Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/262 E. 2013/16148 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/262
- Karar No
- 2013/16148
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1594 Esas KARAR NO : 2025/1417 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2025/262 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİH: 04/07/2025 (Ara Karar Tarihi) DAVA: Ticari Şirket Genel Kurul Kararının İptali KARAR TARİHİ: 18/09/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı şirket üzerinde toplam 36.000,00-TL itibari değeri haiz 360 adet payın sahibi olduğunu, müvekkilinin paylarının şirket sermayesine oranının %9 olduğunu, bununla birlikte, şirketin sermayesinin %16,5 oranındaki paylarının ... 'a, %30 oranındaki paylarının ... ... 'na, kalan %44,5 oranındaki paylarının ise ...'e ait olduğunu, şirket üzerinde en yüksek oranda paylara sahip görünen ...'in, davalı şirkette sekreter olarak sigortalı çalışmakta olduğunu, resiyette ...'e ait görünen sermaye payının, esasen ... ile ...'a ait olduğunu, asıl olarak, ...'ın şirkette %15 hisseye sahip olduğunu ve eşinin teyze kızı olan ... üzerinden şirket faaliyetlerini yürütmekte olduğunu, ... ile ...'ın davalı şirkette gizli ortak konumunda olduklarını, nitekim dava konusu genel kurul toplantısında, ...'ın izleyici olarak toplantı yerinde bulunduğunu, davalı şirketin, daha önce 28.07.2023 tarihli olağanüstü ortaklar genel kurulunda 10.000.000,00-TL'ye çıkarma yönünde karar aldığını,, ilgili genel kurul kararına karşı müvekkilinin İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/615 esas sayılı dosya numarasıyla dava açtığını, ancak karara olumlu oy veren ortakların dahi, sermaye artırımı merasiminin tamamlanması için gerekli sermaye taahhüdünde bulunmadığını, sonucunda ilgili sermaye artırımının TTK 456, f. 3'te belirtilen yasal süre içerisinde tescil edilemediğini, bu nedenle ilgili genel kurul kararının geçersiz hale geldiğini, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/615 esas numarasıyla açtıkları davalarına konu olan 2023 tarihli genel kurul kararı geçersiz olduğu için mahkemenin, davanın konusuz kaldığı kanısına vardığını, daha önce dava açtıkları sermaye artırımı işleminde olduğu gibi, dava konusu sermaye artırımı işleminde de davalı şirketin, başta müvekkili özelinde olmak üzere limited şirket ortaklarına şirketin hesapları ve mali durumu hakkında bilgi vermediğini, bilgi alma ve inceleme haklarını ihlal ettiğini, müvekkilinin, bu hüküm uyarınca Kadıköy 1. Noterliğinin 05.10.2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirketin son bir yıllık faaliyetlerine ve hesap dökümlerine ilişkin müvekkiline yazılı bilgilendirme yapılması ve şirketin güncel faaliyetleri, hesap dökümlerine ilişkin her ay düzenli olarak bilgi verilmesi konusunda davali şirket müdürlerine karşı talep ve ihtarda bulunduğunu, ancak ihtarnamenin cevapsız bırakıldığını, tüm bu hususlara rağmen, davalı şirketin olağanüstü genel kurul toplantısının 28.07.2023 tarihinde yapıldığını ve toplantıda dürüstlük kuralına aykırı bir biçimde sermaye arttırımı kararı alındığını, alınan karara karşı taraflarınca olumsuz oy kullanıldığını ve bu durumun toplantı tutanağına da şerh edildiğini, şerhte şirkete ödenmek üzere şirketin gizli ortaklarına ve şirket ile organik bağı bulunan Beka ... adlı şirkete, güven ilişkisi çerçevesinde ödenmiş yüklü meblağlar bulunduğu, bu tutarların şirket hesaplarına yansımadığı, şirket hesaplarına ilişkin müvekkilinin bilgi alma taleplerinin karşılanmadığının ifade edildiğini, gerçekten de davalı şirketin gereksinim duyduğu kaynağı yaratmak adına müvekkilinin, gerek kendi hesabı gerekse eşi İbrahim ...'in banka hesaplarından ... ... İnşaat Turizm Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ile aralarında güçlü organik bağ bulunan ...Maden İşletmeleri Sanayi Ve Ticaret A.nonim Şirketinin hesaplarına; gerekse gizli ortak olan ... ve eşi ...'nın hesaplarına çok kez yüklü ödemeler gerçekleştirdiğini, davalı şirket ile ...Maden İşletmeleri Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi arasındaki organik bağdan kasıtın; ekte sunulan TTSG ilanında görüleceği üzere ...Maden İşletmeleri Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketinin kurucu ortakları arasında, ..., ... ve Anjela ...'nın bulunmakta olduğunu ve bu ortakların ilgili şirkette çoğunluk paya sahip olduklarını, ayrıca her iki şirketin adresinin aynı olduğunu, dolayısıyla, müvekkili tarafından ne sermaye artırım sebebinin bilinmekte ve ne de şirketin mevcut malvarlığının nereye kullanıldığının bilinmekte