Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1794 E. 2026/291 K. – fark olacağı, bu

Konu: fark olacağı, bu bakımdan uyarlama

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1794
Karar No
2026/291
Karar Tarihi
Konu
fark olacağı, bu bakımdan uyarlama

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

15.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2025/1794

KARAR NO:2026/291

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:18/09/2025

NUMARASI:2024/459 Esas, 2025/537 Karar

DAVANIN KONUSU:Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ :04/03/2026

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, taraflar arasındaki 30.10.2020 tarihli ... referans numarası “... Projesi” sözleşmesinin (15.03.2022 tarih ve ... nolu, 21.07.2022 tarih ve.. nolu, 13.01.2023 tarih ve ... nolu, 21.02.2023 tarih ve ... nolu, 10.07.2023 tarih ve ... nolu zeyilnamelerle birlikte) ve 01.06.2022 tarihli... referans numaralı aynı adı taşıyan sözleşmenin “İlave Cephe İşleri (Ek A Paketi)” konulu sözleşmesinin, bu sözleşmeler kapsamında davacı tarafından yüklenilen işin üretim maliyetlerindeki olağanüstü ve öngörülmesi mümkün olmayan küresel ve ülkesel fiyat artışları nedeniyle oluşan emtia, işçilik vb. kalemlerdeki fiyat farkları nedeniyle uyarlanması ve uyarlama sonucu ortaya çıkacak miktardan HMK 107. madde kapsamında şimdilik 30.000,00 Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı kanun 4/a maddesi kapsamında, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiziyle birlikte tahsili ile sözleşme kapsamında zamanında yapılmayan ödemelerdeki kur farklarının tahsili amacıyla şimdilik 50.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili talebine ilişkindir.Davalı vekilince, davanın öncelikle belirsiz alacak davası olarak açılması şartları oluşmadığından davanın usulden reddine, davaya kısmi dava olarak devam edilmesi halinde, yine ihtarnamede dava konusu talebini açıkça belirlemiş olması karşısında kısmi dava açmasında da hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddine, davacının netice ve talep kısmında yer alan talepleri soyut ve anlaşılabilir mahiyette olmadığından HMK'nın 31. Maddesi gereğince davacıya talep sonucunun açıklattırılmasına, haksız ve hukuka aykırı davanın esastan da reddine karar verilmesi talep edilmiştir Mahkemece 15.10.2024 tarihli duruşmada davacı vekiline, "uyarlamadan doğan alacak talebi ve geç ödemelerden dolayı kur farkı alacak taleplerini somutlaştırması, uyarlamanın sözleşmelerin ve zeyilnamelerinin tamamı için mi istendiği yoksa belirli maddeler için mi istendiği hususlarının açıklanması, kur farkından oluşan alacakların dayanağının hangi ödemeler olduğunun açıklanması bakımından talep sonucunu somutlaştırması ve açıklaması için" aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği ihtarını da içerir şekilde, HMK'nun 119/1-ğ ve 2. Maddeleri uyarınca 1 haftalık kesin süre verilmiş,Davacı vekilince buna dair 21.10.2024 tarihli talep açıklama dilekçesi ekinde 1 adet flash bellek sunulmuş,Sonrasında, 24.12.2024 tarihli duruşmada davacı vekiline, "sözleşmenin uyarlanması talebi bakımından, sözleşme bedeli olan 27.969.888,25 EURO'nun dava tarihi olan 08/08/2024 tarihli Merkez Bankası Euro Efektif Satış Kuru üzerinden TL'ye çevrilmesi ile bulunan dava değeri olan 1.026.245.966,77 TL ile kur farkı alacak talebi bakımından kısmi dava değeri olan 50.000,00 TL'nin toplam bedeli olan 1.026.295.966,77 TL üzerinden alınması gereken 17.526.569,37 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 19.651,08 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 17.506.918,29 TL harcı yatırması bakımından" 2 haftalık kesin süre verilmiş ve aksi takdirde Harçlar kanununun ilgili maddeleri ve HMK'nun 150. Maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılacağı ihtar edilmiş,Davacı vekilince sunulan 28.12.2024 tarihli dilekçeyle, alacak miktarının, bilirkişiler tarafından uyarlama sonucu hesaplanacak değer ile mevcut sözleşme bedeli arasındaki fark olacağı, bu bakımdan uyarlama davasında harca esas değer "sözleşme uyarınca ödemesi gereken miktar ile sözleşmenin talebi gibi uyarlanması halinde ödemesi gereken miktar arasındaki fark" olup nispi harcın da bu rakama göre ödenmesi gerektiği, huzurdaki davada, sözleşmenin uyarlanması halinde ödenmesi gereken tutar ancak tahkikat aşamasında yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkacağı, bu nedenlerle, ihtilaf konusu olmayan ve tahsili talep edilmeyen mevcut sözleşmedeki götürü bedel üzerinden harç ikmaline karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek, söz konusu ara karardan dönülmesi talep edilmiş,Mahkemece 02/01/2025 tarihli ara kararla, bu talep değerlendirilerek, talebin reddine karar verilmiş ve bu ara karar davacı vekiline tebliğ edilmiş, sonrasında ise kesin sürede eksik peşin harç tamamlanmadığından dolayı 22/04/2025 tarihli celsede dosyanın Harçlar Kanunun ilgili maddeleri ve 6100 sayılı HMK'nun 150. maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.Mahkemece yargılama neticesinde istinafa konu kararla; Davanın, taraflar arasında imzalanan 30/10/2020 tarihli sözleşme ve akabinde imzalanan zeyilnamelerin TBK'nun 138. ve 480/2 maddeleri uyarınca uyarlaması sonucunda ortaya çıkacak alacağın davalıdan tahsili ve sözleşme kapsamında zamanında yapılmayan ödemelerden dolayı kur farkından doğan alacağın tahsili istemlerine ilişkin olduğu, dava konusu talepler kapsamında verilen kesin sürede eksik peşin harcın tamamlanmamasından dolayı 22/04/2025 tarihli celsede dosyanın Harçlar Kanunun ilgili maddeleri ve 6100 sayılı HMK'nun 150. maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 6100 sayılı HMK'nun 150/5. Maddesi gereğince işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç ay içinde yenilenmeyen davaların açılmamış sayılmasına karar verileceği, davacı tarafından açılan iş bu davanın, işlemden kaldırıldığı 22/04/2025 tarihinden itibaren üç aylık yasal süre içinde yenilenmediği gerekçesiyle, davanın 6100 sayılı H.M.K.'nın 150/1-5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, karar verilmiştir.

