Bölge Adliye Mahkemesi · Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 2025/1976 E. 2026/189 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1976
Karar No
2026/189
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1976 - 2026/189 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/1976 KARAR NO : 2026/189

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/09/2025 NUMARASI : 2024/513 Esas - 2025/776 Karar

DAVACI : ARTE ELEKTRONİK ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... -Av. ... DAVALI : HASIMSIZ FERİ MÜDAHİLLER : 1-YAPI VE KREDİ BANKASI A.Ş. - ... VEKİLİ : Av. ...

: 2-ZİRAAT KATILIM BANKASI A.Ş. - ... VEKİLİ : Av. ... : 3-TÜRK EKONOMİ BANKASI A.Ş. - ... VEKİLİ : Av. ... : 4-T.HALKBANKASI A.Ş. - ... VEKİLİ : Av. ... : 5-T.GARANTİ BANKASI A.Ş. - ...

VEKİLİ : Av. ...

: 6-T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş., - ... VEKİLİ : Av. ... : 7-T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI - ...

VEKİLİ : Av. ...

DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 27/06/2024 KARAR TARİHİ : 04/02/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 04/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; konkordato talebinde bulunan borçlu şirket Arte Elektrik Elektronik İletişim San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. ünvanı ile 17 Kasım 2003 tarihinde .../... ticaret sicil numarası ile tescil edilip, 20 Kasım 2003 tarih ve 5932 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanarak faaliyete başladığını, şirketin 30.12.2020 tarihinde nevi değiştirerek Arte Elektronik Anonim Şirketi ünvanı 30.12.2020 tarih ve 10235 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanarak nevi değişikliği ilan edildiğini, şirketin halihazırda ticari faaliyetini adresinde sürdürdüğünü, şirketin Gebze Ticaret Odası'na kayıtlı olduğunu, 2003 yılında İstanbul Türkiye’de kurulan Arte Elektronik'in bugün 2.5 milyon USD sermaye ve aylık 40.000 m2 kapasite ile tek yüzlü, çift yüzlü, çok katlı ve alüminyum baskılı devre kartı üretimini titizlikle gerçekleştirdiğini, şirketin 30.04.2024 tarihi itibarıyla tamamı ödenmiş kayıtlı sermayesinin 55.000.000,00.-TL olup, sermaye dağılımının, ... %99,50, 54.972.500,00, ... %0,50, 27.500,00 olmak üzere toplam %100 55.000.000,00.-TL olduğunu, davacı şahıs ...'ın davacı şirketin ortağı ve Yönetim Kurulu Üyesi sıfatı ile münferiden şirketi temsil yetkisine haiz olduğunu, davacı şirketin borçlarına karşılık kefaleti bulunan kişi olduğunu, konkordato talep eden davacı şahısın iflasa tabi bir kişi olmadığını, ... Mah. ... Cad. ... Evleri Sitesi No:.../... Gebze Kocaeli’de ikamet ettiğini, davacı şahsın konkordato talep eden şirketin borçlarının müteselsil kefili olması nedeniyle tedbir alan şirketin kefili sıfatıyla şahsı üzerinde maddi yıkıma uğratabilecek haciz yükü oluşması ve kendi borçları ile birlikte tüm bu borçları karşılamasının mümkün olmaması nedeniyle borçlarını ödeyebilmek için konkordato talep etmek zarureti hasıl olduğunu, müvekkili-davacının hizmet verdiği sektörde çalışmalarının personel maliyetlerinin artması, döviz kurundaki dengesizlikler ve enflasyondaki artıştan olumsuz etkilendiğini, serbest meslek ile ilgili sermaye bulmada ve süreç içerisinde elde edeceği gelirler ile finansal yapısını güçlendirmeye ihtiyacı olduğunu, banka borçları ve diğer borçlar olmak üzere borç ödemelerinde temerrütler oluşması ve şahıs işletme sermayesi ihtiyacının artmasının nakit darboğazına girilmesine neden olduğunu, şahsın şu an itibari ile zamana ihtiyacı olduğunu, serbest meslek erbabı olarak faaliyetlerini devam ettireceğini ve daha karlı duruma geleceğini, davacı müvekkili özelinde konkordato talebi ile amaçlananın belirli bir süre haciz ve muhafaza baskısı yaşamadan faaliyet göstermesinin sağlanması olduğunu, bu sebeple; öncelikle müvekkilinin faaliyetine devam edebilmesi ve malvarlığının korunabilmesi için İcra ve İflas Kanunu'nun 287, 288, 294, ve 295. maddeleri gereğince; İİK.'nun 206/1 sırasındaki haklar hariç olmak üzere, 6183 sayılı