Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/382 E. 2025/428 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/382
- Karar No
- 2025/428
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2025/382
KARAR NO:2025/428
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:13/01/2025
NUMARASI:2023/337 Esas - 2025/16 Karar
DAVANIN KONUSU:Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
KARAR TARİHİ:16/04/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ile; İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.12.2019 tarihli 2016/167 esas. 2019/1216 karar sayılı kararıyla dava dışı ... A.Ş'nin iflasına karar verildiğini, dava dışı şirketin iflas tasfiyesinin... sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğünü, müvekkili şirketin dava dışı şirketten 20.994.000,00 TL tutarında alacaklı olduğunu, müvekkili firmanın söz konusu alacağının müflis şirketin sıra cetvelinin 4. sırasında 35 kayıt numarası ile yer aldığını, davalı bankanın dava dışı müflis şirketin iflas masasına alacak kayıt talebinde bulunduğunu, davalı bankanın kefillerden ve üçüncü kişilerden yapmış olduğu tahsilatları dikkate almaksızın alacak kayıt ettirmek istediğini, davalı bankaya üçüncü kişilerden ve kefillerden yapılan tahsilatlar sonucunda dava dışı müflis şirketin borçlarının tarih sırasına göre kapatılması gerektiğini, dava dışı müflis şirketin kapatılan borçlarına faiz işletilemeyeceğini, davalı bankanın müflis şirketten olan alacağına fahiş bir şekilde faiz işlettiğini, davalı bankanın yapmış olduğu işlemlerin hukuka aykırı olduğunu, davalı banka tarafından usulüne uygun bir ihtar yapılmadığını belirterek davalı bankanın dava dışı müflis şirketin sıra cetvelinin 4. sırasına 27 kayıt numarası ile kaydettirdiği 21.425.304,27 TL tutarındaki alacağın müflis şirketin sıra cetvelinden terkinine, İİK m.235/3 gereğince davalı bankanın alacağına tahsis edilen hisse ve dava masraflarının alacağı nispetinde müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesi ile; dava dışı müflis ... A.Ş.'ye müvekkili bankanın ... Şubesi tarafından kredi kullandırıldığını, söz konusu kredi çerçevesinde doğan borcun müvekkili bankaya ödenmediğini, kredi ödemelerinin gerçekleşmemesi üzerine müvekkili banka tarafından müflis şirketin hesaplarının kat edildiğini, müvekkili banka tarafından müflis şirkete hesap kat ihtarnamesi keşide edilmiş olmasına rağmen müvekkili bankanın borcunun ödenmediğini, müvekkili banka tarafından alacağının tahsil edilmesi maksadıyla müflis şirket aleyhine ... sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, aynı alacağın tahsilinin sağlanması ve tahsilde tekerrür yaratılmaması koşuluyla müvekkili banka tarafından müflis şirketin kefilleri aleyhine ... sayılı dosyası üzerinden genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, müvekkili bankanın alacağının 19.000.000,00 TL'lik kısmının rehinle temin edildiğini, müvekkili bankanın iflas tarihi itibariyle müflis şirketten 21.425.304.27 TL tutarında alacaklı olduğunu, müvekkili banka tarafından müflis şirketin iflas masasına alacak kayıt talebinde bulunulduğunu, müvekkili bankanın alacak kayıt talebi sırasında alacağını ayrıntılı bir şekilde iflas masasına sunduğunu, müflis şirketin iflas masası tarafından detaylı bir inceleme yapılarak müvekkili bankanın alacağının kabulüne karar verildiğini, davacı şirketin, yapılan tahsilatların alacak hesabına yansıtılmadığına yönelik itirazının yerinde olmadığını, müvekkili bankanın BDDK ve iç denetime tabi olduğunu, müvekkili banka tarafından davacı şirketin iddia ettiği bir biçimde işlem gerçekleştirebilmesinin mümkün olmadığını, davacı şirketin söz konusu iddiasını ispata elverişli bir delili dosyaya sunmadığını, ipotekli taşınmazların iflas erteleme davasında verilen tedbirler nedeniyle satılamadığını, müvekkili bankanın müflis şirketten alacağını tahsil edemediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulü ile... sayılı dosyasından düzenlenen sıra cetvelinde davalı banka adına tahsis edilen 21.425.304,27 TL tutarındaki alacağın 11.090.746,37 TL'lik kısmı bakımından terkinine, İİK m. 235/3 uyarınca, bu alacağa tahsis edilen hissenin dava masrafları da dahil edilerek davacının sırasına bakılmaksızın davacının alacağı nispetinde davacıya tahsisine; artan kısım bulunması halinde bu bakiyenin diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde;Davalı banka kredi ve ipotekli alacaklarının karşılığı olarak şirketen olan alacaklarını kayıt ettirmek için başvurduğunu ancak bu alacaklar içerisinde kefili olan ve bu şekilde tahsilat yapılanlar olduğu gibi ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılan ve tahsil edilen alacaklar da mevcut olduğunu, ayrıca yine alacaklının alacaklarına karşılık olarak verilen teminatlar ile bankaya çek olarak verilen meblağlardan yapılan tahsilatlar bu hesaba yansıtılmadığı gibi üçüncü şahıslardan yapılan tahsilatlar da bu hesaba yansıtılmadığı, anaparanın çok üzerinde faiz işletilmesi de hukukun temel ilkelerine aykırılık teşkil ettiğini ileri sürmüştür.Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Mahkemece karara esas alınan bilirkişi raporunda ana para hatalı tespit edildiğini, temerrüt tarihi olarak 25.02.2016 tarihi esas alınması gerekirken, temerrüt sonrası tahsilatlar olduğundan son ödenen taksit tarihlerine göre hesaplama yapılması tamamen hatalı olduğunu, ihtarname müflis şirkete 23.02.2016 tarihinde tebliğ edildiğini ve kendisine tanınan 1 günlük sürenin sonunda ödeme yapılmadığını, bu sebeple 25.02.2016 tarihi itibariyle borçlu-müflis temerrüde düştüğünü, bu durum dosyada alınan bilirkişi raporları ile de sabit olduğunu, ancak hesaplama yapılırken ihtarname tarihinden sonra taksit ödemelerinin yapıldığı gerekçesi ile temerrüt tarihi olarak son taksit ödemesinin esas alınarak ana para hesabının da son ödenen taksit sonrası kalan ana para üzerinden yapılması tamamen hatalı olduğunu, borçlunun hesaplarının kat edildiği 25.02.2016 tarihi itibariyle tüm borçları Kredi Sözleşmesi’nin 4.1.1 maddesi gereğince muaccel hale geldiğini, dolayısıyla tüm taksitleri muaccel hale gelen borçlunun ihtarnameden sonra yaptığı ödemeler taksit ödemesi olarak kabul edilemeyeceğini, müvekkil bankanın sistemsel olarak ne zaman borçluyu takip hesaplarına aktardığının önemi bulunmamakta olup ihtarname keşide edildikten sonra 25.02.2016 temerrüt tarihinden itibaren krediler yönünden hesaplama yapılması gerektiğini, son taksit tarihine göre hesaplama yapıldığından tüm hesaplama ve bu hesaplama esas alınarak verilen karar hatalı olduğunu,Hesap kat tarihinden temerrüt tarihine kadar yıllık %36 faiz oranına göre hesaplanan faiz ve ferilerinin kapitalize edilerek müvekkil banka asıl alacağının hesaplanması gerektiğini, taraflar arasında imzalanan kredi çerçeve sözleşmelerinin faize ilişkin hükümleri yerel mahkemece dikkate alınmadığını, Kredi Çerçeve Sözleşmesi’nin Temerrüt Hükümleri başlıklı 4.2. maddesinde: "..Müşteri, anapara, dönem faizleri, komisyon, masraf vb. ödemelerde gecikme olması, taksitlendirilmiş kredilerde taksitlerden herhangi birinin ödeme tarihinde/vadesinde ödenmemesi, vadeli kredilerin vadesinin gelmesi, temerrüde düşmesi sözleşmenin feshi veya her ne suretle olursa olsun borçlarının sözleşme kapsamında muaccel kılınması halinde, alacağın muaccel hale geldiği tarihten müşteriye yapılacak ihtarda belirtilen sürenin hitamına kadar geçecek süreye TCMB'na bildirilen en yüksek cari akdi faiz oranı uygulanacağını kabul ve taahhüt eder. Müşteri temerrüdün doğduğu tarihten itibaren aynı tür krediler ve hesaplar için Banka tarafından TCMB.na bildirilen TL/YP en yüksek cari akdi faiz oranının %100 fazlası olarak belirlenen oranda ve bu oranların değişmesi halinde değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmasını ve bu tutarları ödeyeceğini kabul eder." denilmek sureti ile kat edilen krediye uygulanacak faiz oranlarının tespit usulü belirlendiğini, TCMB'ye bildirilen 15.02.2012 Tarihli Genel Mektup'ta "..T.C. Merkez Bankası’na, Bankamız kredilerinde fiilen uygulanabilecek en yüksek faiz oranları; TL krediler için % 36 YP krediler için ise % 16 olarak bildirilmektedir. Temerrüt faiz oranı tüm TL/YP krediler için T.C. Merkez Bankası’na bildirilen en yüksek Ticari Kredi faiz oranının % 100 fazlasıyla uygulanacaktır.." düzenlemesi yer aldığını, T.C. Merkez Bankası'na bildirilen faiz oranları dışında bir temerrüt faizi tespiti yaparak alacağımızı fahiş oranda eksik hesaplandığını,Dava konusu sıra cetveli; iflas tarihi itibariyle müvekkil banka alacağına ilişkin olup iflas tarihinden sonra yapılan tahsilatların sıra cetveline kaydedilen alacaktan düşülmesi hukuken mümkün olmadığını ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, İcra ve İflas Kanunun 235. maddesi gereğince açılan sıra cetveline itiraz (kayıt terkin) istemine ilişkin olup, basit yargılama usulüne tabidir. İİK 235. maddesinde, sıra cetveline itiraz edenlerin, İİK 223'üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü saklı kalmak kaydıyla, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, itiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı, muteriz, başkasının kabul edilen alacağına veya ona yer verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklıya karşı açılacağı, ancak, itiraz alacağın esas ve miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet icra yoluyla icra mahkemesine arz olunacağı belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gün