İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/24 E. 2026/259 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/24
- Karar No
- 2026/259
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/24 Esas KARAR NO : 2026/259
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/03/2021 KARAR TARİHİ : 25/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/04/2026 Mahkememizin ... Esas, ... Karar 10/11/2021 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, kararın istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar 10/12/2025 tarihli ilamı ile Mahkememiz kararının kaldırıldığı, dosyanın Mahkemenin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görülmekle davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin mobilya üreticisi olduğunu, mobilya ihracatı açısından önemli bir organizasyon olan ... Fuarlarında yıllardır katılımcı olarak yerini aldığını ve her yıl ocak ayında yapıldığını, kış aylarında ölgünleşen mobilya piyasasında hatırı sayılır bir hareket yaratması sebebiyle ...'un katılımcılar tarafından tercih edildiğini yine bu organizasyon sırasında gelecek yıl sözleşmesininde akdedildiğini, müvekkilininde .... tarihinde gerçekleşen ... Fuarı esnasında ... tarihlerinde düzenlenecek .... Fuar için davalı ile anlaşıldığını, aralarında kurulan sözleşme uyarınca 38.696,50 TL peşinatı 24/01/2020 tarihinde EFT yoluyla davalıya ödediğini, Dünya Sağlık Örgütünce ilan edilen Corona virüsün ilk vakası Türkiye’de 11.03.2020 tarihinde görüldüğünden o tarihte Covid 19 pandemisinin sonuçlarının bu denli büyük olacağını tahmin etmenin mümkün olmadığını, bununla birlikte virüsün çok kısa sürede tüm dünyada yayılması ile ülkelerce alınan sıkı önlemler zamanla had safhaya çıkarılmış olsa da sürecin zamanla hafifleyeceği, pandeminin etkisinin azalacağı ve kısa zamanda normal yaşama dönüleceğin umulduğunu, nitekim yaz aylarına doğru alınan önlemler azaltılmış ve normalleşme süreçleri başlatıldığını, müvekkili şirketinde pandeminin kısa sürede atlatılacağı umuduyla ve yıllardır yer aldığı ticaret hayatında prensip olarak benimsediği ahde vefa ilkesine verdiği değerle sözleşmeyi ayakta tuttuğunu ve 07.05.2020 tarihinde mail yoluyla iletilerek imzalanması talep edilen, sürekli fuar etkinlikleri düzenleyen davalı tarafından bu etkinlikler için matbu olarak hazırlanmış ve benzer tüm etkinliklerde kullanılan nitelikte ayrıntılı sözleşme formunu imzalayarak davalıya mail yoluyla ilettiğini, 08.05.2020 tarihinde kalan ödeme olan 195.424,35 TL'yi yine EFT yolu ile davalıya ödediğini, akabinde yaz mevsiminde vakalarda artış hızı düştüğünü ve tedbirler gevşetilmiş olsa da sonbahar mevsiminin gelmesiyle birlikte vakalarda artış oranı yeniden yükselişe geçtiğini, Covid 19 Pandemisinin ikinci dalgasının başladığı açıklandığını, bununla birlikte ... tarihleri arasında gerçekleşecek olan ... Fuarının davalı tarafından 14.10.2020 tarihinde iletilen bir maille 3 – 8 Ağustos tarihine ertelendiği bildirildiğini, müvekkili şirket ile davalı arasında dava konusu sözleşmenin kurulduğu 2020 yılının Ocak ayında ortaya bir virüsün çıkacağı ve tüm dünyayı etkisi altına alacak bir pandemiye ( salgın hastalığa ) sebep olacağı sadece müvekkilinin değil bu pandemiye maruz kalan herkes için mutlak olarak öngörülemez bir olay olduğunu, hastalığın ülkemizde yayılmaya devam etmesi, ikinci dalganın yaşanması, akabinde virüsün mutasyona uğrayarak çok daha bulaşıcı bir hale gelmesi ve yakın zamanda bir üçüncü dalganın yaşanabileceği verileri, bu salgın kapsamında alınan idari tedbir ve kararlar baz alındığında, davalı ile aralarında mevcut sözleşmede öngörülen edimin ifası objektif olarak imkansız hale geldiğini, son olarak ... tarihinde yapılan ... Fuarı verileri dikkate alındığında 750'nin üzerinde firmanın katıldığını, 132 ülkeden 44.865 i yabancı toplam 148.718 ziyaretçi ağırlayan ve 6 gün süren bu minvaldeki bir fuarın içinde bulunulan şartlar içinde gerçekleştirilmesi olanaksız olmakla birlikte gelecek süreçte gerçekleşebilirliğinin de son derece belirsiz olduğunu, müvekkili tarafından ahde vefa ilkesi kapsamında sözleşmedeki ücretinin tamamen ödenip, ödeme tarihi itibariyle de hastalığın seyri tahmin edilemediğinden o tarihte de fuarın gerçekleşebilirliğinin belirsiz olduğunu, kaldı ki müvekkil