Davacı vekili istinafında; Davada talep ettikleri uyarlamadan doğan alacaklarının, alanlarında uzman bilirkişilerce yerinde yapılacak tespit, inceleme ve hesaplamalar sonucu döviz (Euro) bazında belirlenecek rakam ile sözleşmeler (zeyilnameleriyle birlikte) kapsamında belirlenen götürü bedel arasındaki farktan ibaret olacağını, bu nedenle de uyarlamadan doğan alacak taleplerinin belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğini, yani dava konusu alacak miktarının sözleşmenin mevcut götürü bedel miktar olan KDV dahil 27.969.888,25 Euro olmadığını, bu bakımdan uyarlama davasında harca esas değer "sözleşme uyarınca ödemesi gereken miktar ile sözleşmenin uyarlanması halinde ödemesi gereken miktar arasındaki fark" olup nispi harcın da bu miktara göre ödenmesi gerektiğini, huzurdaki davada, sözleşmenin uyarlanması halinde ödenmesi gereken tutarın ancak tahkikat aşamasında yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkacağını, bu nedenlerle, ihtilaf konusu olmayan ve tahsili talep edilmeyen mevcut sözleşmedeki götürü bedel üzerinden harç ikmaline karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Dava, taraflar arasındaki 30.10.2020 tarihli “... Projesi” sözleşmesinin (zeyilnamelerle birlikte) ve 01.06.2022 tarihli “İlave Cephe İşleri (Ek A Paketi)” konulu sözleşmenin uyarlanması ve uyarlama sonucu ortaya çıkacak miktardan HMK 107. madde kapsamında şimdilik 30.000,00 Euro ile zamanında yapılmayan ödemelere ilişkin şimdilik 50.000,00 TL kur farklarının davalıdan tahsili talebine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, davacının davadaki "sözleşmenin uyarlanması" talebi bakımından sözleşme bedeli olan 27.969.888,25 EURO (1.026.245.966,77 TL) de dahil edilerek belirlenen toplam 1.026.295.966,77 TL üzerinden hesaplanan peşin nispi harç olan 17.526.569,37 TL'den, davacı tarafça peşin yatırılan 19.651,08 TL harç mahsup edilerek kalan 17.506.918,29 TL harcın tamamlanması için davacı vekiline 24.12.2024 tarihli duruşmada 2 haftalık kesin süre verilmiş ve bu harcın tamamlanmaması üzerine 22/04/2025 tarihli celsede dosya Harçlar Kanunun ilgili maddeleri ve 6100 sayılı HMK'nun 150. maddesi gereğince işlemden kaldırılmış ise de, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2024/1289 Esas - 2025/789 Karar ve 2024/298 Esas - 2024/3975 Karar, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2013/3701 Esas - 2013/14332 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, sözleşmenin uyarlanması davasında harca esas dava değerinin "sözleşme bedeli ile sözleşmenin uyarlanması gereken miktar belirlendiğinde bu iki bedel arasındaki fark" olduğu, peşin nispi harcın da bu rakama göre davacıya tamamlatılması gerektiği, huzurdaki davada, sözleşmenin uyarlanması halinde ödenmesi gereken tutarın ancak tahkikat aşamasında yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkacağı, bu nedenlerle, Mahkemece, ileride fark bedel belirlendiğinde sözleşmenin uyarlanması talebi bakımından davacıya bu fark bedel üzerinden harç tamamlattırılması gerekirken, sözleşme bedeli üzerinde harç tamamlatılması yoluna gidilmesinin ve davacı vekilinin bu uygulamaya karşı sunduğu haklı itirazlarına rağmen, önce dosyanın işlemden kaldırılmasının, sonrasında ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince kaldırılarak, yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,

2-İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 18/09/2025 tarih, 2024/459 Esas, 2025/537 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,

5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,

6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 04/03/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/1794, K. 2026/291, T. 04.03.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1794-e-2026-291-k-a872c8429cfa