olup süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, iflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.Alacağı, sıra cetveline kısmen de olsa kayıt edilen bir alacaklı, diğer bir alacaklının alacağına veya ona verilen sıraya itiraz için dava açabilir. Müflisin sıra cetvelinin kabul edilen alacağın miktar ve esasına itiraz hakkı yoktur. Bir kimsenin alacağının sıra cetveline kayıt talebi tamamen reddedilmişse; ancak kendi reddedilen alacağı hakkında, masaya karşı, kayıt kabul davası açabileceği gibi aynı dava ile birlikte kayıt terkin davası da açabilir. Sıra cetvelinin kayıt talebi tamamen reddedilmiş alacaklı, kayıt kabul davası açmadan kayıt terkin davası açmaz (Mahmut COŞKUN, Hacizde ve İflasta Sıra Cetveli, 2.Baskı, S:1225) Dosya kapsamına göre; Müflis ... A.Ş. hakkında İstanbul Anadolu 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.12.2019 tarih ve 2016/167 Esas sayılı dosyası ile iflas kararı verildiği, tasfiyenin ... İflas sayılı dosyasından yürütüldüğü, davacı ...'in müflis şirketin masasına ... kayıt sıra numarası ile 20.994.000,00 TL alacak kayıt talebi ile davalı ... Bankası'nın 27 kayıt numarası ile 21.425.304,27 TL alacak kayıt talebinin iflas masasınca tamamının kabulüne karar verildiği, davacı tarafça depo gideri yatırıldığından iflas masasınca tanzim olunan sıra cetveli ilanı ve alacak hakkındaki karar alacaklı vekiline 11/09/2020 tarihinde tebliğ edildiği, huzurdaki davanın 21/09/2020 tarihinde 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açıldığı ve davacının aktif husumet ehliyeti bulunduğu görülmüştür.Davalı ile müflis şirket arasındaki ticari ilişkinin belirlenmesi ve iflas tarihi itibariyle davacının alacağının tespiti noktasında muhasebeci, bankacı ve hukukçu bilirkişisinden oluşan heyetten alınan alınan 16/09/2022 tarihli kök raporda özetle;Davalı bankanın müflis şirketten olan alacağının, müflis şirkete açılan 2 adet taksitli kredi, 1 adet kredili mevduat hesabı, 2 adet borçlu cari hesap ve 1 adet teminat mektubu tazmin bedelinden kaynaklandığı,a- ... Referans Numaralı Taksitli Ticari Kredi Yönünden: Davalı banka tarafından müflis şirkete 20.10.2014 tarihinde 1.000.000,00 TL tutarında taksitli ticari kredi açıldığı ve aynı tarihte müflis şirkete kullandırıldığı, kredinin 24 taksit halinde aylık 01,08 (yıllık 12,96) faiz oranı ile taksitlerin her birinin 47.827,90 TL tutarında olduğu, davalı bankadan temin edilen kredi geri ödemelerinin gerçekleştirildiği hesap ekstreleri ve ödeme planından, müflis şirketin vadeleri 20.11.2014-20.06.2016 tarihleri arasında olan ilk 20 taksiti tamamen ödediği, kalan taksitlere ilişkin herhangi bir ödeme yapmadığı, ödenen 20.06.2016 vadeli 20. taksit sonrasında bakiye anapara tutarının 186.008,57 TL olduğu, davalı banka tarafından 186.008,57 TL tutarındaki bakiye anapara ve 176,20 TL tutarındaki ödenmiş BSMV'nin toplamı olan 186.184,77 TL'nin 21.09.2017 tarihinde takip hesaplarına aktarıldığı,b) ... Referans Numaralı Taksitli Ticari Kredi Yönünden:Davalı banka tarafından müflis şirkete 15.12.2014 tarihinde 2.000.000,00 TL tutarında taksitli ticari kredi açıldığı ve aynı tarihte müflis şirkete kullandırıldığı, kredinin 24 taksit halinde aylık 01,08 (yıllık 12,96) faiz oranı ile taksitlerin her birinin (ilk taksit hariç) 95.655,80 TL tutarında olduğu, davalı bankadan temin edilen kredi geri ödemelerinin gerçekleştirildiği hesap ekstreleri ve ödeme planından, müflis şirketin vadeleri 13.01.2015-13.05.2016 tarihleri arasında olan ilk 17 taksiti tamamen ödediği, kalan taksitlere ilişkin herhangi bir ödeme yapmadığı, ödenen 13.05.2016 vadeli 17. taksit sonrasında bakiye anapara tutarının 640.222,83 TL olduğu, davalı banka tarafından 640.222,83 TL tutarındaki bakiye anapara ve 893,42 TL tutarındaki ödenmiş BSMV'nin toplamı olan 641.116,25 TL'nin 21.09.2017 tarihinde takip hesaplarına aktarıldığı, c) ... Referans Numaralı Borçlu Cari Hesap Kredisi Yönünden:Davalı banka tarafından müflis şirkete 07.08.2015 tarihinde 1.200.000,00 TL tutarında borçlu cari hesap kredisi açılmış ve aynı tarihte müflis şirkete kullandırıldığı, müflis şirket tarafından söz konusu kredi ile ilgili olarak davalı bankaya toplam 282.555,11 TL tutarında anapara ödemesi yapıldığı, bu bağlamda 30.06.2016 tarihi itibariyle tahakkuk eden 36.169,20 TL faiz, 1.166,75 TL komisyon, 1.808,46 TL faizin gider vergisi ve 58,34 TL komisyonun gider vergisi ve 917.444,89 TL tutarındaki anapara tutarının toplanması sonucunda ortaya çıkan borç tutarı 956.647,64 TL olarak hesaplandığı, davacı banka tarafından 917.444,89 TL tutarındaki bakiye anaparaya herhangi bir faiz uygulanmadan yalnızca 1.866,80 TL BSMV ile birlikte ortaya çıkan toplam 919.311,69 TL tutarındaki