Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi 2025/150 E. 2025/526 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/150
Karar No
2025/526
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL BAM

8. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2025/150

KARAR NO: 2025/526

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 16/09/2024

NUMARASI: 2024/573 Esas - 2024/584 Karar

DAVANIN KONUSU: Tespit

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/04/2025

İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

K A R A R Davacı vekili dava açan dilekçesinde; davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, 30.08.2023 tarihinde davacıya ait ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebep olduğunu, davacının; aracın kazalarını öğrenmek için Tramer sistemine mesaj gönderdiğini, gelen mesaj içeriğine göre aracın 30.08.2023 tarihinde geçirmiş olduğu kaza nedeniyle 83.994,38-TL olan hasar bedelinin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne(TRAMER) iki defa aynı tarihli olarak 65.737,23-TL ve 79.552,71-TL şeklinde olarak işlenmiş olduğunu öğrendiğini, davacıya ait aracın 30.08.2023 tarihinde yalnızca bir kere kazaya karıştığını, fakat TRAMER sorgusu yapıldığında 30.08.2023 tarihinde sanki iki defa çarpma/çarpışma yaşanmış gibi sigorta şirketi tarafından sisteme hatalı ve yanlış kayıt girildiğini, sigorta şirketinin söz konusu hasarı SBGM'ne hatalı bildirmesi nedeniyle davacının aracının değer kaybettiğini ve mağdur olduğunu, sigorta şirketi gerçekleşen kazaya ilişkin olarak Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine 30.08.2023 tarihinde gerçekleşen kaza sebebiyle oluşan hasar bedelini doğru bildirmeyip Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği'nin 23.maddesini ihlal ederek davacıya ait aracın değer kaybına sebep olduğunu ve bu nedenle davacının mağdur olduğunu, ticari dava niteliğindeki tespit davalarının açılabilmesi için arabulucuya başvuru zorunluluğu bulunmadığını belirterek, davanın kabulü ile; 30.08.2023 tarihinde gerçekleşmiş olan kaza sebebiyle davacıya ait ... plakalı araçta oluşan ve davalı tarafça TRAMER'e hatalı olarak bildirilen hasar kaydının 79.552,71-TL olduğunun tespitine, karar kesinleştiğinde, kaydın düzeltilmesi amacıyla karardan bir örneğin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne gönderilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "...dava dilekçesindeki açıklamaya göre davacının mülkiyetinde olan araç ile davalı sigorta şirketine ZMMS sigortalı araçların karıştığı maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davalı sigorta şirketinin sigortacılık mevzuatından kaynaklanan eylem ve işlemleri nedeniyle maddi zarara uğranıldığı ileri sürülmekte olup, hasara ilişkin SBGM nezdinde yapılan belirlemenin ve görünen kaydın dava konusu yapıldığı ancak söz konusu uyuşmazlığın inşai dava veya eda davası açmak suretiyle çözümlenmesi gerektiği, tespit davası yönünden davacının korunmaya değer güncel hukuki yararının bulunmadığı..." gerekçesiyle; 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h maddesi gereğince davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyl dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından; eldeki davanın mükerrer nitelikte olduğu, davacının İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/343 Esas sayılı dosyası ile aynı kaza, aynı hasar ve aynı araç için tramer kaydının düzeltilmesi talebinde bulunduğu, eldeki davanın bu nedenle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, davacı tarafın iddialarının doğru olmadığı, doğru olsa bile sorumlusunun müvekkili olamayacağı ve müvekkiline husumet yöneltilemeyeceği, belirtilerek istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Dava, sigorta bilgi ve gözetim merkezine davalı sigorta şirketince mükerrer hasar bedeli bildirildiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, görülmekte olan davanın; İstanbul Anadolu 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/343 esas sayılı dosyası karşısında mükerrer dava olduğunu belirtilerek, davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmesi talebinde bulunmuştur. İstanbul Anadolu 4.Ticaret Mahkemesi'nin 2024/343 esas sayılı dosyasında (Dairemizce mahkemesinden dosya inceleme yetkisi alınması üzerine) UYAP üzerinden yapılan incelemede; görülmekte olan davanın davacısının avukatı tarafından, iş bu davanın davalısı aleyhine, aynı araçların karıştığı aynı tarihli kaza ve aynı hasar bildirimine ilişkin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine, davalı sigorta şirketince mükerrer hasar bedeli bildirildiğinin tespiti istemli dava açıldığı, davanın derdest olup duruşmasının 17/04/2025 günü saat 10:10'a atılı olduğu, her iki davanın taraflarının, konusunun ve ulaşılmak istenen sonucun aynı olduğu, İstanbul Anadolu 4.Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde açılan 2024/343 esas sayılı davanın tevzi formuna göre 15/05/2024 tarihinde açıldığı, iş bu istinaf incelemesine konu kararı veren İstanbul Anadolu 13.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ise davanın 16/08/2024 tarihinde açıldığı, bu durumunda daha önce İstanbul Anadolu 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne açılan davanın istinaf incelemesine konu dava yönünden derdest dava niteliğinde bulunduğu, anlaşılmıştır. Bilindiği üzere HMK'nın 114.maddesi kapsamında dava şartları düzenlenmiş olup, 114/1-ı maddesinde, aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmamasının dava koşulu olduğu belirtilmiştir. HMK'nın 115/1.maddesinde, mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı, 115/2.maddesinde ise, dava şartı noksanlığının tespit edilmesi halinde mahkemece davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Bu durumda; yukarıda yapılan açıklamalar gereğince ilk derece mahkemesince, 6100 sayılı yasanın 114/1-ı ve 115/2. maddesi gereğince davanın, derdestliğe ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Ancak, bu hatalı uygulamanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması, HMK'nın 353/1-b/2.maddesi hükmü gereğince esas hakkında yeniden karar verilmesi gerekmiştir.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul Anadolu 13.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/09/2024 tarih ve 2024/573 Esas, 2024/584 Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, (HMK.m.353/1-b/2) 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine,3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 5/İstanbul Anadolu 13.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/09/2024 tarih ve 2024/573 Esas, 2024/584 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince kaldırılmasına, a/Davanın; 6100 sayılı yasanın 114/1-ı ve 115/2. maddesi gereğince, derdestlik dava şartı sebebiyle usulden reddine,b/Yapılan yargılama giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına,c/Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60-TL karar ve ilam harcının mahsubu ile eksik kalan 187,8-TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,d/İlk derece mahkemesince verilen karar ile davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmediği, her ne kadar istinaf başvuru dilekçesinde yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesi talep olunmuş ise de, ilk derece mahkemesince davanın reddi kararı ile birlikte davalı yararına ücreti vekalete hükmedilmemesinin açıkça istinaf sebebi olarak ileri sürülmediği anlaşılmakla, davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6/6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan avansların yatırana iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.17/04/2025

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/150, K. 2025/526, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-8-hukuk-dairesi-2025-150-e-2025-526-k-f62866b411b1