Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/558 E. 2025/975 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/558
Karar No
2025/975
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/558 - Karar No:2025/975 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/558 KARAR NO : 2025/975

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/03/2025 NUMARASI : 2024/100 E-2025/146 K

DAVANIN KONUSU : Alacak ile Teminat Mektuplarının İadesi Olmadığı Takdirde İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 29/09/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/09/2025 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ile teminat mektuplarının iadesi olmadığı takdirde iptali davasında mahkemece davanın usulden reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; davalı yüklenici ile dava dışı ... Belediye Başkanlığı arasında 20/01/2016 tarihli sözleşmenin imzalandığını, davalı ile dava dışı idare arasındaki sözleşmeye bağlı olarak taraflar arasında 11/02/2016 ve 27/02/2017 tarihli alt yüklenici sözleşmelerinin akdedildiğini, anılan sözleşmelerde ana sözleşmenin, idari ve teknik şartnamelerin bu sözleşmelerin ayrılmaz parçası olduğunun kabul edildiğini, teminat verileceğinin, teminat verilmemesi halinde hakedişlerden kesinti yapılacağının ve ayrıca yapılan işler neticesinde hakedişlerden emanet kesintisi gerçekleştirileceğinin kararlaştırıldığını, teminat mektuplarının müvekkilince verildiğini, edimlerin sözleşme ve eklerine göre eksiksiz yerine getirildiğini, hak edişlerin ve faturaların düzenlendiğini, ödemelerin de yapıldığını, garanti sürelerinin dolduğunu, eksik ve kusurlu iş tespit edilmediğini, yapılan kesintiler nedeniyle müvekkilinin emanet ve teminat alacakları için oluşturulan mutabakatın onaylandığını, neredeyse 5 yıl geçmesine ragmen ödeme yapılmadığını, paranın değerini kaybetmesi ve teminat mektupları için her yıl komisyon ödenmesi nedeniyle zarara uğradığını, ödeme yapılması ve teminatların iadesi için davalıya ve asıl iş sahibi dava dışı İdareye ihtarname keşide ettiklerini, davalı tarafından teftiş nedeniyle kesin hesabın imzalanmadığının bildirildiğini, 22/01/2019 tarihinde kabul tutanağının onaylandığını, sözleşme ve eklerindeki hükümlerin açık bulunduğunu ileri sürerek, 2016 yılına ait 208.182,52 TL, 173.477,93 TL, 2017 yılına ait 414.054,09 TL ve 345.045,08 TL’nin temerrütün gerçekleştiği 17/04/2019 tarihinden, olmadığı takdirde 11/08/2022 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline, davalı uhtesinde olan ... Bankası TMDZ19, 03/04/2019 tarihli 32007 sayılı 173.500,00 TL tutarlı, 32017 sayılı ve 208.200,00 TL tutarlı, 32001 sayılı 415.000,00 TL tutarlı ve 31997 sayılı ve 345.750,00 TL tutarlı teminat mektuplarının iadesine, olmadığı takdirde iptallerine, 85.414,55 TL teminat mektubu komisyon bedellerinin ödeme tarihlerinden itibaren ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; istemin zamanaşımına uğradığını, sözleşme ve eklerinde asıl iş sahibi ile müvekkili yüklenici arasında kesin hesabın imzalanması sonrasında alt yüklenicilerin durumlarının belli olacağının kararlaştırıldığını, henüz asıl iş sahibi ile müvekkilinin arasında hukuki sürecin tamamlanmadığını, Ankara 38. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2023/285 Esas sayılı dosyasında davanın derdest olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, taraflar arasındaki sözleşmeler ve ekleri, hakediş belgeleri, dava dışı ihbar olunan iş veren ile davalı arasındaki sözleşme, bu taraflar arasındaki devam eden dava dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları ile diğer belgelerden anlaşılacağı üzere, davacının, davalı ile yaptığı iki ayrı sözleşmeye dayalı olarak edimlerini ifa ettiği, hakediş bedellerini aldığı, yapılan işlerin kesin kabullerinin taraflar arasında gerçekleştirildiği, sözleşme hükümleri uyarınca davalının, davacıdan teminat aldığı ve emanet kesintisi yaptığı, bu kesintilerin sözleşmenin 6. ve 7. maddelerine dayandığı, teminat ve emanet kesintilerinin iadesinin, ayrıca davalı ile dava dışı asıl iş veren Ankara BB arasındaki sözleşme bitim tarihinde düzenlenecek kesin hak edişe bağlanmış olduğu, ancak davalı ile ihbar olunan iş veren arasında kesin hak edişin henüz yapılmadığı, aralarında görülen davanın derdest bulunduğu, dolayısıyla taraf tacirlerin sözleşme ile bağlı oldukları, her ne kadar