Kanundan doğan vergi ve her türlü harç, ceza ile SGK alacakları (prim, idari para cezalan dahil) ile ilgili takipler dahil olmak üzere, hangi sebebe dayanırsa dayansın davacı müvekkilleri aleyhine yeni takip yapılmaması, haciz, ihtiyati haciz, e-haciz, ihtiyati tedbir, satış, muhafaza işlemleri uygulanmaması, evvelce yapılmış olan tüm takiplerin durdurulmasına, tedbir tarihinden sonra uygulanan haciz, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına, davacı müvekkili hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve yapılacak tüm icra takiplerinde satışlarının durdurulması, rehinli menkullerin muhafazasının durdurulmasına, davacı müvekkilinin tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dahil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının davacı müvekkillerine ödenmesine, davacı müvekkilinin muhafaza altına alınmış ve alınacak emtia, taşıt, cihaz, leasing kapsamındaki makine ve diğer hak ve alacakların davacı müvekkillerine iadesine, davacıya ait olup haczedilen araçların kayıtlarına konulan yakalama şerhlerinin kaldırılmasına dair ihtiyati tedbir kararı verilmesine, işbu karar tarihinden sonra alacaklı bankalarda davacılara ait hesaplara gelecek paralar ile ilgili, ilan tarihinden önce muaccel hale gelmiş kredi ve başkaca alacaklar için yapacakları rehin, takas uygulamalarının İİK 294. maddesi yollaması ile İİK'nin 200. maddesinin 1, 2 ve 3. fıkrası kapsam ve şartlarında tedbiren durdurulmasına, davacıların bankalardaki hesaplarına yatırılan paralara bankalarca rehin veya takas hükmünde olmak üzere konulan ve uygulanan blokajların kaldırılmasına ve blokaja tabi tutulan bedellerin davacıların ilgili banka hesabına davacıların kullanımına sunulmak üzere iadesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davacı tarafından banka ve finans kuruluşlarına tahsil, takas ve teminat olarak verilmiş olan çek, senet ve her türlü kıymetli evrakın davacılara iadesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davacı müvekkilinin takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhine veya 3. şahıs konumunda oldukları takiplerde kendisine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesine, davacı müvekkiline ait çeklerin arkasının karşılıksızdır olarak yazılmasının önlenmesine, senetlerin protesto edilmesinin önlenmesine, davacı müvekkilinin bankalar nezdindeki teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin tedbiren durdurulmasına, zımnında yargılama neticesine kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve müvekkillere komiser tayinine, davacı müvekkilinin konkordato talebinin kabulü ile, öncelikle İcra ve İflas Kanunu'nun 287. maddesi gereğince 3 aylık geçici mühlet verilmesine ve gerekli görülmesi halinde işbu müddetin 2 ay daha uzatılmasına geçici İİK. 285. maddesi çerçevisinde geçici mühlet neticesinde İcra ve İflas Kanununun 289. maddesi gereğince bir yıllık kesin mühlet kararı verilmesine ve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının 6 ay daha uzatılmasına, kesin mühlet kararının ilanına yargılama neticesinde İİK. 305. ve diğer maddeleri gereğince konkordatonun tasdikine, tasdik kararının ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...1-Davacı şirketin konkordato talebinin adi alacaklar yönünden KABULÜNE; İİK'nın 305, 306. maddeleri gereğince konkordato tasdik koşulları oluştuğundan, Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 28617 nolu sicilinde kayıtlı davacı ARTE ELEKTRONİK ANONİM ŞİRKETİ (... Vergi No:...)'nin konkordato teklifinin; alacaklıların talebi, komiserlerin görüşü nazara alınarak ADİ ALACAKLAR yönünden tasdiki ile; davacının konkordato kapsamındaki tüm borçlarının ilk taksidi 2026 yılının Mayıs ayının son gününden başlayarak 2026 yılı için aylık eşit taksitler halinde, devam eden yıllarda aylık eşit taksitler halinde her ayın son gününde ödenecek şekilde toplam 36 taksit halinde ödenmesine, 2-Konkordato projesine alacaklılar teminat koşulu aranmaksızın katılmış olduğundan teminat alınmasına yer olmadığına, 3-İİK'nın 306/2 maddesi gereğince mahkemece tayin edilen komiserin; konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim tedbirlerini almakla görevli denetim kayyımı olarak atanmasına, Kayyımın; borçluların işletmelerinin durumu ve proje uyarınca borçlarını ödeme kabiliyetini muhafaza edip etmediği konusunda iki ayda bir mahkemeye rapor sunmaları, sunulacak raporların UYAP'a taranarak alacaklıların ve borçlunun incelemesine hazır tutmasına, 4-Konkordato denetçisi kayyımın yapacağı iş, emek ve mesaileri nazara alınarak aylık 35.000,00.