelmesinde davalı /sürücü ...’in %100 oranında kusurlu olduğu, davacının ise kusursuz olduğu mütalaa edilmiş, alınan rapor dosya kapsamına, kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile tespit edilen maddi olguya ve dosya kapsamına uygun düştüğünden hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacının maluliyet durumunun tespiti için Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan raporda 12/06/2004 doğumlu davacının 23/06/2018 tarihli yaralanması neticesinde; Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin özür oranının %4 (yüzde dört) olduğu, erişkin olması halinde 4 (dört) ay süre ile iş göremezlik halinde kalacağı, 1 (bir) ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu mütalaa edilmiştir. Yerel mahkemece davacının kazadan kaynaklanan maluliyeti nedeniyle sürekli iş göremezlik zararının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor ve yapılan inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki; Hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda davacının olay tarihinde 14 yaşında olduğu ve sürekli iş göremezlikten kaynaklanan zararının hesabında davacının asgari ücret düzeyinde gelir edeceği kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Davacı vekili tarafından dosya kapsamına ibraz olunan 08/09/2024 tarihli belgeden ise yargılama devam ederken davacının üniversite eğitimine başladığı ve İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi 2. sınıf öğrencisi olduğu anlaşılmaktadır. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında geçerli olan gerçek zarar ilkesi gereğince, dava konusu kaza sonucu yaralanan kişinin üniversite, yüksek okul, meslek okulu vb. öğrencisi olması halinde okullarını bitirdiklerinde alabilecekleri ücretlere göre tazminat hesaplanması gerekmektedir. Bu durumda yerel mahkemece öncelikle davacının öğrenim gördüğü İstanbul Üniversitesinden öğrenci belgelerinin getirilmesi, mezuniyet tarihinin sorulması, olay tarihinden mezun olacağı tarih ve makul iş bulma süresi gözetilerek bu süre için asgari ücret üzerinden, mezun olduktan sonra ise mesleğine göre elde edeceği gelir esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğinden, gelirinin belirlenmesi için davacı tarafa ispat imkanı verilerek davacının gelirine ait bilgi ve belgelerin toplanması, gelirin net olarak ispat edilememesi halinde mezun olduğunda tıp doktoru olarak çalışabileceği iş kollarının tespitinden sonra mesleğine göre elde edebileceği gelirin saptanması için bağlı olacağı meslek kuruluşları veya kamu kurumlarından emsal gelirin araştırılması, davacının okulundan mezun olacağı tarih ve sonrasındaki iş bulma süresinin sonuna kadar geçecek süre için gelirinin net asgari ücret olarak ve çalışmaya başlamasından sonraki dönem yönünden ise tespit edilen gelirine göre tazminat hesabının yapılması için aktüerya konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesinde; mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması halinde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapılmadan kesin olarak karar verileceği hususu düzenlenmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6. maddeleri uyarınca kaldırılmasına, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde değerlendirme yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre taraf vekillerinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği vicdani kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen, 24/09/2024 tarihli, 2021/219 Esas – 2024/529 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, kararın kaldırılma sebebine göre istinaf eden davacı vekili ile davalılar vekillerinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf eden taraflarca yatırılan "istinaf karar harcının" istek halinde yatırana iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 14/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
*Bu belge 5070 sayılı Kanun maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.