alacağın 21.09.2016 tarihinde takip hesaplarına aktarıldığı, d) ... Referans Numaralı Borçlu Cari Hesap Kredisi Yönünden:Davalı banka tarafından müflis şirkete 15.10.2015 tarihinde 200.000,00 TL tutarında borçlu cari hesap kredisi açıldığı ve aynı tarihte müflis şirkete kullandırıldığı, davalı bankadan temin edilen belgelerden, müflis şirket tarafından söz konusu kredi ile ilgili olarak davalı bankaya toplam 89.171,10 TL anapara ödemesi yapıldığı, bu bağlamda, 30.06.2016 tarihi itibariyle tahakkuk eden 6.597,50 TL faiz, 212,82 TL komisyon, 329,88 TL faizin gider vergisi ve 10,64 TL komisyonun gider vergisi ve 110.828,90 TL tutarındaki anapara tutarının toplanması sonucunda ortaya çıkan borç tutarı 117.979,74 TL olarak hesaplandığı, davacı banka tarafından 110.828,90 TL tutarındaki bakiye anaparaya herhangi bir faiz uygulanmadan yalnızca 330,52 TL BSMV ile birlikte ortaya çıkan toplam 111.169.442 TL tutarındaki alacağın 21.09.2016 tarihinde takip hesaplarına aktarıldığı,e) ... Referans Numaralı Ticari Kredili Mevduat Hesabı Yönünden:Davalı banka tarafından dava dışı müflis firmanın ... numaralı vadesiz ticari mevduat hesabının borç bakiyesi verebilecek şekilde kredili mevduat hesabı olarak tanımlandığı, davalı bankadan temin edilen ekstrelerden, ilgili hesabın 01.04.2015 tarihinden itibaren çok kısa süren dönemler hariç sürekli borç bakiyesi verdiği, 21.12.2015 tarihinde de borç bakiyesinin 253.005,80 TL'ye ulaştığı, davacı banka tarafından 31.08.2016 tarihinde tahakkuk eden (31.05.2016-31.08.2016 arasındaki) dönem faizleri olan 20.746,45 TL ile 1.037,29 TL faizin gider vergisi eklendiğinde 274.789,54 TL'ye ulaşan borç bakiyesinin 21.09.2016 tarihinde 253.005,80 TL anapara ve 1.037,29 TL faizin gider vergisi toplamı olan 254.043,09 TL üzerinden takip hesaplarına aktarıldığı, f) ... Referans Numaralı Borçlu Cari Hesap Kredisi Yönünden: Davalı banka tarafından dava dışı müflis şirket lehine ... A.Ş.'ye hitaben 17.12.2014 tarih ve ... numaralı 2.400.000,00 TL tutarlı kesin teminat mektubu düzenlendiği, 17.12.2015 tarihine kadar geçerli olan bu mektubun, 16.12.2016 tarihine kadar geçerli olacak şekilde temdit edildiği, söz konusu mektubun muhatap firmanın 25.03.2016 tarihli talebi doğrultusunda, 28.03.2016 tarihinde tazmin edildiği ve tazmin bedelinin müflis firmaya açılan ... referans numaralı borçlu cari hesaptan karşılandığı, anılan borç, 13.05.2016 tarihinde tahakkuk eden 55.533,00 TL faiz ve 2.776,65 TL faizin gider vergisi ile birlikte toplam 2.458.309,65 TL olarak ... numaralı hesap altında yapılandırıldığı, borç tutarına ilişkin olarak ibraz edilen belgelerden, 07.10.2016 tarihinde 1.620,74 TL olarak gerçekleşen tahsilat dışında herhangi bir tahsilat sağlanamadığı, g) Davalı Banka Lehine Tesis Edilen İpotekler Yönünden:Müflis şirkete açılacak kredilerin teminatını oluşturmak üzere mülkiyeti müflis şirkete ait Eskişehir ... ilçesi ... köyünde ... pafta ... parselde kayıtlı “Petrol İstasyonu, Betonarme Karkas Restoran ve Tarla” nitelikli taşınmaz üzerinde, davalı banka lehine 01.08.2012 tarih ve ... yevmiye numarasıyla 1. dereceden 3.000.000,00 TL tutarlı ipotek tesis edildiği, yine dosya mevcudundan, mülkiyeti müflis şirkete ait ... köyünde... pafta, ... parselde kayıtlı “Akaryakıt Satış Ofisi ve Market, Akaryakıt Satış İstasyonu” nitelikli taşınmaz üzerinde davalı banka lehine 05.04.2013 tarih ve ... yevmiye numarasıyla 2. dereceden 16.000,000,00 TL tutarlı ipotek tesis edildiği anlaşıldığı,Davalı banka tarafından müflis firma ve kefillere Beşiktaş ... Noterliğinin 19.02.2016 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiği, ihtarnamenin müflis şirkete 23.02.2016 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede, müflis şirket ile davalı banka arasında akdedilen sözleşmelere istinaden ekli hesap özetine göre söz konusu krediler nedeniyle 17/02/2016 tarihi itibariyle 2.846.658,68 nakdi, 2.400.000,00 TL gayri nakdi borcun bulunduğu, 1 gün içinde nakit alacağın ödenmesi, gayrinakit alacağın ise bankada faiz getirmeyen hesaba depo edilmesi ihtar edildiği, müflis firma için 25/02/2016 tarihinde temerrüdün gerçekleştiği,Yukarıda metnine yer verilen ihtarnamenin ekinde yer alan hesap ekstrelerine göre, davalı banka ... no'lu krediden 407.025,89 TL asıl alacak olmak üzere toplam 411.487,70TL; ... no'lu krediden 984.004,40 TL asıl alacak olmak üzere toplam 996.445,80 TL; ...no'lu krediden 981.440,83 TL asıl alacak olmak üzere toplam 1.004.366,53 TL; ... no'lu krediden 168.386,88 TL asıl alacak olmak üzere toplam 172.852,08 TL; ... no'lu krediden 253.005,80 TL asıl alacak olmak üzere toplam 261.506,77 TL tutarında alacaklı olduğu,Dava dosyasına ibraz edilen ve davalı bankadan temin edilen