Bölge Adliye Mahkemesi · Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 2025/2115 E. 2026/761 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2115
- Karar No
- 2026/761
- Karar Tarihi
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 02/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/06/2025 NUMARASI : ... Esas -... Karar
DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av.... Av. ... Av. ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali G.KARAR YAZIM TARİHİ : 11/04/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin .../...' da inşaat taahhüt ve yapım işleri yaptığını, davalı şirket de inşaat taahhüt ve yapım işleriyle iştigal etmekte olup müvekkili şirket davalı borçlunun yüklendiği işler ve davalı şirketin sahibi olduğu inşaat işlerinde taşeron firma olarak görev yaptığını, davalı şirketin ...'da bulunan iki farklı şantiyesinde malzeme tedariki ve işçilik hizmeti veren müvekkili şirket, üstlendiği işlerin (malzeme ve işçilik dahil) tamamını herhangi bir avans almadan belirtilen sürede tamamlanıp davalıya teslim ederek yapılan işleri faturalandırıldığını, faturalara itiraz edilmeden her iki firmanın muhasebesi tarafından ticari defterlerine de işlendiğini ancak fatura bedellerinin buna rağmen ödenmediğini, tarafların tacir olduğunu her iki tarafında inşaat işleri yaptığını, yapılan işlerin karşılığı düzenlenen faturaların muhasebeleştirildiğini, davalı tarafın takip tarihine kadar sürekli olarak yapılan işlemlerden kaynaklı olarak düzenlenen fatura bedellerini ödeyeceğini söylediğin ancak her hangi bir ödeme yapmadığını, müvekkilini oyalayarak kötü niyetli olarak davrandığını, müvekkilinin alacağını alamaması nedeniyle müvekkilinin zarara uğramasına, bankalara ve 3. Kişilere borçlanmasına menfi ve müspet zarara uğramasına neden olduğunu, davalı tarafından ödeme emrine itiraz edilerek takibin durduğunu belirterek davalının menkul ve gayrimenkul malvarlığının sorgulanarak adına kayıtlı malvarlıkları olması halinde öncelikle teminatsız olarak mahkeme aksi kanaatte ise uygun bir teminat karşılığında adına kayıtlı malvarlıkları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, davalı-borçlunun....İcra Müdürlüğü’nün...E. sayılı dosyasına vaki itirazlarının iptaline ve takibin takip talebindeki şartlarla devamına, takip bedelinin %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarına kabul etmediklerini, taraflar arasında müvekkili şirketin yüklenicisi olduğu "..." projesindeki bir kısım işlerin davacı tarafından alt taşeron olarak yapılması konusunda anlaşma sağladıklarını, davacı şirket yetkilisi 23.01.2021 tarihinde müvekkil şirket yetkilisine whatsapptan iş listesini göndererek iş bedeli olarak 468.774 T.L.fiyat verdiğini, bu işlere ilaveten işlerin çıktığını, ilave işler bedeli olarak da davacı işleri tamamlamadığı halde 04.05.2021'de 391.452,00 TL talep edildiğini, davacının "..."projesi için toplamda müvekkilden iş bedeli olarak 860.226,00 TL istediğini, mal sahibinin taşeronlarla kurduğu whatsapp grubundaki yazışmalarda davacı 09.Haziran 2021 tarihli saat:18:57 'de yazdığı mesajda ;"Benim de sadece ... ile alakalı diğer bakiyemizi ... hanım ödemiştir."yazdığını, yine aynı whatsapp mesajlarında davacının aynı tarihli yazışmalarında "..."başlıklı iş listesini gruba gönderdiğini ,bu belgede "896.340 T.L."alınan ödeme, 437.600 T.L.bakiye borç bildirdiğini, bu rakamdan 20.000 TL indirim yapabileceğini söylediğini, müvekkilinin davacı şirkete hiçbir borcunun bulunmadığını, davacı şirket yetkilisi ... ve müvekkili şirket yetkilisi arasında düzenlenen belgede de; 05.06.2021 tarihinde; "... +... borç bakiyesi hepsi 225.000 TL"yazıldığını, yine aynı kağıda bu sefer 25.01.2022 tarihinde; "... Ltd.