-TL ücret takdiri ile davacının takdir edilen bu ücretin ilk üç ayı olan 105.000,00.-TL'yi dosyaya 2 hafta içinde yatırmasına, 5-Çekişmeli alacak sahiplerine İİK'nın 308/b maddesi gereğince kararın ilan tarihinden itibaren 1 ay içinde dava açmaları için süre verilmesine, bu süre içinde dava açmayanların konkordatoyu feshettirme haklarının düşeceğinin ihtarına (ihtaratın ilan ile yapılmasına), 6-İİK'nın 306/3 maddesi yollamasıyla İİK'nun 288. Madde uyarınca tasdik kararının ilanına ve geçici mühlet kararında bildirim yapılan ilgili yerlere müzekkere ile bildirilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansı var ise kayyım ücretleri için kullanılmasına, 8-Mahkememizce verilen kesin mühletin ve kesin mühlet kararı ile verilen tüm tedbirlerin kaldırılmasına, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı feri müdahil Yapı ve Kredi Bankası A.Ş., Ziraat Katılım Bankası A.Ş., Türk Ekonomi Bankası A.Ş., T.Halkbankası A.Ş., T.Garanti Bankası A.Ş., T.C. Ziraat Bankası A.Ş., T.C. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Feri müdahil Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müdahillerin İİK'nın 304. maddesi kapsamında itiraz haklarının engellendiğini, davacıların kaynakları ile orantılı, alacaklılara zarar verme ihtimali olmayan ve başarı ihtimali mevcut bir konkordato teklifi bulunmadığını; mahkemece talep olunandan fazlasına hükmedildiğini; banka alacağının, gerçeğe aykırı olarak düşük belirtildiğini, zira bankanın alacağının söz konusu miktardan fazla olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Feri müdahil Ziraat Katılım Bankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; geçici mühlet tarihi itibarıyla bildirilen alacak rakamı olan 1.204.294,39-TL'nin yalnızca 913.714,90 TL'sinin adi alacak olarak kabul edildiği ve nisapların bu şekilde oluşturulduğunu; ancak, raporlarda ve konkordato komiserliği tarafından taraflarınca yapılan çekişmeli alacak bildiriminde bu rakamların birbirinden tamamen farklı olduğunu, bu hususun açıkça, konkordato talep edenler tarafından nisabın tutturulması için sonradan işlemler yapılmaya çalışıldığını gösterdiğini, borca batık olmadığı açıkça tespit edilen davacıların faiz ödeme yükünden kurtulma gayretinde olduğu ve borç ödeme yükümlülüğünü konkordato kalkanından yararlanarak öteleme niyetinde olduğunun çok açık bir şekilde ortada olduğunu, kötüniyetli isteme karşı kesin mühlet ve tedbirlerinin kaldırılması ile konkordato tasdik talebinin esastan reddedilmesi gerektiğini, konkordatonun; enflasyonun yüksek olduğu günümüz şartlarında borçlanıp borçlarını alacaklıları zarara uğratacak şekilde düşük faizle ödeme kurumu olmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Feri müdahil Türk Ekonomi Bankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece İİK'nın 304. amir hükmüne aykırı olarak tasdik duruşması ilan ettirilmeden ve alacaklılara varsa itirazlarını bildirmesi için süre vermeden duruşma gününde gelen komiser raporu doğrultusunda projenin tasdikine karar verildiğini, alacaklıların itiraz hakkını elinden alacak şekilde ve İİK'nın 304. hükmüne aykırı olarak ilan yapılmadan duruşma açılıp karar verilmesinin hatalı olduğunu; mahkemenin, rapora itiraz için alacaklılara süre vermiş olsaydı veya aynı gün karar vermeyip komiser raporunu incelemiş olsaydı aslında projenin tasdik edilmediğini ve komiserin maddi hata yaptığını görmüş olacağını, mahkemece talebi aşar şekilde ödemesiz dönemin 7 aya çıkartıldığını, talebi aşar şekilde karar verilmesinin