Bölge Adliye Mahkemesi · Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 2025/312 E. 2025/315 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/312
Karar No
2025/315
Karar Tarihi

T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/312 KARAR NO : 2025/315 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/09/2024 NUMARASI : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/08/2024 KARAR TARİHİ : 26/03/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/03/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A-)TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirketin ilk yüklenicisi olduğunu, .... adlı sitenin taşeronu olarak işi üstlenip, sözleşme ve davalının talimatları uyarınca işi tamamladığını ancak iş bedellerini ve ticari ilişkiden kaynaklı alacaklarını alamadığını, davalı şirket yetkilisi .... vefatı sonrası şirket yetkilileri ile yapılan görüşmelerde tespit davası ile alacakların miktarını tespit ettirse ödeme yapılacağının söylendiğini, bunun üzerine .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .... ...D. İş sayılı dosyası ile tespit talep ettiğini ancak sunulan faturaların dökümü yapılmakla yetiniip talebin karşılanmadığını, raporun 2 yıl sürüncemede kaldığını, davalının borcu ödemeyerek mağduriyete yol açtığını, adı geçen sitede tüm bağımsız bölümlerin fiilen kullanıldığını, davalı şirketin yapılan işi ve borcunu bilmemesinin mümkün olmadığını, halen ödenmeyen iş bedeli bakiyesinin ödenmesini, şimdilik 100.000 TL'nin avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Sunulmamıştır. B-)MAHKEMENİN KARAR ÖZETİ: Mahkememizce dava konusu uyuşmazlık nazara alınarak mutlak ticari davanın işbu davada söz konusu olmadığı anlaşılmakla, davalının tacir olup olmadığı yönünde araştırma yapıldığında; davalının tacir sıfatı bulunmadığı, vergi dairesinden gelen müzekkere cevabı ile davalının işletme usulü ile mükellef olduğunun anlaşıldığını, 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyeceğinden, mahkemenin görevli olmadığı dosya içerisinde yer alan yazı cevapları sabit olduğundan, uyuşmazlık konusu itibariyle mutlak ticari dava ve anlatılan hususlar gözetildiğinde nispi ticari dava sözkonusu olmadığından, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi değil Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu hususunda kanaat oluşup, Mahkememizin Görevsizliğine, .... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine Gönderilmesine, karar verildiği görülmüştür. C-) İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ; Davacı vekilinin sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda itirazın iptali davası olduğu tespit ve değerlendirmesi ve buna bağlı olarak borçlu davalının tacir sıfatının araştırıldığı ve tacir olmadığı şeklindeki gerekçe hükmünün dosya içeriğine ve hukuka aykırı olduğunu, dosyada eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, davalının limited şirket olduğunu, .... Vergi Dairesi'nin 29/08/2024 tarihli cevabında "davacı ....'un 02/01/2014 tarihi itibariyle 'alüminyum kapı, pencere, bunların kasaları, kapı eşiği, panjur vb. imalatı ile belirli bir mala tahsis edilmiş mağazalarda düz cam perakende ticareti' faaliyetlerinden dairemiz mükellefi olup 01/01/2023 tarihi itibariyle işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu" anlaşıldığını, mahkemenin 01/01/2023 tarihine kadar dolayısıyla dava konusu alacağın kaynağı olan sözleşme ve iş görme tarihlerinde bilanço esasına göre defter tutan davacı hakkında vergi dairesinin yazısı, davalının da tacir olduğu hususları nazara alınmadan görevsizlik kararı verilmesi, görev ve yetkisi dahilinde olan dava hakkında görevsizlik kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, görevsizlik kararının onanması durumunda görevli ve yetkili mahkemenin de hukuka uygun gösterilmesi gerektiğini, davalı şirketin adresinin de işin yapıldığı yerin de .... olduğunun karar tesis edilirken nazara alınması gerektiğini, dosya içeriğine göre huzurdaki davanın .