işin yapımı, hak ediş ödeme ve taraflar arasındaki kabullerde bir uyuşmazlık mevcut değil ise de, emanet ve teminat kesintilerinin ödenmesinin sözleşme ile davalı ile dava dışı asıl iş veren arasındaki kesin hesabın onaylanmasına bağlı kılındığından ve bu şart dava tarihi itibariyle gerçekleşmediğinden, işbu davanın erken açıldığı, özel dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğuyla usulden reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvurusunda; mahkemece beyan ve itirazlarının değerlendirilmeksizin, mevzuat hükümleri ve taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri araştırılmaksızın, eksik inceleme sonucunda davanın reddine karar verildiğini, dava dilekçesinde davalı ile idare arasında imzalanan sözleşme maddelerine, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin eki niteliğindeki Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'ne, bir kısım mevzuat hükümlerine, TMK'nın 2.maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına, gabine ilişkin düzenlemelere dayanıldığını ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ancak gerekçeli kararda iddialarına yer verilmediğini, sözleşme veya kanun hükümlerinin neden yok sayıldığının dahi açıklanmadığını, davalının yükümlülükleri ve bu yükümlülüklerini ne derece yerine getirip getirmediğinin araştırılmadığını, yalnızca taraflar arasındaki sözleşmenin bir maddesine yer verilerek bu madde üzerinden karar verildiğini, bilirkişi raporu aldırılmadığını, gerekçeli kararda, emanet ve teminat kesintilerinin ödenmesinin sözleşme ile davalı ile dava dışı asıl işveren arasındaki kesin hesabın henüz onaylanmasına bağlı kılındığı ancak bu şart dava tarihi itibariyle gerçekleşmediğinden davanın erken açıldığının belirtilerek davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddedildiğini, oysa ki idare tarafından işin kabulünün yapıldığını ve dosyaya sunulan bilirkişi raporunda idare tarafından 12/08/2022 tarihinde kesin hesabın çıkarılarak onaylandığının belirtildiğini, hatta gerekçeli kararda dahi bu durumun ve raporla kesin hesabın düzenlenerek onaylandığının tespit edildiğinin belirtildiğini, gerekçenin tutarsız olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmede kesin hesabın onaylanması ile iadelerin gerçekleştirilmesi gerektiğinin açıkça düzenlenmiş olup, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, gerekçeli kararda değinilmese de, davalı tarafın tüm iddialarına dayanak olarak ileri sürdüğü tek hususun kendisinin henüz idareden teminatlarını çözdürmediği olup, bu durumun kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin sözleşme konusu işi kararlaştırılan şekilde eksiksiz olarak tamamladığını ve belirlenen süre içerisinde teslim ettiğini, davalının da bu hususlarda itirazının bulunmadığı gibi, yapılan işte herhangi bir eksik veya ayıp olduğunun iddia dahi edilmediğini, ana sözleşmede, işin kabule elverişli şekilde teslim edildiği tarihten itibaren 60 iş günü içinde kesin hesap raporunun çıkarılması gerektiğinin hüküm altına alındığını, sözleşme eki Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nde işin kabul tarihinden 2 yıl içerisinde teminat iadelerinin yapılması gerektiğinin düzenlendiğini, davalının sırf belediye içerisindeki bir teftişi ileri sürülerek yıllarca müvekkili alacaklarının ödenmemesi ve teminatlarının iade edilmemesinin ana sözleşme ve hizmet işleri genel şartnamesine aykırı olduğunu, yine söz konusu teftişin işlerin ayıplı veya eksik yapılmasından kaynaklı olmadığını, idare tarafından başlatılan teftiş ve devamında talep edilen zarar tazmini davalı ve idare arasında bir husus olup, müvekkilinden talep edilmesi veya bu nedenle müvekkili alacaklarının ödenmemesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin aradan yıllar geçmiş olmasına rağmen haklarına kavuşmasının engellenmesinin TMK 2.maddesi kapsamında dürüstlük kuralına aykırı ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup, davalı tarafından iddia edilen sözleşme maddesinin ise ihale neticesinde davalı tarafından hazırlanan ve müvekkilinin üzerinde değişiklik yapma imkanı bulunmayan nitelikte olduğunu, dolayısıyla genel işlem koşulu sayılması gerektiğini, bu nedenle gabin halinin oluştuğunun detaylıca açıklandığını, müvekkilinin söz konusu işler için davalıya 4 adet teminat mektubu teslim ettiği sabit olup, bu hususta taraflar arasında ihtilaf da