hatalı olduğunu, günümüz koşullarında %10 faiz ile konkordato teklif etmenin borçlunun kötü niyetini açıkça gösterdiğini, zira borçlu firmanın borca batık olmadığı da düşünüldüğünde konkordatonun; enflasyonun yüksek olduğu günümüz şartlarında borçlanıp borçlarını alacaklıları zarara uğratacak şekilde düşük faizle ödeme kurumu olmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Feri müdahil T.Halkbankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; konkordato alacaklılar nisabının hatalı oluşturulduğunu, tasdik kararının alacaklıları zarara uğrattığını, mahkeme aksi kanaatte ise; davacı firmanın mal varlığı ile orantılı olacak şekilde daha az vadeli ve daha yüksek faizli bir ödeme planının oluşturulmasını, konkordato sürecinde, firmanın iflasının açılması halinde alacakların eline geçecek tutarın detaylı bir rapor ile ortaya konması gerektiğini, davacının konkordato talebinin usule aykırı olduğunu, kanunda sayılan bilgi ve belgelerin eksik olduğunu, bu şekilde konkordatonun tasdikinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Feri müdahil T.Garanti Bankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; yokluğunda karar verilmiş olmasının hukuka aykırı nitelikte olduğu, hukuki dinlenilme hakkı ve mahkemeye erişim haklarının kısıtlanması niteliğinde olduğunu, tasdik kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının iyi niyetli olmayıp, gayrinakdi risk tutarını kabul dahi etmediği ve oy oranlarının bu kapsamda da etkilendiğini, konkordato tasdik şartlarının davacı şirket yönünden oluşmadığını, davacının projesinin alacaklıların zararına olup, hem vade hem tenzilat konkordatosu öngören projenin kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Feri müdahil T.C. Ziraat Bankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müdahillerin itiraz haklarının engellendiğini, kısmen kabul edilen alacağın, nisapta talep gibi nazara alınmasına ilişkin beyanlarının değerlendirilmediğini, tasdik edilen projenin, davacının hedeflerini gerçekleştirmekten uzak olduğunu, tasdik edilen projenin, alacaklıların haklarını korumaktan uzak sadece borçluya avanstaj saklayan şartlar içerdiğini, talepten fazlasına hükmedildiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Feri müdahil T.C. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın mahkeme tarafından konkordato tasdik koşulları oluşmadan tesis edildiğini, Konkordato komiseri tarafından hazırlanan raporun taraflı olduğu, gerçeği yansıtmadığını, Komiserin tarafsızlığı için şüphe duyulan sebeplerin bertaraf edilmeden komiserin davanın kabulünden sonra konkordatonun yerine getirilmesi için gerekli gözetim tedbirlerini almakla görevli denetim kayyımı olarak atanmasına ilişkin kararın hukuka ve ilgili yasalara aykırı tesis edildiğini, kurum alacağının güvence altına alınması için mahkeme tarafından teminat şartı aranması gerektiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davacı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/09/2025 tarih, 2024/513 Esas - 2025/776 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava konkordato talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı feri müdahiller Türkiye Halk Bankası A.Ş., Sosyal Güvenlik Kurumu, Ziraat Katılım Bankası A.Ş., Ziraat Bankası A.Ş., Garanti Bankası A.Ş., Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. ve Türk Ekonomi Bankası A.Ş. vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; konkordato talep eden davacı şirketin 27.06.2024 tarihinde mahkemeye başvurduğu, mahkemece 02.07.2024 tarihinde davacı tarafa 3 aylık geçici konkordato mühleti verildiği, 02.10.2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ise 1 yıllık kesin mühlet verildiği, alacaklılar kurulu toplantısının 17.09.2025 tarihinde yapıldığı, konkordato nihai raporunun 25.09.2025 tarihinde UYAP üzerinden dosyaya sunulduğu, yine 25.09.2025 tarihli duruşma ile konkordatonun tasdikine karar verildiği, karara karşı Türkiye Halk Bankası A.Ş., Sosyal Güvenlik Kurumu, Ziraat Katılım Bankası A.Ş., Ziraat Bankası A.