olduğunu, somut olayda, davalı şirketin sermayesinin bir anda 100.000,00-TL'den 2.000.000,00-TL'ye çıkarılmasının maliyetini şirket üzerinde halihazırda 9.000,00-TL gibi küçük bir paya sahip olan müvekkilinin karşılama imkanının bulunmamakta olduğunu, bu denli yüklü miktarda sermaye artırımının bir anda yapılmasının, ortaklık paylarının azınlığına sahip olan ortakların rüchan haklarını tam olarak kullanmalarını engelleyeceği, dolayısıyla sermaye paylarının yok denilecek kadar azalmasına neden olacağının açık olacağını, dürüstlük kuralına aykırı bu genel kurul kararının uygulanmasının, artırımın tescilinden dava sonuçlanana kadar geçen sürede telafisi güç ya da mümkün olmayan sonuçlara yol açabileceğini, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle davalı şirketin 10/02/2025 tarihinde yapılan olağanüstü ortaklar genel kurul toplantısında alınan 2 numaralı kararın yürütmesinin geri bırakılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yapılacak yargılama sonunda ise kararın iptalini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 04/07/2025 tarih ve 2025/262 Esas sayılı ara kararında;"Dava, davalı şirketin 10/02/2025 tarihinde yapılan olağanüstü ortaklar genel kurul toplantısında alınan 2 numaralı sermaye arttırımı kararının, şirket hesaplarına ilişkin bilgi alma taleplerinin karşılanmaması nedeniyle sebebinin bilinmediği ve dolayısıyla dürüstlük kuralına aykırı olduğu, ortaklık paylarının azınlığına sahip olan ortakların rüchan haklarını tam olarak kullanmalarını engelleyeceği ve dolayısıyla sermaye paylarının yok denilecek kadar azalmasına neden olacağından bahisle iptali istemine ilişkin bulunmakta olup; davacı tarafça ayrıca, kararın uygulanmasının tescilinden dava sonuçlanana kadar geçen sürede telafisi güç ya da mümkün olmayan sonuçlara yol açabileceği gerekçesiyle söz konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılması yönünde ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuştur.Mahkememizce, 6102 sayılı TTK'nın 622. maddesi yollamasıyla 449. maddesi gereğince ihtiyati tedbir talebine ilişkin olarak davalı şirket müdürü ... adına, görüşünün alınması amacıyla davetiye tebliğ edilmiş, şirket müdürü tarafından ise herhangi bir beyanda bulunulmamıştır.6102 Sayılı TTK'nun 622. maddesine göre; bu Kanunun anonim şirket genel kurul kararlarının butlanına ve iptaline ilişkin hükümleri, kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanacaktır. TTK'nın 449. maddesi ''Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir.'' hükmünü içermektedir.TTK'nın 449. maddesinde hangi hallerde bu geçici hukuki koruma kararının verileceği özel olarak düzenlenmediğinden, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılacaktır. 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir." şeklindedir.Aynı yasanın 390/3 maddesi, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.Bunun yanında 6102 Sayılı TTK'nun 449. maddesi hükmü ile mahkemeye taraflar arasındaki hukuki menfaat dengesi gözetilerek tebdir konusunda takdir hakkı tanınmıştır.Somut olayda; 10/02/2025 tarihinde yapılan olağanüstü ortaklar genel kurul toplantısında alınan 2 numaralı sermaye arttırımı kararının icrasının tedbiren durdurulması hususunda, davacı tarafça hangi dayanılan gerekçeler ile davalı tarafça sunulan beyanlar karşısında yaklaşık ispat olgusunun gerçekleşmemiş olduğu, tedbir kararı verilmemesi halinde davacının hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden şu aşamada bahsedilmesinin mümkün olmadığı, tedbir kararı verilmemesi halinde ciddi bir zararın doğacağına dair emarelerin de bulunmadığı, tarafların menfaat dengelerinin de gözetilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak genel kurul kararının icrasının geri bırakılması talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, '' 1-Davacı tarafın, davalı şirketin 10/02/2025 tarihinde yapılan olağanüstü ortaklar genel kurul toplantısında alınan 2 numaralı sermaye arttırımı kararının yürütülmesinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/262E. Sayılı dosyasında davalı ... ... İnşaat Turizm Sanayi Ve Ticaret Ltd Şti.'nin 10.02.2025 tarihinde yapılan olağanüstü ortaklar genel kurul toplantısında alınan 2 numaralı sermaye arttırımı kararının iptali talepli davada; taraflarınca TTK m.449 uyarınca davalı şirketin 10.02.2025 tarihli Genel Kurul Kararının yürütülmesinin tedbiren geri bırakılmasının talep edildiğini; Yerel mahkeme tarafından tedbir taleplerinin gereği gibi incelenmediğini ve kararın gerekçenin hatalı olduğunu; görülen davanın konusunun 10.02.2025 tarihli Genel Kurul toplantısında alınan 2 numaralı kararın iptaline ilişkin olduğunu; işbu kararda sermayenin 100.000 TL (yüz bin) 'den 20.000.000 TL (yirmi milyon) 'a çıkartılmasına karar verildiğini; sermaye arttırımının olağanüstü genel kurul toplantısında hiçbir gerekçe sunulmadan 200 kat arttırıldığını; işbu durumun dürüstlük kuralına ve objektif iyi niyet kullarına aykırılık oluşturmakta olduğunu, Davalı şirket ve şirket müdürü ...'e dava dilekçesi ve tensibin tebliğ edildiğini, ancak şirket müdürü ... 