Bölge Adliye Mahkemesi · Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2025/370 E. 2025/379 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/370
- Karar No
- 2025/379
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ARA KARAR TARİHİ:23/01/2025 DAVANIN KONUSU:Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:02/05/2025
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Başkanın görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; davanın tarafları iki ortaklı ... Ticaret Ltd. Şti.'nin eşit hisseye sahip ortakları olup, her ikisinin de birlikte müştereken temsile yetkili müdür olarak seçildiğini, müvekkilinin ... Başkanı olarak atandığını, müvekkiline, şirkette önceki pay sahibi ...'ın hisse devri ile ve bu devrin 10.09.2024 tarihli Genel Kurul Kararının noterce tasdik edilmesiyle 1/2 pay sahibi olduğunu ve genel kurul kararının 10.09.2024 tarih ve 11161 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, aynı tarihli genel kurul kararı ile de ... Başkanı olarak seçildiğini, şirketin tek faaliyet konusunun ... Mah. ... Bulv. ... Evleri ... Blok No:... Kumluca/ANTALYA adresindeki ... Cafe ünvanlı cafe işletmesi olduğunu, müvekkilinin, şirketi zor durumdayken sermaye koyarak ortak olduğunu ve cafe işletmesinin idaresini bizzat yapmak için de ... Başkanı olarak seçildiğini, ancak, aynı zamanda müdür de olan davalı şirketin idaresinin ... Başkanı müvekkiline devretmediğini, müvekkilinin hisse devri bedelinden ayrı olarak 750.000,00 TL şirkete borç verdiğini, yine şirketin piyasaya olan borçlarına karşılık 117.000,00 TL+21.070,00 TL+30.000,00 TL+5.600,00 TL+25.000,00 TL ödeme yaptığını, müvekkiline bu konularla ilgili olarak davalıdan hiç bir olumlu dönüş alamayınca bu sefer davalıya İzmir 16.Noterliği'nin 20.11.2024 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesini keşide ederek, yukarıda anlatılan meseleler konusunda bilgi istendiğini ve bu eylemlerinin TTK.nun 626/1 hükmüne aykırılık teşkil ettiği gibi aynı zamanda eylemin suç oluşturduğu, yine bu eylemlerin TTK.nun 630/2.bendi hükmü çerçevesinde yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılması veya yetkilerin sınırlandırılması için mahkemeden talepte bulunma hakkı tanıdığını ve yine aynı maddenin 3.bendi uyarınca "Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul ..." olunacağı bildirilmesine rağmen hiç bir sonuç alınamadığını, sonuç olarak, tensiple birlikte davalının ... Ticaret Ltd.Şti.'nin müdürlük yetkisinin dava neticesinde verilecek kararın kesinleşmesine kadar tedbiren kaldırılması ya da kısıtlanmasına, şirkete ait ... Cafe ünvanlı işyeri idaresinin aynı zamanda ... Başkanı olan müvekkiline tedbiren fiilen teslimine, davalının anılan şirket ortaklığından çıkarılmasına, olmadığı taktirde şirket müdürlüğünden azline ve şirketin menfaatine uygun düşen diğer kararların alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "... davalının münferiden temsil yetkisi bulunmadığı, davacı ile müşterek temsil halinde tasarrufta bulunabileceği sunulan ekstrelerden, noter ihtarının yaklaşık ispata elverişli olmadığı anlaşılmakla tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Ara karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece her ne kadar davalının münferiden temsil yetkisi olmadığı davacı ile müşterek temsilde bulunabileceği ve iddiaların yaklaşık ispat ölçütünü de sağlamadığı belirtilmişse de müvekkilinin halihazırda İzmir'de ikamet ettiğini ve şirketin bulunduğu Antalya ili Kumluca ilçesine sıklıkla gelemediğini, zaten davalı da müvekkilin iş yerine gelmesi halinde onu şirkette barındırmayacağını ve müvekkilini bezdireceğini ve ona hiçbir işlem yaptırmayacağını başkaları aracılığıyla ilettiğini, müvekkilinin yokluğundan istifade eden davalının dava dilekçesinde bahsettikleri eylemleri icra ettiğini ve münferiden temsil yetkisi olmamasının da buna engel olmadığını, davalının usulsüz işlemler yaptığını, dava dilekçesinde sunulan tüm belgeler ile davalının şirketin zararına hareket ettiğini, şirket ile alışveriş ilişkisi olmayan 3. kişilere usulsüz ve belgesiz paralar gönderdiğini, yine kendi kredi borcunu dahi şirket hesabından ödediğini, şirkette sigortasız işçi çalıştırdığını ve bu nedenle de şirketin ceza ödemek durumunda kalabileceğini, şirkete ait post cihazından yapılan ödemeleri sırf müvekkiline kar vermemek ve şirketin karının tamamına el koymak amacıyla post cihazı ödemelerini bilerek azaltması ya da önceki aylara kıyasla satışların düşük gösterilmiş olması ve şirkette başkasına ait post cihazını kullanmasının belirtilmiş olması ve buna ilişkin banka ödeme ekstresinin de sunulmuş olduğu gözetildiğinde iddialarının açıkça yazılı delillerle ispatlandığının açık olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından hiçbir şekilde iddialarının değerlendirilmediğini, yazılı delillerin incelenmediğini, davalının münferiden temsil yetkisi olmadığından usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ile tedbir talebinin reddine karar verildiğini, ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılması gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Talep, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması isteminden ibarettir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harç peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. 02/05/2025 ...