Ş., Garanti Bankası A.Ş., Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. ve Türk Ekonomi Bankası A.Ş. vekilleri tarafından istinaf yasa yoluna başvurulduğu görülmüştür. A-Müdahil T.C. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'nın istinaf isteminin incelenmesinde; İİK'nın 308-(c) maddesinde; "Konkordato, tasdik kararıyla bağlayıcı hale gelir. Tasdik edilen konkordato projesinde konkordatonun, tasdik kararının kesinleşmesiyle bağlayıcı hale geleceği de kararlaştırılabilir; bu takdirde mühletin etkileri, kanunda öngörülen istisnalar saklı kalmak kaydıyla konkordatonun bağlayıcı hale geldiği tarihe kadar devam eder. Bağlayıcı hale gelen konkordato, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburidir. 206'ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar, rehinli alacaklıların rehinin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları ve 6183 sayılı Kanun kapsamındaki amme alacakları hakkında bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanmaz. Kredi kurumları tarafından verilen krediler de dahil olmak üzere, mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçlar, adi konkordatoda konkordato şartlarına tabi değildir; mal varlığının terki suretiyle konkordatoda yahut sonraki bir iflasta masa borcu sayılır. Aynı kural karşı edimin ifasını komiserin izniyle kabul eden borçlunun taraf olduğu sürekli borç ilişkilerindeki karşı edimler için de geçerlidir" hükmü bulunmaktadır. Bu yasa hükmü uyarınca; T.C. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'nın alacakları İcra ve İflas Kanunu'na göre değil 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre takip ve tahsil edilmektedir. Bu Kanuna tâbi alacaklar konkordato hükmünün dışında kaldığından T.C. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'nın alacaklarının konkordatodan etkilenmediği sonucuna varılmaktadır. Konkordatodan etkilenmeyen alacakların itirazlarının dikkate alınması gerekmediği gibi bunların alacaklılarının toplantıya çağrılmasına da gerek bulunmamaktadır. Diğer bir ifade ile ve konkordato tedbirlerinin hükümle birlikte kaldırılmasına karar verilmesi de dikkate alınarak T.C. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'nın konkordatonun tasdikine ilişkin olarak istinaf yasa yoluna başvurmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Hukuki yarar dava şartı olduğu gibi istinaf yasa yoluna başvurulması için de aranan bir şarttır. Açıklanan nedenlerle müdahil T.C. SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunda bulunmakta hukuki yararı bulunmadığından istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. B- Alacaklılar Türkiye Halk Bankası A.Ş., Ziraat Katılım Bankası A.Ş., Ziraat Bankası A.Ş., Garanti Bankası A.Ş., Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. ve Türk Ekonomi Bankası A.Ş.’nin istinaf taleplerinin incelenmesinde; 1-Kamu düzeni yönünden yapılan incelemede; a-2004 sayılı yasanın “Alacaklılar toplantısı ve projenin kabulü için gerekli çoğunluk” başlıklı 302.maddesine göre konkordato projesinin müzakereleri sonucunda oluşturulan konkordato tutanağı, kabul ve ret oylarını içerecek şekilde derhâl imza olunur. Toplantının bitimini takip eden yedi gün içinde gerçekleşen iltihaklar da kabul olunur. Komiser, iltihak süresinin bitmesinden itibaren en geç yedi gün içinde konkordatoya ilişkin bütün belgeleri, konkordato projesinin kabul edilip edilmediğine ve tasdikinin uygun olup olmadığına dair gerekçeli raporunu mahkemeye tevdi eder. Yine aynı yasanın “Konkordatonun mahkemede incelenmesi” başlıklı 304.maddesine göre komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkeme, konkordato hakkında karar vermek üzere yargılamaya başlar. Mahkeme, komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda ve herhâlde kesin mühlet içinde kararını vermek zorundadır. Karar vermek için tayin olunan duruşma günü, 288 inci madde uyarınca ilân edilir. İtiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri de ilâna yazılır. Somut olayda; alacaklılar kurulu toplantısının 17.09.2015 tarihinde