'in de davalı şirket de iddialara karşı herhangi bir beyanda bulunmadığını; dava dilekçesinin ekinde sunmuş oldukları 10.02.2025 tarihli Genel Kurul toplantı tutanağında da sermaye arttırım için herhangi bir gerekçeye dayanılmadığının görüleceğini; şirketin ihtiyaç duyduğu bedele ilişkin herhangi bir somut bilgi paylaşımı yapılmadığını, Sermaye arttırımının gerekçesiz bir şekilde bir anda 200 kat arttırılmasının dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edecek olup işbu durumun müvekkilin haklarına helal getireceğini; çoğunluk pay sahiplerine yarar sağlama amacı güden bu sermaye arttırım kararının objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 19.09.2013 2013/12418 E. 2013/16148 K. Sayılı karar sayılı ilamı ile Genel Kurul Kararının yokluğunun tespiti davasında TTK m.449 ve HMK m.389 uyarınca tedbir kararı verilmesi gerektiğinin ortaya konulduğunu, Yargıtay'ın yerleşik ihtiyaçlarından da anlaşılacağı üzere; sermaye arttırımını gerekçelendirmeyen ve daha az miktarla yapılabilme imkanı bulunmasına rağmen büyük miktarlarda artış yapılması dürüstlük kuralına aykırılık oluşturmakta olduğunu; mevcut dosyada yargılaması yapılan kararın gerekçesiz bir şekilde 200 kat arttırılan sermayenin çoğunluğun dışında kalan pay sahiplerinin ortaklığa olan katılımlarının azaltılması amacıyla yapıldığının açıkça orta olduğunu; işbu sermaye arttırım kararı ortaklık tüzel kişiliğinin menfaat ve ihtiyaçlarını gözeterek alınmadığını; sermaye arttırımına ilişkin genel kurul kararının yürütmesinin geriye bırakılması gerektiğini; yerel mahkemenin eksik inceleme ve delilleri toplamaksızın karar vermiş olup 04/07/2025 tarihli ara kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, davalı şirketin 10/05/2025 tarihinde yapılan Olağanüstü Ortaklar Genel Kurul Toplantısının 2. maddesinde alınan sermaye arttırımına ilişkin kararın iptali istemi ile açılan davada, alınan kararın yürütmesinin geri bırakılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.Limited şirketlerde genel kurul kararlarının iptali ve butlanı davalarında 6102 sayılı TTK’nın 622. maddesinin atfıyla anonim şirketlerin genel kurul kararlarının iptalini ve butlanını düzenleyen aynı Kanun'un 445 vd. maddeleri uygulanır. TTK 449.maddesine göre, genel kurul kararlarının iptali ve butlanı davası açıldığı taktirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararların yürütmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. Mahkemenin bu konudaki takdir hakkının nasıl kullanacağı konusunda, tamamlayıcı hukuk kuralı olarak HMK 389 vd. maddelerinden yararlanılması gerekir.Mahkemece, dava konusu kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına dair talep değerlendirilmeden önce yönetim kurulu üyesine görüşünü bildirmesi için tebligat çıkarıldığı, ancak beyanda bulunmadığı görülmüştür. HMK'nın 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Aynı yasanın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Buna göre, tedbir talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, davalı şirketin kendilerine bilgi alma ve inceleme hakkı kullandırılmadan dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak gerekçesiz bir şekilde çoğunluk dışında kalan pay sahiplerinin ortaklığa olan katılımlarının azaltılması amacıyla sermaye arttırımında bulunduğunu, bu sebeple alınan sermaye arttırımı kararının iptaline ve yürütmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Ancak yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle ve mevcut delil durumuna göre davacı iddialarının yaklaşık olarak ispat edilmediği gibi sermaye arttırımı kararı sebebiyle mevcut durumun değişmesi halinde, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya hakkın elde edilmesinin tamamen imkansız hale geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi bulunduğunun yaklaşık olarak ispat edilmediği anlaşılmakla Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesinin tedbir isteminin reddine ilişkin ara karar ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 18/09/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.