Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/406 E. 2025/863 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/406
- Karar No
- 2025/863
- Karar Tarihi
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : KARAR NO : KARAR TARİHİ :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : TARİHİ : NUMARASI :
ASIL DAVA DAVACISI : VEKİLLERİ : DAVALILAR : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) BİRLEŞEN DAVA DAVACISI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALILAR : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat DAVANIN TARİHİ : G.KARAR YAZIM TARİHİ : 23/05/2025 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin 20.12.2019 tarihinde kendisine ait ....... Plakalı yumurta yüklü kapalı kasa kamyoneti ile ....... Bulvarı üzerinden ....... Kavşağı istikametine doğru seyir halinde iken davalılardan ....... 'ın idaresindeki ....... Plakalı panelvan kamyonetin, sol karşı taraftan kontrolsüz olarak çıkarak müvekkili ....... yönetimindeki araca çarpması sonucunda trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kazada davacı ve davacının yanında yolculuk eden ....... 'nın yaralandığını, davacıya ait kamyonetin pert olduğunu, araç içinde bulunan pazarda satılmak üzere taşıdığı yaklaşık 5.000,00 TL değerindeki yumurtaların tamamının telef olduğunu, trafik kazası tespit tutanağına göre ....... plakalı araç sürücüsü ....... 'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 57-1/b maddesini ihlal ettiğinin ve aynı kanunun 84/h maddesi gereğince kavşaklarda geçiş önceliğine uymaması nedeniyle asli kusurlu bulunduğunun, müvekkili ....... 'e ise kusur atfedilmediğinin tespit edildiğini, davalı ....... (....... AŞ) 'nin kaza nedeniyle uğranılan tüm maddi zararlardan ve araç için piyasa değerinin altında belirlenen pert total bedelinin bakiye kalan kısmından sorumlu olduğunu, yine davalı ....... şirketinin kasko poliçesini düzenleyen şirket olarak kaza nedeniyle maddi manevi tazminattan sorumlu olduğunu beyan ederek müvekkili ....... 'in uğramış olduğu zarara istinaden 1.000 TL maddi, 70.000 TL manevi tazminatın davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketlerinden ise ihbar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 20/12/2019 tarihinde saat 07:40 sularında ....... yönetiminde bulunan ....... plakalı yumurta yüklü kapalı kasa kamyonetin yolcu koltuğunda ve ....... Bulvarı üzerinden ....... Kavşağı istikametine doğru seyir halinde olduğunu, davalılardan ....... idaresindeki ....... plakalı panelvan kamyonetin sol karşı taraftan kontrolsüz olarak çıkarak davacının içinde bulunduğu araca çarptığını ve trafik kazasının meydana geldiğini, söz konusu kazada davacı ....... ve araç sürücüsü ....... yaralandığını, araç içinde pazarda satılmak üzere bulunan yumurtaların telef olduğunu, olayın akabinde trafik ekiplerince trafik kazası tespit tutanağı tutulduğunu, söz konusu tutanakta ....... plakalı araç sürücüsü ....... 2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 57-1/b maddesini ihlal ettiğinin, aynı kanunun 84/h maddesi gereğince kavşaklarda geçiş önceliğine uymaması nedeniyle asli kusurlu bulunduğunun, ....... 'e ise kusur atfedilmediğinin tespit edildiğini, yaşanan kazada baş ve göğüs bölgesinden yaralanan davacı ....... 'nın ....... götürüldüğünü, yüzünde 12 cm boyunda kesi oluştuğunu, ....... 'ya yapılan müdahale ile çok sayıda dikiş atıldığını ve yüzünde sabit iz kaldığını yüzde meydana gelen kalıcı hasar nedeniyle yüzünün görünümünün değiştiğini, bu durumun psikolojisini son derece bozduğunu, onu sosyal hayattan kopardığını, kazanın oluşumunda davalılardan sürücü ....... 'ın tam kusurlu olduğunu, sebep olduğu bu kaza nedeniyle davacının hastane, bakım, ulaşım gibi masraflardan dolayı uğradığı maddi zarar ve yüzünde iz kalması bundan kaynaklı duyduğu fiziki ve ruhani elemden doğan manevi zararlardan tazmin sorumluluğu bulunduğu, davalı ....... 'ın ise kazaya sebep olan ....... 'ın sürücüsü olduğu ....... olakalı komyonetin işleteni ve maliki olduğunu , KTK hükümleri çerçevesinde kazadan sorumlu olduğunu , diğer davalı ....... A.