Şti.'den alacağım kalmamıştır." şeklinde yazılarak davacı şirket yetkilisi tarafından imzalandığını ve hesabın kapatıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...davacı taraf kendi beyanın aksine 2022 yılı Şubat ayında başladığını beyan ettiği ... mah. ... ada...parsel sayılı taşınmaz inşaatına yönelik yaptığı, boya alçı ve asma tavan işleri kapsamında mal ve hizmet bedeli olarak 2021 tarihli 3 adet faturaya dayanmış ise de hem vergi usul kanunu kapsamında hem de davacının kendi beyanının aksine 2022 yılı Şubat ayında başlamış işe yönelik bu tarihten yaklaşık 7-8 ay öncesine denk gelen tarihli fatura tanzim edip, bu faturaların ... Mah. Taşınmaza ilişkin olduğu iddiasını ispatlayamadığı faturaların işin kabul beyanı nazara alınarak iş başlangıcından yaklaşık 7-8 ay öncesi kesilmesi davacı şirket yetkilisinin keşif zaptında ... mah. Taşınmaza yönelik boya işini yapmadığı yönündeki beyanı, ayrıca davacı tarafın takibe konu faturalardan kaynaklı alacaklı olduğu davalı taraf defter kayıtları ile uyumlu olmaması gözetilerek takibe konu edilen faturalardan dolayı davacının davacının alacaklı olduğu iddiasını ispatlayamadığı kabul edilmiştir. Davacı taraf 13/03/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile davasının alacak davasına dönüştürdüğünü beyan eden dilekçe sunmuştur. Dileçke içeriği incelendiğinde dava dilekçesinde talep etmiş olduğu toplam 1.001.770,42 TL alacağın icra takip tarihinden itibaren ticari işlere yönelik temerrüt faizi ile birlikte hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davacının ıslah dilekçesi içeriği ve talep sonuç içeriği incelendiğinde dava dilekçesine ve takip dosyasına konu ettiği 3 faturadan kaynaklı işlemiş faiz dahil olmak üzere takip talep çıkışı olan 1,001.770,42 TL toplam alacak iddiasının ıslah dilekçesi ile alacak davasına dönüştüğünü iddia etmiş ise de tüm dosya kapsamı ıslah dilekçesi içeriği gereği davacının ıslah sonrası alacak davacının dayanağı 16/07/2021 tarihli 500.000,00 TL bedelli fatura, 27/07/2021 tarihli 300.000,00 TL bedelli fatura ile 06/08/2021 tarihli ve 77.000,00 TL bedelli faturalar ile birlikte bu faturalara işlemiş faizlerinde eklenerek toplam dava konusunun 1.001.770,42 TL olduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda davacının ıslah sonra alacak davasına konu ettiği 3 adet fatura ve bu faturalara işlemiş faiz bedelleri yönünden davasını ispat edemediği anlaşılmakla davanın reddine, kötü niyet tazminat talebinin reddine" dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı istinaf başvuru dilekçesinde; yargılama sırasında tarafların ticari defterlerinde inceleme yapıldığını ve ticari defterlere karşılıklı olarak işlenen faturalardan kaynaklı alacakların ödendiğine dair davalının dosyaya hiçbir delil sunamadığını ve davalının davacıya borçlu olduğunu, bu durumun mali müşavir bilirkişiden alınan bilirkişi raporu ile de ispatlandığını, davalıya verilen hizmetlere ilişkin dosyada yine bilirkişi marifeti ile inceleme yapıldığını ve taraflar arsında sürekli iş ilişkisi ile alacağın varlığının ispatlandığını, alacağın Gürece şantiyesinde yapılan işlere ilişkin olduğunun taraflar arasındaki yazışmalar ses kayıtları ve bilirkişi incelemesi ile yapılan tespitler sonucunda sabit olduğunu, bu sebeple davanın alacak davası olarak ıslah edildiğini, buna karşın mahkemenin ıslah dilekçesini kabul etmeyerek davayı itirazın iptali davasıymış gibi gördüğünü, red gerekçesini takibe konu faturalara dayandırdığını ancak davanın ıslahla alacak davasına çevrildiğini, dolayısıyla alacağın varlığı ispatlanmış olmasına karşın davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan ettiklerini, bilirkişi raporunun teknik incelemeler kısmında da teyit edildiği üzere, dava konusu alacak bedelinin davacının yaptığı işin ve kullandığı malzemenin gerçek karşılığı olduğunu, bu durumun, davacının talebinin haklılığını ortaya koymakta olup, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarıyla da paralellik gösterdiğini, dolayısıyla, teknik incelemelerin ışığında da davacının alacak hakkı sabit olduğundan, öncelikle tehiri icra kararı verilmesini, teknik inceleme sonuçlarının dava konusu alacakla tam uyum içinde olduğu, ticari defter ve banka hareketlerinin birlikte değerlendirilmesiyle davalının fatura bedellerini ödemediğinin sabit olduğunu, WhatsApp yazışmaları ve ilgili tutanakların (01.04.2022, 04.04.2022, 07.04.2022, 17.05.2022; 22.06.2021, 16.07.2021, 06.08.2021) ifanın sürekliliğini, bedelin davalı talimatıyla belirlendiğini, imalatların beğenilip kabul edildiğini ve borcun ikrar edildiğini ortaya koyduğunu, ıslah ile davanın alacak davasına çevrildiğini ve bu kapsamda alacağın ispatlandığının sabit olduğunu, bu nedenle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüyle bakiye iş bedelinin tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İtirazın iptali istemiyle açılan dava, davacının ıslah dilekçesiyle alacak davasına dönüştürülmüştür. Davacı taraf, ıslah dilekçesinde davacı şirketin davalı şirkete ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ada ...parsel ile ayrıca ...... projesi kapsamında malzeme tedariki ve işçilik hizmeti verdiğini, işi tamamlayarak davalıya teslim ettiğini ancak alacağını alamadığını ileri sürmüş, davalı taraf ıslaha karşı vermiş olduğu beyan dilekçesinde; dava konusu Faturaların ...projesine ilişkin olduğu, ... projesine ilişkin olmadığını ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Taraflar arasında yazılı bir eser sözleşmesi bulunmamaktadır. Kural olarak eser sözleşmesi, zorunlu şekil koşuluna bağlı değildir. Sözleşmenin kurulması için yazılı şekil şartı yok ise de; davalı tarafından sözleşme ilişkisi inkâr edildiği takdirde, talep miktarı da dikkate alınarak, yazılı delille ispata ilişkin kuralların gözetilmesi gerekir. Yazılı sözleşme olmasa da sözleşmenin varlığını ortaya koyan, yazılı delil niteliğinde olmayan ancak kesin delil niteliğindeki ikrar, yemin delilleri ile de sözleşme ilişkisi ispatlanabilir. Tüm bu delillerle de sözleşme ilişkisi ispatlanmış değilse HMK 200. maddedeki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir. Açık muvafakat olmazsa tanıkla sözleşme ilişkisi ispatlanamaz. Bunun da istisnası olan HMK 202. maddeye göre senetle ispat zorunluluğu bulunan hallerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir. Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir. (Yargıtay 15.H.D.'nin 2019/2718 Esas ve 2020/128 Karar sayılı kararı) Somut olayda taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmamaktadır. Davacı davasını ıslah ederek alacak davasına dönüştürmüştür. Davacı ıslah dilekçesinde; alacak talebine konu yapılan işlerin ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel ile ayrıca ... projesine ilişkin olduğunu ileri sürmüştür. Bu durumda mahkemece öncelikle daacıya HMK 31 maddesi kapsamında açıklama yaptırılarak; ... Mahallesi ...ada ... parsel sayılı taşınmaza ve ...projesine ait olduğunu ileri sürdüğü alacak istemlerinin ayrı ayrı açıklanmasının istenilmesi, akabinde inkar edilen sözleşme olan ... Mahallesine dayalı alacak istemi yönünden; sözleşmenin varlığının ispatının yazılı olması gerekmekle birlikte; davacı tarafından sunulan deliller değerlendirilerek yazılı delil başlangıcı bulunması halinde tanık dinlenebileceğinin gözetilmesi, tarafların beyanlarında ileri sürdükleri ikrar beyanını bulunduğunu ileri sürdükleri dosyaların getirtilerek değerlendirilmesi ile sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi, davacının alacak isteminin hem ... Mahallesi hem de ... projesine yönelik olduğu ve davanın ıslah yoluyla alacak davasına dönüştürüldüğü gözetilerek tarafların delillerinin toplanarak değerlendirilmesi, gerekirse mahallinde tekrar uzman bilirkişilerden oluşan heyetle keşif yapılması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesinden ibarettir. Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup istinaf kanun yolu başvurusu açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararını kaldırılmasına ve dosyanın yukarıda belirtilen şekilde inceleme yapılıp sonucuna göre yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-)Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; ....Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen ... Esas, ... Karar sayılı 25/06/2025 tarihli kararının HMK'nın 353/1-a-6.maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-)Dosyanın yukarıda belirtilen şekilde inceleme yapılıp sonucuna göre yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-)İstinaf başvurusunda bulunan tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde başvuran tarafa İADESİNE, 4-)İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda DİKKATE ALINMASINA, 5-)İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-)HMK’nın 359/4.maddesi uyarınca iş bu kararın mahal mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile kesin olarak karar verildi.02/04/2026 ... Başkan... Üye ... Üye ... Katip ...
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.