belgelerden, davalı bankanın alacağına uygulanacak akdi faiz oranlarının aşağıdaki gibi olduğu anlaşıldığı,- ... no'lu kredi için akdi faiz oranı: %12,96,- ... no'lu kredi için akdi faiz oranı: %12,96- ... no'lu kredi için akdi faiz oranı: %15,50,- ... no'lu kredi için akdi faiz oranı: %15,50,- ... no'lu kredi için akdi faiz oranı: %17- ... no'lu kredi için akdi faiz oranı: %24 Davalı banka alacağına uygulanması gereken temerrüt faiz oranları ise;- ... no'lu kredi için temerrüt faiz oranı: %25,92,- ... no'lu kredi için temerrüt faiz oranı: %25,92, - ... no'lu kredi için temerrüt faiz oranı: %31,- ... no'lu kredi için temerrüt faiz oranı: %31,- ... no'lu kredi için temerrüt faiz oranı: %34,- ... nolu kredi için temerrüt oranı: % 30,24... nolu kredi için akdi faiz oranı, kredi kartları için TCMB tarafından ilan edilen faiz oranları dikkate alınmak suretiyle belirlendiği, zira TCMB tarafından yayımlanan 25.05.2013 tarih ve 2013-35 sayılı duyuru ile 2006/1 sayılı Tebliğde değişiklik yapılarak kredili mevduat faiz oranlarının da 27.05.2013 tarihinden itibaren kredi kartı faiz oranlarını geçemeyeceği hükme bağlandığı, TCMB tarafından yayımlanan ve aynı zamanda kredili mevduat hesapları için de geçerli olan faiz oranları (kredi hesabının takip hesaplarına aktarılma tarihi olan) 21.09.2016 tarihi itibariyle akdi %24,24, temerrüt 030,24 düzeyinde olduğu, Her ne kadar taraflar arasında akdedilen Kredi Çerçeve Sözleşmelerinin Temerrüt Faizini düzenleyen 4.2. maddesinde, uygulanacak temerrüt faiz oranının, bankaca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirilen en yüksek cari akdi faiz oranının %100 fazlası olarak belirleneceği düzenlemesi yer alsa da bu hükmün uygulanmasına Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.05.2019 tarihli ve 2017/19-1650 E., 2017/507 K. sayılı kararı imkan vermediği, Yargıtay uygulamasında bankaların Türkiye C. Merkez Bankası'na bildirdikleri ancak müşterilerine uygulamadıkları akdi faizlerin temerrüt faizinin tespitinde esas alınmayacağı kabul edildiği, dava dosyasında fiilen davalı bankaca uygulanan faiz oranlarını gösterir başkaca bir belge bulunmadığından, somut olayda temerrüt faiz oranları müflis şirketin kredi hesaplarına davalı bankaca uygulanan akdi faizlere %100 fazlası eklenerek tespit edildiği, Davacı banka tarafından keşide edilen ihtarname ile temerrüt olgusu 25.02.2016 tarihinde gerçekleşmesine karşın, davacı banka taksit tahsilatlarına devam ettiğinden ve temerrüt sonrası yapılan bu taksit tahsilatları taksit tarihine kadar olan anapara faizlerini de kapsadığından, son ödenen taksit sonrası kalan anapara tutarları esas alınarak hesaplama yapılması yoluna gidildiğini, raporda yer verilen tablolardan da anlaşılabileceği gibi, davalı banka müflis şirketten iflas tarihi (04.12.2019) itibariyle (4.633.957,97 TL asıl alacak + 5.219.768,70 TL faiz + 259.367,69 TL BSMV olmak üzere toplam 10.113.094,36 TL tutarında alacaklı olduğu, bir ifadeyle, davalı bankanın masaya kaydı gereken alacak tutarı toplamı 10.113.094,36 TL olduğu, fakat somut olayda, davalı bankanın alacağı müflis şirketin sıra cetvelinde 21.425.304,27 TL olarak gözüktüğü, O halde, fazladan kaydedildiği tespit edilen (21.425.304,27 TL - 10.113.094,36 TL) 11.312.209,91 TL'nin müflis şirketin sıra cetvelinden terkini gerektiği,23/08/2024 tarihli ek raporda özetle ;Mahkemeye arz edilen 16.09.2022 tarihli ek rapor, gerek dava dosyasına sunulan ve gerekse davalı bankadan temin edilen belgeler kapsamında hazırlanarak düzenlendiği, incelenen belgelerden, davacı vekilinin varlığını iddia ettiği tahsilatlar görülemediği, davacı vekilinin varlığını iddia ettiği tahsilatlara ilişkin dayanakları dava dosyasına sunması halinde, yapılan tespit ve değerlendirmelerin tekrar gözden geçirilmesi mümkün olabileceği, ancak halihazır durumda, davacı vekilinin varlığını iddia ettiği tahsilatlar dava dosyasında mevcut belgelerden görülemediğinden, 16.09.2022 tarihli ek raporumuzda yer verilen tespit ve değerlendirmeler aynen geçerliliğini koruduğu, Somut uyuşmazlıkta temerrüt 25.02.2016 tarihinde gerçekleşmesine karşın davalı banka tarafından ihtarnameye konu kredilerden, ... Numaralı Taksitli Kredi İçin 20.06.2016 vadeli, -... Numaralı Taksitli Kredi için 13.05.2016 vadeli taksite kadar olan ödemeler davalı banka tarafından taksit ödemesi adı altında tahsil edilmeye devam edildiği ve kredilere ilişkin son ödenen 20.06.2016 ve 13.05.2016 vadeli taksitler sonrası kalan anapara tutarları ancak 21.09.2017 tarihinde davalı banka tarafından takip hesaplarına aktarıldığı, yani ihtarname sonrası yapılan ödemeler, davalı banka tarafından taksit ödemesi olarak kabul edilip takip hesaplarına aktarılmış iken bu hususta raporumuza