ve diğer birçok katılımcı firma açısından bu fuara katılmaktaki en önemli etken Ocak ayında gerçekleşmesi yönüyle kış mevsiminde durgun olan sektöre hareket kazandırması olduğunu, dolayısıyla müvekkilin iş yoğunluğunun zaten fazla olduğu yaz mevsiminde bu fuara katılmanın davacıya hiçbir faydası olmadığı gibi aksine yaratacağı yükle müvekkilini zora sokarak zarara uğratacağını, müvekkili davacının bu fuara katılmakta hiçbir menfaati kalmadığını ve fuara katılma amacını imkânsızlaştırdığını, hastalığın ülkemizde aldığı seyirle birlikte davalı tarafından 14.10.2020 tarihinde taraflarına ulaştırılan maille fuar tarihinin Ağustos ayına ertelendiğinin bildirilmesini takriben kendilerinin de 20.10.2020 tarihinde davalıya ilettikleri maille pandemi sebebiyle, gerçekleşecek fuara katılamayacaklarını bildirerek ödenen ücretin iadesini talep ettiklerini fakat herhangi bir dönüş alamamaları üzerine davalıya İnegöl .... Noterliğince 18 Şubat 2021 tarih ... yevmiye numarası ile aralarında mevcut sözleşmenin sona ermesi ve ücretin iadesi konulu ihtar gönderdiklerini ve yine dönüş alamadıklarını beyanla sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda davalıya yapılan ödemenin tahsilini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu İMOB ("Fuar")... tarihleri arasında gerçekleştirilmek üzere planlanlandığını, müvekkili şirket tarafından gerekli başvuruların yapıldığını ve fuarın bu tarihte gerçekleştirilmesi için gerekli tüm hazırlıklar tamamlandığını ancak Covid 19 Pandemisinin ortaya çıkması ile birlikte ülkemizde alınan önlemlerin ilk başında fuarcılık faaliyetlerinin durdurulması geldiğini, öncelikle ortaya çıkan hafta sonu yasakları nedeniyle fuarın gerçekleşme imkanı ortadan kalkmış daha sonra Ticaret Bakanlığı tarafından alınan kararlar ile ülkemiz genelinde yapılacak olan tüm fuarlar durdurulduğunu, hal böyle olunca müvekkili şirkette ülkemizde faaliyet gösteren diğer tüm fuar firmaları gibi bu tarihler arasında gerçekleştirecek olduğu fuarlarını ertelemek zorunda kaldığını, bu durumun müvekkili açısından mücbir sebep teşkil ettiğini, müvekkil şirketin faaliyetleri bizzat devlet kararıyla durdurulduğunu, davacı vekilinin dilekçesinde belirttiğinin aksine fuarın belirsiz bir tarihe ertelenmediğini, söz konusu fuar sektör temsilcileri ile de mutabık kalınarak ... tarihine ertelendiğini, her ne kadar müvekkilinin fuarı mücbir sebeple ertelemiş olsa da davacı ile müvekkili arasında imzalanmış olan (davacı vekilinin dilekçesinde de değinmiş olduğu) Fuar Katılım Sözleşmesi dördüncü maddesi incelendiğinde zaten müvekkilinin gerekli görmesi halinde fuar tarihini değiştirme hakkı olduğunu, bu durumun katılımcıya fesih hakkı vermeyeceğinin görüleceğini, Fuar Katılım Sözleşmesi’nin 2. Maddesi uyarınca sözleşmeyi imzalayan katılımcıların, sözleşmenin imzalanmasından sonra ilgili fuara katılmayı reddetmeleri halinde dahi katılımcıların sözleşmeden doğan maddi ve manevi sorumlulukları devam ettiğini, bu durum müvekkilin fuarlar ile ilgili yapacağı iptal dahil her türlü değişiklik hallerinde dahi geçerli olduğunu, kaldı ki fuar iptal edilmemiş sektörün ihtiyaçları doğrultusunda ileri bir tarihe ertelenmiş olduğunu, Fuar Katılımcı Sözleşmesini imzalamakla davacının bütün bu koşulları kabul ettiğini, sözleşme yükümlülükleri aynen devam ettiğini, davacı tarafından imzalanmış sözleşmedeki açık hükümler kapsamında davacının sebepsiz zengileşme hükümlerine göre bedel iadesi talebinin kabulü mümkün olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında, davalı vekiline cevap dilekçesinde bahsetmiş olduğu tarihlerde değişiklik yapılmasına ilişkin maddenin sözleşmede olmadığı hususu hatırlatılarak bu konuda da açıklama yapılmasıyla birlikte fuarın 03/08/2021 tarihinde yapılacağına ilişkin beyanı karşısında fuarın bu tarihlerde gerçekleşip gerçekleşmediği ve davacının fuara katılımının olup olmadığı, fuar ileri bir tarihe ertelendiyse bu tarihte belirtilerek cevap verilmesinin istenilmesine karar verildiği, buna istinaden davalı vekili tarafından sunulan 07/10/2021 havale tarihli dilekçede sözleşmenin ibraz edildiği ve sözleşmede beyanlarındaki gibi ertelemeye ilişkin madde bulunmadığı ancak davacı tarafa fuarın yapılacağı tarihi ve gerekli bilgileri içeren davet mektubunun e-posta ile gönderildiği buna rağmen davacının fuara katılmadığı beyan edilmiştir. Dava, taraflar arasında imzalanan fuar katılım sözleşmesinin sona erdiği iddiası ile ödenen fuar katılım bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca tahsili için açılan alacak davasıdır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar 10/12/2025 tarihli ilamı ile; "...dava dilekçesine ekli olarak sunulan sözleşme ile davalının sunduğu fuar katılım sözleşmesi hükümleri birbirinden farklılık göstermektedir. Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda açıklanan gerekçeli kararda bu durum tartışılmamış ve hangi nedenle davalı tarafça sunulan sözleşmeye üstünlük tanındığı açıklanmamıştır. Öncelikle, hükme esasa alınacak sözleşme konusundaki bu belirsizliğin giderilmesi gerekmektedir. İş bu nedenle taraf /vekillerine 6100 sayılı HMK nun 31. Maddesi uyarınca yazılı beyanlarını sunması için süre verilmeli ve uyuşmazlığa konu sözleşme belirlendikten sonra davanın esasına girilerek varılacak sonuç dairesinde hüküm tesis edilmesi gerektiğini" bildirmiştir. 04.02.2020 tarihli Fuar Katılım Sözleşmesinin taraflar arasında akdedilen ilk sözleşme niteliğinde olduğu, ilk sözleşmede davacı tarafından 153 m2 alanın kiralandığı ancak fuar alanının küçük olması nedeniyle daha büyük bir fuar alanı kiralamak amacıyla taraflar arasında yeni sözleşme yapılarak 230 m2'lik fuar alanına ilişkin 07.05.2020 tarihli Fuar Katılım Sözleşmesinin imzalandığı, uyuşmazlığın 07.05.2020 tarihli sözleşmeden kaynaklandığı görülmüştür. Taraflar arasında imzalanan 07/05/2020 tarihli Fuar Katılım Sözleşmesinin 2. maddesi; "Katılımcı, fuar katılım koşulları, sergi veya fuarın yeri, katılımcının fuar alanındaki yeri, düzenleme tarihleri, ünvanı vb hususlarda, düzenleyicinin, sektörün talebi ve ekonomik durumu, organizasyon gerekleri veya kendi takdiri ile yapacağı değişiklikleri (fuarın kısmen veya tamamen iptali dahil) peşinen kabul eder. Bu durum sözleşmenin fesih sebebi değildir, katılımcının ücret ödeme yükümlülüğü devam eder..." şeklindedir. Aralık 2019 tarihinde ortaya çıkan Covid-19 salgını nedeniyle Dünya Sağlık Örgütü tarafından “pandemi” ilan edilmiştir. Covid-19 pandemisi, “mücbir sebep” veya borcu “imkânsız” kılan bir olgu olarak sözleşmelerin ifasını etkilemektedir. Covid-19, doğrudan bir salgın hastalık olması yanında aynı zamanda salgından korunmak için Devlet tarafından alınan önlemler sebebiyle de sözleşmeleri etkilemektedir. Birçok işyeri veya işletme kapatılmakta ya da faaliyetleri sınırlandırılmakta; toplantılar, gösteriler, uçuşlar, törenler gibi etkinlikler yasaklanmakta veya büyük ölçüde kısıtlanmakta; sokağa çıkma yasakları veya kısıtlamaları getirilmektedir. Alınan bu önlemler sözleşmelerin ifasını da doğal olarak etkilemektedir. Bu çerçevede ülkemizde de salgınla mücadelede kapsamında kısmi ve tam kapanma dönemleri yaşanmış ve sonrasında kademeli normalleşme süreci yürütülmüştür. Davalı tarafından fuarın iptal edilmediği, ertelendiği savunulmuştur. Taraflar arasında imzalanan fuar katılım sözleşmesinin ikinci maddesinde düzenleyicinin fuar tarihlerini değiştirme hakkına sahip olduğu, düzenleyicinin her fuar için genel katılım durumu, sektörün talepleri, organizasyon gerekleri ve benzeri nedenlerle farklı değerlendirmeler yapabileceği, tarafların tacir olmaları nedeniyle basiretli davranma yükümlülüklerinin bulunduğu ve sözleşme hükümleriyle bağlı oldukları, fuar tarihinde yapılan değişiklik ile ifa imkansızlığı durumunun yaşanmadığı, sözleşmenin hukuken geçerliliğini koruduğu ve sözleşmenin bu şekilde sona ermediği anlaşılmakla sona ermeyen sözleşmeden kaynaklı ödeme geri istenemeyeceğinden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın reddine, Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 3.998,20 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye fazla yatırılan 3.266,20 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafça posta / tebligat gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 66,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, AAÜT gereğince hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep halinde davalıya iadesine, Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/03/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır