Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/196 E. 2026/348 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/196
Karar No
2026/348
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2025/196 Esas

KARAR NO: 2026/348

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 24/12/2024

NUMARASI: 2016/33 ESAS, 2024/796 KARAR

DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 27/02/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının 20.10.2015 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra dosyasında borçlu olan .... .... Şti.'nin borcundan dolayı müvekkili şirketlerin taahhüdü altında bulunan şantiye sahasına İstanbul Anadolu....İcra Müdürlüğünün ... Talimat sayılı dosyasından hacze gelindiğini, yapılan haciz işleminde müvekkili şirketlere ait bir kısım menkulün mal haczedildiğini, yapılan haciz işlemine karşı istihkak iddiasında bulunulduğunu ve icra memurunun İİY 99'u uygulayarak muhafaza talebini reddettiğini, ancak icra dosyasında istihkak iddiası nedeni ile icra dosyasının devam edip etmeyeceği yönünde İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesince 2015/1200E.- 2015/874K. Sayılı dosyasında takibin devamına karar verildiğini ve taraflarına istihkak davası açılmak üzere 7 günlük süre verildiğini, İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesince 2015/1200 E.- 2015/874 K. Sayılı ilamın müvekkili şirkete tebliğ edilmeden davalı yanın 10.11.2015 tarihinde müvekkil şirketlerin iş yerlerine haciz ve muhafaza işlemi için gelinmiş ve müvekkili şirketler haciz ve muhafaza baskısı altında haciz talimatı bedelinin tamamı olan 60.456,00 TL'yi teminat olarak ve istihkak davası açma hakkını saklı tutarak dosyaya yatırdığını, bu aşamadan bir gün sonra 11.11.2015 tarihinde İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/1252 Esas sayılı dosyası ile istihkak davasının açıldığını ve ihtiyati tedbirin talep edildiğini ileri sürülerek davanın kabulü ile 12.22.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı yan tarafından 60.456,00-TL'nin iadesine, davalı yanın kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesinde 2015/1252 E. sayılı dosya ile istihkak davası açmış olduğunu, istihkak davası sonucunda verilen kararlar maddi anlamda kesin hüküm oluşturan kararlar olduğundan davacı şirketin huzurdaki istirdat davasını açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacı tarafın açtığı bir istihkak davasının olduğu, aynı iddiaların bu davada ileri sürüldüğü ve istihkak davası sonucunda verilecek hükmün kesin hüküm teşkil edeceği dikkate alınarak huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, haciz işlemlerinin İcra İflas Kanunu’ na uygun şekilde ve takibin devamı kararına istinaden gerçekleştirildiğini, dava konusu haciz işlemi, borçlunun muvazaalı bir şekilde faaliyetlerine devam ettiği inşaat şantiyesinde uygulandığını, mülkiyet karinesinin borçlu yararına olduğunu, yapılan ödemenin de borç ödemesi olduğunu, şirketler arasında organik bağ bulunduğunu, davacı şirketin tüzel kişiliğinden yararlanarak, kötü niyetle yapılan borç ödemesinin geri alınmaya çalıştığını, yapılan işlemler usul ve yasaya uygun olduğu ve icra prosedürünün gerektirdiği ölçüde hareket edildiği için iade yükümlülüğünün bulunmadığını savunarak usule yönelik itirazların değerlendirilmesi ile haksız davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/12/2024 tarih ve 2016/33 Esas 2024/796 Karar sayılı kararıyla; ''...İstanbul ....İcra Dairesinin .....E. Sayılı dosyasında davalı ...Ş. tarafından başlatılan icra takibi neticesinde yazılan haciz talimatı üzerine İstanbul Anadolu ....İcra Müdürlüğünün ....Tal. Sayılı dosyasından 16.11.2015 tarihinde borçlu....... A.Ş. için hacze gidildiği, haciz sırasında iş bu davayı ilk temlik eden konumunda bulunan davacılar ... ... ....Şti. ile ... ... ....Şti tarafından 10.11.2015 tarihinde İstanbul 5.İcra Hukuk Mahkemesi 2015/1200E.-2015/874K. Sayılı dosyadan daha önce gidilen haciz için takibin devamı kararı verilmesi üzerine istihkak davası açacaklarından bahisle tedbir alabilmek adına 60.456,00-TL bedeli teminat olarak talimat icra dosyasına yatırmaları üzerine, mahkemeden tedbir kararı alamadıkları için söz konusu bedel tahsil harcı da alınarak 12.11.2015 tarihinde davalı uhdesine geçmesi üzerine mahkememizde istirdat davası ikame edilmiş ardından dava ilk olarak 30.10.2019 tarihinde....... ... ....Şti.'ye temlik edilmiş ardından, ...... ... ....Şti. tarafından da 01.07.2024 tarihinde ... isimli kişiye temlik edilmiştir.

