Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1534 E. 2025/1748 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1534
Karar No
2025/1748
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/1534 Esas

KARAR NO : 2025/1748

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 13/08/2025

NUMARASI : 2025/458 Esas, 2025/758 Karar

DAVA: KONKORDATO (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))

KARAR TARİHİ: 25/12/2025

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Konkordato talep eden vekili talep dilekçesi ile; müvekkili şirketin ısıtma ve soğutma sistemleri alım satımı ve ihracatı alanında faaliyet gösterdiğini, tek ortaklı şirketin sermaye tutarının 30.000.000,00 TL olduğunu, önemli bir inşaat projesinde ana tedarikçi olan şirketin yükümlülüğünü yerine getirebilmek adına tedarikçelere yüklü miktarda avans verdiğini, projenin başlamasının gecikmesinin, şirketin hakediş alamamasına ve finansal krize girmesine neden olduğunu, ülkede yaşanan ekonomik kriz ve deprem felaketi, faiz oranlarının yükselmesi, bankaların yeterli teminata rağmen kredi vermemesi, banka borçlarının ödenmesi amacıyla zararına satış yapılması ve alacak tahsilatında yaşanan gecikmeler gibi nedenlerin de şirketin finansal krize girmesine neden olduğunu, konkordato projeleri ile borçların % 25 faiz ile tasdik tarihinden itibaren 3,5 yıl içinde üçer aylık taksitler ile ödeneceğini ileri sürerek borçlu şirket lehine geçici mühlet ve kesin mühlet verilmesini, sonrasında konkordato projesinin tasdikini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; şirketin 28/02/2025 tarihli bilançosunda kayıtlı ve kaynak olarak gösterilen 9 adet taşınmazından 8 adetini konkordato talebinden önce sattığı, tasdik için aranan dürüstlük koşulu 7101 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle kaldırılmış ise de, bu değişikliğin kötü niyet boyutuna gelmiş konkordato taleplerine göz yumulacağı şeklinde yorumlanayacağı, iyiniyetin konkordatoya hazırlık döneminde de gözetilmesi gerektiği, borçlunun geçici mühlet öncesinde yüksek bedelli taşınmazlarını devrettiği, taşınmaz bedelleri ile şirket borçlarının ödendiği beyan edilmişse de, bu hususa ilişkin belge sunulmadığı gibi komiser heyeti tarafından, iddia edilen ödemelerin yapıldığının tespit edilemediği, konkordato başvurusundan kısa bir süre önce taşınmazlarını devreden şirket ortağının iyiniyetinden sözetme imkanı bulunmadığı, bu satışlar ve tahsilatlara ilişkin gerekli ve yeterli açıklamanın yapılamadığı, şirketin ön projesinde yer alan rapor içeriğine ve kaynak kalemlerine ilişkin bir açıklama yapmadığı, ön proje ve kaynakların revize edilmediği ve bu itibarla komiser heyetinin konkordatonun başarıya ulaşmadığı kanaatine ulaştığı, alıcılar hesap kaleminde kaynak olarak gösterilen tutarın önemli bir kısmının fatura karşılığı alacak olmadığı, verilen çeklerle alıcılar hesabının borçlandırıldığı ve bunun konkordato kaynağı olarak dikkate alınamayacağı, stoklardan sağlanacak nakit başlığı altında kaynak olarak gösterilen verilen sipariş avanslarından tutarı yüksek ilk 5 hesabın incelenmesinde, malların teslim edilip edilmediği ve alacağın gerçekliği konusunda bir tespit yapılamadığı, bu hususta davacı şirket tarafından açıklama yapılamadığı gerekçesiyle konkordato talebinin reddine ve geçici mühletin kaldırılmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Karar yasal süresinde konkordato talep eden vekili tarafından istinaf edilmiştir.Talep eden vekili istinaf nedenleri olarak; konkordatonun gerçekleşmesinin imkansız olması halinde dahi borçluya mühlet verilmesi gerektiğini, revize proje hazırlanması aşamasındayken ve revize proje sunmak için süre istemiş iken, konkordato talebinin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, revize proje sunulmaması usuli bir eksiklik olup, bu hususun konkordato talebinin tümden reddini gerektirmediğini, konkordato talebinden önce satılan taşınmazların bedellerinin bankaların ipoteklerine ödenmek suretiyle bankalara yatırıldığını, satılan taşınmazlardan gelen gelir ile kredilibite oluşturulmaya çalışıldığını, ancak bankaların, borçlar kapatılmasına rağmen kredi başvurularına ret cevabı verdiğini, müvekkilinin de konkordato başvurusunda bulunmak zorunda kaldığını belirterek kararın kaldırılarak konkordato talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

