Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2025/1759 E. 2026/9 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1759
Karar No
2026/9
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/1759 Esas 2026/9 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/1759 KARAR NO : 2026/9

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 18/11/2025 NUMARASI : 2025/852 Esas (Ara karar) : İhtiyati tedbir KARAR TARİHİ : 12/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/01/2026

Taraflar arasındaki TTK 630/2 maddesi uyarınca şirket müdürünün haklı nedenle azli istemli davanın yapılan yargılaması sırasında, davacı ortağın ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik verilen ara karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TALEP İhtiyati tedbir talep eden davacı dava dilekçesinde özetle; Davalı karşı yanın şirkette bulunan temsil boşluğundan menfaat elde etmeye çalışarak ortağı oldukları dava dışı şirketi re'sen terk sürecine sürüklediğinden yargılama süresince tedbiren karşı yanın müdürlük yetkilerinin kaldırılmasıyla şirketin Vergi Dairesi, SGK ve yargısal işlemlerini yürütmek için müşterek imzaya yetkili kılınacak mahkemece uygun görülecek bir kişinin davacı yanında imzaya yetkili olmak üzere yönetim kayyımı olarak veya kendisinin münferiden yetkili kılınması ile mahkemece uygun görülecek bir kişinin işbu işlemlerin denetimi için denetim kayyımı tayinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı yanın müşterek imza ile yetkili davalı şirket yetkilisinin yönetim ve temsil yetkisinin tedbiren kaldırılması ile şirkete müşterek imzalı yetkili yönetim kayyımı/denetim kayyımı atanması talebinde bulunduğu anlaşılmış ise de davacı talebinin, taraf delilleri toplanmak suretiyle yapılacak yargılama neticesinde değerlendirilebileceğinden talep yargılamaya muhtaç bulunmakla mevcut dosya kapsamı uyarınca yasada aranan yaklaşık ispat koşulu bu aşamada yerine getirilmediğinden bahisle; "ihtiyati tedbir talebinin reddine" ilişkin karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir talep eden davacı istinaf dilekçesinde özetle; tarafların dava dışı ... ... Ltd. Şirketinin müşterek imzalı yetkilisi olduklarını, davalının yetkisini kötüye kullanarak şirketi zarara uğratması üzerine çıkan tartışma sonucu şirketten ayrılarak ve beraberinde bir kısım belge ve defterleri götürerek şirketi resen terk sürecine sürüklediğini, şirket envanterlerinin yedinde koz olarak bulundurduğunu, vergi ve SGK ödemelerine müşterek yetkisi uyarınca onay vermediğini, şirketin ticari itibarının zarara uğradığını, tedbir taleplerinin kabulü gerektiğini ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; HMK'nun 389 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. HMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. Somut olayda, davacı tarafın ileri sürdüğü sebeplere nazaran dosya kapsamında bu aşamada HMK'nun 389.maddesine göre yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğinin anlaşılmasına göre işbu davada ilk derece mahkemesinin, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik ara kararı usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 732,00-TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın tedbir talep eden davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.12/01/2026

Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -... ... ... ... ...

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2025/1759, K. 2026/9, T. 12.01.2026, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-21-hukuk-dairesi-2025-1759-e-2026-9-k-9b1d710d59ea