Davacılar ... ... ....Şti. ile ... ... ....Şti tarafından açılan istihkak davası İstanbul 33.İcra Hukuk Mahkemesi tarafından kabul edilmiş ve söz konusu karar istinaf incelemesinden de geçerek kesinleşmiştir. Söz konusu kesin karar ile birlikte Davacılar ... ... ....Şti. ve ... ... ....Şti. ile borçlu ......A.Ş. arasında organik bağ bulunmadığı, teminatın yatırılmasına neden olan haciz işleminin kabul edilebilir olmadığı anlaşılmaktadır. Davacılar ... ... ....Şti. ve ... ... ....Şti.; dava dışı borçlu ..........A.Ş.'nin icra takibine konu borcunu ödeyen 3. kişi konumundadırlat. Davacıların icra dosyasına cebri icra tehdidi altında ve ihtirazi kayıtla ( mahkemeden tedbir kararı alabilmek adına ) ödemede bulunduğu, ihtirazi kayıtla yapılan ödemenin, üçüncü kişi olan davacıların, borçlunun borcunu ödeme niyetiyle hareket etmediğini ortaya koyduğu, aralarında organik bağ bulunmadığı olgusunun icra mahkemesinden alınan karar ışığında kesinleştiği, davacıların İİK.nun 72. maddesine göre ödenen bu paranın borçlu olunmadığından bahisle istirdatına ilişkin geri ödenme talebinde bulunmak hakkı icra takibinin borçlusuna ait olacağı ve borcu ödeyen 3.kişilerin istirdat davası açamayacağı sabitse de, söz konusu davanın asıl dayanağı hukuki, nitelendirmenin hakime ait olacağı kuralıyla birlikte sebepsiz zenginleşme olduğu görülmekle, yatırılan bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi gerekir.Belirtilen açıklamalar ışığında bedelin davalının uhdesine geçtiği 12.11.2015 tarihinden itibaren değişik oranlarda işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınmasına, koşulları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davanın KABULÜ ile, 60.456,00-TL'nin 12.11.2015 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Davacı tarafın tazminat talebinin reddine,... '' karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, temlik eden davacılar tarafından, cebri icra tehdidi altında yapılmış herhangi bir ödeme bulunmadığını, Temlik eden davacılar, ... ... ....Şti. ile ... ... ....Şti., haciz baskısı altında icra dosyasına borcun ödendiğini ileri sürmüş ve bu bedelin istirdadını talep ettiğini, Temlik eden davacıların, müvekkili şirketin alacaklısı olduğu İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında borçlu olan .... .... Şti.'nin borcundan dolayı yapılan hacizde istihkak eden şahıslar olup takip borçlusu olmadıklarını, davanın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 72/7. maddesine göre açılmış bir istirdat davası olamayacağı, zira ödemenin dava dışı takip borçlusu ......... Şirketi tarafından ödendiğini, bu nedenle davacıların, ödemedikleri bir bedelin istirdatını talep edemeyeceğini, İİK 72/7'inci maddesinde tanımlanan istirdat davasının şartlarının oluşmadığının açık olduğunu, buna rağmen ilk derece mahkemesince, ödemenin davacılar tarafından yapıldığı yönündeki hatalı değerlendirmeye istinaden davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, istirdat davasının unsurları ile hüküm ve sonuçları, sebepsiz zenginleşme davasından tamamen farklı olduğunu, davacıların dayandığı hukukî sebeplere ve istirdat yönündeki talep sonucuna bakarak uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekirken taleple bağlılık ilkesine aykırı şekilde sebepsiz zenginleşme nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesinin yasa ve usule aykırı olduğunu, somut olayda yapılan borç ödemesi olduğunu, müvekkili şirketin sebepsiz zenginleştiğinden söz edilmesinin mümkün olmadığını, davacının istirdatını istediği ödeme davacılar tarafından değil takip borçlusu tarafından ödenmiş olup borç ödemesi olduğunu, ödemenin borcun ifası kapsamında olduğundan haklı sebep mevcut olduğunu ve sebepsiz zenginleşmeden söz edilmesinin mümkün bulunmadığını beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:

Dava; menfi tespit davasıdır.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı tarafından, haciz tehditi altında "teminat" olarak yatırılan bedelin davalıdan tahsili istemiyle dava açılmıştır.Dosyada mübrez delillerden; dava dışı ....Şirketi ile ... Şirketi'nin borçlu sıfatı ile yer aldığı icra dosyasından, davacı şirketlerin şantiye sahasında yapılan hacizde menkullerin "istihkak" iddiası ile haciz edildiği, 10.11.2015 tarihli haciz tutanağından; huzurdaki dosya davacısını temsilen vekilin haciz mahallinde hazır bulunduğu, haciz tutanağına 60.456,00-TL bedelin teminat olarak talimat dosyasına yatırdıklarını beyan ettiği görülmüş ve icra hukuk mahkemesinde açılan davada "yatırılan para karşılığı menkuller üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına" karar verildiği, icra müdürlüğünün 18/12/2015 tarihli kararından talimat dosyasına yatırılan paranın esas dosyaya aktarıldığı ve 12.11.2015 tarihinde dosya alacaklısı davalıya ödendiği, açılan istihkak davasının kabul edildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmış ise de talimat dosyasında yer alan tahsilat makbuzunda icra dosya borçlularından "... ... . Şirketi" tarafından alacaklıya verilmek üzere paranın yatırıldığının anlaşıldığı gibi talimat dosya ödemesinin davacı şirket tarafından yapıldığına dair başkaca bir dekont, ödeme belgesi de dosya kapsamında bulunmadığı anlaşıldığından davacıdan delilleri arasında yer alan ödeme belgesini sunmak üzere davacı tarafa kesin süre verilmesi ve neticesine göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilin istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, karar kaldırma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalı vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı HMK nın 353/ 1- a-6 maddesi gereğince KISMEN KABULÜNE,

2-İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/.... Esas 2024/. Karar ....12.2024 tarihli kararının KALDIRILMASINA,

3-Karar kaldırma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

4-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE,

5-İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine,

6- İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 260,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.943,10 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

8- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.27/02/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/196, K. 2026/348, T. 27.02.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-196-e-2026-348-k-a25919cd2ce0