Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/411 E. 2025/596 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/411
Karar No
2025/596
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/411 Esas - 2025/596 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/411 KARAR NO : 2025/596

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/01/2025 NUMARASI : 2024/708 Esas 2025/32 Karar

DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 21/10/2024 KARAR TARİHİ : 29/05/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/05/2025

Taraflar arasındaki şirketin ihyası istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı ... vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin işçi işveren ilişkisinden kaynaklı Ankara 9. İş Mahkemesi'nin 2022/475 Esas sayılı dosyasında ... Özel Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ltd Şti'ni hasım göstererek dava açtığını, yargılama sürecinde şirketin tasfiye halinde olduğunu ve kaydının silindiğinin anlaşıldığını, mahkemece davada taraf teşkilinin sağlanması için taraflarına süre verildiğini, şirketin tek ortağının ... olduğunu ve tasfiye memuru olarak atandığını, tasfiye işlemlerinin eksik olarak tamamlandığını şirketin üye işyeri borçlarının tamamının ödenebilmesi için şirketin ihyasının gerektiğinden bahisle öncelikle adli yardım taleplerinin kabulünü, ... Özel Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ltd Şti'nin tüzel kişiliğinin ihyasını ve tescil ve ilanını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü temsilcisi cevap dilekçesinde özetle; ihyası talep edilen ... Özel Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ltd Şti'nin 12/01/2017 tarihinde kurulduğunu ve şirketin 15/05/2023 tarihli genel kurulunda alınan tasfiyeye girme kararı üzerine gerekli işlemler yapılarak 30/11/2023 şirketin tasfiyesinin sonlandığını, 12/12/2023 tarihinde genel kurul kararının tescil edildiğini ve aynı tarihli Ticaret Sicil gazetesinde ilan edildiğini, şirkete tasfiye memuru olarak ...'un atandığını, ihyası istenen şirketin hukuka uygun olarak kapatıldığını, Ticaret Sicili Müdürlüğünün tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan zorunlu hasım durumunda olduğunu belirterek ek tasfiyeye karar verilmesi halinde TTK'nin 547/2.maddesi uyarınca tasfiye memuru atanmasına, davada yasal hasım olduklarından tarafları aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının ... Özel Güvenlik ....Ltd Şti. 'nin tek ortağı olduğunu, şirket bünyesinde yapılan genel kurul kararı ile tasfiye kararı alındığını ve tasfiye memuru olarak görevlendirildiğini, şirketin tasfiyesinin Ticaret Sicil Müdürlüğünün gözetiminde hukuki prosedüre ve kanunlara uygun şekilde yapıldığını ve şirketin hukuka ve prosedüre uygun alarak terkin edildiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ticaret sicil müdürlüğünden gelen ticaret sicil kaydına göre; ihyası talep edilen Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 403270 sicil numarası ile kayıtlı olup ticaret sicil müdürlüğünden terkin edilen ... Özel Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ltd Şti'nin genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiği, tasfiye memurluğuna ...'un atandığı, tasfiye işlemi sonucu şirketin ticaret sicilinden terkin edildiği, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğününde yasal hasım olduğu, Ankara 9.İş Mahkemesinde 2022/475 esasında şirket aleyhine dava açıldığı, şirketin tasfiyesinin dava devam ederken yapıldığı, şirketin terkin tarihi itibarıyla Ankara 9.İş Mahkemesinde 2022/475 esas sayılı dosyasının derdest olduğu anlaşıldığından davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin ve davacı vekili lehine vekalet ücretinin davalı tasfiye memuru ... 