Talep, hukuki niteliği itibariyle 7101 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 285 ve devamı maddeleri gereğince geçici mühlet ve akabinde kesin mühlet kararı verilerek konkordatonun tasdikine ilişkindir.Konkordato talepleri ile ilgili 2004 sayılı İİK'nın 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada iflasa tabi olan borçlu için, İİK'nın 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu vurgulanmıştır. Somut olayda, talebin, borçlu şirketin muamele merkezindeki Asliye Ticaret Mahkemesinde yapıldığı ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 74. maddesinde belirtilen şekilde talep eden vekilinin vekaletnamesinde konkordato ile ilgili özel yetkinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.Mahkemece İİK'nın 286. maddesinde sayılan belgelerin eksiksiz olarak sunulduğu belirtilerek talep eden şirket lehine 22.05.2025 tarihinden geçerli olmak üzere 3 aylık geçici mühlet kararı verilmiş, geçici komiser heyeti geçici mühlet içerisinde ara ve nihai raporlarını sunmuş olup, 13.08.2025 tarihli tarihli duruşmada geçici mühlet kaldırılarak borçlu şirketin konkordato talebinin reddine karar verilmiştir.Karar yasal süresinde konkordato talep eden şirket vekili tarafından istinaf edilmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, talep eden şirket lehine kesin mühlet verilmesi şartlarının bulunup bulunmadığı hususunda toplanmaktadır.Geçici komiser heyeti 24.06.2025 tarihli raporunda; şirketin konkordato başvurusundan önce 28.02.2025 tarihinde 9 adet taşınmazından 8 tanesini devrettiği, taşınmazların değerinde satılıp satılmadığı, satışa ilişkin tahsilatların yapılıp yapılmadığı, tahsil edilen tutarların ne amaçlı kullanıldığı hususlarının izah edilmesi gerektiği, şirketin 2025 yılının ilk iki aylık döneminde yüksek zararda olduğu ve zararına satışlar yaptığı, şirketin alınan çekler, alacakların tahsili, stoklardan sağlanacak gelir ile ilgili kalemleri revize etmesi gerektiği belirtilmiştir.Geçici komiser heyeti 05.08.2025 tarihli raporunda; personel maaşlarının ödendiği, kamuya olan yükümlülüklerin tam olarak yerine getirilmediği, şirketin net işletme sermayesini kaybetmediği, kaydi değer bilançosuna göre sermaye kaybı olduğu, 31.05.2025 tarihi itibariyle 8 kişi istihdam ettiği, satışlarının devam ettiği, elinde mevcut stokları, taşınmazı, taşıtları ve demirbaşları bulunduğu, çalışma kabiliyetinin devam ettiği, konkordato ön projesinin temel dayanağının; dönem başı hazır değerlerin yanı sıra alıcılardan ve çeklerden yapılacak tahsilat, stoklardan ve verilen sipariş avanslarından sağlanacak kaynak, şirkete ait gayrimenkul satışı, ticari faaliyetlerden elde edilecek kar ve sermaye artışı kalemleri olduğu, bir önceki raporda detaylı olarak belirtildiği şekilde proje kaynaklarının tekrar gözden geçirilerek konkordato ön projesinin revize edilmesi ve gerekirse ilave kaynak konulması gerektiği belirtilmiş olsa da revize ön proje sunulmadığı, bu nedenle değerlendirmenin mevcut ön proje üzerinden yapıldığı, şirketin 31.05.2025 tarihli kaydi değer bilançosunda, kaydi değer özkaynaklarının (+) 38.695.718,50 TL olarak hesaplandığı ve borca batık olmadığı, heyet tarafından hazırlanan 31.05.2025 tarihli rayiç değer bilançosunda şirketin rayiç değer özkaynaklarının (+) 1.499.386,16 TL olarak hesaplandığı ve borca batık olmadığı, mevcut konkordato ön projesi kapsamında, konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı belirtilmiştir.Konkordato talep eden borçlu, ön projede, faaliyetine devam etmek ve konkordatoyu başarılı kılmak için gerekli mali kaynağı nasıl sağlayacağını mutlaka açıklamalıdır. Bu çerçevede, ön projede, özellikle, konkordato mühleti içinde işletme sermayesinin nasıl sağlanacağı açık ve net bir şekilde gösterilmelidir. Öte yandan, alacaklılara ödeme yapılabilmesi için gerekli mali kaynağın nasıl elde edileceği açıklanmalıdır; bu çerçevede, ortakların yeni sermaye getirmeleri veya sermayeyi karşılıksız tamamlamaları, kişisel malvarlıklarını paraya çevirerek şirkete getirmeleri, sermaye artırımı yaparak yeni ortak almaları, -güç olmakla birlikte- işletmenin bir bankadan kredi bulması gibi yöntemler ilk akla gelenlerdir (Yen Konkordato Hukuku, Öztek.., sh.185)

İİK 289. maddesinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. Borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir. (Konkordato ve Yeniden Yapı Hukuku -Av.Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt). Somut olayda, konkordato talep eden şirketin geçici mühlet öncesinde 9 adet taşınmazından 8 tanesini devrettiği, taşınmaz bedelleri ile şirket borçlarının ödendiği beyan edilmişse de, bu hususa ilişkin belge sunulmadığı gibi komiser heyeti tarafından iddia edilen ödemelerin yapıldığının tespit edilemediği, bu satışlar ve tahsilatlara ilişkin gerekli ve yeterli açıklamanın yapılamadığı, şirketin ön projesinde yer alan kaynak kalemlerine ilişkin bir somut veri sunulmadığı ve açıklama yapılmadığı, ön proje ve kaynakların revize edilmediği gözetildiğinde, Mahkemece konkordato projesinin başarıya ulaşmayacağı gerekçesiyle konkordato talebinin reddedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, talep eden şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/458 Esas, 2021/758 Karar sayılı ve 13/08/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken harçlar talep eden tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Talep eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İİK'nın 293/2 fıkrası gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.25/12/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/1534, K. 2025/1748, T. 25.12.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1534-e-2025-1748-k-47c5f2396d62