bulunmadığını, kabul tarihinden itibaren 60 iş günü içerisinde iade edilmesi gerektiği halde iade edilmeyen teminat mektupları için müvekkilinin haksız yere bankalara komisyon ödediğini ve zarara uğradığını, taraf defterleri üzerinde yapılan incelemeler ile tespit edildiği üzere müvekkilinin davalıdan bakiye teminat alacağı bulunduğunu, bilirkişi raporunda da ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme sonucunda müvekkil i alacaklarına karşılık olarak çek verildiği kabul edilse dahi, verilen çek miktarları toplamının, alacak miktarından düşük olduğunu ve neticeten müvekkilinin alacaklı olduğunu ancak müvekkilinin işi teslim tarihi üzerinden 6 yıllık bir süre geçmiş olmasına rağmen hem kanun hükümlerine hem şartnameye hem sözleşmeye hem de dürüstlük kurallarına aykırı olarak davalının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, yine mahkemece müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilerek yıllardır davalı yüzünden mağdur olan müvekkilinin mağduriyetinin iyice artmasına sebebiyet verildiğini belirterek, hukuka ve hakkaniyete aykırı mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan emanet alacağının ve teminat mektuplarının iade edilmemesi nedeniyle bankaya ödenen komisyon bedellerinin tahsili ile teminat mektuplarının iadesi, olmadığı takdirde teminat mektuplarının iptali istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre, sözleşme konusu işin teslim edildiği yönünde bir ihtilaf bulunmadığı, ana sözleşme kapsamında iş sahibi ... Belediyesince 02.04.2018 tarihi itibar edilmek üzere 21.01.2019 tarihinde kabul işleminin yapıldığı, kesin hesap raporunun 12.08.2022 tarihinde düzenlenip, 18.08.2022 tarihinde onaylandığı, Belediyenin 23.02.2024 tarihli iç yazışmasında yüklenicinin SGK’dan ilişiksizlik belgesi bulunduğu bildirilmekle birlikte vergi dairesi yönünden borcu olmadığına dair bir belgenin bulunmadığı, ayrıca kabul komisyonunca kesin hesap raporunda belirtilen ve Teftiş Kurulu Başkanlığının tevdi raporunda kamu zararı olarak belirlenen bedelin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın istemi ile açılan derdest dava bulunduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesinde sözleşme bedelinin %6'sı tutarında teminat verileceği belirtilmiş ve hangi risklere karşı tutulacağı belirtildikten sonra bu teminatın ...'nın bu işle ilgili SGK'dan soğuk damgalı ilişiksizlik belgesini alarak idarenin teminatını çözdürmesinden sonra sayılan risklerle ilgili bir soruna rastlanmazsa iade edileceği hükme bağlanmıştır. Sözleşmenin 7. maddesinde ise yüklenicinin her hakedişinden (KDV hariç) hakediş bedelinin % 5'i kadar emanet kesintisi yapılacağı, yapılan bu kesintilerin yüklenicinin ... ile işin kabulünü yapması ve asıl iş sahibi olan Büyükşehir Belediyesince kesin hakedişin onaylanmasından sonra yükleniciye iade edileceği düzenlenmiştir. Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin 03.12.2024 tarih ve 2023/3075 E- 2024/4538 K sayılı emsal kararında da belirtildiği üzere, sözleşmede 6. maddede düzenlenen teminat yönünden iadesi davalının asıl iş sahibi yönünden SGK ilişiksizlik belgesini alarak teminatını çözdürmesi olgusuna, 7. maddede düzenlenen teminat kesintisi yönünden ise davalının işin kabulünü yapması dava dışı asıl iş sahibinin de davalı kesin hakedişini onaylaması olgusuna bağlanmıştır. Bu bağlanma ile Teminatları iade borcunun ifa zamanı (muaccel olma anı) belirlenmek istenmiştir. Bu olguların gerçekleşip gerçekleşmeyeceği sözleşme imzalanırken kesin olarak bilinmemekte ise de bu olgular taraflarca aşamalarda gerçekleşmesi beklenen diğer bir ifadeyle gerçekleşeceği umulan olgulardır. Gerçekleşeceği umulan olgular olsa da gerçekleşeceği kesin olarak bilinen olgular olmadığından seçilen bu olguların koşul olarak değerlendirilmesi mümkündür. Ancak buradaki olgular koşula bağlı borçların düzenlendiği TBK 170 vd. maddelerde düzenlenen anlamda bir koşul değildir. Zira bu maddelerde düzenlenen koşul borçların hükümlerini doğurması anlamındadır. Oysa taraflar arasındaki sözleşmede koşul olarak bazı olguların sayılması hükümlerini doğurduğu kesin olan bir borç için ifa zamanının gerçekleşip gerçekleşmeyeceği önceden kesin olarak bilinmeyen ama gerçekleşmesi beklenen bir olguya bağlanması niteliğindedir. O nedenle TBK 170 vd. madde hükümlerden kıyasen yararlanılabilecektir. Kıyasen uygulanabilecek bir