'tan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ..., davaya konu ... Özel Güvenlik Ve Koruma Hizmetleri Limited Şirketi'nin tek ortağı olduğunu, şirket bünyesinde yapılan genel kurul sonucunda tasfiye kararı alındığını, tasfiye memurluğu görevi kendisine verildiğini, şirketin ihyası davasına konu şirketin tasfiyesi davalının gözetiminde hukuki prosedür ve kanunlara uygun şekilde yürütüldüğünü, kaldı ki tüm süreç Ankara Ticaret Odası Ticaret Sicil Müdürlüğü gözetiminde işletildiğini, Ticaret sicil müdürlüğünde yer alan evraklardan da anlaşılacağı üzere terkin edilen şirket usullere ve hukuka uygun bir şekilde terkin edildiğini bu haliyle şirketin ihya edilmesinin usulüne uygun olmadığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; şirketin ihyası istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Ankara 9.İş Mahkemesi'nin 2022/475 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından 04/08/2022 tarihinde, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, UBGT,maaş alacağı, yıllık izin alacağı, hafta tatil alacağı olmak üzere işçilik alacaklarının dava dışı ... Özel Güvenlik Koruma Hizmetleri Limited Şirketi'den tahsili talebiyle işçilik alacak davası açıldığı. Davacı vekiline 03/10/2024 tarihli celsenin (1) numaralı ara kararı ile dava dışı şirketin ihyası için dava açmak üzere yetki ve süre verildiği anlaşılmıştır. Ticaret sicil kaydının incelenmesinde; ihyası istenen şirketin 02/06/2023 tarihli genel kurulunda tasfiyeye girme kararı aldığı, 30/11/2023 tarihli kararla tasfiye kapanışı yapıldığı ve 12/12/2023 tarihinde tasfiye kapanışı ile sicil kaydının silindiği anlaşılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 643. maddesinde; limited şirketin tasfiye usulü ile tasfiyede şirket organlarının yetkileri hakkında anonim şirketlere ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiş olup, aynı kanunun 536 - 548. maddeleri arasında anonim şirketlerin tasfiye usulü düzenlenmiştir. Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 547.maddesinde "(1)Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya bir kaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" hükmü düzenlenmiştir. Şirket tüzel kişiliğinin ihyası davasında, husumet tasfiyeyi sağlayan memur ile ticaret sicil müdürlüğüne düşer (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08/10/2019 tarih ve 2019/3602 Esas 2019/6319 Karar sayılı ilamı). Somut davada, davalı şirketin 02/06/2023 tarihli genel kurulunda tasfiyeye girme kararı alındığı ve şirket tasfiye memurluğuna ...'un seçildiği , 30/11/2023 tarihli şirketin tasfiyesinin sonlandığına dair genel kurul kararının tescilinin 12/12/2023 tarihinde yapılmak suretiyle terkin edildiği, davacı tarafından dava dışı şirket hakkında işçilik alacağının tahsili istemiyle Ankara 9.İş Mahkemesi'nin 2022/475 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı, açılan dosyanın derdest olduğu, davacı tarafın derdest davasından ötürü şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı bulunduğu ve şirketin ihyasının gerektiği, husumetin tasfiyeyi sağlayan memur ile ticaret sicil müdürlüğüne yöneltilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesinin ihyaya ilişkin kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Yine ilk derece mahkemesince ihyası istenen şirketin derdest dava dosyası yönünden sınırlı olarak ihyasına karar verildiği, ek tasfiye memuru olarak ...'un atandığı, şirketin 02/06/2023 yılında tasfiyeye girdiği, şirketin terkinin 12/12/2023 tarihinde yapıldığı, davacı tarafça ise işçilik alacak davasının 04/08/2022 tarihinde dava açıldığı, dolayısıyla tasfiye işlemleri yapılırken davamıza konu Ankara 9.İş Mahkemesi'nin 2022/475 Esas sayılı dosyasının derdest olduğu, bu yönüyle tasfiyenin usulüne uygun yapılmadığı, eldeki davada davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yasal hasım olup, yargılama giderlerinden tasfiyeyi usulüne uygun yapmayan davalı tasfiye memurunun sorumlu olacağı, hal böyle olunca ilk derece mahkemesince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalı tasfiye memuru ...'tan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu görülmüştür. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gerekli olan harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/05/2025

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/411, K. 2025/596, T. 29.05.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-411-e-2025-596-k-116d716f8f1a