yönelik itirazda bulunulması isabetli olmadığı, temerrüt tarihinden sonra yapılan taksit tahsilatların gecikme faizleri ve fer'ilerini de kapsadığı dikkate alındığında, hesaplamalarda son ödenen taksit sonrası kalan anapara tutarının asıl alacak olarak kabul edilmesi gerektiği hususu açık bir şekilde ortaya çıktığı, diğer taraftan yine raporumuzda belirtildiği üzere, müflis şirket için temerrüdün gerçekleştiği 25.02.2016 tarihinden sonra, ... ve ..., Numaralı Borçlu Cari Hesaplar için 30.06.2016 tarihine kadar faiz tahakkukuna normal hesaplarda devam edildiği ve bu tarih itibariyle oluşan anapara ve faizin gider vergisi 21.09.2016 tarihinde takip hesaplarına aktarıldığı, dolayısıyla, hesaplamalarımızda kullanılan anapara tutarları davalı banka kayıtlarıyla tamamen uyumlu olup, ihtarname sonrası yapılan tahsilatların bizzat banka uygulaması doğrultusunda hesaplamalarda dikkate alındığından, davalı vekilinin ek raporumuza yönelik bu itirazı da yerinde olmadığı, davalı banka vekili tarafından itiraz konusu yapılan temerrüt faiz oranının tespitinde ise, taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri ve Yargıtay içtihatları birlikte ele alınarak bir sonuca ulaşıldığı, bu nedenle 16/09/2022 tarihli raporda yer verilen tespit ve değerlendirmelerde değişikliğe gidilmesini gerektirecek herhangi bir hususa rastlanmadığı,03/12/2024 tarihli ek raporda özetle ;Heyetimizce 23.08.2024 tarihli 2. ek raporun tanziminden sonraki süreçte, .... sayılı ile... sayılı dosyasına ait birtakım belgelerin celp edildiği görüldüğü,... tarihli yazısı ekindeki belgeler incelendiğinde, müflis ...’e ait “Ankara İli, Şereflikoçhisar İlçesi, ... Köyü, ... Pafta, ... Parselde” kain taşınmazın 20/10/2021 tarihinde 2.544.000,00 TL tutarındaki bedelle davalı banka tarafından alacağına mahsuben cebri icra yoluyla satın alındığı anlaşıldığı, yine bu belgelerden, müflis ...’e ait “Eskişehir İli Tepebaşı İlçesi,... Mah, ... Mevkii, ... Parselde” kain 11.350,00 m2 yüzölçümlü “...İstasyonu Betonarme Karkas Restorant ve Tarla” nitelikli taşınmazın 18/06/2021 tarihinde 715.000,00 TL tutarındaki bedelle davalı banka tarafından alacağına mahsuben cebri icra yoluyla satın alındığı anlaşıldığı, ... tarihli yazısı incelendiğinde ise, bu yazıda “Yukarıda esas numarası yazılı dosyalarında; ödeme yapılıp yapılmadığının bildirilmesi ve ödeme yapılmış ise ödemelere ilişkin belgelerin çıkartılarak olarak mahkememize gönderilmesi, mahkemenize bildirilmesi istenilmiş olmakla, müdürlüğümüz dosyasına bir ödeme yapılmadığı sadece satış avansı tahsilatları bulunduğundan ekte sunulmuştur.” ifadelerine yer verildiği görüldüğü, bu ifadelerden, ilgili dosyada herhangi bir tahsilat bulunmadığı anlaşıldığı, O halde, heyetimizce ek raporun tanziminden sonraki süreçte dosyaya celp edilen belgelerden, davalı bankanın ... sayılı dosyasından tahsilat gerçekleştirdiği; ... sayılı dosyasından ise herhangi bir tahsilat gerçekleştirmediği tespit olunduğu, İncelenen bu dosyalardan, davalı bankanın sıra cetvelinde 4. sıra adi alacak olarak gözüken 21.425.304,27 TL tutarındaki alacağın bir kısmının rehinli alacaktan oluştuğu saptandığı, bu durumda, faiz hesabının iflas tarihine göre değil, rehin konusu malın satışının yapıldığı tarihe (şayet satış yapılmamış ise, bilirkişi raporunun tanzim edildiği tarihe göre) göre yapılması gerektiği, Zira rehinle temin edilmiş olan alacağın aslı gibi, faizleri de rehin satış bedelinden rüçhanlı olarak ödeneceği, bir başka deyişle, rehin alacaklısı, hem iflasın açıldığı tarihe kadar işlemiş olan faizleri, hem de iflasın açılmasından sonra rehnin satıldığı tarihe kadar işleyecek olan faizleri rehnin satış bedelinden alacağı, faiz oranı ise, müflis şirketin davalı banka ile akdettiği kredi sözleşmeleri çerçevesinde belirleneceği, dolayısıyla faiz oranının belirlenmesi bakımından, banka tarafından sunulan belgeler önem taşımadığı,Bir önceki paragrafta belirtilen esaslar dahilinde yapılan hesaplamalar sonucunda, davalı bankanın iflas tarihi itibariyle;... nolu Taksitli Kredi nedeniyle 459.941,16 TL, ... nolu Taksitli Kredi nedeniyle 1.102.145,61 TL, ... nolu Borçlu Cari Hesap Kredisi nedeniyle 2.632.957,38 TL,... nolu Borçlu Cari Hesap Kredisi nedeniyle 324.712,69 TL,... nolu Kredili Mevduat Hesabı nedeniyle 729.465,11 TL,... nolu Borçlu Cari Hesap Kredisi nedeniyle 5.085.335,95 TL olmak üzere toplam 10.334.557,90 TL alacağı hesaplandığı, ... sayılı dosyasından düzenlenen sıra cetvelinde davalı banka adına tahsis edilen 21.425.304,27 TL tutarındaki alacağın 11.090.746,37 TL’lik kısmının sıra cetvelinden terkinine karar verilebileceği, İflas hukukunda hakim olan paylaştırma kurallarında, davalıya tahsis edilmiş ve mahkeme tarafından silinmesi