yapıldığı, komiserin raporunu 25.09.2025 tarihinde dosyaya sunduğu, aynı gün, yani 25.09.2025 tarihinde tasdik duruşmasının yapılarak karar verildiği görülmüştür. Yukarıda detaylandırıldığı üzere; alacaklılar kurulu toplantısından sonraki yedi gün içinde verilen iltihak oylarının geçerli olacağının 2004 sayılı yasanın 302/7.maddesinde açıkça yazıldığı, yine bu süre sonunda komiser tarafından gerekçeli nihai raporun mahkemeye en geç yedi gün içinde sunulacağının aynı yasanın 302/8.maddesinde düzenlendiği, 304/1.maddede ise anılan raporun alınmasından sonra mahkemece tasdik duruşması gününün belirlenerek tayin olunan duruşma gününün 288 inci madde uyarınca ilân edilmesinin gerektiği, ilanda itiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabileceklerinin de yazılmasının gerektiği emredici bir şekilde düzenlenmiştir. Mahkemece 25.09.2025 tarihinde alınan nihai rapordan sonra 2004 sayılı yasanın 304/1.maddesi gereği tasdik duruşmasının belirlenerek ilan edilmesi ve tayin olunan duruşma gününün 288 inci madde uyarınca ilân edilmesinin gerektiği, ilanda itiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabileceklerinin de yazılması gerekirken, anılan düzenlemeye uyulmayarak nihai raporun alındığı gün müdahil alacaklılara itiraz süreleri de kullandırılmadan karar verilmesi hatalıdır. Bu nedenle verilen hükmün kaldırılması gerekmiştir. b- 6100 sayılı yasanın “Taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26.maddesine göre hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Somut olayda; konkordato talep eden davacı tarafından dosyaya sunulan 15.09.2025 tarihli revize projede davacının ödemelerini tasdik kararından itibaren 6 ay sonra başlamak üzere 36 ayda ve eşit taksitlerle yıllık %10 faizle ödemeyi talep ettiği, mahkemece tasdik kararında davacının bu talebi aşılarak 8 ay ödemesiz döneme karar verilmesi de 6100 sayılı yasanın 26.maddesine aykırıdır. Anılan kararın bu nedenle de kaldırılması gerekmiştir. 2-Kabule göre de; a-Dosyaya komiser tarafından sunulan ara raporlar ve 25.09.2025 tarihli nihai rapor incelendiğinde; davacının asıl ve revize projelerindeki konkordato kaynaklarının neler olduğu, davacının projesindeki kaynakların gerçekçi olup olmadığı, aylık ve yıllık karlılık durumlarının ve oranlarının ne kadar olduğu, şirketin mühlet öncesi ve sonrasındaki karlılık ve borçluluk oranlarının ne kadar olduğu, likidite ve nakit oranlarının ne kadar olduğu, finansal kaldıraç ve asit test oranlarının ne kadar olduğu, alacak ve stok devir hızlarının ne kadar olduğu gibi hususlarda raporda hiçbir değerlendirme yer almadığı, konkordato tasdik şartlarından olan 2004 sayılı yasanın 305/1-a ve b bentlerindeki hususlarda da hiçbir değerlendirme içermediği gibi nihai raporda alacaklı ...’ın alacağının 26.270,00 TL olarak bildirilmesine rağmen komiser tarafından hesaplamada 262.700,00 TL olarak hesaplandığı, yine Vakıfbank’a şirket kayıtlarındaki kabul edilen borcunun 18.468.149,13 TL olmasına rağmen hesaplamada 26.077.516,00 TL olarak hesaplandığı, Halkbank’a olan borcun 38.835.252,82 TL olarak bildirilmesine rağmen hesaplamada 29.969.342,44 TL olarak hesaplandığı, bu farkın nedeninin açıklanmadığı, anılan hesaplama farklarının 2004 sayılı yasanın 302/3.maddesindeki çoğunluğa da etki edebilecek nitelikte olduğu, dolayısıyla anılan nihai raporun taraf ve yargı denetimine elverişli olmadığı, hüküm vermeye de elverişli olmamasına rağmen farklı bir komiser görevlendirilerek yukarıda anılan tüm hususları da içerecek şekilde nihai rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu hususa uyulmaması hatalı olmuştur. b- Konkordatonun tasdikinin şartları, yasanın 305.maddesinde sayılmış olup bu şartlar; Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; mal varlığının terki suretiyle konkordatoda paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder), konkordato projesinin 302 nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması, 206 ncı maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (302 nci maddenin altıncı fıkrası