Ş. Kaza tarihinde kazaya sebep olan ....... 'ın sürücüsü olduğu ....... plakalı kamyonetin 29/05/2019 tarihinde ....... nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, davalı sigorta şirketinin bu kapsamda uğranılan tüm maddi zararlardan araç için piyasa değerinin altında belirlen pert total bedelinden bakiye kalan kısımdan sorumlu olduğunu, davalı ....... A.Ş'nin ise kaza tarihinde ....... 'ın sürücüsü olduğu ....... plakalı kamyonet için 29/05/2019 tarihinde düzenlenen ....... numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında sigortacı olduğunu, davalı sigorta şirketi bu poliçenin kapsamında uğranılan maddi/manevi zararlardan sorumlu olduğunu, eldeki dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulduğunu bir çözüme ulaşılmadığını beyan ederek davacılardan ....... 'nın uğramış olduğu zarara istinaden 100 TL maddi, 70.000,00 TL manevi tazminatın davlılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketlerinden ise ihbar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ....... ve ....... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkilinin ....... 'ın sevk ve idaresindeki, diğer davalı müvekkili ....... 'ın maliki olduğu ....... plakalı araç ile; davacı ....... 'in sevk ve idaresindeki ....... plakalı aracın 20/12/2019 tarihinde, çarpışması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili ....... 'ın asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacı ....... 'e ise kusur atfedilmediğini, ancak kusur durumu yapılacak bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkacağını, ....... Başsavcılığının ....... numaralı soruşturma dosyası Uzlaştırma Bürosu'na gönderildiğini, ....... No'lu Uzlaştırma dosyasında, müvekkili ....... tarafından davacı ....... 'e sigorta ve alacak hakları saklı kalmak şartıyla, işgücü kaybı, kaza esnasında zarar gören yumurtalarının bedeli ve manevi tazminat bedeli olarak 5.000,00 TL 29/07/2020 tarihinde, banka yoluyla; davacı ....... 'ya sigorta ve kasko alacak hakları saklı kalmak şartıyla, işgücü kaybı ve manevi tazminat bedeli olarak 5.000,00 TL 28/08/2020 tarihinde ödeme elden yapıldığını uzlaşma dosyasının olumlu sonuçlandığını, ZMMS poliçesini düzenleyen ....... AŞ'nin bu poliçe kapsamında uğranılan tüm maddi zararlardan sorumlu olduğunu, kasko poliçesini düzenleyen ....... A.Ş.'nin kaza tarihinde, müvekkili ....... 'a ait ....... Plakalı aracın, sigortacısı olup, davalı sigorta şirketi bu poliçe kapsamında uğranılan maddi ve manevi zararlardan sorumlu olduğunu, bu poliçenin "İhtiyari Mali Sorumluluk Manevi Tazminat Klozu" başlıklı bölümünde; manevi tazminat taleplerinin olay başına ve yıllık 300.000-TL limit ile teminat altına alındığını, bu durumun davacıların varsa maddi ve manevi zararlarının tazmininden doğan sorumluluklarının olmadığını gösterdiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ....... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazaya karışan ....... plaka sayılı aracın müvekkili ....... A.Ş. Nezdinde ....... numaralı ....... Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile 29.05.2019/2020 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere teminat kapsamı içinde sorumlulukları bulunduğunu, poliçe limiti üzerindeki zararlardan müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 86. Maddesi kapsamında araç işleteninin ve sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğü olmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber kazaya sebep olan olayda öncelikle kusur durumunun net ve kesin olarak tespitinin gerektiğini, nitekim müvekkili şirketin sorumluluğunun ancak ve ancak sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı bir sorumluluk olduğunu, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, bu nedenle kabulünün mümkün olmadığını, yine manevi tazminatın takdirinde tarafların sıfat, işgal ettikleri makam ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarının dikkate alınması gerektiğini, müvekkili şirketin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğünün dava tarihinde muaccel hale geldiğini, avans faiz talebi haksız olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ....... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketçe ....... Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınmış bulunan ....... plakalı aracın ....... plakalı araç ile çarpışması sonucu oluşan kaza neticesinde zarar görüldüğü iddia edilerek maddi ve manevi tazminat talep edilmiş olmakla davacıların talebinin haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, usulüne uygun başvuru şartının yerine getirilmediğini, ''Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Yönetmeliği''ne göre maluliyet değerlendirmesi yapılması gerektiğini, ihbar tarihinden itibaren yasal faiz taleplerinin reddi ile hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, kazadaki kusur oranlarını kabul etmediğini, davacı tarafa SGK tarafından rücuya tabi herhangi bir ödeme veyahut gelir bağlama işlemi yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadığını, ayrıca davacı tarafın tedavi masrafları vs.belgelendirmesi gerektiğini beyan ederek haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Manevi tazminatın bölünemezliği ilkesi gereği dava değeri sonradan bedel artırım ya da ıslah yolu ile arttırılamaz, sonradan tekrar talepte bulunulamaz,talepte bulunulsa bile arttırılan kısım mahkemece dikkate alınmaz. ( ....... Dairesi'nin ....... Esas ....... Karar sayılı ilamı ) Davacıların maddi ve manevi tazminat talebi olmaksızın dava dışı sürücü ile uzlaşmış olması, manevi tazminatın tek ve bölünmezliği ilkesi dikkate alındığında CMK 253/19 gereği manevi tazminatın uzlaşma anında davacılar tarafından uzlaşma anında tespit olunabilecek olan zararlardan olması, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan uzlaşmanın usulüne uygun olması, uzlaşmanın anlam ve sonuçlarının uzlaşma teklif formu ile usulünce davacıya açıklanması, davacının da bunu okuyup imzalayarak kabul etmesi karşısında tüm açıklanan nedenlerle davacıların davalılar ....... ve ....... ve ....... A.Ş.'den talep ettikleri manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine" dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava dosyasında, hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak karar verildiğini, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporuna karşı dilekçe üzerine dosyanın yeniden bilirkişiye gönderildiğini, ancak bilirkişi tarafından itirazlarının incelenmediğini, raporda hata olmadığının belirtildiğini, dosya kapsamında aldırılan raporlarda diğer itirazları ile birlikte, özellikle davacıların iş göremez şekilde yaralandıklarının tespit edilmiş olmaları ile birlikte, bakıcıya ihtiyaç duymayacakları yönünde çelişkili bir sonuca ulaşıldığını, davacıların manevi tazminat istemlerinin ise hakkaniyetten uzak bir şekilde reddedildiğini, işbu manevi tazminat taleplerinin reddine ilişkin kararın birden fazla gerekçe ile hukuka aykırı olduğunu, davacıların uzlaştırma dosyası ile davalıları ibra ettiği varsayımında bile, dava konusu kaza sebebi ile davacıların gerçek manevi zararının henüz belirginleşmediğinin kabul edilmesi gerektiğini, zira kazadan kısa bir süre sonra yapılan uzlaştırma görüşmelerinde davacıların kaza sebebi ile ne miktarda kalıcı zarar gördüklerini henüz bilmediklerini, daha yalın bir ifade ile uzlaştırna raporundan sonra da kazanın etkilerinin devam ettiğini, üstelik birleşen dosya davacısı ....... 'nın yüzünde sabit bir iz kaldığının uzlaştırma raporundan sonra tespit edildiğini, bu kapsamda henüz cismani zararın ve buna bağlı manevi zararın gerçek boyutu belirginleşmeden tanzim edilen uzlaştırma raporu sebebi ile davacıların gerçek manevi zararlarının görmezden gelinmesinin hakkaniyet ile bağdaşmadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalılar ....... ve ....... vekili istinaf cevap dilekçesinde özetle; ....... Başsavcılığının ....... numaralı soruşturma dosyası Uzlaştırma Bürosu'na gönderildiğini, ....... No'lu Uzlaştırma dosyasında, davalının ....... tarafından davacı ....... 