öngörülen miktarın tamamının davacıya verilmesini gerektiren bir kural bulunmadığı, somut olayda sıra cetveline adi alacak olarak kaydedilen tutarın bir bölümünün terkini gerekmiş olsa da bu durumun rehinli malların satışının gerçekleştirildiği tarihe bağlı olarak değiştiği, sıra cetvelinden terkin edilen tutar rehinli malların satışının gerçekleştiği tarihe bağlı olarak değiştiğinden, işbu dava sonucunda terkin edilen tüm tutarın İİK m. 235/3 uyarınca davacıya tahsil edilmesinin gerekli olup olmadığı konusundaki takdirin mahkemeye ait olduğu yönünde tespit ve görüşe yer verilmiştir.Davacı vekili; davalı alacaklının, alacaklarına karşılık olarak verilen teminatlar ile kefillerden ve bankaya çek olarak verilen meblağlardan yapılan tahsilatların davalı alacağından düşülmediğini ileri sürmüş ise de bilirkişi raporunda tespit edilen tahsilatlar dışında davacı vekilinin iddia ettiği ödemelere ilişkin dosyaya sunulmuş bilgi belge bulunmadığı, dolayısıyla başkaca ödeme/ tahsilat yapıldığı ispatlanamadığından bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Davacı vekili faizin fahiş hesaplandığını, davalı vekili ise müvekkil bankanın T.C Merkez Bankası'na bildirdiği %36 faiz oranının %100 fazlası olan %72 oranında temerrüt faizin uygulanmasını talep etmiş ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 02/05/2019 tarih 2017/(19)-1650 E. 2019/507 Karar sayılı ilamında ifade edildiği gibi Yargıtay uygulamasında bankaların Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’na bildirdikleri ancak müşterilerine uygulamadıkları akdi faizlerin temerrüt faizinin tespitinde esas alınmayacağı kabul edilmekte olup sözleşmede ayrıca bir temerrüt faiz oranı da belirlenmemiş ise davacı bankanın kayıtları üzerinde konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak hesabın kapatıldığı tarih itibariyle davalının kullandığı ticari krediye uygulanan akdi faiz belirlendikten sonra temerrüt tarihine kadar bulunan alacağa akdi faiz işletilip, sonra temerrüt faizin belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda müflis şirketin kullanmış olduğu ticari kredilerde ve cari hesap kredilerinde akdi faiz oranının belirlendiği, temerrüt faiz oranları müflis şirketin kredi hesaplarına davalı bankaca fiilen uygulanan akdi faizlere %100 fazlası eklenerek tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı vekili diğer bir istinaf nedeni olarak; temerrüt tarihi olarak 25.02.2016 tarihihih esas alınması gerektiğini ileri sürülmüştür. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ifade edildiği üzere her ne kadar davalı banka tarafından müflis firma ve kefillere Beşiktaş ... Noterliğinin 19.02.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hesap katedilerek 1 gün içinde nakit alacağın ödenmesi, gayrinakit alacağın ise bankada faiz getirmeyen hesaba depo edilmesi ihtar edilmiş ise de kat ihtarının tebliğinden sonra da davacı banka banka tarafından ihtarnameye konu kredilerden, ... Numaralı Taksitli Kredi İçin 20.06.2016 vadeli, - ... Numaralı Taksitli Kredi için 13.05.2016 vadeli taksite kadar olan ödemeler davalı banka tarafından taksit ödemesi olarak kabul edilerek taksit adı altında tahsil edilmeye devam edildiği, yapılan bu taksit tahsilatları taksit tarihine kadar olan anapara faizlerini de kapsadığı, dolayısıyla fiilen kat ihtarının uygulanmadığı, son ödenen 20.06.2016 ve 13.05.2016 vadeli taksitler sonrası kalan anapara tutarları ancak 21.09.2017 tarihinde davalı banka tarafından takip hesaplarına aktarıldığı, yine aynı şekilde ... ve ..., Numaralı Borçlu Cari Hesaplar için 30.06.2016 tarihine kadar faiz tahakkukuna normal hesaplarda devam edildiği ve bu tarih itibariyle oluşan anapara ve faizin gider vergisi 21.09.2016 tarihinde takip hesaplarına aktarıldığı, dolayısıyla, bilirkişi heyetince yapılan hesaplamanın davalı banka kayıtlarıyla tamamen uyumlu olup, ihtarname sonrası yapılan tahsilatların bizzat banka uygulaması doğrultusunda dikkate alındığından davalı banka vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Ancak, İİK'nun 195/1. maddesinde "Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur." hükmü yer almaktadır. İİK'nın 195. maddesinde müflisin borçlarının iflasın açılması ile muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp belirlenmesi gerekmektedir.İİK 204 maddesinde ise müflis ile birlikte borçlu tarafından borcun kısmen ödenmesi düzenlenmiştir. Söze konu madde de ''alacaklı müflis birlikte borçlu olandan alacağının bir kısmını almış ise müşterek borçlunun müflisin rücu hakkı olsun olmasın borcun tamamı masaya kaydolunur.