kıyasen uygulanır), konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olmasıdır. Somut olayda; yukarıda açıklandığı üzere; 2004 sayılı yasanın 305/1-a maddesine göre konkordatonun tasdiki şartlarından birinin de adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılmasıdır. Dosyaya sunulan komiser raporlarında bu yönde bir araştırma ve tespit bulunmadığı gibi, mahkemece de bu yönde bir değerlendirme ve inceleme yapılmamıştır. Dolayısıyla konkordatonun tasdik şartlarından olan adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması koşulunun araştırılmadan konkordatonun tasdikine karar verilmesi hatalıdır. Bu nedenlerle istinaf edenler vekillerinin bu yöndeki istinaf istemleri yerinde görülmüştür. c-2004 sayılı yasanın 302/6.maddesine göre; çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkeme karar verir. Somut olayda; çekişmeli hale gelen alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına dair bir karar verilip verilmediğinin dosyadan anlaşılamadığı gibi, komiserin nihai raporunda belirttiği alacak miktarlarının mahkemece verilen bir karara dayanıp dayanmadığını, komiser tarafından anılan hesaplamanın neye göre yapıldığının da anlaşılamadığı, mahkemece çekişmeli alacaklar hakkında verilmiş kararların da dosyaya eklenmemesi hatalı olmuştur. d-Yine 2004 sayılı yasanın 302/7-8maddelerine göre; konkordato projesinin müzakereleri sonucunda oluşturulan konkordato tutanağı, kabul ve ret oylarını içerecek şekilde derhâl imza olunur. Toplantının bitimini takip eden yedi gün içinde gerçekleşen iltihaklar da kabul olunur. Komiser, iltihak süresinin bitmesinden itibaren en geç yedi gün içinde konkordatoya ilişkin bütün belgeleri, konkordato projesinin kabul edilip edilmediğine ve tasdikinin uygun olup olmadığına dair gerekçeli raporunu mahkemeye tevdi eder. Somut olayda; istinaf incelemesine gönderilen evraklar arasında alacaklılar kurulu toplantısına dair toplantı tutanakları, hazirun cetvelleri, iltihak oyları dahil tüm oylama tutanaklarının da bulunmadığı, bu şekilde eksik evraklar dosyaya kazandırılmadan karar verilmesi de hatalıdır. O halde mahkemece yapılacak iş; yukarıda detayları verilen B-1-a-b ve B-2-a-b-c ve d maddelerinde belirtilen eksiklikler giderilerek ve yasada belirtilen süreleri aşmamak şartıyla konkordato talebi hakkında bir karar vermekten ibarettir. Bu nedenlerle; alacaklı T.C. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'nın istinaf isteminin (A) nolu bentte yazılı sebeplerle usulden reddine, alacaklılar Türkiye Halk Bankası A.Ş., Ziraat Katılım Bankası A.Ş., Ziraat Bankası A.Ş., Garanti Bankası A.Ş., Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. ve Türk Ekonomi Bankası A.Ş.’nin istinaf istemelerinin (B-1-a-b ile B-2-a-b-c ve d) numaralı bentte yazan nedenlerle kabulüne ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353-(1)-a)-4)-6) maddeleri gereğince kaldırılmasına, diğer istinaf istemlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; T.C. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'nın istinaf isteminin USULDEN REDDİNE, 1-Alacaklılar Türkiye Halk Bankası A.Ş., Ziraat Katılım Bankası A.Ş., Ziraat Bankası A.Ş., Garanti Bankası A.Ş., Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. ve Türk Ekonomi Bankası A.Ş.’nin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-4)-6) maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE, 2-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/09/2025 tarih, 2024/513 Esas - 2025/776 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edenlere iadesine, 5-İstinaf eden alacaklılar tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden T.C. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı üzerinde bırakılmasına, 7-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 8-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.04/02/2026

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1976, K. 2026/189, T. 04.02.2026, www.arakarar.com/karar/sakarya-bolge-adliye-mahkemesi-7-hukuk-dairesi-2025-1976-e-2026-189-k-1fc72b7de8a6