'e sigorta ve alacak hakları saklı kalmak şartıyla, işgücü kaybı, kaza esnasında zarar gören yumurtalarının bedeli ve manevi tazminat bedeli olarak 5.000,00 TL'nin, 29/07/2020 tarihinde, banka yoluyla; davacı ....... 'ya sigorta ve kasko alacak hakları saklı kalmak şartıyla, işgücü kaybı ve manevi tazminat bedeli olarak 5.000,00 TL'nin 28/08/2020 tarihinde elden ödenerek yapıldığını ve uzlaşma dosyasının olumlu sonuçlandığını, yine dosyaya sunulan ....... numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında; diğer davalılardan ....... A.Ş. kaza tarihinde, davalı ....... 'a ait ....... Plakalı aracın, sigortacısı olup, davalı sigorta şirketi bu poliçe kapsamında uğranılan maddi ve manevi zararlardan sorumlu olduğunu, bu poliçenin "İhtiyari Mali Sorumluluk Manevi Tazminat Klozu" başlıklı bölümünde; manevi tazminat taleplerinin olay başına ve yıllık 300.000 TL limit ile teminat altına alındığı belirtilmediğini, bu hususun da davalıların, davacıların manevi zararlarının tazmininden doğan sorumluluklarının olmadığını gösterdiğini, dosya kapsamında birden çok kez bilirkişi raporu aldırıldığını ve dosyanın hüküm kurmaya elverişli hale geldiğini, bunun yanında; davacıların manevi olarak zarara uğradıklarını gösteren somut hiçbir delil dosyaya sunulamadığını, bu kapsamda ilam niteliğinde olan uzlaştırma raporu da dikkate alınarak davacıların manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını beyan ederek bu nedenlerle davacıların istinaf başvurularının reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Asıl ve birleşen davalar, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı ....... 'in maddi tazminat talebi HMK 31 gereği açıklattırılmış olup, davacı maddi tazminat talebi olarak, 800,00 TL'lik tutarın 7 ay raporlu kalması nedeniyle kazanç kaybı, 100,00 TL'lik kısmın bakiye hasar tazminatı, 100,00 TL'lik Kısmın 7 ay boyunca bakıma muhtaç kalması nedeniyle refakatçi bedeli tazminatının tazminini talep ettiğini açıklamış, aynı şekilde davacı ....... 'nın maddi tazminat talebi HMK 31 gereği açıklattırılmış olup, davacı maddi tazminat talebi olarak, 50,00 TL'lik tutarın 2 aydan uzun süre tedavi sürecinde taksi ile üniversite hastanesine gidip gelmesi nedeniyle ulaşım tazminatı, 50,00 TL'lik kısmın 3 aydan uzun süren iyileşme sürecinde bakıma muhtaç kalması nedeniyle refakatçi bedeli tazminatının tazminini talep ettiğini açıklamıştır. Mahkemece maddi tazminat isteminin kısmen kabul kısmen reddine, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmesi üzerine karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Asıl dava yönünden; hükme esas alınan 27.01.2022 havale tarihli ....... Başkanlığı'nca düzenlenen maluliyet raporunda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında davacı ....... 'e ilişkin maluliyet raporuna göre ilgili olay nedeniyle sürekli iş göremezlik halinin oluşmadığı, davacıda saptanan lezyonların iyileşme süresinin 2 aya kadar uzayabileceği, davacının bu kadar süre ile iş göremezlik halinde kaldığı ve mesleğini icra edemediği, bu durum ile 20/12/2019 tarihli trafik kazası ile doğrudan ve mutlak illiyet bağı bulunduğu tespit edilmiştir. 05.08.2022 tarihli ....... Başkanlığı'nca düzenlenen rapor doğrultusunda davacının ilgili olay nedeniyle bakıcıya ihtiyacının bulunmadığı tespit edilmiştir. Hükme esas alınan 11/07/2024 havale tarihli aktüerya bilirkişi raporuna göre yerleşik yargıtay kararları gereğince TRH2010 tablosu esas alınmak suretiyle progresif rant uygulanarak yapılan hesaplama sonucu davacının geçici iş göremezlik dönemindeki kazanç kaybı 4.771,80 TL olarak belirlenmiştir. Birleşen dava yönünden; hükme esas alınan ....... tarihli ....... Başkanlığı'nca düzenlenen maluliyet raporunda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında davacı ....... 'ya ilişkin maluliyet raporuna göre ilgili olay nedeniyle sürekli iş göremezlik halinin oluşmadığı, davacıda saptanan lezyonların iyileşme süresinin 2 aya kadar uzayabileceği, davacının bu kadar süre ile iş göremezlik halinde kaldığı ve mesleğini icra edemediği, bu durum ile 20/12/2019 tarihli trafik kazası ile doğrudan ve mutlak illiyet bağı bulunduğu tespit edilmiştir. Hükme esas alınan ....... havale tarihli Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen rapora göre davacı ....... 'nın 20.12.2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığının tespit edilmiştir. 02/05/2023 havale tarihli ....... Başkanlığınca düzenlenen rapora göre davacı tarafından 20.12.2019 tarihli kaza nedeniyle SGK kapsamı dışında kalan, kaçınılmaz masrafların 2.000,00 TL olarak belirlendiği anlaşılmıştır. Mahkemece asıl davada davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin 4.771,80 TL olarak kabulüne, davacının tedavi sürecince bakıma muhtaç olmadığı tespit olunmakla refakatçi bedeli tazminatı talebinin reddine, davacının bakiye hasar bedelinin kalmadığı tespit olunmakla bakiye hasar bedeli tazminatının reddi ile davacının maddi tazminat talebinin geçici iş göremezlik tazminat talebi yönünden kısmen kabulüne, birleşen davada davacı ....... tarafından 50,00 TL talep edilmekle taleple bağlı kalınarak 50,00 TL ulaşım tazminatı talebinin kabulü ile davacının tedavi sürecinde bakıma muhtaç olmadığı tespit olunmakla refakatçi bedeli tazminatı talebinin reddi ile davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş olup; dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, doğru yönetmelik hükümlerinin uygulandığı, tazminat miktarına ilişkin yapılan hesaplama ve değerlendirmenin yerinde olduğu, bu suretle hükmedilen tazminat miktarında hata bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacıların manevi tazminat istemleri yönünden; dava dosyası içerisinde bulunan ....... Başsavcılığına ....... Soruşturma sayılı dosyası incelendiğinde; 20/12/2019 günü şüpheli ....... 'ın sevk ve idaresindeki araç ile Müşteki ....... ''in sevk ve idaresindeki diğer Müşteki ....... yolcu olarak bulunduğu araca çarpması sonucu ....... 'nın BTM ile giderilemez, ....... 'in BTM ile giderilebilir şekilde yaralandıkları, savcılık tarafından Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 253 üncü maddesi kapsamında, uzlaştırma faaliyetlerinde bulunulduğu, kazadaki yaralanma nedeniyle tarihli uzlaştırma teklif formu düzenlendiği, Davacı tarafından uzlaşma teklifinin kabulü edildiği, ....... 'e iş gücü kaybı, kaza esnasında zarar gören yumurtaların bedeli ve manevi tazminat bedeli olarak toplam 5.000,00 TL, ....... 'ya iş gücü kaybı ve manevi tazminat bedeli olarak toplam 5.000,00 TL karşılığında uzlaşmış oldukları sabit olup; ....... Mahkemesinin ....... Tarih ....... Esas ....... Karar sayılı ilamında 04.12.2004 ve 5271 sayılı Ceza Mahkemesi Kanunu'nun 6.12.2006 tarihli 5560 sayılı Kanun'un 24. maddesiyle değiştirilen (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin ''Uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;...'' bölümünün Anayasa'ya aykırı olduğundan iptaline karar verilmesi nedeniyle maddi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmesi yerinde olmakla birlikte mahkemece manevi tazminatın bölünemezliği ilkesi gereği dava değeri sonradan bedel artırım ya da ıslah yolu ile arttırılamayacağı ve sonradan tekrar talepte bulunulamayacağı şeklindeki değerlendirme ile manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesinin de yerinde olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, mahkeme gerekçesinin ayrıntılı ve denetime elverişli bulunmasına, birleşen dosyada davacı tarafın hatalı yazılmasının mahallinde düzeltilebilecek maddi bir hata olmasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-....... Mahkemesi'nin ....... Esas, ....... Karar sayılı dosyasında verilen 17/12/2024 tarihli karara karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 4-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-HMK’nın 359/4. maddesi uyarınca iş bu kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/05/2025 .......
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.