İflas masasına kaydolmak hakkı alacaklının ve müşterek borçlunundur. Alacaklı masaca yapılan taksimde alacağının tamamına düşen hisseden alacağını tamamlayacak kadarını alır; geriye kalan paradan müşterek borçluya, rücu hakkı olduğu miktara düşen hisse verilir. Artan para da masaya kalır." ifadeleri yer almaktadır.Yukarıdaki kanunun amir hükmünden de anlaşılacağı üzere, asıl borçlu veya müşterek borçlunun iflası halinde müşterek borçludan tahsil edilen kısmı iflas masasından kaydının yapılması talep edilebilecektir. Bu itibarla iflas tarihine kadar yapılan bir ödeme olmadığı, iflas tarihinden sonra yapılan tahsilatların ise infaz aşamasında iflas masasınca dikkate alınacağı bu nedenle iflas tarihinden sonra rehinli taşınmazların cebri icra yoluyla satışından elde edilen gelirlerin hesaplanan alacak tutarından düşülmesi hatalı olmuştur.Bu itibarla denetime açık, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyetinin 16/09/2022 tarihli kök raporu doğrultusunda davalı banka müflis şirketten iflas tarihi (04.12.2019) itibariyle (4.633.957,97 TL asıl alacak + 5.219.768,70 TL faiz + 259.367,69 TL BSMV olmak üzere toplam 10.113.094,36 TL tutarında alacaklı olduğu, davalı bankanın masaya kaydı gereken alacak tutarı toplamı 10.113.094,36 TL olduğu tespit edilmiş olmakla, fazladan kaydedildiği tespit edilen (21.425.304,27 TL - 10.113.094,36 TL) 11.312.209,91 TL'nin müflis şirketin sıra cetvelinden terkinine, iflas tarihinden sonra yapılan ödemelerin (müflis ...’e ait “Ankara İli, Şereflikoçhisar İlçesi, ... Köyü, ... Pafta, ... Parselde” kain taşınmazın 20/10/2021 tarihinde 2.544.000,00 TL tutarındaki bedelle davalı banka tarafından alacağına mahsuben, yine müflis ...’e ait “Eskişehir İli Tepebaşı İlçesi, ... Mah, ... Mevkii, ... Parselde” kain 11.350,00 m2 yüzölçümlü “...” nitelikli taşınmazın 18/06/2021 tarihinde 715.000,00 TL tutarındaki bedelle davalı banka tarafından alacağına mahsuben cebri icra yoluyla satın alınmasına ilişkin ) iflas masasınca infaz aşamasında resen dikkate alınmasına karar verilmesi gerekirken hukuki yanılgı ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilmesi cihetine gidilmiştir.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1.b-2 bendi uyarınca usulü kazanılmış haklar gözetilerek davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına, karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca esastan REDDİNE,2- Davalı banka vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, HMK'nun 353/1.b.2 bendi uyarınca İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 13/01/2025 tarihli ve 2023/337 Esas 2025/16 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,3-Davanın Kısmen Kabulü ile;... sayılı dosyasından düzenlenen sıra cetvelinde davalı banka adına masaya kaydedilen 21.425.304,27 TL tutarındaki alacağın 11.312.209,91 TL'lik kısmın TERKİNİNE, iflas tarihinden sonra yapılan ödemelerin iflas masasınca infaz aşamasında resen dikkate alınmasına,İİK m. 235/3 uyarınca, bu alacağa tahsis edilen hissenin dava masrafları da dahil edilerek davacının sırasına bakılmaksızın davacının alacağı nispetinde davacıya tahsisine; artan kısım bulunması halinde bu bakiyenin diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılmasına, 4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ilam harcından davacı tarafından yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 561,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Davacı tarafından harç olarak yatırılan 54,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bunun dışında davacı tarafından sarfedilen 20.500,00 TL bilirkişi ücreti ve bilirkişi ek ücretleri ile 341.75 TL posta ücreti olmak üzere toplam yargılama gideri olan 20.841,75 TL'nin davanın kabul ve red oranına ( %52,80 ) göre 10.004,40 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 47,20 TL'sinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 48,24 TL'sinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği tayin ve takdir 30.000,00 TL maktu vekalet ücreti davalıdan alınarak davacıya verilmesine 8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği tayin ve takdir 30.000,00 TL maktu vekalet ücreti davacıdan alınarak davalıya verilmesine 9- HMK 333. maddesi uyarınca tarafların yatırdıkları gider ve delil avansından kalan miktarın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
İstinaf Giderleri Yönünden;1-Harçlar Kanunu gereğince davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının hazineye gelir kaydına, yatırılan 615,40 er TL istinaf harçlarının mahsubuna, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 2-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,3-istinaf aşamasında davalı tarafından yapılan toplam 2.298,50.TL (615,40.TL istinaf harcı ve 1.683,10.TL istinaf başvuru harcı) yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.16/04/2025