hüküm olarak koşula bağlı borçlarda dürüstlük kuralı TBK 175. maddede özel olarak düzenlenmiş olup şu hüküm bulunmaktadır. Taraflardan biri, koşulun gerçekleşmesine dürüstlük kurallarına aykırı olarak engel olursa, koşul gerçekleşmiş sayılır (TBK 175/1). Taraflardan biri, koşulun gerçekleşmesini dürüstlük kurallarına aykırı biçimde sağlarsa, koşul gerçekleşmemiş sayılır (TBK 175/2). Bu hüküm 4721 sayılı Türk Madeni Kanunu 2. maddede yer alan dürüst davranma ilkesinin koşula bağlı borçlar bakımından özel düzenlenmiş halidir. Zira TMK'da yer alan bu hükümde de herkesin, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğu (TMK 2/1), bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağı (TMK 2/2) düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmede teminatların ve teminat kesintilerinin iadesi için belirtilen olguların bir koşul olarak gerçekleşmemesine yapması gereken işlemleri yapmayarak davalı sebep olmuşsa dürüstlük kuralı gereğince bu koşulun gerçekleştiğinin kabulü gerekecek ve davalı asıl iş sahibi ile arasındaki sözleşmeye dayanarak koşul olarak belirlenen SGK ilişiksizlik belgesini alamadığı, hakedişini çözdüremediği kendi kesin hakedişinin onaylanmadığı için muacceliyetin dayandığı koşulun gerçekleşmediği savunmasında bulunarak, borcunu ödemekten kaçınamayacaktır. Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin emsal 03.12.2024 gün 2023/3075-2024/4538 E/K sayılı ilamında da belirtildiği üzere 2018 yılında davacı davalı yükleniciye, davalı yüklenici tarafından da dava dışı iş sahibi idareye teslim edilmiş olduğu, eldeki davanın 2024 tarihinde açıldığı, davalı ile dava dışı iş sahibi idare arasında kesin hak edişin düzenlenerek onaylanması için gerekli işlemler yönünden çıkan hukuki ihtilafların olumsuz sonuçlarının davacıya yüklenemeyeceği, davalı gerekli başvuruları yapmış olmasına rağmen sonuç alamamışsa bu takdirde de yapması gereken gerekli yargısal yollara başvurmak olup üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmeyen kimsenin sözleşmede koşul olarak belirtilen olguların gerçekleşmediğini savunması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olacaktır. Tüm bu nedenlerle davacının dava dışı ... Belediyesi tarafından düzenlenecek kesin hakedişin onaylanmasını belirsiz bir tarihe kadar beklemesi gerektiğinin düşünülemeyeceği, mahkemece kesin hesabın çıkartılarak davacının talebi yönünden uyuşmazlığın incelenmesi gerektiği kabul edilmiştir. Dosya kapsamı itibariyle davacı tarafça 2018 yılı itibariyle işin yapılıp teslim edildiği, dava dışı iş sahibi ... Belediyesince 02.04.2018 tarihi itibar edilmek suretiyle 21.01.2019 tarihinde kabul işlerinin yapıldığı, 12.08.2022 tarihinde teftiş raporundan da bahsedilerek kesin hesap raporunun 18.08.2022 tarihinde onaylandığı, eldeki davanın ise 09.02.2024 tarihinde açıldığı görülmüştür. Mahkemesince, davacı tarafça işin 2018 yılında teslim edildiği, 2022 yılında kesin hesap raporunun düzenlendiği ve onaylandığı, eldeki davanın 2024 yılında açıldığı anlaşılmakla, taraflar arasındaki hukuki uyuşmazlığı sürüncemede bırakmamak ve yeni uyuşmazlıklara sebebiyet vermemek adına usul ekonomisi dikkate alınıp, davada talep edilen kalemlere yönelik taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, belgeler, dava konusu sözleşmenin eki olduğu belirtilen belgeler dikkate alınarak davalı yüklenici ile dava dışı iş sahibi arasında çıkan hukuki ihtilaflar belirtilerek belirsiz süre olarak ötelenemeyeceği dikkate alınmak suretiyle ve yargılama giderleri yönünden davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu değerlendirilmek suretiyle esas hakkında hüküm kurulması gerekirken, hatalı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin HMK 353/1-a-6 md gereğince kararın kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiğini kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 2-Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/03/2025 tarih ve 2024/100 Esas- 2025/146 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, 3-Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 5-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 29/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Katip e-imzalıdır

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/558, K. 2025/975, T. 29.09.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-558-e-2025-975-k-be8752d6bcf7