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görev ve yetkisinde olup, görev dışında yetki konusundaki tespitini de istinaf ettiklerini, hükmün kaldırılarak işin esasına geçilmesini talep etmiştir. D-)DELİLLER; Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....E, .... K. sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. E-)İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ; Dava; alacak talebine ilişkindir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, inceleme konusu karar başlığında; davalı şirketin ve davacı vekilinin adreslerinin yer almaması 6100 sayılı HMK'nın 297.maddesine aykırı ise de, mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün bulunduğundan bu eksiklik eleştirilmekle yetinilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı, davalı şirketle inşaat taşeronu olarak iş yaptığını, ancak bakiye alacağını tahsil edemediğini belirterek eldeki davayı açmış, Mahkemece davalının tacir olmadığı kanaatine varılarak, davanın nispi ticari olmadığından görevsizlik kararı verildiği, dosyanın davacı tarafından istinafa getirildiği anlaşılmıştır. Dosyada davalının limited şirket olarak belirtildiği, davacının tacir olup olmadığı yönünde araştırma yapıldığı, bu hususta müzekkereler yazılarak cevaplarının dosya içine alındığı, Mahkemece buna rağmen davalının tacir olmadığı şeklinde değerlendirme ile görevsizlik kararı verilerek .... ASHM'nin görevli olduğuna karar verilmiştir. Mahkeme kararındaki "davalının tacir sıfatı bulunmadığı" şeklindeki kanaat hususunda değerlendirme yapıldığında; dosyada davalı hakkında yapılmış bir araştırma bulunmadığı, bu ifadedeki "davalının" kelimesinin "davacının" olarak yorumlanması gerektiği, bunun maddi hatadan kaynaklandığı, bu ifadenin sehven yazıldığı değerlendirilmiştir. Yine de bu kapsamda davacı hakkındaki araştırmanın yeterli olduğunu söyleme olanağı yoktur. Zira karara dayanak .... Vergi Dairesi cevabında davacının 01/01/2023 tarihi itibariyle işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu bildirilmiş ise de, öncesine ilişkin ise .... Vergi Dairesi nezdinde 02/01/2014 tarihi itibariyle faal mükellefiyet kaydı bulunduğu belirtilmiş ise de vergi mükellefiyetinin bulunmasının tacir olma hususunda yeterli olmadığı açıktır. Bu nedenle Mahkemece yapılacak iş, davacının alacağına dayanak işlerin hangi tarih aralığında olduğunun davacıya açıklattırılması, taşeron sözleşmesinin davalı uhdesinde bulunduğu beyan edilmekle gerekirse davalı şirketten sözleşme örneğinin celbedilmesi, bunlar ikmal edildikten sonra davalının özellikle uyuşmazlık konusu dönem için tacir yada esnaf mı olduğunun gerekli yerlere müzekkereler yazılarak araştırılması, yine uyuşmazlık konusu dönem için tacir esnaf ayrımına ilişkin eşik değerin de sorularak, davacının tacir olup olmadığının netleştirilmesi gerekmektedir. Kabule göre de; davacı tarafından tacir olunmaması halinde yetki bakımından da itiraz bulunduğu görülmekle, Mahkemece celbedilecek belgelere, işin yapıldığı yere, davalının yerleşim yerine göre değerlendirme yapılması gerektiği anlaşılmıştır. Bu nedenlerle, HMK'nın 353.maddesinin 1.fıkrasının a-6 bendi gereğince kararın kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davacının Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas-.... Karar sayılı; ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE, a-)Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/09/2024 tarihli .... Esas .... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, b-)Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için, ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 2-)İstinafa gelirken peşin alınan istinaf karar harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 3-)İstinaf eden tarafından yapılan istinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine, 4-)Karar ilamının, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4). maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 5-)İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-)Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/03/2025

Başkan E-imzalıdır

Üye E-imzalıdır

Üye E-imzalıdır

Katip E-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/312, K. 2025/315, T. 26.03.2025, www.arakarar.com/karar/tekirdag-bolge-adliye-mahkemesi-4-hukuk-dairesi-2025-312-e-2025-315-k-f4574683af68